Eskişehir’de 15 Mayıs'ta sürücüsünün kontrolünden çıkan otomobilin kaldırımda yürüyen Ege Üniversitesi Tekstil Mühendisliği mezunu Gökçe Kurtulmuş'a (35) çarpması sonucu hayatını kaybettiği kazanın ardından annesi Türkan Uzcan, yaşadıklarını anlattı. Uzcan, imza kampanyası başlattık. İmza kampanyasıyla sesimizi duyurmak istiyoruz. Kimse parçalanarak ölümü hak etmiyor” dedi.
Odunpazarı ilçesi İstiklal Mahallesi'nde meydana gelen kazada kontrolden çıkan otomobil, kaldırımda yürüyen Gökçe Kurtulmuş'a çarmpış ve bir iş yerinin duvarı ile otomobil arasında sıkışan Kurtulmuş hayatını kaybetmişti.
Kaza günü Alanya'dan Eskişehir'e dönmek üzere otobüste olduğunu belirten Türkan Uzcan, kızının kendisini otogardan karşılamaya geleceğini söylediğini anlattı. Uzcan, "Yolda konuştuk. Kaçta geleceğimi sordu. Beni almaya gelecekti. Ehliyet kursuna son taksidini yatıracağını söyledi. Konuştuktan kısa süre sonra kaza olmuş. Haberi otobüste aldım. O yol bana hiç bitmeyecekmiş gibi geldi" dedi.

“Trafik levhası o an düşüp kızımın ayaklarını kesmiş”
Kaza anını anlatan Uzcan, “Otoparktan çıkan bir araba, otoparkın kapısındaki demir dubalara çarpıyor. Tekerlek onların üzerinden geçiyor, onları kırıyor. Arkadan trafik levhası sağ dikiz aynasına çarpıyor, trafik levhası kırılıp düşüyor. Önüne beyaz araba çıkıyor. Beyaz arabaya da çarpmamak için sola kıvırıyor. Kıvırırken önünde bir bayan kaçıyor. Kendini kurtarıyor. Ama o kadar hızlı sürat var ki Şair Fuzuli Caddesi'nde ters yöne giriyor. Karşı sokağa da geçemiyor. Orada kaldırım köşesindeki taşı da kırıyor. Tekerleğin yönü değişiyor arabanın. Gene orada trafik levhası var. Ona çarpıyor, anında kırılıyor. Dinlediklerimle, öğrendiklerimle ve canlı şahitlerden öğrendiğim kadarıyla, o trafik levhası o an düşüp kızımın ayaklarını kesmiş. Sonra araba, yönü değiştiği için kaldırıma çıkıp trafik levhasına çarpınca, kızım o sırada karşıya geçerken, üç bisikletli gördükleri an iki yana dağılıyorlar. Kızım bir anda kaldırımın dibinde, duvar dibinden gidiyor. Bir de çocuk gördüğü an şok oluyor. Yüzünü kapıyor. Kaçacak yeri yok. Duvar dibinde. Bir tarafında elektrikçinin cam vitrinleri, cam mekanları var. Bir tarafta da erkek kuaförünün cam vitrini var. Şu kadarcık bir alanda kendini koruyor, eliyle yüzünü kapatıyor. Yani kaçmaya imkanı yok. Bir araba öyle hızlı vuruyor ki. Cam mekanlar iniyor. Onlar parça parça etmiş.”

“Bağırsaklar, iç organları, her şeyi sıçradı”
Kazanın ardından olay yerinde bulunan kişilerle görüştüğünü söyleyen Uzcan, bir kadın tanığın anlattıklarını da paylaştı. Uzcan dinlediklerini şu sözlerle aktardı:
“O sırada olayı gören bir bayanla görüştüm. Bayan anlattı. O da biraz gerideymiş, Gökçe'ye doğru geliyormuş. Fakat kızı arayınca durmuş. ‘Konuşmam sayesinde kurtuldum, atlattım’ diyor. ‘Korkunç bir kazaydı’ diyor. ‘Parça parça etti. Bağırsaklar, iç organları, her şeyi sıçradı’ diyor. ‘Dükkanın içine sıçramış, etrafa, duvarlara bile organları ve et parçaları sıçramış’ diyor. Bunları anlatıyorlar. Hoş bir şey değil. Yani böyle bir ölüm, bilmiyorum, pisi pisine. Suçsuz yere ölüm. Gerçekten insan kaldıramıyor.
Kızımın sığındığı iki dükkan arasında beton var. Gidip gördük. O duvarın betonu da düşmüş, kırılmış. Yani kızımı parçalamış. Ayaklar, baldırlar ezilince patlamış. Anında düşmüş. Öyle kötü düşmüş ki. ‘Hemen koşarak yanına geldim’ dedi. ‘Ama elim ayağım titriyor’ dedi. ‘Ayakkabıları beyaz spor ayakkabıymış. Her tarafı kan olmuş’ dedi. ‘Hiç aldırmadım. Eğildim yanına’ dedi. ‘Baktım, organların bir şeyi yok. Aşağısı gitmiş’ dedi. ‘Ama güzel haber, kolları vardı, başı vardı’ dedi. Bakmış ona. Sonra birden kustu, zorlandı, kustuktan sonra derin nefes verdi dedi.
Sonra çarpan kadının kapısını açmış biri, arabadan inerken ‘Of’ demiş. ‘İçerisi çok kötü kokuyor’ demiş ve kadın bayılma numarası yapmış. Numara yaptığı için ambulans onu alıp götürmüş. Gökçe hâla arabanın altında. Trafikten araç gelip de onu çekip, Gökçe’yi çıkartmaları, akşamı bulmuş savcının gelmesi.”

“Gökçe’nin hayalleri vardı”
Gökçe Kurtulmuş'un hayallerinden bahseden Uzcan, “Gökçe’nin hayalleri vardı. Yurt dışına gitmek istiyordu, onun için para biriktiriyordu. Abisinin bebeği oldu, ona para ayırmıştı. Ben geldiğimde sürpriz olsun diye yazılar yazmış, onlara bir şeyler hazırlamış.
Ben sarılacağım diye beklerken, haberi otobüste aldım. O haberi almamla o iki buçuk saat bitmedi. O yol bitmedi” diye konuştu.

“İmza kampanyasıyla sesimizi duyurmak istiyoruz”
Kızının ölümünün ardından imza kampanyası başlattıklarını belirten Uzcan, “İmza kampanyasıyla sesimizi duyurmak istiyoruz. Şöyle; ben kızımdan sonra da öncesinde de çok trafik kazası duydum. Genç, çocuk, yaşlı, orta yaşlı insanlar sakat kalıyor. Beni arayan insanlar var, hepsi sakat kalmış. Bir ay yaşam mücadelesi vermişler. MOBESE kayıtları silinmiş, bir şeyi ispatlayamıyorlar, edemiyorlar.
Yani insanlara bu kadar kolay ehliyet verilmesin, parayla verilmesin. Ehliyeti alırken hakkıyla alsınlar. İyice pişerek, trafik öğrenerek, yoğun trafiğe sokularak alsınlar. Böyle kurallar gelsin istiyoruz, sesimizi duyurarak. Kimse parçalanarak ölümü hak etmiyor. Herkes eceliyle, vakti gelince ölsün. Motosikletle bir beye çarpmışlar, kafası paramparça olmuş, ölmüş. İnsanların evine kor alev düşüyor. Hepimiz perişanız. O bıcır bıcır bıraktığımız insanı toparlayamıyoruz. Hani hasta olur, beklersin. Ama canlı bir insanın ölmesini kabul edemiyorum. Ölmemesi için kanunlar ağırlaştırılsın. Kurallar ağırlaştırılırsa zaten insanlar korkarak trafiğe çıkmayacak. Öğrenmeden çıkmayacak. Parayla ehliyet almasınlar. Bunu istiyoruz. Ses getirmek istiyoruz üsttekilere. Ben buna tutunuyorum. Bu beni ayakta tutuyor. Yoksa kolay değil. Hazmedemiyorum, sindiremiyorum. Ben sarılayım derken zaten çocuğumun kafasına sarıldım morgta” ifadelerini kullandı.




