Kurtuluş Savaşı döneminden kalma siperlerin bulunması nedeniyle sit alanı kapsamında değerlendirilen ve Osmanlı dönemine ait vakıf arazisi olarak nitelendirilen Eskişehir’in Belpınar Mahallesi’nde, mahalle sakinleri dolan mezarlık için yeni bir alan belirlenemediğini öne sürdü.
Türkiye’nin pek çok noktasında 19 Mayıs 1919’da başlayan Kurtuluş Savaşı sürecinde cepheler kurulmuş, savunma amaçlı siperler kazılmıştı. Bu siperlerden bir kısmının da Eskişehir’in Çifteler ilçesine bağlı Belpınar Mahallesi’nde yer aldığı ifade ediliyor. Mahalle halkı, bölgede Yunan kuvvetleriyle çatışmaların yaşandığını ve dağ etrafını kuşatan mevzilerin o yıllardan günümüze ulaştığını dile getiriyor.
Zaman içerisinde doğal aşınmaya maruz kalan siperlerin bazı bölümlerinin ise toprakla kapanarak belirginliğini yitirdiği belirtiliyor.

BELİRSİZLİK YAŞIYORLAR
Osmanlı dönemine ait vakıf arazisi niteliği taşıması ve bölgede bulunan siperler nedeniyle sit alanı ilan edilen Belpınar Mahallesi’nde yapılaşmanın neredeyse imkansız hale geldiği ileri sürüldü. Mahalle sakinleri, mevcut mezarlığın sit sınırları içerisinde yer alması sebebiyle buraya basit bir çeşme dahi yapılamadığını ifade etti.
Herhangi bir yapı inşa etmenin ciddi kısıtlamalara takıldığını dile getiren vatandaşlar, mezarlığın kapasitesinin dolması halinde defin işlemlerinin nerede yapılacağı konusunda da belirsizlik yaşandığını belirtti.

Belpınar Mahallesi’nde yaşayan Celalettin Özer, konuyla ilgili şu ifadelere yer verdi:
"Büyüklerimizden ve babalarımızdan dinlediğimiz kadarıyla, Sakarya Meydan Muharebesi’nin önemli safhaları bu bölgede yaşanmış. Yunan ordusu köyümüze kadar gelmiş; ancak ordumuz Polatlı hattına çekilince onlar da burada çok fazla oyalanmamışlar. O dönemden kalan taş siperler, aslında bir insan boyundan daha derindi. Tabii 1920’li yıllardan bahsettiğimiz için zamanla bu siperlerin içi biraz dolmuş ve kapanmış"
“MEZARLIĞIMIZA SU HATTI ÇEKEMİYORUZ”
"Osmanlı döneminde Çifteler bölgesi yerleşim alanı olduğu için köyümüzün topraklarının büyük bir kısmı vakıf arazisidir. Şu anda bile ekip biçtiğimiz tarlaların kullanım bedelini vakıf parası olarak ödüyoruz. Köyümüzün çevresi, özellikle mezarlığımız ve mezarlığın üst tarafı tamamen sit alanı ilan edilmiş durumda. Sit alanı olduğu için mezarlığımıza su hattı çekemiyoruz; ihtiyacımız olduğunda yakındaki çeşmeleri kullanıyoruz. Hatta mezarlığımız dolmak üzere olduğu için arka tarafa tel örgülerle yeni bir defin alanı hazırladık ancak sit alanı engeli nedeniyle orayı bile kabul etmiyorlar. Köyümüzün nüfusuna gelirsek; kışın genellikle 12-13 hane kalıyoruz, yazın ise bu sayı 40-50 haneye kadar çıkıyor.”





