Toplumda sıkça rastlanan ve büyüdükçe yutma güçlüğü, nefes alma zorluğu ile estetik kaygılara yol açan guatr ve tiroid nodüllerinin tedavisinde modern tıp yeni alternatifler sunuyor. ESOGÜ Tıp Fakültesi Radyoloji Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Fahrettin Küçükay, uygun hastalarda cerrahiye ek bir seçenek olarak devreye giren "Mikrodalga Ablasyon" ve "Tiroid Arter Embolizasyonu" yöntemleri hakkında bilgilendirmede bulundu.

Prof. Dr. Fahrettin Küçükay’ın açıklamasında şu ifadeleri kullandı,
“Toplumda oldukça sık görülen guatr ve tiroid (tiroit) bezi nodülleri, çoğu hastada iyi huylu (kanser olmayan) olmasına rağmen büyüdükçe boyunda şişlik, yutma ve nefes alma güçlüğü, ses kısıklığı, baskı hissi ve estetik kaygı gibi şikâyetlere yol açabiliyor. Bu durumda klasik yaklaşım çoğu zaman cerrahi (ameliyatla bezin ya da bir bölümünün alınması) olmaktadır. Cerrahi, tiroid hastalıklarının tedavisinde köklü, güvenilir ve birçok durumda vazgeçilmez bir yöntemdir. Kanserli, çok büyük veya belirgin bası yapan guatrlar başta olmak üzere pek çok hastada ameliyat halen ilk ve en doğru seçenektir. Öte yandan modern tıptaki gelişmeler her alanda olduğu gibi tiroid hastalıklarında da sürmekte; görüntüleme eşliğinde uygulanan girişimsel yöntemler, uygun seçilmiş hastalarda cerrahiye ek bir seçenek olarak yerini almaktadır. Bu yöntemlerin amacı cerrahinin yerini almak değil, her hasta için en uygun tedavinin belirlenebilmesi adına hekimlerin elindeki seçenekleri genişletmektir. Son yıllarda, ameliyat ve genel anestezi gerektirmeyen, iz bırakmayan ve hastanın günlük hayatına kısa sürede dönmesini sağlayan görüntüleme eşliğinde girişimsel yöntemler giderek yaygınlaşmaktadır. ESOGÜ Tıp Fakültesi Girişimsel Radyoloji bölümünde, uygun hastalarda bu modern tedavilerden ikisi uygulanmaktadır: Mikrodalga Ablasyon ve Tiroid Arter Embolizasyonu. Bölümün bu alandaki çalışmaları, uluslararası bilimsel dergilerde yayımlanarak literatüre katkı sağlamıştır. Mikrodalga Ablasyon (MWA)’da iğne kalınlığında özel bir prob (anten), ultrason eşliğinde cilde küçük bir giriş yapılarak nodülün içine yerleştirilir. Probun ucundan verilen mikrodalga enerjisi, nodül dokusunu ısı yoluyla etkisiz hâle getirir. Zaman içinde küçülen nodül vücut tarafından doğal olarak emilir. İşlem genellikle hasta uyutulmadan lokal anestezi ile yapılır. Kesi ve dikiş gerekmez, belirgin bir iz kalmaz. Sağlıklı tiroid dokusunun korunması hedeflenir. Bu sayede tiroit hormonlarının üretimi çoğu hastada sürdürülebilir. Tiroid Arter Embolizasyonu (TAE) yönteminde ise kasıktan veya koldan girilen ince bir kateter (boru) damar yoluyla tiroid bezini besleyen atardamarlara kadar ilerletilir. Bu damarlar küçük parçacıklarla tıkanarak (embolizasyon) beze giden kan akımı azaltılır. Kanlanması azalan guatr zamanla küçülür ve baskı şikâyetleri geriler. Özellikle çok sayıda nodülü olan büyük guatrlarda ve göğüs kafesine doğru uzanan (substernal) guatrlarda bir seçenek olabilir. Her iki yöntem de görüntüleme rehberliğinde, minimal invaziv (en az hasarla) uygulanır. Hastanede kalış süresi kısadır ve hastalar genellikle kısa sürede günlük yaşamlarına döner. Bu tedaviler kimler için uygundur? Mikrodalga ablasyon ve tiroid arter embolizasyonu, iyi huylu olduğu uygun incelemelerle gösterilmiş tiroid nodülü veya guatrı olan; nodüle/guatra bağlı şikâyetleri (boyunda şişlik, baskı, yutma-nefes güçlüğü, estetik kaygı) bulunan hastalarda bir seçenek olabilir. Bununla birlikte, her hasta her yöntem için uygun değildir. Tedavi kararı; nodülün/guatrın türü, boyutu, yerleşimi, biyopsi sonuçları, tiroit hormon düzeyleri ve hastanın genel sağlık durumu değerlendirilerek kişiye özel olarak verilir. Kanser şüphesi taşıyan veya cerrahi gerektiren durumlarda farklı tedaviler önerilebilir. Hangi yöntemin uygun olduğuna, gerekli muayene ve tetkiklerin ardından hekim karar verir. Tüm girişimsel işlemlerde olduğu gibi bu yöntemlerin de olası riskleri vardır. İşlem öncesinde hastalar yarar ve riskler konusunda ayrıntılı olarak bilgilendirilir ve aydınlatılmış onam alınır. Guatr veya tiroid nodülü nedeniyle bu tedaviler hakkında bilgi almak isteyen hastalar, ESOGÜ Tıp Fakültesi Girişimsel Radyoloji bölümüne veya girişimsel radyoloji birimleri bulunan hastanelere başvurabilir. ESOGÜ Tıp Fakültesi Girişimsel Radyoloji bölümü, görüntüleme rehberliğinde uygulanan minimal invaziv tanı ve tedavi yöntemleri alanında hizmet vermekte; bu kapsamda guatr ve tiroid nodüllerine yönelik ameliyatsız tedavileri de uygun hastalarda uygulamaktadır. Bölümün çalışmaları uluslararası hakemli dergilerde yayımlanarak alanın bilimsel birikimine katkıda bulunmaktadır.”





