Doğal gazda uygulanan kademeli tarifede her il için farklı aylık tüketim sınırları bulunuyor. Sektör temsilcileri ise soğuk havaların etkisini artırdığı dönemlerde belirlenen limitlerin konutların gerçek tüketim ihtiyacını karşılamayabileceğine dikkat çekiyor.
Sektör kaynaklarının aktardığı bilgilere göre şehir içi doğal gaz dağıtım şirketleri, tüketim verileri ve sahadaki gelişmeler konusunda Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı ile BOTAŞ'a düzenli bilgi iletiyor. Bu veriler doğrultusunda özellikle kasım ve aralık aylarına ilişkin tüketim sınırlarının yeniden ele alınabileceği belirtiliyor.
100 METREKARELİK EVDE TÜKETİM ARTIYOR
Kış döneminde yaklaşık 100 metrekare büyüklüğündeki bir konutun günlük doğal gaz tüketiminin ortalama 10-12 metreküp seviyesine çıkabildiği ifade ediliyor. Bu hesaplama, aylık tüketimin yaklaşık 300 metreküp ve üzerine ulaşabileceğine işaret ediyor.
Sektör kaynakları, bazı illerde aralık ayı için belirlenen kademeli tarife sınırlarının 300 metreküpün altında kalmasının, soğuk havalarda daha yüksek tüketim yapan abonelerin üst kademeye geçmesine neden olabileceğini belirtiyor.
KADEMELİ TARİFE NASIL UYGULANIYOR?
Türkiye'de doğal gazda kademeli tarife uygulamasına nisan ayında geçildi. Sistem kapsamında konut abonelerinin aylık tüketimleri iki ayrı kategoriye ayrılıyor. Kademe-1 ve Kademe-2 olarak belirlenen bu gruplarda farklı fiyatlandırma uygulanıyor.
BOTAŞ tarafından açıklanan tarifeye göre Kademe-1 kapsamında doğal gazın satış fiyatı bin metreküp başına 10 bin 625 TL, Kademe-2 kapsamında ise 18 bin TL olarak belirlenmiş durumda. Vergiler ve diğer bedellerin eklenmesiyle birlikte tüketicinin ödeyeceği nihai tutar ortaya çıkıyor.
KASIM VE ARALIK İÇİN GÖZLER YENİ KARARDA
Doğal gaz dağıtım şirketlerinin tüketim verilerini ilgili kurumlarla paylaşmayı sürdürdüğü belirtilirken, kış koşullarının etkisinin daha fazla hissedileceği kasım ve aralık aylarında limitlerin yeniden değerlendirilip değerlendirilmeyeceği merak konusu oldu.
Sektör kaynakları, yapılacak değerlendirmelerde illerin hava koşulları ve gerçek tüketim verilerinin dikkate alınmasının önemine işaret ediyor.




