Bayram tatillerinde özellikle gidiş ve dönüş günlerinde trafik yoğunluğunun arttığını belirten Solak, aşırı hız, yakın takip, hatalı sollama ve kırmızı ışık ihlallerinin ölümcül kazalara neden olduğunu söyledi.
“Gidiş ve dönüşlerde yoğunluk oluşacak”
Eskişehir İl Emniyet Müdürlüğü Trafik Denetleme Şube Müdürü Hakan Solak, “Öncelikle tüm vatandaşlarımızın mübarek Kurban Bayramı'nı tebrik ediyoruz. Bu Kurban Bayramı'nın hayırlara vesile olmasını temenni ediyoruz. Tatilin ilk ve son günlerinde gidiş ve dönüş yollarında trafik yoğunluklarının oluşmasını bekliyoruz. Trafik yoğunluklarıyla birlikte aşırı hız, yakın takip, hatalı sollama, dinlenme sürelerine uymama, özellikle kırmızı ışık ihlalleri ve kavşaklarda geçiş önceliğine uymama başta olmak üzere kural ihlalleri nedeniyle pek çok trafik kazası meydana gelmekte. Bu kazalarda da maalesef pek çok vatandaşımız hayatını kaybetmekte ya da yaralanmaktadır. En fazla karşılaştıklarımız bunlar” diye konuştu.

“Denetimler muhakkak artırılacak”
Solak, vatandaşların yola çıkmadan önce araç bakımlarını mutlaka yaptırmaları gerektiğini ifade ederek motor yağı, soğutma suyu, cam suyu ve lastik basınçlarının kontrol edilmesinin önemine dikkat çekti. Solak, “Kesintisiz olarak 4-4,5 saatten fazla araç kullanılmamalı ve en az 45 dakika mola verilmeli bu sürenin sonunda. Molalarda sadece oturmak yerine sürücülerin araçtan inip kısa yürüyüşler yapması da sürücülerin ve yolcuların yararına olacak. Zindeliği korumak ve kan dolaşımını desteklemek için sürekli ve düzenli bir şekilde su içilmesi, yolculuk öncesinde veya ve sonrasında ağır, yağlı ve mideyi yoran yiyeceklerden de muhakkak kaçınılması gerekiyor. Yola çıkmadan önce olası yol durumunu ve rotayı kontrol etmek, Karayolları Genel Müdürlüğü üzerinden güzergahınızdaki yol çalışmalarını incelemek de son derece önemli. Yolculuk süresince yolun yapısı ve durumuna göre belirlenen hız limitlerine muhakkak uyulmalı, önceki araç takip mesafesine dikkat edilmeli. Sürücülerin kural ihlali yapmamaları kazaları önlemede çok önemli bir kusur olarak, unsur olarak görülmekteyse de araç içerisinde yolcu olarak bulunan vatandaşlarımızın özellikle emniyet kemeri kullanımında titiz davranmaları çok kıymetli. Bilindiği üzere emniyet kemeri kullanmak yüzde 60 oranında ağır yaralanma riskini; büyük kazalarda da emniyet kemeri kullananların yüzde 25'i hiç zarar görmeden kazayı atlatabiliyorlar. Bunlar istatistiki olarak elimizde mevcut. Bu nedenle sürücülerimizin araç içerisindeki emniyet kemerlerini kullanmaları, küçük yaştaki çocuklar için de araç içi çocuk bağlama sistemlerinin kullanılması son derece önemli. Bayram süresince trafik görevlilerimiz tarafından alınan önlemler kapsamında da trafik denetimleri muhakkak artırılacak ve yol üzerinde yapılacak denetimlerde önlemlere ve ikazlara da sürücülerin muhakkak uyması gerekiyor” dedi.

“Trafik bilinci her alanda yeterli düzeyde değil”
Solak, “Türkiye'de son yıllarda trafik bilinci konusunda ciddi bir artış görülmekle birlikte her alanda yeterli düzeyde olduğunu göremiyoruz biz. Bazı konularda ciddi ilerlemeler var fakat bazı davranış biçimleri hala devam ediyor. Mesela emniyet kemeri kullanım oranı geçmişe göre ciddi manada yükseldi. Alkollü araç kullanımı konusunda toplumsal hassasiyetlerimiz gerçekten çok arttı. Hız ihlallerinin tehlikesi daha fazla bilinir hale geldi. Sosyal medya ve kamu spotları trafik farkındalığını arttırdı. Araç güvenlik teknolojileri sürücüyü daha bilinçli davranmaya yöneltti. Ancak hala bazı yaygın sorunlar var. Bunlardan başlıcaları: Aşırı hız ve yakın takip konusunda çok ciddi mesafe katetmediğimizi söyleyebilirim. Sinyal vermeden, yani hatalı şerit değiştirmelerle ilgili çok ciddi mesafe kaydedemedik. Cep telefonu kullanımı ile ilgili bazı ciddi sıkıntılar var. Yine yaya önceliğine yeterince uyulmadığı konusunda gözlemlerimiz mevcut ve bu konularda uygulamalarımıza devam ediyoruz. Motosiklet ve scooter kullanıcılarına karşı bazı dikkat eksiklikleri mevcut. Trafikte öfke ve agresif sürüşler, sürüş yapan sürücülerde maalesef ciddi bir yer tutuyor. Özellikle büyükşehirlerde trafik yoğunluğu, stres kaynaklı hataları artırabiliyor. Buna rağmen genç sürücüler arasında savunmacı sürüş, kamera kullanımı ve güvenli sürüş eğitimlerine eskiye göre ilgi daha yüksek. Türkiye'de trafik güvenliği açısından en önemli değişimlerden birini de ceza odaklı yaklaşımdan farkındalık ve eğitim odaklı yaklaşıma geçiş aşamasındayız. Örneğin bir kural ihlali sadece ceza değil, can kaybı riski daha fazla benimseniyor. Yayaya yol vermek kültürü geçmişe göre daha görünür hale geliyor. Bizim öncelikle hedefimiz, kurala polis korkusuyla değil, başkasının hayatına saygı nedeniyle uymak seviyesine ulaşmaktır” ifadelerini kullandı.





