Eskişehir Osmangazi Üniversitesi (ESOGÜ) Tıp Fakültesi Göz Hastalıkları Anabilim Dalı Prof. Dr. Tülay Şimşek, kalıcı görme kaybına sebep olan glokom (göz tansiyonu) hastalığına ilişkin bilgiler vererek erken teşhisin önemine dikkat çekti.
GÖRMENİN SESSİZ HIRSIZI
Prof. Dr. Şimşek, "Glokom, göz içi basıncının artmasına bağlı olarak genellikle optik sinir başında harabiyet ve görme kaybı ile karakterizedir. Hastalarımız hiçbir şey hissetmedikleri için glokom 'görmenin sessiz hırsızı' olarak nitelendiriyoruz. Geri döndürülemez olan görme kaybını önlemek için tanıyı baştan koymamız gerekiyor. Glokomun belli bir nedeni yok, multifaktöriyel bir geçiş söz konusu. Genellikle gözün ön ve arka odaları mevcuttur. Bu ön odadaki sıvının dışa akışındaki direnç nedeniyle göz içi basıncı artmaktadır veya ön odanın dar olmasıyla göz içi sıvısının dışa akmasında problem olmaktadır" dedi.

Prof. Dr. Şimşek, şöyle devam etti: "Eğer biz erken tanı koyarsak göz içi basıncını uygun bir tedaviyle gerek tıbbi tedavi gerek cerrahi tedaviyle normal seviyelere düşürerek hastalarımızın görmelerini yıllar boyu koruyabiliriz. Önemli olan rutin göz muayenesi. Her yıl mutlaka tam göz muayenesini yaptırmamız gerekiyor. Tedaviye, tanı koyduktan sonra genellikle damlalarla başlıyoruz. Eğer damlalar etki etmezse cerrahi tedavi veya lazer tedavisiyle göz içi basıncını normal seviyelere çekiyoruz. Burada önemli olan hastalarımızın tedaviye uyumu ve düzenli kontrollere gelmeleri. Dünya Glokom Haftası'nda tüm hastalarımızın hem kendileri hem de aileleri için bir göz muayenesi olmalarını bekliyoruz."





