Eskişehir’de öğrenim gören üniversite öğrencileri özellikle geç saatlerde kentin ara sokaklarının giderek güvensiz bir hale geldiğini dile getirdiler. Kentin dışarıdan nezih bir imaj verdiğini, fakat işin aslının böyle olmadığını ifade eden gençler, şahit oldukları veya duydukları olayları anlattılar. Şehirde günden güne artan adli olay sayılarında da bir artış yaşandığına da dikkat çeken üniversiteliler hukuki yaptırımların daha da caydırıcı olmasını talep ettiler.



“Çok fazla kavga ve gürültü oluyor”
Anadolu Üniversitesi’nin popülerleşmesi sonrasında Sütlüce Mahallesi’ndeki atıl inşaatların arttığı söyleyen Yusuf Emre An(22), sözlerine şu şekilde devam etti:
“Sütlüce’de kiraların düşük fiyatlarda olması bölgeye rağbetin artmasına sebep oldu. Mahalle sakinlerinin üniversitelilerle uyuşmazlıklar yaşamalarına bir de göçmen aileler eklendi. Açıkçası havanın kararmasından sonra bizim burası tehlikeli bir hal alıyor. Şu anda hali hazırda bulunan inşaatlar var ve özellikle gece saatlerinde hırsızların demir gibi inşaat malzemeleri çaldığına bizzat şahit oldum. Telefonum ile bunların görüntüsünü de kaydettim. Onun haricindeyse çok fazla kavga ve gürültü oluyor. Yine kentte uyuşturucu vakalarının yaşandığını duyuyoruz ve bunlardan ister istemez etkileniyoruz. Ben açıkçası kız arkadaşımın sokaktan tek başına geçmesine elimden geldiğince müsaade etmiyorum çünkü kaygılanıyorum.”



“Ailem ve kendi adıma tedirgin oluyorum”
Batıkent’te ikamet eden Eskişehirli Nilay Köse (20), bir kadın olarak kenti güvenli bulmadığını vurgulayarak kelimelerini şöyle sürdürdü:
“Şehrimiz giderek daha tehlikeli bir boyut aldı. Özellikle gece dışarı çıktığımda takip ve taciz olaylarıyla karşılaşıyorum. Arkadaşlarımın da bu tarz olaylara maruz kaldığına şahit oldum. Açıkçası ailem ve kendi adıma bu durum beni hayli tedirgin ediyor. Bir farkındalık oluşturulup hukuki yaptırım ve cezaların daha da caydırıcı olmasını talep ediyorum. Bunları yapan insanlar toplum içerisinde utandırılmalı ve halk sessiz kalmamalıdır.”



“Kendimi güvende hissedemiyorum”
Yaklaşık 9 yıldır Eskişehir’de yaşadığını aktaran Hatice Sarıoğlu(22), “Eskiden bu şehir çok daha güvenliydi. Ara sokakların olup olmadığın kimse için fark etmiyordu. Fakat son birkaç yıldır güvensizlik duygusunu çok fazla hissediyorum. Yaşadığım Ertuğrulgazi Mahallesi, sorunların yaşandığı bir bölge değil fakat birkaç sokak ilerimizde sigara için yol kesildiğini ve birinin bıçaklandığını biliyorum. Gece saatlerinde uyuşturucu içip sokaklarda gezenlerin var olduğuna şahit oluyoruz. O yüzden kendimi güvende hissedemiyorum. Bir kadın olarak geç saatlerde arkamı kollamaktan rahatlıkla yürüyemiyorum. Eğer kulaklık takıyorsam da birisini çıkartıp etrafımdaki sesleri duyabilmek için kendimce önlemler alıyorum ya da ailemden birini arayıp beni karşılamalarını rica ediyorum. Şu ana kadar başıma böyle bir durum gelmedi fakat gelmeyeceği anlamına gelmiyor” şeklinde konuştu.



“Kentin gece saatlerinde herkes için tehlikeli olduğunu düşünüyorum”
Mehmet Emin Ağaran da gece en geç 23.00 civarında evde olduğunu ileterek, “Ben Şirintepe’de oturuyorum fakat şu ana kadar başıma kötü bir durum gelmedi ama bu gelmeyeceği anlamına gelmez. Oturduğum mahallede çok kısa bir zaman önce bir cinayet işlendi ve mülteci sayısının da epey yüksek olduğu bir bölgede yaşıyorum. Özellikle kentin gece saatlerinde herkes için çok tehlikeli olduğunu düşünüyorum” diyerek sözlerini tamamladı.