Eskişehir’de ticari faaliyetlerini sürdürmek için finansmana ihtiyaç duyan bazı esnafın, araç alım satımı görüntüsü altında senetlerle borçlandırıldığı ve ödemelerine rağmen borçlarının sona ermediği iddia edildi. Avukat Tenzile Samut, söz konusu yöntemin tefecilik, nitelikli dolandırıcılık ve tehdit gibi suçları içerebileceğini belirterek konunun araştırılmasını istedi. Mağdur olduğunu öne süren bir esnaf da yaşadığı süreci anlatarak yetkililerden müdahale beklediğini dile getirdi.
Avukat Tenzile Samut, “Finansa erişmekte zorlanan vatandaşlarımız ve esnafımız, son dönemde organize bir şekilde işletilen ‘araç satışı görünümlü senet ve icra sistemi’ nedeniyle büyük bir mağduriyet yaşamakta, iflasa ve yıkıma sürüklenmektedir. Mağdur anlatımlarına ve adli makamlara yansıyan somut verilere göre sistem şu şekilde işlemektedir: Ekonomik durumu kötü olan vatandaşlar ve ihtiyaç sahibi esnaf hedef alınarak ‘galericilik’ adı altında, ortada gerçekte var olmayan araçların satışı yapılıyormuş gibi gösterilmektedir. Bu yöntemle mağdurlara vadeli senetler imzalatılarak borçlandırılmakta; akabinde borçların zamanında ödenmediği ve zarara uğranıldığı iddiasıyla birebir faiz işletilerek açıkça tefecilik suçu işlenmektedir. Nitekim bu yöntemle 1,5 milyon TL’lik bir ihtiyaç için 5 milyon TL ödeyen, 3 milyon TL’lik borç için 15-20 milyon TL borçlandırılan çok sayıda esnafımız bulunmaktadır. Bu bir ticari ilişki değil, Türk Ceza Kanunu’nun 241. maddesinde tanımlanan tefecilik faaliyetidir. Sürecin devamında mağdurlardan yapılan ödemeler hiçbir açıklama yazdırılmadan tahsil edilmekte, ardından aynı borçlar mükerrer olarak yeniden tahsil edilmeye çalışılarak nitelikli dolandırıcılık suçuna imza atılmaktadır. Vatandaşların iş yerlerine ve dükkanlarına icra takipleri başlatılmakta, ‘icraya geleceğiz’ mesajlarıyla tehdit ve baskı aralıksız sürdürülmektedir. Burada en vahim husus ise sürecin adliye ve icra ayağıdır. İcra müdürlüğünde görevli bazı memurlar, avukatlık vasfı bulunmayan kişilerin icra mahallinde yer almasına ve icra tutanaklarına imza atmasına müsaade etmektedir. Haciz baskısı altında borçluların çaresizliğinden yararlanılarak kanuna ve tarifeye aykırı fahiş ‘vekalet ücretleri’ ve masraflar talep edilmekte, borç katlanmaktadır. Cebir ve tehdit altında esnafa ‘teminat senedi’ adı altında usulsüz şekilde yeni senetler tanzim ettirilmekte ve bu senetler tekrar icraya koyularak yağma suçu işlenmektedir” diye konuştu.

“Yetkili kurumları göreve davet ediyoruz”
Avukat Samut “Bu eylemler yalnızca tek bir ille sınırlı kalmayıp, Türkiye'nin farklı illerinde de sürdürülmekte; mağdur sayısı her geçen gün artmaktadır. Hatta eylemler öyle bir boyuta ulaşmıştır ki, usulsüzlüklerin ve suçların üzerini kapatmak, dosya takibini engellemek amacıyla dosyanın avukatına dahi gece-gündüz mesaj ve aramalarla tehditler savrulmaktadır. Yetkili kurumları göreve davet ediyoruz. Ticaret Bakanlığı ve MASAK’ın bu al-sat görünümlü finans modelini, Adalet Bakanlığı ve Cumhuriyet Başsavcılıklarımızın aynı yöntemle açılmış icra dosyalarını, Barolar Birliğimizin ise icra mahallerine avukat sıfatıyla giden yetkisiz kişileri ve dayatılan fahiş vekalet ücretlerini incelemesini talep ediyoruz. Bizler tehdide boyun eğmiyor, devletimize sığınıyoruz. Hiçbir ailenin ocağının daha sönmemesi için bu mücadelenin takipçisi olacağız” ifadelerini kullandı.
“Ailemle ve işletmemle tehdit edildim”
Eskişehir’de esnaflık yaptığını belirten Z.E. yaşadıklarını şöyle anlattı: “Eskişehir’de ticari faaliyette uğraşıyorum, esnafım. Bu ticari faaliyetlerimi sürdürebilmem için bankalardan kredi kullanamadığım için bu halk tabiriyle tefeciden, arkadaştan hayali araç almaya başladım, senet karşılığında. Bu aldığım araçları senet karşılığında kendileri bozarak bana atıyorum 1 milyonluk aracın karşılığında 700 bin lira gibi bir para verip üzerine 500-600 bin lira daha koyup aşağı yukarı 700-800 bin para için 1.500-1.600 civarında senet alarak bu şekilde bu adamlarla ticarete başladık. Birkaç defa aldım. Ondan sonra ben bunlara ödedikçe ödedim sürekli ama bu adamlara karşı sürekli hiçbir borcum bitmedi. Üç aldım, beş ödedim, hala dediler ki gününde ödemedin, şu kadar zararımız var, bu kadar zararımız var. Bu işler böyle uzun bir süre devam etti. Bu adamlar beni sürekli tehdit etti. İşletmeme başkalarını göndererek, eşimle, ailemle sürekli tehditler yaşadım. Bunlarla ilgili her türlü kanuni yollara başvurdum ama aşağı yukarı 3-4 aydan beri herhangi bir işlem yapılmadı. Şu anki talebim, bu insanlar hala elini kolunu sallaya sallaya geziyorlar ve hala benim işletmemin etrafında dolaşıyorlar. Hala personelleriyle ya da bir başkalarıyla haber gönderiyorlar. Benim bildiğim kadarıyla yani ifadelerde gördüğüm kadarıyla 15-20 tane mağdur var. Bu insanları da korkutarak şikayetlerini geri çektiriyorlar. Devletin bir an önce müdahale etmesini bekliyorum.”





