Eskişehir’de bir bankanın şubesinde çalışan 32 yaşındaki Özge Taşlak, 18 Ocak 2022 tarihinde Alpu ilçesinde görevlendirildiği sırada yaşanan trafik kazası sonucu ağır yaralandı. Kazada, çalıştığı şirket aracının kamyonla çarpışması sonucu Taşlak’ın göğüs kafesi kırıldı, bağırsaklarında ciddi hasar oluştu. Olayda toplam 4 banka çalışanı etkilenirken, Taşlak ciddi şekilde yaralandı ve Yunus Emre Devlet Hastanesi’nde yoğun bakım tedavisi gördü.
Bağırsaklarının zarar görmesi nedeniyle Taşlak’a kolostomi torbası takıldı. Kazanın ardından genç kadına epilepsi ve vertigo tanısı konuldu. Yaşadığı ağır travma sonrası Özge Taşlak’ın ameliyatları ve tedavisi halen devam ediyor.

Özge Taşlak, maluliyet oranı belirlenmesi amacıyla başvurduğu hastanelerden aldığı raporlarla hayal kırıklığı yaşadı. Yunus Emre Devlet Hastanesi’nden yüzde 25, Eskişehir Osmangazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi’nden yüzde 15, Ankara’daki Yüksek Sağlık Kurulu’ndan ise yüzde 25 oranında rapor verildiğini iddia etti. Ancak Adli Tıp Kurumu, Taşlak’a yüzde 0 maluliyet oranı verdi. Taşlak, bu kararın kendisini üzdüğünü ve hakkını adli süreçte aradığını belirtti.
Yaşadığı kazadan sonra Özge Taşlak, banka yetkililerinin ilgisizliği ve kazadan sonra destek sağlamadığını da dile getirdi. Taşlak, hem fiziksel hem de psikolojik açıdan zor günler yaşadığını ve hak arayışını sürdürdüğünü ifade etti.

"7 GÜN BOYUNCA BAKIM SÜRECİ OLDU"
Yaşadıklarını anlatan Özge Taşlak, "Alpu'ya gönderildim, yolda şirket aracıyla bir trafik kazası geçirdim. Kaza sonucunda göğüs kafesim patladı, bağırsaklarım parçalandı, emniyet kemeri alt kalçama kadar 12 santimetre yırtık oluşturdu. Sonra Yunus Emre Devlet Hastanesi'nde tedavi altına alındım. Yaklaşık 7 gün yoğun bakım sürecim oldu. Sonrasında yaklaşık 4 ay kolostomi torbasıyla yaşadıktan sonra tekrar bir ameliyat oldum. Bundan sonraki süreçte epilepsi ve vertigo teşhisi konuldu, bacağımdan sinir sıkışması ameliyatı oldu. Geçmişte bu hastalıklarımın hiçbiri mevcut değil. Bunların hepsi iş kazasından sonra kaynaklı. Akabinde avukatımla beraber, dava yoluna gittik. Yunus Emre Devlet Hastanesi'nden yüzde 25 maluliyet raporu verildi, sonrasında itiraz edildi, Eskişehir Osmangazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi'nden yüzde 25 oran aldık. Tekrar bir itiraz süreci oldu, Ankara SGK Yüksek Sağlık Kurulu'dan yüzde 25 oranında onay geldi. Tedavilerim bitmedi, nöbetlerim devam ediyor. Adli Tıp Kurumu'ndan 'Senin hiçbir şeyin yok, oranın sıfır, sen iyileşmişsin' açıklaması geldi. Benim tedavilerim devam ederken bu şekilde bir cevap aldık" ifadelerini kullandı.

YARGILAMA 2022'DEN BERİ DEVAM EDİYOR
Maluliyet raporu hakkında konuşan 32 yaşındaki Taşlak, "Üzüldüğüm konu, yaşadıklarım yaşanmamış sayılmasını istemeleri. Yani benim hala mevcutta devam eden nöbetlerim var. Hala tedavilerim devam ediyor, vücudum bozuldu, yani 130 tane dikişin izi vücudumda mevcut. Bir insan için kolay olacak bir süreç değil. Doktorlar bana, 'Masa başı bile çalışman yasak. Ayakta çalışman yasak, bir poşet bile taşımayacaksın' diyorlar. İlla engelli olmak için bedensel veya zihinsel bir engelin olmasının gerektiğini düşünmüyorum" dedi.

Adli süreç hakkında ise Özge Taşlak'ın avukatı Mustafa Çamlıbel şu ifadeleri kullandı, "Yargılama zaten 2022 yılından beri devam etmekte. Uzun bir yargılama, iyileşme süreci, tedavi süreci, müvekkilin bu sürede yaşamış olduğu maddi ve manevi kayıplar var. Zaten manevi kayıpları anlatmaya diller, tercüman olamaz. Lakin şöyle bir durum söz konusu; biz zaten yargılamanın başından beri müvekkille birlikte hareket ettiğimizden dolayı dosya üç tane devlet kurumuna gitti geldi. Devlet kurumlarından,'Müvekkiliniz Özge Taştan burada bedenen hasar görmüştür. Bu hasardan kaynaklı olarak hukuken bir tazminat alacağı söz konusu olabilir' şeklinde raporlar gelmişti. Lakin, diğer kurumların itirazı üzerine dosya Adli Tıp Kurumu'na gönderildi. Adli Tıp Kurumu 'Yüzde 0, sizin herhangi bir maluliyetiniz yok' diye belirtti. Bunun üzerine bugün mahkemesi yeniden görüldü ve mahkemede biz hakime durumu izah ettik. Müvekkilimiz de kendisi bizzat gelerek bu durumu, yaşadıklarını yeniden dile getirdi. Bu durumdan sonra hakime sağ olsun dosyayı Adli Tıp Üst Kurumu'na gönderme kararı aldı. Adli Tıp Üst Kurumu'na güvenimiz tamdır. Adli Tıp Kurumu'nun vermiş olduğu ihtisas dairesinin vermiş olduğu rapora karşı Üst Kurulun hakkaniyetli bir şekilde rapor düzenleyeceğini düşünüyoruz."





