1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü kapsamında sendikalar ve sivil toplum kuruluşlarının katılımıyla düzenlenen yürüyüşte yüzlerce kişi Hatboyu’ndan Cumhuriyet Meydanı’na yürüdü. Yağışlı havaya rağmen geniş katılımın olduğu etkinlikte emek, adalet ve eşitlik talepleri öne çıktı. Etkinlik, İnşaat Mühendisleri Odası Eskişehir Şubesi bünyesindeki Hayattan Sesler Korosu’nun dinletisiyle tamamlandı.

1 mayıs-1

"Kol kola mücadeleye devam"

Cumhuriyet Meydanı’nda gerçekleştirilen etkinlikte konuşan Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkanı Ayşe Ünlüce emek ve dayanışma vurgusu yaptı. Ünlüce, "Sevgili emekçiler, bugün hem ülkemizde hem dünyanın dört bir yanında meydanlarda, yollarda, sokaklarda emekçiler haklarını arıyor. Bugün yağmurda, Cumhuriyet Meydanı'nda bu güzel kalabalıkla tüm ülkeyi selamlıyoruz. Asgari ücretin 28.000, açlık sınırının 35.000, yoksulluk sınırının 100.000'in üzerine dayandığı günlerde bu dayanışma çok önemli. Bizler emeği, dayanışmayı büyütmek için her 1 Mayıs'ta kol kola mücadelemize devam edeceğiz. Yaşasın 1 Mayıs! Yaşasın Emek ve Dayanışma Günümüz! Sevgiyle selamlıyorum" dedi.

1 mayıs-2

"Yaşasın 1 Mayıs"

Türk-İş Eskişehir Şube Başkanı Orhan Demir ise şu ifadeleri kullandı: “Değerli emekçiler, kıymetli emek dostları, konfederasyonumuz Türk-İş adına hepinizi sevgiyle, saygıyla selamlıyorum. 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü’müz kutlu olsun. Bugün burada neden toplandık? Vergide adaletsizliğe, hayat pahalılığına, yoksulluğa ve işsizliğe, taşeron çalıştırmaya, çocuk işçiliğine, kadına yönelik şiddete hayır demek için toplandık. Hayır demek için toplandık. Bugün burada örgütlenmenin önündeki engelleri kaldırmak, güvenceli çalışmak, hakkımızı savunmak, işçinin, emekçinin, emeklinin insan onuruna yakışır bir hayat sürmesine evet demek için toplandık. Evet demek için toplandık. Bu duygu ve düşüncelerle hepinizin 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü’nü bir kez daha kutluyorum. Yaşasın 1 Mayıs.”

1 mayıs-4

"Erişilebilirlik hakkımızı istiyoruz"

Eskişehir Engelli Dayanışma Ağı temsilcisi Gül Çandır Saç ise, erişilebilirlik sorunlarına dikkat çekerek, “Bugün 1 Mayıs ve biz buraya erişirken türlü zorluklarla geldik ve erişemedik. Bunu da belirtmek istiyorum. İşçinin ve emekçinin bayramı. Bizler bugün engelli işçiler ve kimlikleri nedeniyle ötekileştirilen tüm emekçiler için buradayız. Öncelikle şunu sormak istiyoruz. Kör işçiler bu miting alanına nasıl gelecek? Bir bakın ayaklarınızın altına. Sarı kılavuz çizgiler var mı? Toplu ulaşımda ve trafik lambalarında kesintisiz sesli sistem var mı? En temel insan hakkı olan erişim sağlanana kadar körler yoktur, körlerin çalışma hakkı yoktur mu diyeceğiz? İş yerlerinde rampa yaptırmak dahi gündeme alınmazken tekerlekli sandalye kullanan işçiler, yürüme güçlüğü yaşayan işçiler yok mu diyeceğiz? Biz fotoğraf çekilmek değil, erişilebilirlik hakkımızı istiyoruz. Bugün burada rampa da yok, işaret dili çevirmeni de yok. Ne yazık ki ve ne yazık ki farkında olarak veya olmayarak sağır ve tekerlekli sandalye kullanan işçileri bunları yapmayarak dışlamış oluyoruz. Engelli istihdamı hâlâ bir yük olarak görülüyor. Engelli işçinin emeği sistematik biçimde yok sayılıyor. Sağlamcılık bir ayrımcılık biçimi olarak ideal bir beden kurgusu dayatıyor. Engelli işçilere yapamayacakları işler yükleniyor, erişilemez mekanlar dayatılıyor. Türlü bahanelerle en kolay işten çıkarılan, en kolay mobbinge maruz kalan özneler hâline getiriliyor. Sadece engelliler değil; kronik hastalar, yaşlılar ve nöroçeşitli bireyler de bu sağlamcı baskıyı ve mobbingi yaşıyor. Tüm işçiler, hepiniz sağlık haklarını kullanın. Çünkü bunun adı sağlamcılıktır. Çünkü kapitalizm sağlamcıdır" diye konuştu.

1 mayıs-3

Kaynak: Seren Çatalçam