Köprübaşı’nda toplanan Emek ve Demokrasi Platformu, Yediler Parkı’na yürüdü. Platform adına basın açıklamasını Ali Paşa Şanlı okudu.

Ali Paşa Şanlı, "AK Parti iktidarı, önceki 23 yıllık iktidarında olduğu gibi bugün de kadınlara karanlık, gençlere geleceksizlik, emekçilere ise yoksulluk ve sefalet ücreti dayatmaya devam ediyor. 2025’in ilk altı ayında ise işçiler, emekçiler, emekliler ve işsizler; fahiş zamlar, düşen alım gücü, borçla ayakta kalma savaşı ve açlık sınırının bile altında bir ücretle geçinmeye çalışmaya devam etti.
Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı'nın tanımına göre asgari ücret; *“İşçinin gıda, konut, giyim, sağlık, ulaşım ve kültür gibi zorunlu ihtiyaçlarını günün fiyatları üzerinden asgari düzeyde karşılamasına yetecek ücret”*tir.
Fakat Büro Emekçileri Sendikası Araştırma Merkezi (BESAR) Haziran ayı verilerine göre;
Dört kişilik bir ailenin açlık sınırı: 35.254 TL,
Yoksulluk sınırı: 85.135 TL,
Bekâr bir çalışanın yaşama maliyeti: 52.591 TL’dir.
Yani ülkenin yarısından fazlası açlık ve sefalet ücretiyle geçinmeye çalışıyor.
Çizdiğimiz bu tablonun sorumlusu olan Erdoğan-Şimşek ekonomi programı; bugün taban ücret olmaktan çıkıp ortalama ücret halini almış ve ülkede çalışan kesimin büyük bir kısmını doğrudan etkileyen asgari ücret zammını, 2025’i “enflasyonla mücadele yılı” ilan ederek, “ücretlerin enflasyonu artırdığı” bahanesiyle milyonları açlığa mahkûm etmenin bir aracı olarak kullanıyor.
Fakat biz biliyoruz ki: Enflasyonu yaratan işçilerin ücretleri ve emeklilerin aylıkları değil, AK Parti iktidarının teşvikleriyle beslediği patronların bitmek bilmeyen kâr hırsıdır!
İnsanca yaşamak ve haklarımızı kazanmak için işçiler, köylüler, emekliler, tüm emekçiler olarak birleşerek mücadele etmekten başka bir yol yok!
Sendikaların toplu sözleşme taslaklarının oluşturulmasından, farklı iş kollarındaki ücret pazarlıklarına ve emekli maaş zamlarına kadar; asgari ücret her zaman bir referans noktasıdır.
Bu nedenle, asgari ücret ülkedeki tüm işçilerin önümüzdeki dönem yaşam koşullarını belirleyen ücret pazarlıklarını doğrudan etkiler.
Asgari ücrete Temmuz’da insanca yaşanabilir bir zam demek; kamu işçilerinden TİS süreci yaklaşan metal işçilerine, emeklilerden diğer tüm üretim kollarına kadar, işçi ve emekçilerin refahı ve ücretlerinin artmasının ön ve temel koşuludur.
O yüzden asgari ücret halkın tamamını ilgilendirir!
Grev hakkı kısıtlanmış, sendikaları zayıflatılmış, örgütsüz bir işçi sınıfı; sermaye ve onun siyasal iktidarı tarafından sefalet ücretine daha kolay mahkûm edilir. İşçiler, tarih boyunca elde ettikleri en ufak kazanımı bile ancak kendi mücadeleleri ve bu mücadeleyi mümkün kılacak örgütlülükleri sayesinde elde edebilmiştir.
Bu nedenle işçi ve emekçiler, insanca yaşanacak bir ücret için ayağa kalkmadıkça ve ücret mücadeleleri birleşmedikçe, hiçbir ücrete zam gelmez; asgari ücret yükselmez.
Uydurma enflasyon hedefinin asgari ücret çıtası olarak belirlenmesi ve asgari ücretin yılda bir kez belirlenmesi, on iki aylık soygun ve sefalet demektir.
Asgari ücretin ortalama ücrete dönüştüğü hesaba katıldığında, bu durum tüm emekçiler için sefalet anlamına gelmektedir.
Bir avuç sömürücü adına iktidarı yürütenlerin, emekçilerin yüzünü güldürecek bir ücret belirleyemeyeceği açıktır.
Bu nedenle: Asgari ücret, Anayasa’da yer aldığı şekilde insanca bir yaşamı sağlayacak düzeye çekilmeli, enflasyondan kaynaklı tüm kayıplar ay ay telafi edilmelidir.
İşçilerin emeğiyle, kanıyla, canıyla büyüyen ekonomiden tüm çalışan ve emeklilere refah payı garanti edilmelidir.
Açgözlü sermayenin ihtiyaçlarını çoğulculuk kisvesi altında meşrulaştırmaya çalışan anti-demokratik komisyon yapısı değişmeli; çalışanların yarısına ulaşan asgari ücretlilerin seslerini doğrudan duyuracağı gerçek bir sözleşme yapısına geçilmelidir.
Tekel kârlarıyla, teşviklerle, vergi muafiyetleriyle semiren patronlardan servet vergisi alınmalıdır.
Açlığa mahkûm edilen emeklilerin ücretleri derhal artırılmalıdır.
BESAR'ın verileri yol gösteriyor: Temmuz ayından geçerli olmak üzere, en düşük aylık ücret derhal açlık sınırının üzerine çıkarılmalı, ardından yoksulluk sınırının üzerine çıkarılması için yasal düzenleme yapılmalıdır." dedi.





