Eskişehir’de dar gelirli ailelere destek: Vatandaşlık maaşında sona gelindi
Eskişehir’de dar gelirli ailelere destek: Vatandaşlık maaşında sona gelindi
İçeriği Görüntüle

Eskişehir’de yaklaşık 120 bin Emirdağlı nüfus bulunduğunu belirten Emirdağlılar Vakfı Başkanı Dr. Veli Görkem Pala, vakfın eğitim burslarından sosyal yardımlara kadar birçok alanda faaliyet yürüttüğünü söyledi. Pala, afet yönetimi konusunda ise kentin tüm paydaşlarının ortak hareket etmesi gerektiğini vurguladı.

BİZ BÜTÜNÜZ

Odunpazarı’nda 36 bin, Tepebaşı’nda ise 34 bin seçmen bulunduğunu ifade eden Pala, “Emirdağlılar ve Eskişehir ayrılan parçalar değiller. Biz Eskişehir’in ayrılmaz parçasıyız ve kendimizi Eskişehirli kabul ediyoruz. Nüfus 120 bin civarına tekamül eder bu söylediğimiz rakamlarla TÜİK de paylaşıyor. Vakfımız 40 yıllık gelenekten geliyor bende ikinci dönem başkanlık yapıyorum. Vakfın beşinci başkanıyım Emirdağlılar vakfı Eskişehir’de sosyal yardımlaşma ve birlik beraberlik vakıflarından bir tanesi. Hem eğiti hem kültür hem yardımlaşma vakfı. Vakıf kültürüyle yapılan bir misyon var. Bu kültürü yaşatmak ve ileriye taşımak var. Eğitim faaliyetleri içerisinde üniversite öğrencilerine sağladığımız burslar var. Sosyal dayanışma anlamında hakikaten çok iyi giden ve örnek projeler bir topluluğuz” diye konuştu.

40 YILLIK VAKIF GELENEĞİ

40 yıllık bir geçmişe sahip olan Emirdağlılar Vakfı’nın beşinci başkanı olduğunu belirten Pala, ikinci dönemini yürüttüğünü ifade ederek, “Neredeyse 100 kişilik çekirdek genç kadromuz var sosyal dayanışmanın en güzel örneklerini sergiliyorlar. Eğitim burslarımız vakfımız kurulduğu günden beri var. Vakfımız bir marka haline geldi. Ramazana girmeden 500 çocuğumuza bot yardımında bulunduk. Vakfımızın 1 lira geliri yok tamamen bağışlarla ayakta duruyor. Bu vakfa bağış edenler arasında Emirdağlılar kadar Eskişehir’de yaşayan ve vakfın doğru şer yaptığına inanan Eskişehirli hemşehrilerimiz de var” ifadelerini kullandı.

ZİMEM DEFTERİ KAPATILDI

Pala, genç gönüllülerin katılımıyla dinamik bir yapı oluşturduklarını belirterek, “Ramazan ayında da genç arkadaşlarımızla her akşam birlikteyiz. Programlarla ilgili konuşuyoruz. Geçen hafta Fevzi Çakmak Mahallesi’ndeki ihtiyaçtan bahsettiler. Fizibilite çalışmasını yaptık. Bağışlarla ayakta durduğumuz için bağışları doğru yere aktarmamız lazım. Bakkallarımız tek tek ziyaret edildi veresiye defterleri toplandı. Borcunu çeviremeyen hemşehrilerimiz var. Kendi elimizden geldiğince zimem defteri kapattık. İş bittikten sonra geri dönüşler çok güzeldi” dedi.

BU ŞEHRİN ÇOCUĞUYUM

Siyasi hedeflere ilişkin değerlendirmelerde de bulunan Pala, “Ben hiçbir zaman duruşumu ve şeffaflığımı kaybetmedim. Ben hayatta hedefle koyan biri değilim idealleri olan birisiyim. Siyaset tek başına yapılan bir iş değil. Hele ki Türkiye’de. Bunun için hazır yapılmalı. Ben bilgi birikimimle, eğitimimle, maddi manevi olarak hazır olmam gerektiğini düşünüyorum. İsmimin geçtiği görevlere hazır olduğum zamanlar oldu. Henüz hazır olmadığım zamanlar da oldu. Bu bir nasip ve ekip meselesi. Bir alt yapım olduğumu biliyorum bunun için hazırlıklarım olduğunu biliyorum en çokta ekibime güveniyorum. Bunu kuru bir çilingirlik davası olarak görmüyorum. Bugün vakıf başkanı olarak oturuyorum yarın oturmayabilirim. Milletvekili olarak oturabilirim kimse için sürpriz olmaz. Ben hekimim tıp doktoru olarak oturmakta gurur verici. Esnaflık yapabilirim ya da hiçbir şey yapamayadabilirim. Ben bu şehrin çocuğuyum. Bu şehirde birçok konuya ilişkin fikri olan biri olarak oturmaya devam edeceğim” diye konuştu.

AFET YÖNETİMİNDE ORTAK AKIL VURGUSU

Afet yönetiminin multidisipliner bir alan olduğuna dikkat çeken Pala, “Bunu afet öncesi, afet sırası ve afet sonrası dönem olarak 3’e ayırmak lazım. Afet öncesi döneme ilişkin konuşacak olursam afete hiçbir zaman hazır olunmaz bizde kesinlikle hazır değiliz. Afet sırasında yapılacaklar noktasında yeterli hazırlık içerisinde değiliz ama yeterli profesyonel ekip ve ekipmana hazırız. Afet sonrasında yapılabilecekler arasında Hatay ve Adıyaman depreminde çok ciddi örneğini gördük. Öncelikle arama kurtarma çalışmaları var sonrasında rehabilitasyon dönemi var ve uzun dönem rehabilitasyon dönemi var. Uzun dönem rehabilitasyonda Türkiye bir tarih yazmış durumda. Keşke bu noktaya gelmeseydik. Bu noktaya gelmemek için afet öncesi ve sırasında yapılacaklar çok önemli. Bu iki dönem noktasında Eskişehir’in tüm paydaşları oturup ciddi kararlar alıp bu ciddi kararların arkasında durması gerekiyor. Eskişehir aslında büyük bir il değil. Yeterli yenilenmeyle bu hasarı en aza indirebilecek illerden bir tanesiyiz. 2026 yılı kapsamında Sayın Gürhan Albayrak bu durumu sahiplenmiş durumda hem de Ayşe Ünlüce hanımefendi bunu sahiplenmiş durumda. Bekliyoruz inşallah afetle ilgili de 26 başlıkta afet eylem planları vardır” ifadelerini kullandı.

Kaynak: Eskisehir.net Haber Merkezi