Eskişehir'de, Büyükşehir Belediyesi’ne bağlı Sarısungur Mahallesi’ndeki hayvan barınağında çekilen görüntülerin ardından bazı hayvanların aç kalması sonucu diğer hayvanları yediği görülmüştü. Eskişehir Çocuklar ve Hayvan Hakları Savunucuları Derneği Başkanı Nesrin Çiçek konuya tepki gösteren bir açıklama yaptı.
Sivil toplum kuruluşlarının her siyasi görüşten her dini inanca sahip kişilerden oluşan bir sivil toplum hareketi olduğu vurgulanırken açıklamada şu sözlere yer verildi:
"SINIFTA KALDIKLARININ ALTINI ÇİZİYORUM"
"Biz şehri iktidardan alıp muhalefete tekrar teslim etmemizin ana nedeni neydi biliyor musunuz arkadaşlar? Bizimle beraber yaşam haklarına direniş gösterdikleri içinde. Fakat sınıfta kaldıklarını altını çizmek istiyorum. Biz herkesin kulağına bir küpe takmak istiyoruz. Şunu altını tekrar çiziyorum. Yaşam alanları 2 bin 28 yılına kadar kanunen süresi olan alanlardır. PDRP altyapısı oluşturularak hayvanlar yaşam alanlarına alınması gerekirken ilçelerden gelen hiçbir şekilde ilçelerde altyapısı olmayan küçük peco veya partner dediğimiz küçük arabalarla yirmi beş tane köpeğin sığdırıldığı saman balyası denilen iplerle bağlanarak yaşam alanına getirildiğini biliyoruz. Oysa ki bizim şehrimizde bir protokol yapıldı. İki tane işin ehli uzmanı Tepebaşı bakım evi ve Odunpazarı bakım evleri kısırlaştırma merkezi olarak çok çok daha verimli olabilecekken maalesef trafik ışıklarında dahi geçmeyi dur kalkı bilen hayvanlar şehrin içerisinden sürgün edilerek barınaklara sürüldü."
"YEMLİK VE SULUKLAR ÇOK YETERSİZ"
"Baktığın zaman şunu çok net görebiliyorsunuz. Bu işin bilir kişisi olmanıza hiç gerek yok. Baktığın zaman çok net olarak yüz elli iki yüz tane hayvan popülasyonu olduğu yerde otuz kırk tane Bağdat bozma saçtan yapılmış sığınaklar olduğunu göreceksiniz. Yemlik ve suluklar çok yetersiz. Ve hayli ile yaşama tutunamaya çalışan hayvanlar ben yani bu sohbet eder gibi de aktarmak istiyorum. Hollywood'un meşhur bir kül filmi vardır. Alp dağlarında bir uçak düşer ve insanlar birbirini yerler, cesedini yerler. Hayvanların da kaçınılmaz olarak insan kadar aklı değil ise birbirini yemesi kadar sizin oluştuğunuz şartlarda yemesi kadar doğal hiçbir durum yok. Biz bu ayıbı sadece Eskişehir'e mal etmiyoruz. Konuşmamın başında söylediğim gibi diyorum ki biz kimsenin yancısı değiliz. Tam ortadayız. Hiçbir siyasi liderin vagonu değiliz."
YETKİLİLERE SESLENDİ
"Ayşe Ünlüce'ye sesleniyorum. Lütfen yaşam alanını gerçek sahiplerine işin ehli olanlara, kırsal hizmet yapanlara, kısırlaştırmayı başarabilenlere günlük besleme yapanlara istişare edecek toplantılar yapın ve bir an önce kaldırın. Bugün görevinin başına yeri gelen Eskişehir Valimize de buradan sesleniyorum. İçişleri Bakanlıklarının talimatıyla toplayın, toplayın, toplayın deyip de yaşam alanlarını can çöplüğüne çevirmekten vazgeçin. Bu yasa yanlış. Bu yasanın altında kalacağız. Türk insanı eleştiriyor. Referandum yapın gerekirse. Bizler değil miyiz kuşun kanadını sarar? Bizler değil miyiz bir dal kırıldığı zaman alçılayan sıvaya? Yapmayın. Türk insanının merhametiyle oynamayın. Kovuşturmadan korkmayın. Hiç kimse yapmadığı bir işten dolayı kovuşturma sorununu göremez. Bizler korkmuyoruz, sizler de korkmayın."





