Eskişehir’de uzun yıllardır faaliyet gösteren ve kentin simge mekânları arasında yer alan “Bomanti İsmail” işletmesi, isim benzerliği gerekçesiyle Bomonti markası tarafından açılan davadan zaferle çıktı. Ankara 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi, Bomanti İsmail markasının iptaline yönelik talebi reddederek, işletmenin marka hakkını koruma altına aldı. İşletmenin marka sahibi İsmail Gürkan’a ait olan “Bomanti İsmail” markasının, Türk Patent Enstitüsü nezdinde farklı tarihlerde tescillendiği ve hukuken geçerli olduğu belgelerle ortaya kondu.

Bomonti

“Oldukça başarılı bir durum bizim için”

Konuya ilişkin açıklamalarda bulunan Av. Dr. Ali Önal, mahkemenin gerekçeli kararında önemli bir noktaya dikkat çektiğini belirterek şu ifadeleri kullandı:
“İstanbul'un eski mahallelerinden biri olan Bomonti semtinin ismini taşıyan bir marka; Eskişehir'de yaklaşık 40 yıllık faaliyet gösteren Bomanti İsmail abimizin markasının iptali için bir dava açmıştı. Bu konuda uzunca bir süredir yargılama devam etmekteydi ve bu yargılama sonucunda Bomanti İsmail markasının diğer markayla, Bomonti markasıyla ve Bomonti semtiyle bir benzerlik yaratmadığı, İsmail isminin orada bir ayrıcalık yarattığı markaya ve öbür tarafta da yine bir semt isminin tek başına bir kişiye, bir markaya, bir şirkete özgülenemeyeceği gerekçesiyle Ankara 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi İsmail Bey'in lehine davayı sonuçlandırdı.
Bu şu yüzden önemli: Yerel markalar özellikle bu şekilde ulusal ve dev markalarla mücadele ederken böyle birkaç harf, birkaç benzerlikle bile mağdur olabiliyorlar ama öbür tarafta baktığımızda bugün Bomanti markasının, Bomanti İsmail markasının 1980'lerden bu tarafa Eskişehir'e mal olmuş yerel bir coğrafi isim olduğu, bunun yanında da markanın uluslararası yayın yapan National Geographic dergisinin 2001 sayısında dahi geçtiği, yine Eskişehir'in tanıtımında da çok önemli olduğu düşünüldüğünde oldukça başarılı bir durum bizim için.”

“40 yıllık emek ve 40 yıllık marka silinmiş olacaktı”

Kararın yerel markalar açısından emsal niteliği taşıdığını ifade eden Av. Dr. Önal, “Bu noktada yerel markaların güçlenmesini ve yerel esnafımızın bu şekilde köklü geçmişe sahip markaların gelecek nesillere aktarılması bakımından da önemli. Eğer mahkeme aksi karar vermiş olsaydı bu 40 yıllık emek ve 40 yıllık marka silinmiş olacaktı. Bu anlamda yerel ve Eskişehir'e özgü markaların korunmasını çok önemsiyoruz” ifadelerini kullandı.
Son olarak Gürkan’ın süreç boyunca davaya büyük bir inançla yaklaştığını belirten Önal, Gürkan’ın markayı çocuklarına ve torunlarına bırakmayı hedeflediğini, kararın bu açıdan da büyük bir anlam taşıdığını dile getirdi.

Kaynak: Bilgehan Tombul