Eskişehirliler dikkat: Otobüslerde “gizli yolcu” olacak
Eskişehirliler dikkat: Otobüslerde “gizli yolcu” olacak
İçeriği Görüntüle

45 yaşındaki Yasin Kurt, geçmişte Gaziantep’te 300 kişilik bir ekibi yöneten pazarlama müdürü olarak çalışıyordu. Şirketin iflas etmesi üzerine ailesiyle birlikte Sakarya’ya taşındı. 2024 yılının Kasım ayında evinin önünde aracının koltuklarını temizlediği sırada başlayan olaylar zincirinde, aniden bastıran yağmur nedeniyle bir süre araç içinde beklemek zorunda kaldı. Temizlenen koltukların daha hızlı kuruması için aracı çalıştırıp kaloriferi açan Kurt, kapalı ortamda biriken kimyasal buharlara maruz kaldı ve uyuyakaldı.

Yaklaşık iki saat boyunca çalışan araç içinde kalan Kurt’un, bu süreçte hem temizlik sırasında kullanılan kimyasalların buharlarını hem de eski model araçtan sızdığı düşünülen karbonmonoksit gazını soluduğu değerlendirildi. Olaydan sonra ilk etapta ciddi bir belirti hissetmeyen Kurt, evine dönüp günlük yaşamına devam etti. Ancak ertesi gün şiddetli sırt ağrısıyla fenalaşarak hastaneye kaldırıldı ve durumu hızla kötüleşince entübe edildi.

Yoğun bakımda iki gün kalan Kurt’un hayati tehlikeyi atlattığı belirtildi. Ancak serviste uyandığında görme yetisinin büyük ölçüde zarar gördüğünü fark etti. Yapılan değerlendirmelerde kapalı alanda kimyasal buhar ve karbonmonoksit etkisine bağlı ciddi bir toksik zehirlenme geçirdiği tespit edildi.

Tedavi süreci devam eden Kurt, Eskişehir’e taşınarak Eskişehir Şehir Hastanesi’nde yoğun tedavi altına alındı. Uygulanan kortizon tedavisi sonrası motor fonksiyonlarında kısmi iyileşme sağlanırken, görme kaybı da sınırlı düzeyde toparlandı; sol gözde yaklaşık yüzde 5, sağ gözde ise yüzde 2 seviyesine ulaştı.

Yüzde 90 oranında görme engelli kalan iki çocuk babası Yasin Kurt, yıllardır çalışmayı ve üretmeyi bırakmadığını belirterek yeniden çalışabileceği bir iş bulmak istiyor.

ÖLÜM KALIM SAVAŞI VERDİ

Yasin Kurt, 2024 yılının Kasım ayında Sakarya'da yaşanan olayın başlangıcını, araba içindeki o kritik iki saati ve hastanede ölüm kalım savaşı verdiği anları şu sözlerle aktardı:
"Olay 2024 yılının Kasım ayında gerçekleşti, neredeyse iki yıl olacak. Hava kapalıydı ve yağmur yağmak üzereydi. Ben de detaylı temizliği çok sevdiğim için kendi aracımın koltuklarını temizleme kimyasallarıyla silmeye başladım. Kadınlar evlerini nasıl titizlikle temizlerse, erkekler de arabalarına öyle detaylı temizlik yapar. Koltukları silmeyi bitirdiğim esnada yağmur başladı. Sitenin içine koşturup girmek yerine arabanın içinde kalmayı tercih ettim. Islak koltukların kuruması için de aracı çalıştırıp kaloriferi açtım. Normalde uyku problemi olmayan biri olmama rağmen, o gün aracın içinde yaklaşık bir iki saat uyumuşum. O dönemde hemoroide bağlı olarak kan değerlerimde de ciddi bir düşüklük vardı. Uyandıktan sonra eve çıkıp duşumu aldım, her şey rutin görünüyordu. Ancak ertesi gün sırtımda, sanki iki tane hançer saplanmış gibi çok şiddetli bir acı hissettim. Eşime hemen hastaneye gitmemiz gerektiğini söyledim. Kendimde ne olduğunu, ne yaşadığımı o an hiç tahmin edemedim. Hastaneye ulaştığımızda beni çok acil bir şekilde entübasyona aldılar, çünkü artık nefes alamaz hale gelmiştim. Yapılan ilk teşhiste, kandaki oksijen ile azotun yer değiştirdiği ve toksik zehirlenme yaşadığım belirlendi."

DOKTORLAR "BU ADAM YAŞAMAZ DEDİLER"

Doktorların yaşama ihtimaline yüzde 1 dediği Kurt, hastane süreciyle alakalı, "Sakarya Araştırma Hastanesi'nde iki gün boyunca entübe olarak kaldım. Doktorlar aileme, ‘Bu adam yaşamaz, yüzde 99 ihtimalle bir daha uyanamaz' demişler. Ancak Allah'ın hikmetiyle, Rabbim beni iki evladıma bağışladı. O ‘ol' derse her şey oluyor. Uyandığımda ilk etapta her yeri bembeyaz görüyordum. Gözlerimde ciddi bir sıkıntı vardı ve vücudumun her yerinde eşek arısı sokuyormuş gibi büyük bir acı hissediyordum, hareket kabiliyetim son derece sınırlıydı. 40 yaşıma kadar hastane ortamına hiç alışmadığım için orada daha fazla kalamadım ve evimize döndük" dedi.

Eskişehir'deki kortizon tedavisi sonrasındaki mevcut durumuna, engel oranına ve iş hayatına geri dönme arzusuna değinen Kurt, "Daha sonra tedavi sürecine Eskişehir'de devam etmek amacıyla annemle birlikte buraya geldik. Eskişehir Şehir Hastanesi'nde on gün boyunca yoğun bakımda kortizon tedavisi gördüm. Bu tedavi, vücudumdaki hareket kabiliyetini belli bir ölçüde artırdı ancak görme kaybım o dönemde tamamen sıfıra inmişti, hiçbir yeri göremiyordum. Kortizon tedavisinin tamamlanmasının ardından görme yetim yavaş yavaş geri gelmeye başladı. Şu an sol gözümde yüzde 5, sağ gözümde ise yüzde 2 oranında bir görme kapasitesine sahibim. Bu süreç ileriye dönük olarak daha iyiye gitme eğilimi gösteriyor. Netice itibarıyla şu an yüzde 90 görme engelliyim. Aradan geçen bir buçuk yıllık süreçte çalışamadım, maluliyet emekliliği gibi belli durumlar gündeme gelse de ben henüz 45 yaşındayım. Kendimi 45 yaşından çok daha verimli ve dinamik hissediyorum. Ben çalışmayı, üretmeyi seven bir adamım. Ekonomik olarak çalışıp, emeğimin karşılığını hak ederek kazanmayı, aileme destek olmayı ve kendi adıma bir şeyler başarmayı istiyorum, hayatımı pasif şekilde sürdürmek için henüz çok erken olduğunu düşünüyorum. Şu aşamada tedavisel boyut tamamlandığı için ağırlıklı olarak vitamin destekli bir tedavi alıyorum. Vücudumun kendini yenilediğini hissedebiliyorum ve her geçen gün daha iyiye gittiğimi biliyorum. Eğer evde oturmak ya da dışarıda amaçsızca gezinmek yerine aktif bir şekilde çalışıp üretebilirsem, psikolojik olarak bu durumun iyileşme sürecimi çok daha fazla hızlandıracağına inanıyorum. Elhamdülillah bugün dünden daha iyiyim ve gelecekte çok daha iyi olacağımı biliyorum. Tıbbın da cevap veremediği, yanıldığı birçok durum olabiliyor. İnsanların fiziksel yapıları ve dirençleri çok farklıdır, ben de güçlü bir yapıya sahibim, iyileşiyorum ve gittikçe daha da iyi olacağıma inancım tamdır" diye konuştu.

Kaynak: İhlas Haber Ajansı