Eskişehir'de 3-9 Kasım Organ Bağışı Haftası kapsamında organ bağışına yönelik farkındalığı artırmak amacıyla yürüyüş ve basın açıklaması gerçekleştirildi. Eskişehir İl Sağlık Müdürlüğü tarafından düzenlenen etkinlik, yoğun katılımla yapıldı. Programda organ bağışının önemi ve bağış yoluyla hastaların tedavi süreçlerine sağlanabilecek katkılar ele alındı.

Eskişehir İl Sağlık Müdürlüğü Ek Hizmet Binası önünden başlayan yürüyüş, Doktorlar Caddesi güzergahında gerçekleştirildi. Organ bağışı konusunda vatandaşları bilgilendirmek amacıyla düzenlenen programda, bağışın sağlık hizmetleri açısından taşıdığı önem üzerinde duruldu.

Organ Bağışı5

Organ Bağışı Haftası kapsamında gerçekleştirilen etkinlikte, organ nakli bekleyen hastaların durumu ve organ bağışının bu hastalar için sağlayabileceği imkanlar gündeme getirildi. Yürüyüşe katılanlar, organ bağışına ilişkin farkındalığın artırılması amacıyla bir araya geldi.

Program kapsamında Eskişehir İl Sağlık Müdürü Doç. Dr. Yaşar Bildirici ile Sağlık Hizmetleri Başkanı Op. Dr. Ersin Işıldı'nın katılımıyla organ bağışına ilişkin basın açıklaması gerçekleştirildi. Etkinlikte organ bağışının sağlık alanındaki yeri ve toplumun bu konuda bilgilendirilmesi üzerinde duruldu.

Organ bağışının hangi koşullarda yapılabildiği ve bağış sürecinin nasıl işlediği, farkındalık çalışmalarının temel konuları arasında yer aldı. Organ nakli bekleyen hastaların tedavisinde bağışların sağlayabileceği katkılara dikkat çekildi.

Organ Bağışı4

Eskişehir İl Sağlık Müdürlüğü Acil Sağlık Hizmetleri ve Sağlık Hizmetleri Başkanı Ersin Işıldı konuşmasında şu ifadeleri kullandı,

"Her yıl 3-5 Kasım tarihleri arasında idrak ettiğimiz Organ Bağışı Haftası, tıbbi bir konuyu gündeme taşımanın yanı sıra toplumumuzun dayanışma ruhunu, yaşatma azmini ve insan hayatına verdiği değeri yeniden hatırlatma haftasıdır.

Bugün burada, Türkiye'nin en duyarlı ve bilinç seviyesi en yüksek şehirlerinden biri olan Eskişehir'imizde, organ nakli bekleyen binlerce canımıza umut olmak ve toplumsal farkındalığımızı artırmak amacıyla bir aradayız.

Tıbbın geldiği ileri düzey sayesinde pek çok kronik organ yetmezliği tedavi edilebilmekte. Ancak son evreye gelmiş hastalarımız için tek çare organ nakli olmaktadır. Ülkemizde bugün binlerce vatandaşımız, yeniden rahat bir nefes alabilmek, hayata tutunabilmek ya da diyaliz cihazına bağlı kalmadan bir gün geçirebilmek ümidiyle organ nakli listelerinde sıra beklemektedir.

İşin açıkçası buraya kadar bir protokol konuşması yapmak istedim. Ancak kürsüyü bir arkadaşımıza, bir sağlık çalışanımıza ve bu süreçleri bizzat yaşamış bir arkadaşımıza emanet etmek istiyorum.

Organ Bağışı3

Muhtaçlara Sağlık Birimi Sorumlusu Selahattin Demir, "Organ Bağışı Haftası sebebiyle yapacağım bu konuşmada sizlerle yalnızca tıbbi veriler, istatistikler ya da resmi belgeler üzerinden konuşmak için gelmedim. Bizzat yaşadıklarımı, bu süreçte neler geçirdiğimi anlatmak için buradayım. Aynı zamanda bir annenin evladına ikinci bir şans verdiğinde insanın neler hissettiğini sizlere biraz olsun aktarmak istiyorum. Konuşmamdan önce çok hazırlık yaptım ama bu kadar duygusal olabileceğimi düşünmemiştim. Kusura bakmayın. Ben bu mucizevi olayı hem bir sağlık çalışanı olarak hem nakil bekleyen bir kişi olarak hem de bu sürecin ilk aşamasını atlatmış biri olarak sizlere anlatacağım. Bazı bilgiler verecek, anılarımı paylaşacağım.

İnsan sağlığını kaybetmeden maalesef onun önemini ve değerini anlayamıyor. Kaybettikten sonra artık çok geç olduğunu düşünürken size bir el uzanıyor. Bu el, karanlıkta size tutulan bir ışık oluyor. Ben bu ışığı annem sayesinde çok net bir şekilde gördüm. Böbreklerim iflas etmeden önce 112'de çok aktif çalışan bir personeldim. Sahada, ihtiyaç sahibi vatandaşlarımıza hizmet etmek için fiilen koşturarak çalışıyordum. Daha sonra böbreklerim iflas etmeye başladığında diyaliz makinelerine bağlı bir süreç başladı. Sağlık camiasındaki arkadaşlarımın yanına bu kez hasta olarak gitmeye başladım.

Bu benim için oldukça zorlu bir süreçti. Çünkü daha önce hasta götürdüğüm hastaneye hasta olarak gitmek gerçekten moralinizi bozan bir durum. Çaresizliği en derinden yaşıyorsunuz. Artık yarınlarımın olmayacağı düşüncesi rüyalarıma girmeye başlamıştı. Ta ki annem bu haberi alana kadar. Annem bir saniye bile düşünmeden, "Benim böbreğim oğlum artık sende yaşasın" dedi. Bu sözlerin ardından hastaneye başvuru sürecimiz başladı.

İnanın, kendinizi en çaresiz hissettiğiniz anda o cümlenin sizin için ne kadar değerli olduğunu ancak bu olayı yaşayan bilir. Sesim titrediği için çok özür dilerim ama bunları anlatırken yaşadığım bütün olaylar ve geçirdiğim süreç yeniden gözümün önüne geliyor.

Şu an çok şükür iyiyim. Ancak ülkemizde ve şehrimizde organ bağışının yeterli seviyede olmadığı aşikar. Bu konuda çalışmalarını sürdüren sağlık tesislerimiz var. Sağlık tesislerimiz bu konuda son derece profesyonel çalışıyor. Hastanede görev yapan temizlik personelinden yemekhane personeline, hekimlerimizden hemşirelerimize kadar sağlık camiasının her kademesindeki çalışanlar bu konuya önem veriyor. Özellikle organ nakil merkezlerinde çalışan arkadaşlarımız ekstra hassasiyet gösteriyor.

Ancak maalesef değerli büyüklerimizin de tespit ettiği gibi ailelerimizde bir ön yargı var. Aile içinde organ bağışına yönelik ön yargılarımız bulunuyor. Bu nedenle organ bağışlarımız çok düşük seviyede kalıyor.

Binlerce hasta nakil sırasında bekliyor. Gecesini gündüzüne katıp telefon başında umutla gelecek bir telefonu bekliyor. Ben de böbrek nakli oldum ancak aynı zamanda pankreas nakli için sırada bekleyen bir hastayım.

Bir annenin evladı için yapamayacağı hiçbir şey yoktur. Bu çok kutsal bir duygu. Ancak hiç tanımadığınız bir insanın hayatına dokunabilmek apayrı bir duygu. Eğer ben bugün nefes alabiliyorsam, sevdiklerimle anılar biriktirebiliyorsam ve daha da önemlisi iki kızımın babası olarak onların yanında olabiliyorsam, bunların hepsi fedakar annem sayesindedir.

Bunu yalnızca bir annenin yaptığı fedakarlık olarak düşünmeyin. Herhangi bir organ bağışında bir insanın hayatını kurtardığınızda onun ailesine de yeniden umut oluyorsunuz. Annem bana tekrar babalık fırsatı verdi. Kızlarımın bana bakışlarını gördüğümde bir kez daha mutlu oluyorum. Bu bağış herhangi bir verici tarafından gerçekleşseydi de aynı duyguları hissederdim.

Bizim daha fazla yardım eline ihtiyacımız var. Benim gibi hastaların daha fazla desteğe ihtiyacı var.

Bu konuda İl Müdürümüz Yaşar Bildirici Hocamızın talimatıyla, tüm yetkili amirlerimizin organizasyonuyla ve siz değerli katılımcıların katkılarıyla düzenlenen bu etkinlikler, ülke genelinde farkındalık düzeyimizin artmasına katkı sağlıyor. Bu nedenle sizlere çok teşekkür ediyorum. Sizlerin nezdinde Sayın Yaşar Hocama ve bu organizasyonda emeği geçen tüm yetkili amirlerimize teşekkürlerimi sunuyorum.

Değerli dostlar, organ nakli çaresizliğin sonlandığı, karanlık gecelerimize doğan bir güneştir. Ülkemizde ve dünyada organ bağış oranları ne yazık ki hala istenilen seviyeye ulaşmadı. Maalesef nakil sıraları çok geç geliyor.

Unutmayalım ki toprak olacak organlar başka bir bedende can bulabilir. Başka bir anneye evladını yeniden kazandırabilirsiniz. Başka bir çocuğa annesini ya da babasını geri verebilirsiniz. Yani bir organ bağışıyla hastanın yanı sıra bütün ailesinin hayatını değiştirebilirsiniz. Hayat, paylaşıldıkça ve başkalarına aktarıldıkça anlam kazanıyor.

Buradan çağrım şudur. Gelin, organ bağışının önemini yalnızca Organ Bağışı Haftası ile sınırlamayalım. Bu konuyu belirli tarihler arasında konuşup unutmayalım. Çevremizdeki ön yargıları birlikte yıkalım. Organ bağışını aile içerisinde konuşalım, bilinçlenelim ve çevremizdeki insanları da bilinçlendirelim.

Hayatta bırakabileceğimiz en büyük iz, başka bir insanın canına can katmaktır. Bunu aklımızdan çıkarmayalım.

Çok heyecanlıyım. Bu konuları anlatırken yaşadıklarımı tekrar tekrar hatırlıyorum. O yüzden hazırladığım metne bağlı kalamadım.

Son olarak bana bu hayatta ikinci şansı veren, bedeninin bir parçasını benimle paylaşan mukaddes anneme, bu süreçte desteğini hiçbir zaman esirgemeyen eşime, aileme ve arkadaşlarıma teşekkür etmek istiyorum.

Bu süreçte beni arayıp soran tüm amirlerime, rehabilitasyon sürecinde de desteğini hiçbir zaman esirgemeyen Sayın Yaşar Bildirici Hocama teşekkür ediyorum. Kendisi bu sürecin bizzat takipçisi oldu.

Bana en büyük desteği verenlerden biri olan Ersin Hocama, birlikte çalıştığım ve desteklerini her zaman arkamda hissettiğim Gizem Hocama, Halil Hocama ve beraber çalışma fırsatımız olmasa da her yüzüne baktığımda desteğini hissettiğim Setenay Hocama teşekkürlerimi sunuyorum" dedi.

Organ Bağışı2

Tıbbi sekreter Emel Yılmaz şu ifadeleri kullandı: "15 yıldır oğlumun böbrek nakli süreciyle mücadele eden bir anne olarak organ bağışının ne kadar kıymetli olduğunu öğrendim. Bir insanın hayata yeniden doğmasını sağlayan organ bağışının değerini bu süreçte çok daha iyi anladım.

Evladım 13 yıl boyunca tedavi sürecinden geçti. Bir buçuk sene önce böbrekleri iflas etti. Onu dünyaya ben getirdim ama ikinci hayatını babası bağışladı. Ona buradan minnet duygularımı sizin sayenizde iletmek istiyorum. Çok teşekkür ediyorum. Organ bağışı hayat kurtarır."

Organ Bağışı1

Eskişehir İl Sağlık Müdürü Doç. Dr. Yaşar Bildirici ise konuşmasında, “Aslında ülkemiz organ nakli konusunda son derece yüksek deneyime sahip bir ülke. 150'nin üzerinde, ülkemizin farklı lokalizasyonlarında organ nakil merkezlerimiz var. Doğrusu çok başarılı cerrahlarımız da var. Canlıdan organ nakli konusunda dünyanın sayılı ülkelerinden biri olduğumuzu pekala kolaylıkla ifade edebilirim.

Ama bizim asıl odaklandığımız konu kadavradan organ nakli biliyorsunuz. Şöyle bir istatistik paylaşayım. Türkiye'de şu an yaklaşık 32 bin kişi organ nakli bekliyor. Bu 32 bin kişinin de yaklaşık 26 bini böbrek nakli bekleyen hastamız. İşin en kötüsü, en dramatiği ve en üzücü olan da bunların içinde yaklaşık 650 kadar çocuk hasta olması.

2025 yılında organ nakli beklerken yaklaşık 4 bin 674 tane hastamızı kaybettiğimizi biliyoruz. Bu, ortalama her ay 13 kişinin organ nakli beklerken hayatını kaybettiğinin en somut delili. Eskişehir'de yaklaşık 128 kadar organ nakli bekleyen hastamız var. Bunlardan 125 tanesi böbrek nakli bekliyor, 3 tanesi de karaciğer nakli bekliyor. Durumun tablosunu size arz ettim.

Aslında yaşam sona erdiğinde bütün fonksiyonunu bitirecek, toprakla karışacak organlarımızın bağışlanması konusunda, merhamet ve şefkat kültürüyle kadim olmuş bu coğrafyanın insanlarının bu organ bağışını kolaylıkla yapabileceklerine dair inancım da çok güçlü. Aslında biz bu hafta ve bundan sonraki günlerde farkındalığı artırmak istiyoruz, görünürlüğü artırmak istiyoruz. e-Devlet, e-Nabız üzerinden çok kolaylıkla organ bağışı yapabiliyorsunuz.

Ne yazık ki bizim ilimiz organ bağışı konusunda da rakamları oldukça düşük bir il. Yaklaşık bugüne kadar 5 bin 100 civarında organ bağışında bulunan vatandaşımız var Eskişehir'de. Türkiye'de çok iyi olduğunu da söyleyemem. Türkiye'de de yaklaşık 712 bin civarında organ bağışında bulunmuş vatandaşımız var.

Amacımız bu rakamları daha yukarılara çekmek. Bizim insanımız bunu hak ediyor. Aslında farkındalığı artırırsak, vatandaşımıza daha sık ve daha kolay ulaşırsak, bizim insanlarımız biliyorsunuz merhamet ve şefkatle yüklüler. Organ bağışına da ciddi anlamda destek vereceklerine dair benim inancım son derece güçlü.

Arkadaşlar, biz hepimiz biliyoruz ki iyilik bulaşıcı bir şey. İyiliği çoğaltmamız lazım. İyiliği çoğaltmak için de bugün ve bundan sonraki günlerde organ bağışını destekleyeceğiz" ifadelerine yer verdi.

Kaynak: Aslıhan Gezer