Eskişehir Han ilçesinde yer alan yer altı yerleşimi, kayalara oyulmuş yapısı ve karmaşık mimarisiyle ziyaretçilerin ilgisini çekmeye devam ediyor.
Doğal kayalıkların içine inşa edilen yer altı galerileri, bölgenin geçmişine ışık tutan en dikkat çekici tarihi kalıntılar arasında gösteriliyor.
Han yer altı yerleşiminin, kat kat tasarlanmış mekânlar ve bu alanları birbirine bağlayan koridorlardan oluştuğu belirtiliyor. Yapının en alt seviyesinde kuzeyden gelen temiz su kanalına bağlantı bulunurken, gömü odasının girişinin güneydoğu yönünde yer aldığı ifade ediliyor. Üç odadan oluşan bu bölümde arcosolium tipinde sandukaların bulunduğu görülüyor.
TEK ÖRNEK
Oda duvarlarında ve tavanlarında ise rozet, baklava dilimi, fiyonk, yaprak ve fırıldak motifleri gibi süslemelerin yer alması, yapının sanatsal yönünü de ortaya koyuyor. Uzmanlar, söz konusu yer altı yapısının bölgede bilinen tek örneklerden biri olduğuna dikkat çekiyor.
İlçe merkezinde ayrıca kolosal gömü taşlarının da bulunduğu, bölgedeki tarihi dokunun çeşitliliğini artırdığı ifade ediliyor.
ARAP AKINLARI YAPIYI OLUŞTURDU
Yer altı galerilerinin ve çok sayıdaki tahıl ambarlarının ne zaman ve hangi amaçla yapıldığına dair kesin bir tarihi veri bulunamazken, yapının uzun süreli tehditlere karşı savunma ve korunma amacıyla inşa edildiği değerlendiriliyor. Bölgenin tarihsel konumu dikkate alındığında, özellikle 7. yüzyıldan itibaren artan Arap akınlarının bu yapının oluşumunda etkili olabileceği düşünülüyor.
Han’daki kalıntıların, Roma döneminde önemli bir yerleşim büyüklüğüne ulaştığını ve Bizans döneminde askeri açıdan stratejik bir merkez haline geldiğini gösterdiği belirtiliyor. Osmanlı döneminde ise bölgenin, “Sağ kol” olarak adlandırılan yol güzergahı üzerinde önemli bir menzil noktası olduğu da belirtiliyor.
Günümüzde Han ilçesinde ayakta kalan Hüsrev Paşa Camii ve hamam gibi Osmanlı dönemi yapıları da bölgenin tarihi sürekliliğini gözler önüne seriyor.





