Yüzlerce kilometre uzaktaki memleketlerinden aileleriyle birlikte Eskişehir'e gelen mevsimlik tarım işçileri, çadırlarda zorlu doğa şartlarıyla mücadele ederek tarlalarda ter döküyor.

Ağustos ayı itibarıyla hava sıcaklıklarının artmasıyla birlikte çapalama, sulama ve erken ürünlerin hasadında görev alan işçiler, tarlalara yakın alanlara kurdukları çadırlarda yaşam mücadelesi veriyor. Gün içinde sabah ve gece soğuğuyla, öğlen saatlerinde ise kavurucu sıcakla yüzleşen aileler, kısıtlı imkânlar altında üretim yapmayı sürdürüyor.

Aileleriyle birlikte kente gelen çocuklar ise tarlaların yanı başındaki çadır kentlerde kendilerine yeni bir dünya kuruyor. Günün boş vakitlerini futbol ve saklambaç gibi geleneksel oyunlar oynayarak değerlendiren minikler; teknolojiden uzak, doğa ve hayvanlarla iç içe bir çocukluk yaşıyor.

Aw772439 01 (1)

"100 KİLOMETRE YOL GELİYORUZ"

Eskişehir - Alpu Yolu üzerindeki kırsal bir alandaki çadırlarda ailesiyle kalan 11 yaşındaki Alaaddin Aslanlı, neler yaptıklarını anlattı. Aslanlı, gün içerisinde ailelerine iş ve çadırları temizlemek konusunda yardım ettiklerini söyledi. Akşam olduğunda hep birlikte yemek yedikten ve duş aldıktan sonra ise oyunlar oynadıklarını belirten Aslanlı, "Top ve saklambaç oynuyoruz. Çoğu zaman arkadaşlarımla birlikteyiz. Ben, gelecekte doktor olmak istiyorum" ifadelerini kullandı.

Mevsimlik tarım işçilerinin çavuşluğunu yapan Ahmet Kirazcıoğlu ise ne gibi zorluklar yaşadıklarından bahsetti. Kirazcıoğlu, "Biz buraya mayısın başında geliyoruz; ilk bahçeleri, sebzeleri, çimleri toprakla buluşturuyoruz. Ondan sonra çapasını ve ot temizliğini yapıyoruz, şimdi de hasadı gerçekleştiriyoruz. Çok şükür bugünü de gördük; şu an domates ve biber hasadındayız. Şanlıurfa'dan bin 100 kilometre gelip Eskişehir'de konaklıyoruz. Burada çadırda kalıyoruz. Tabii ki zorluğu var. Ben kendim çavuş olarak işçilerime zorluğu belirtmiyorum ama gerçekten şartlar zor" dedi.

Kaynak: İhlas Haber Ajansı