Eskişehir'de telefon dolandırıcılarının kurbanı oldu: "Nasıl dolandırılıyorlar?" derken 1,5 milyonunu kaybetti
Eskişehir'de telefon dolandırıcılarının kurbanı oldu: "Nasıl dolandırılıyorlar?" derken 1,5 milyonunu kaybetti
İçeriği Görüntüle

1999 Gölcük Depremi’nin 27’nci yıl dönümünde deprem gerçeği bir kez daha gündeme geldi. İnşaat Mühendisleri Odası Eskişehir Şubesi Başkanı Oytun Gökten, depremlerden yeterince ders çıkarılmadığını belirterek, yapı güvenliği ve kentsel dönüşümün önemine dikkat çekti.

İnşaat Mühendisleri Odası (İMO) Eskişehir Şubesi Başkanı Oytun Gökten, “1999 Gölcük depreminin 27. yılını anıyoruz. Hayatını kaybedenlere Allah'tan rahmet ve kalanlara başsağlığı diliyorum öncelikle. Deprem şöyle bir gerçeği yansıtıyor: İnsanın hayatındaki en büyük travma oluyor yaşayanlar için ve bu travma devam ediyor. Allah korusun en yakınınızdan birini kaybettiğinizi düşünün. O anlık etrafınızda size sarılacak birçok insan oluyor etrafınızda. Onun acısını o an yaşıyorsunuz, belki artarak devam ediyor ama sonra bir şekilde alışıyorsunuz. 6 Şubat depremlerinden sonra Espark’ta bir stant açtığımızda depremzede bir arkadaşımız geldi, sohbet ederken ailesinde herkesi kaybetmiş, amcası kalmış bir tek. Yaklaşık 4 ay sonra da amcası intihar etmiş bu acıya dayanamayıp” diye konuştu.

Devletimizin 15 yılı vergi toplamakla geçti

İMO Eskişehir Şubesi Başkanı Gökten, “İnsanların ‘Ya benim yaşım artık geçti, ben şu evi yenilemeyeyim, ne olacak, ne kadar daha yaşayacağız?’ gibi bu söylemlerden artık vazgeçmeleri gerekiyor. Çünkü torunun orada olabilir, sen yaşayabilirsin torunun ölebilir, torunun yaşayabilir kızın ölebilir. Bu gerçeklikleri düşünerek hareket etmemiz gerekiyor. Ancak bu gerçeklikleri düşünerek 17 Ağustos'tan dersler çıkardık mı? Hayır, maalesef. 6 Şubat'ta bu gerçeklikler yüzümüze tokat gibi çarptı. Yine travmanın travmasını yaşadık ve bu travmalar devam edip gidiyor. Yetmiyor, ekonomik açıdan ülkeyi alıyor 30 yıl geriye götürüyor. Yetmiyor, ülkede bir kaos oluyor. Deprem size aynı zamanda sosyolojik bir veri olarak da gelir. Aynı zamanda sosyal bir patlamaya, sosyal bir sıkıntıya sebep olacak şekilde de gelir. Deprem hep olacak. ‘Aynı şeyi yapıp farklı sonuç beklemek ahmaklıktır’ diyor Einstein. Bu ahmaklıktan vazgeçmemiz gerekiyor. Deprem paralarını doğru bir şekilde kullanmak gerekiyor. Deprem vergilerini toplayıp 99 yılından bu tarafa 27 yıl geçmiş, bunun 15 yılını bu vergileri toplamakla geçti devletimizin. Hatalarımızı başka yerlerden devşirerek düzeltmeye çalışmamalıyız” dedi.

Faydan çok yapılarımıza odaklanmalıyız

İMO Eskişehir Şubesi Başkanı Gökten, “Eskişehir biliyorsunuz 2. ve 3. derece deprem bölgelerini kapsıyor. Ama 1. derece deprem bölgesine de çok yakınız. Kuzey Anadolu Fay Hattı dünya tarihinde en aktif, hareketli olan fay hatlarından bir tanesi. Eskişehir'de şu an aktif diye dünya literatüründe de örneklerinden bir tanesi olan, zeminin üzerinden giden yani görünür Çukurhisar-İnönü fay hattımız var yine Kaymaz zonu var. Bunların araştırmaları yapıldıktan sonra Mahmudiye biraz daha riskli, daha yakın olduğu için görülmüş. Çifteler biraz daha az riskli görülmüş. Odunpazarı zemininden kaynaklı olarak biraz daha sağlam ama Tepebaşı bölgesi daha çok ovaya hakim olduğu için, Porsuk Havzası'nın etrafında ya da şehrin içinden geçen Porsuk kenarlarına hakim olduğu için görülmüş. Ama şunu unutmamak lazım; kayalık zeminlerin haricinde mesela Çifteler'den örnek vereyim şimdi Mahmudiye ile Çifteler'in arası 13 kilometre. Sonuçta Mahmudiye çok riskli, Çifteler hiç risksiz diyemeyiz fay zonu anlamında. O fay biraz daha yakınından geçiyormuş, uzağından geçiyormuş. Aslında bunları da çok tartışmamak, daha çok üst yapıya, yer bilimine, gök bilimine değil artık daha inşaat bilimine odaklanmak gerekiyor. Çünkü bu depremler olacak. Bu depremler fay zonlarının içerisinde de olacak. Fay zonunun dışına da zaman zaman ‘Aaa nasıl oldu?’ dediğimiz zamanlarda da olacak. Tıpkı 6 Şubat'taki gibi 2000 yılda bir gerçekleşmesi muhtemel durum da ortaya çıkacak. Bizim burada yapacağımız tek şey mühendislik ilkelerine, mühendislik etiğine, kurallarına uyarak yapılarımızı düzgün bir şekilde inşa etmek, dönüşümü hızlı bir şekilde gerçekleştirmek. En önemli kıstasımız bu olmalı” ifadelerini kullandı.

Kaynak: Seren Çatalçam