Emekliye ikramiye ve yeni zam için şaşırtan tarih Emekliye ikramiye ve yeni zam için şaşırtan tarih

Resmi rakamlara göre 50 binden fazla insanın öldüğü Kahramanmaraş merkezli 6 Şubat depremlerinin üzerinden bir yıl geçti. Depremlerin sonrasında yaklaşık 13.5 milyon nüfusa sahip bölge, 2 milyonu aşan sayıda diğer illere depremzede göçü verdi. Malatya’nın Doğanşehir ilçesinden iki çocuğu ve engelli kız kardeşiyle Eskişehir’e göç eden Ayşe Öğüt (43), yaşadıklarını Eskisehir.net’ten Meltem Karakaş’a anlattı. 

“ŞEHİRLER NE ZAMAN DÜZELİR BİLMİYORUM”

Depremin üzerinden bir yıl geçmesine rağmen hala psikolojik olarak toparlanamadıklarını söyleyen Öğüt, “Malatya’ya gitmek istemiyoruz. Zaman geçsin. Şehirler ne zaman düzelir bilmiyorum. Orada deprem oluyor ben burada korkuyorum. O korkuyu atamadım” dedi.

Depremimin olduğu günü anlatabilir misiniz? Neler yaşandı o an?

Malatya bölgesinden geldik Eskişehir’e. Sivas’a, Kütahya’ya, oradan da Eskişehir’e geldik. Yaşadığımız çok büyük bir travma. Hala atlatamadık. Deprem gece 4:17’de oldu. Evden çıkamadık o an. Çıkılacak gibi bir şey değildi. Aşırı bir sallanma vardı. Çıkamayacağız sandık, kaldık burada dedik. Ölümü düşünmeye başladık. Bayağı sürdü. Sonra evi terk etmeye başladık. Dışarda aşırı kar vardı. Bayağı yağmıştı. Yalın ayak çıktık. Çıktık müstakil bir evin bahçesine geldik. Artçılar devam ediyordu. Odunluk gibi bir yer vardı orada kaldık. 3 gün çok kötü geçti. Su yok, yiyecek yok. Hava çok soğuk. 

3 AİLE BİR ÇADIRDA KALDIK

3 gün dışarda kaldık. 3 günden sonra 3 aileye bir çadır verildi. 10 kişi bir çadırda kaldık. Yiyecek başka illerden geldi. Gerçekten çok soğuktu. Çocuklarımı düşündüm hep. Donacaklar sandım. O kadar kötü bir şeydi ki. İnsanlar mağdur. İkinci deprem oldu. Orada yıkımlar başladı. 

Whatsapp Image 2024 02 05 At 10.29.04

Eviniz hasar aldı mı?

Evim hasarlı. İçi gerçekten çok kötü. Hala yaptıramadık. Eşim de esnaftı. Dükkanı komple gitti. Hiçbir eşyasını alamadı. 

“İLK 3 GÜN HİÇBİR ŞEY YEMEDİK, İÇMEDİK”

Whatsapp Image 2024 02 05 At 10.29.05

Yakınlarınızdan hayatını kaybedenler oldu mu?

Eşimin ailesinden vefat edenler oldu. Komşularımızdan vefat eden çok oldu. İlk 3 gün hiçbir şey yemedik, içmedik. Yardım olmadı. Ne AFAD ne başka bir şey. İnsanlar enkazın altındaydı. Hiçbir şey yapamıyorsun. Soğukta bekledik. Ayakkabılarımız, giyeceğimiz bile yoktu. Korkudan ev halimizle dışarı çıktık. 

Sivas, Kütahya ve Eskişehir yolculuğunuz oldu depremden sonra? O yolculukta neler yaşadınız?

Gerçekten çadırda yaşanacak gibi değildi. Çocuklarım hasta oldu. Su yok. İlk önce Sivas’a geldik. Sivas çok kalabalıktı. 3 gün kalabildik Yapamadık. Eskişehir otogarına geldik. Bize burada kalın dediler. Kütahya’da tanıdık vardı ama orada da olmadı. Tekrar Eskişehir’e geldik. Eskişehir’in Sivrihisar ilçesinde yurtta kaldık ben ve 2 çocuğumla. Yurtlar boşalacak dendi biz de çıkmak zorunda kaldık. Benim dershaneye gidecek çocuğum vardı, üniversite sınavına girecekti. Çocuklarım için burada kalayım dedim. Eşim dükkanı kaybettiği için destek alamıyorum ondan. Eşim Malatya’da. Biz burada 2 çocuğum, kız kardeşim ve ben varız. Yurttan çıkarılacaksınız, burada kalacak yer yok, çıkmak zorundasınız dediler. Memlekete dönmek zorundasınız dediler. Biz sadece kalacak yer istiyorduk aslında. Başka bir şey istemedik.

“EŞİM MADDİ GÜCÜNÜ KAYBETTİ”

Ev kiraları çok yükseldi Türkiye’de. Şu an yaşadığınız evi bulmak zor oldu mu?

Yurttan direkt çıkarıldık ve otogara gittim. Memlekete dönecek araba diğer gündü. Çocuklarım gitmek istemiyordu. Korkuyorlardı. 2 ay beni gönüllü aileler misafir etti. Sonra ev aramaya başladım. Bulamadım önce. Maddi gücüm yok. Eşim maddi gücünü kaybetti. Evler de çok pahalıydı. 2 çocuk var. Hem annelik hem babalık yapıyorum. Her yere gittim yardım için. Ama sonuç yok. 

Sosyal medyada depremzedeler için çağrılar yapan ev sahipleri oldu. Gerçek hayat sosyal medyadaki gibi miydi sizin için?

Memur musunuz diye soruyorlar. Ben memuru bırak, eşim işini kaybetmiş, ben çok mağdurum. Bir engellinin bakım parasıyla geçinen biriyim. Ev bulamadım önce. Evler çok fiyatlıydı. Sana göre ev yok deniyor. Depremzede dediğinde özellikle hiç verilmiyor. Maddi gücümüz olmadığını biliyorlar. Her şeyimizi kaybetmişiz. Zorla bir artı bir bulduk. 4 kişi yaşıyoruz. 

“BEN ÇOCUKLARIMI O EVE SOKMAM”

Dönmeyi düşünüyor musunuz Malatya’ya?

Evin bazı yerini yaptırdık ama bazı yerlerini yaptıramadık. Şu an dönmeyi düşünmüyoruz. Dönmek istemiyoruz. Evler depremden yorgun. Ben çocuklarımı o eve sokmam. Çok korkuyoruz. Şu anda buradayız. Ben çocuklarım için buradayım. 

“DÜKKANI TOPARLAYACAK PARA DEĞİL”

Whatsapp Image 2024 02 05 At 10.29.05 (1)

Bir yıl geçti depremin üzerinden. Bu bir yılı nasıl değerlendiriyorsunuz? Depremzedeler gerekli yardımı, desteği alabildi mi sizce? 

Unutulacak bir şey değil. Ama gerçekten sahip çıkılmadı. En azından işini kaybetmişlere, benim eşim işini kaybetmiş. İş konusunda yardımcı olabilirlerdi bize. Çocuğum dershaneye gidecekti. Yardımcı olabilirlerdi. En çok da biz çocuklar için buradayız. Ben kendim olsam tekrar dönerim. Küçük çocuğum çok mutsuz. Babadan ayrı bir yıldır. 2 hafta ancak görebildi babayı. Yaşamak çok zor depremzede olarak. Kendi memleketimizde de yaşamak zor. Orada da kiralar yüksek. Ben Malatya’nın Doğanşehir ilçesinden geldim. İlçe yok oldu. Deprem bölgesinde evler daha pahalı. Benim eşim esnaftı. Hibe olarak esnaf kalkındırılsaydı iyi olurdu. İşini kaybetmiş biri. 30 bin lira verdiler. Ama hiçbir şey yapılmaz. Dükkanı toparlayacak para değil.

“ORADA DEPREM OLUYOR BEN BURADA KORKUYORUM”

Whatsapp Image 2024 02 05 At 10.29.05 (2)

Bundan sonraki hayatınız için, geleceğiniz için ne yapmayı düşünüyorsunuz? Geleceğe umutla bakabiliyor musunuz?

Okullar hasarlı. Ben güvenemem. Gitmek istemiyoruz. Zaman geçsin. Şehirler ne zaman düzelir bilmiyorum. Orada deprem oluyor ben burada korkuyorum. O korkuyu atamadım. Kız kardeşimden bakım parası alarak geçiniyorum. Gerçekten zor oluyor. Burası merdivenli. Kardeşim yüzde 90 engelli. Merdiven çıkması çok zor. Sadece çocuklarım için endişeleniyorum. Hayat orada öldü. Şehir yok. Hala yıkımlar sürüyor oralarda. O şehirler ne zaman ayağa kalkar bilinmez. Ne yapacağımızı gerçekten bilmiyoruz.

Kaynak: Meltem Karakaş