Hakan Üresin'in aktardığı bilgilerde, Eskişehir’in geçmişindeki en büyük doğal afetlerden biri olan sel felaketinin öncesinde kentte günlerce yağmur yağdı. Eriyen karların da etkisiyle toprak suya doyarken yeraltı su seviyesi yükseldi.
Kentin sel baskınlarına alışkın olan bazı sakinleri, 1949 yılında su tutmaya başlayan Porsuk Barajı’nın taşkını önleyeceğini düşünerek yapılan uyarıları başlangıçta fazla önemsemedi.
PORSUK’TAKİ 70 SANTİMETRELİK ARTIŞ ENDİŞE YARATMADI
İlk ölçümler, bugünkü İl Sağlık Müdürlüğü binasının bulunduğu bölgede gerçekleştirildi. Porsuk Çayı’nın su seviyesinde yaklaşık 70 santimetrelik yükselme tespit edildi.
Benzer artışların önceki yıllarda da görülmesi nedeniyle kent sakinleri, başlangıçta büyük bir tehlike beklemedi. Ancak ilk taşkının Porsuk Barajı’na bağlanmayan Kargın Deresi’nden geldiği belirtildi.
BOZÜYÜK’TEN ESKİŞEHİR’E ACİL UYARI
Aynı saatlerde, o dönem Bozüyük’e bağlı olan İnönü nahiyesi şiddetli sel sularıyla mücadele ediyordu. Bozüyük Kaymakamlığı, acil telgraflarla Eskişehir’i uyararak Sarısu’nun büyük bir taşkınla kente doğru ilerlediğini bildirdi.
Sarısu, 1939 yılında Sazova üzerinden Porsuk Çayı’na bağlanmıştı. Bu nedenle kentin kuzeyindeki mahallelerin tehlikeden etkilenmeyeceği düşünülüyordu.
SARISU ESKİ YATAĞINA TAŞTI
Beklentilerin aksine büyük bir hızla ilerleyen Sarısu, yeni yatağından taşarak üzeri tamamen kapatılmayan eski yatağına yöneldi.
Kısa süre içerisinde Beşevler çevresi göle dönerken sel suları Bahçelievler, Güllük ve Bağlar bölgelerine kadar ulaştı. Yeraltı suyunun yükselmesiyle birlikte evlerin bodrumlarından su çıkmaya başladı.
KERPİÇ EVLER SEL SULARINA DAYANAMADI
O dönemde Eskişehir’deki yapıların önemli bir bölümü kerpiçten oluşuyordu. Uzun süre su altında kalan kerpiç duvarlar eriyerek çökmeye başladı.
Felakette 2 bin 500’den fazla ev yıkıldı, 35 bini aşkın Eskişehirli evsiz kaldı. Dokuz kişi yaşamını yitirirken ovadaki çok sayıda köy ve tarım arazisi sular altında kaldı. Çok sayıda hayvan da telef oldu.

BARAJLAR VE KANALLARLA ÖNLEM ALINDI
Büyük felaketin ardından Eskişehir’de taşkın riskini azaltacak yeni çalışmalar gerçekleştirildi. Porsuk Barajı’nın bendi 1972 yılında yükseltilerek yenilendi.
Kargın Deresi başta olmak üzere çevredeki yerel dereler kanallarla baraja bağlandı. Sarısu üzerine inşa edilen Dodurga Barajı ile su akışı kontrol altına alındı. Bu çalışmaların ardından kentte aynı ölçekte taşkınların yaşanmasının önüne geçildi.
SARISU’NUN ANTİK HİKÂYESİ
Antik anlatılarda “Hermos” adıyla tasvir edilen Sarısu’nun, sevdiği “Tymbris”, yani Porsuk ile günümüzdeki Adalar bölgesinde buluştuğu aktarılıyor.
Bu anlatıda çiftin “Nakoleia” adlı kızının ise Seyitgazi’deki Seydisuyu’nu temsil ettiği belirtiliyor. “Hırçın kız” benzetmesi de Sarısu’nun bu antik tasvirine dayanıyor.




