Adı hep Çibörek ve Balaban Köfte ile anılan Eskişehir, aslında sanılanın aksine birbirinden çeşitli lezzetlere sahip. Sadece esnaf lokantalarında değil, köy evlerinde ve aile sofralarında yer alan yemeklerin birçoğunu yerli halk bile unutmaya yüz tutmuş durumda. İşte o lezzetlerin birkaçı...
Katlama:
Katlama, incecik açılan hamurun arasına tercihe göre haşhaş, nişasta veya eritilmiş tereyağı sürülerek kat kat katlanması ve sac üzerinde pişirilmesiyle elde edilir.

Kaçamak:
Balkan göçmenlerinin Eskişehir mutfağına kazandırdığı en özel ve en doyurucu yemeklerden biri olan Kaçamak, mısır ununun kaynar suda topaklanmayacak şekilde tahta kaşıkla sürekli karıştırılarak pişirilmesiyle (bulamaç kıvamına getirilmesiyle) hazırlanır. Üzerine kızgın tereyağında gezdirilen pekmez, toz şeker veya yöresel olarak kavrulmuş kıyma/peynir dökülerek servis edilir.
Sorpalı Akıtma (Krep Çorbası):
Un, su ve az maya ile hazırlanan akıtma, sac üzerinde göz göz olacak şekilde pişirilir. Yanına ise sopra adı verilen kuzu veya dana et suyu hazırlanır. Pişirilen akıtmalar bu suya banılarak veya üstüne et suyu gezdirilerek tiftiklenmiş etler ile tüketilir.
Haşhaşlı Gömeç:
Mayalı hamurun bol haşhaş ezmesi ve sıvı yağ ile yoğrulup, avuç içinde yuvarlanarak fırın tepsisine dizilmesiyle yapılır. Çöreğe göre daha tok, daha dolgun ve pofuduk bir yapısı vardır.

Kıvırma Tatlısı:
Elde açılan incecik baklava yufkalarının içine bolca ceviz döküldükten sonra, yufka oklavaya sarılır ve iki ucundan ortasına doğru büzülerek "kıvrılır". Tepsiye dizilip üzerine tereyağı gezdirilerek kızartılır.
Kırma Böreği:
Yufkaların arasına bolca peynir serpildikten sonra büzülerek (kırılarak) tepsiye yan yana dizilir. Bu böreğin en büyük sırrı ise üzerine dökülen bol kaymaklı, yoğurtlu ve yumurtalı sostur.





