Eskişehir Baro Başkanı Barış Günaydın, adliye binası önünde yaptığı açıklamada adaletin yalnızca mahkeme salonlarında verilen kararlardan ibaret olmadığını belirterek şu ifadeleri kullandı: “Geçtiğimiz adli yıl, mesleğimiz açısından kolay bir yıl olmadı. Artan iş yükü, ağırlaşan ekonomik koşullar, mesleğin itibarsızlaştırılmasına yönelik söylemler, avukatların görevlerini yerine getirirken karşılaştıkları engeller ve zaman zaman maruz kaldıkları şiddet hepimizi derinden etkiledi. Genç meslektaşlarımız mesleğe umutla adım atmakta zorlanıyor. Yıllarını bu mesleğe vermiş avukatlar ise emeklerinin ve mesleki birikimlerinin karşılığını almakta güçlük çekiyor. Ancak bütün bu zorluklara rağmen buradayız. Adliye koridorlarında, cezaevlerinde, karakollarda, duruşma salonlarında; bazen gecenin bir yarısında, bazen bir çocuğun, bir kadının, bir işçinin, bir sanığın veya bir mağdurun yanında… Adaletin insana dokunduğu her yerde avukatlar var. Çünkü biz yalnızca dava dosyalarını takip etmiyoruz. Biz insanın hakkını, onurunu ve geleceğini savunuyoruz.”

“Savunma görevi suçlama konusu yapılamaz”

Günaydın, “Savunma, yargının şekli bir unsuru değildir. Savunma, adil yargılanmanın temel şartıdır. Avukat da suçun veya uyuşmazlığın tarafı değil; hakkın, hukukun ve adil yargılanma güvencesinin temsilcisidir. Avukatın müvekkiliyle özdeşleştirilmesi, savunma faaliyetlerinin suçlamaya dönüştürülmesi ve mesleki faaliyetlerinin özgürlüğünden yoksun bırakılmasına gerekçe yapılması, yalnızca bir avukata yönelmiş bir müdahale olarak görülemez. Bu anlayış, doğrudan doğruya yurttaşın savunma hakkını tehdit eder. Bugün meslektaşımız Avukat Mehmet Pehlivan, yürüttüğü avukatlık faaliyetiyle ilişkilendirilen isnatlar nedeniyle bir yılı aşkın süredir tutukludur. Bir hukuk devletinde tutuklama, bir cezalandırma yöntemi değildir. İstisnai bir koruma tedbiridir. Somut gerekçelere dayanmalı, ölçülü olmalı ve özgürlük esasından ayrılmayı zorunlu kılan nedenler titizlikle ortaya konulmalıdır. Bir avukatın görüşmeleri, savunma stratejisinin oluşturulmasına yönelik temasları ve müvekkilini temsil ederken gerçekleştirdiği mesleki faaliyetleri kriminalize edilemez. Buradan açıkça ifade ediyoruz: Avukatlık faaliyeti suç değildir. Savunma görevi suçlama konusu yapılamaz. Avukat, müvekkilinin yerine geçirilemez. Bizim tarafımız bellidir: Biz kişinin, makamın veya siyasi düşüncenin değil; hukukun tarafındayız” diye konuştu.

Whatsapp Image 2026 09 01 At 11.27.27

“İnsan onurunun simgesi”

Günaydın, “Cübbemizde düğme yoktur; çünkü hiçbir gücün önünde iliklenmez. Cübbemizde cep yoktur; çünkü adalet kişisel çıkar için savunulmaz. Cübbemizdeki yeşil, kırmızı ve sarı renkler hukuk, ceza ve idari yargıyı; cübbenin bütünü ise savunmanın yargı içindeki vazgeçilmez yerini simgeler. Fakat cübbemize asıl anlamını veren, onu taşıyan avukatın cesareti ve vicdanıdır. Sizler, en zor koşullarda dahi insan hak ve özgürlüklerini savunan; yurttaşın devlet karşısındaki sesi olan; adaletin gerçekleşmesi için emek veren bir mesleğin mensuplarısınız. Yaptığınız iş değerlidir. Verdiğiniz emek kıymetlidir. Taşıdığınız cübbe, yalnızca bir meslek kıyafeti değil; hak arama özgürlüğünün ve insan onurunun simgesidir” dedi.

Whatsapp Image 2026 09 01 At 11.27.28

“Mücadelemizi sürdüreceğiz”

Günaydın, “Avukata yönelik şiddetin etkin biçimde soruşturulmasını ve caydırıcı şekilde cezalandırılmasını; CMK ve adli yardım hizmetlerinin emeğe yaraşır, sürdürülebilir koşullara kavuşturulmasını; genç avukatların ağır ekonomik yükler altında yalnız bırakılmamasını ve savunmanın yargının diğer kurucu unsurlarıyla gerçek anlamda eşit koşullarda görev yapabilmesini istiyoruz. Bunlar avukatların ayrıcalık talepleri değil, yurttaşın adalete erişiminin güvenceleridir. Yeni adli yılda arzumuz; avukatların görevlerini korkmadan yapabildiği, hâkimlerin Anayasa’ya, kanuna, hukuka ve vicdani kanaatlerine göre karar verebildiği, savcıların maddi gerçeğin ve adaletin peşinde olduğu, yurttaşların mahkeme kapısından güvenle girdiği bir yargı düzenidir. Eskişehir Barosu olarak bu hedef doğrultusunda çalışmaya devam edeceğiz. Meslektaşlarımızın çalışma koşullarını iyileştirmek, genç avukatların geleceğe güvenle bakmasını sağlamak, mesleki dayanışmamızı büyütmek ve savunmanın bağımsızlığını korumak için mücadelemizi sürdüreceğiz. Çünkü biliyoruz: Savunma güçlüyse adalet güçlüdür. Avukat özgürse yurttaş güvendedir. Barolar susmuyorsa hukuk devleti hâlâ nefes alıyor demektir” ifadelerini kullandı.

Kaynak: Seren Çatalçam