Eskişehir'de her sabah aynı manzara: 56 yaşındaki adamı görenler yaptığına anlam veremiyor
Eskişehir'de her sabah aynı manzara: 56 yaşındaki adamı görenler yaptığına anlam veremiyor
İçeriği Görüntüle

Eskişehir’de İstiklal Mahallesi’ndeki Reşadiye Camii çevresinde yaklaşık 45 yıldır esnaflık yapan elektrikçi ve önceki dönem Elektrikçiler Odası Başkanı olan Ahmet Namık Akdoğan, çıraklık yıllarından bugüne çarşıda yaşanan değişime tanıklık etti. Bir dönem at arabalarının beklediği, nalbantların çalıştığı ve köylerden gelen vatandaşların alışveriş yaptığı bölgede mesleğini sürdüren Akdoğan, esnafın birbirine duyduğu güveni ve kurduğu dayanışmayı anlattı. Yaklaşık 15-20 esnafın her ay birer çeyrek altın koyarak birbirlerinin ihtiyaçlarını karşılamasına yardımcı olduğunu belirten Akdoğan, eski komşuluk ilişkilerini özlediğini söyledi.

Eskişehir’de 45 Yıllık Esnaf Mahallenin Değişimini Anlattı” Çeyrek Altınla Destek Olurduk Birbirimize”1

“Esnaflığı o zamanki abilerimizden öğrendik”

Çarşıyla bağının çocukluk yıllarında başladığını ifade eden Akdoğan, 1979’da meslek lisesinin elektrik bölümünü kazanmasının ardından yaz tatillerinde ustalarının yanında çalıştığını belirtti. Okulda öğrendiklerini çıraklık yaparak pekiştirdiğini anlatan Akdoğan, şu ifadeleri kullandı:
“Dayılarım da bu çarşıda esnaflık yaptığı için çocukluğumuzdan bu yana hep buradaydık. Esnaflığı o zamanki abilerimizden, esas ahi dediğimiz insanlardan öğrendik. Okul okuyorduk, yaz tatillerinde de mesleğimizi pekiştirmek için bir ustanın yanında çıraklık, kalfalık yapıyorduk. Sonradan bunun çok faydasını gördük.”
Çarşının yıllar içinde değişmesine rağmen bölgeden kopamadığını söyleyen Akdoğan, “Hayatımız hâlâ burada. Dostlarımız, abilerimiz, kardeşlerimiz, evlatlarımız bu çevrede. Komşularımızdan vefat edenler, dükkanını kapatanlar, emekli olanlar oldu. Kalan komşularımızla birlikte hayatımızı bu çarşıda geçiriyoruz” dedi.

“Mahallenin o havası zamanla değişti”

Bugün alışveriş için kullanılan sokakların geçmişte çift yönlü araç trafiğine açık olduğunu anlatan Akdoğan, köylerden gelen otobüslerin de bu bölgeye ulaştığını belirtti. Vatandaşların Reşadiye ve Taşbaşı çevresinde ihtiyaçlarını karşılayıp köylerine döndüğünü ifade eden Akdoğan, şöyle konuştu:
“Bu sokak o zaman çift yönlü trafiğe açıktı. Caminin oradan sola dönüp İki Eylül Caddesi’ne geçerdik. Köşede at arabaları dururdu. Köylerden gelen vatandaşlarımız burada otobüslerinden iner, Reşadiye ve Taşbaşı’nda alışverişlerini yapıp köylerine dönerdi.”
Çarşıda nalbantların, marangozların, kaynakçıların ve demir doğramacıların bulunduğunu söyleyen Akdoğan, “Burada körüklerden çıkan kömür kokusu yayılır, çekiç sesleri duyulurdu. İnşaatlarda kullandığımız aletlerin uçları da o körüklerde dövülerek hazırlanırdı. O günün atmosferi, muhabbeti, hoşgörüsü başkaydı. Eski toprak dediğimiz büyüklerimiz birer birer vefat etti, o hava da zamanla değişti” ifadelerini kullandı.

“Her ay bir çeyrek altın koyardık”

Geçmişte esnaf arasındaki dayanışmanın alışverişin ötesine geçtiğini anlatan Akdoğan, ihtiyaçların karşılanması için kendi aralarında bir sandık oluşturduklarını belirtti. Esnafın bu birikimle işini sürdürdüğünü söyleyen Akdoğan, şunları kaydetti:
“15-20’ye yakın esnaf, her ay birer çeyrek altın koyardık. Sıra kime gelirse o altınlarla malzemesini alır, işini görürdü. Araba alan da olurdu. Bir anlamda kredi gibiydi. O zaman söz senetti. İnsanlar birbirine güvenirdi, şimdi o güven azaldı.”
İletişim imkânları sınırlı olsa da yüz yüze sohbetin daha fazla olduğunu dile getiren Akdoğan, “İlk çağrı cihazları çıktığında belimize takardık. Dükkândaki arkadaş mesaj bırakır, biz de dükkâna gelirdik. Cep telefonları yoktu. O dönemlerin huzuru, muhabbeti başkaydı. İnsanlar karşılıklı oturur, sohbet ederdi” dedi.

Eskişehir’de 45 Yıllık Esnaf Mahallenin Değişimini Anlattı” Çeyrek Altınla Destek Olurduk Birbirimize”

“Vatandaşların ihtiyacını karşılayabildiği bir bölge olmayı sürdürüyor”

Bölgedeki bazı mesleklerin zamanla sanayi sitelerine taşındığını, bazı iş kollarının ise azaldığını belirten Akdoğan, geçmişte hububatçıların, bakliyatçıların ve yumurtacıların çarşıda önemli yer tuttuğunu söyledi. Köylerden gelen vatandaşların konakladığı hanları ve dericilerin çalıştığı yerleri de hatırlayan Akdoğan, bölgenin bugün farklı ihtiyaçlara cevap verdiğini anlattı.
Sağlık ocağının açılmasıyla eczanelerin arttığını, hac ve umre organizasyonu yapan iş yerlerinin de bölgede yoğunlaştığını ifade eden Akdoğan, “Sanayi işleri EMKO’ya, Teksan’a ve büyük sanayiye taşınmış olsa da vatandaşlar küçük işlerini hâlâ çarşıda görebiliyor. Elektrikçiler, kamera sistemi işi yapanlar, inşaat malzemesi satanlar var. Lokantalar, kuruyemişçiler çalışmaya devam ediyor. Reşadiye ve Taşbaşı, vatandaşların pek çok ihtiyacını karşılayabildiği bir bölge olmayı sürdürüyor” diye konuştu.

“O uzun soluklu muhabbetler bitti”

Dükkânların geçmişe göre daha sık el değiştirdiğini belirten Akdoğan, bu durumun esnaf arasındaki ilişkileri de etkilediğini söyledi. Uzun yıllar aynı yerde çalışan esnafın birbirini daha yakından tanıdığını dile getiren Akdoğan, şu ifadeleri kullandı:
“Eskiden bir esnaf 20, 30, 40 sene devam edebiliyordu. Şimdi bazen gezerken bakıyorum, burada bir dükkan vardı, gitmiş, yerine başka bir şey gelmiş. Hızlı bir dönüşüm var. Sabah kapımızın önünü süpürürken yine birbirimize merhaba diyoruz, hayırlı işler diliyoruz, yardımcı oluyoruz ama o uzun soluklu muhabbetler bitti.”
Esnaflıkta ahilik kültürünün yaşatılması gerektiğini vurgulayan Akdoğan, “Birbirimize güvenmemiz, birbirimize sahip çıkmamız lazım. Sadece Türkiye değil, dünya büyük bir değişim içerisinde. Bizim de kendi kültürümüzü, örf ve âdetlerimizi yaşatarak o birlik, beraberlik ve kardeşlik ortamını yeniden yakalamamız lazım” dedi.

Kaynak: Eskisehir.net Haber Merkezi