Eskişehir Diş Hekimleri Odası seçimlerinde aday olan Sinem Aydınmakina, mevcut yapıyı eleştirerek daha şeffaf, kapsayıcı ve çözüm odaklı bir yönetim hedeflediklerini söyledi. Aydınmakina, “Aslında bir günde alınmış bir karar değil, köklü bir vefa borcu. Babamın ve dayımın meslekte 35’er yıllık tecrübesi mevcut. Ben bunun gölgesinde büyüdüm ve 25 yıldır da bu mesleği icra ediyorum. Mesleğimizin bugün geldiği noktada sahada yaşanan yalnızlık idari ve mali krizleri gördükçe artık taşın altına elimizi koyma vaktinin geldiğini anladık. Biz sadece bu günü kurtarmaya değil köklü mirası modern bir vizyonla geleceğe taşımak için aday olduk” diye konuştu.
“Şeffaf bütçe dönemi”
Aydınmakina, “İlk işimiz şeffaf bütçe dönemi başlatmak olacak. Meslektaşlarımızı dişinden tırnağından artırarak ödediği aidatların nereye harcandığını herkes kuruşu kuruşuna bilecek. Oda kasasından kişisel ağırlama restoran veya konaklama giderlerine o gün son vereceğiz. Bu bütçeyi derhal üyelerimizin hukuki kalkanı ve mesleki eğitim fonlarına harcayacağız yani ilk icraatımız aidatları üyelere hizmet ve güvence olarak geri döndürmek olacak” dedi.
“Paylaşarak büyüyeceğiz”
Aydınmakina, “Kapsayıcı ulaşabilir ve bürokrasiden uzak bir yönetim anlayışımız olacak odamızın bir onay veya ceza makamı olarak görmekte çıkarıp meslektaşımızın çözüm ortağı yapacağız. Ayrıca Kütahya ve Bilecik gibi illerimizi de sadece oy ve aidat deposu gören üstenci bakış açısını değiştireceğiz. Üye sayısının yettiği ilk anda da kendi odalarını kurmalarını sağlayacağız buna öncülük etmek istiyoruz. Gücü tekelinden toplayarak değil paylaşarak büyüyen bir oda olacağız” diye konuştu.
“En büyük sorun yalnızlık”
Aydınmakina, “Diş hekimlerinin en büyük sorunu bence yalnızlık. ben sahada yıllarca çalışan bir hekim olarak her zaman kendimi yalnız hissettim ve benim gibi düşünen o kadar çok meslektaşım var ki tabi bu bir yandan idari cezaların yarattığı bir takım baskılar, hukuki baskılar diğer yanda haksız rekabet ve artan maliyetler bu yalnızlık ortamında açıkcası daha da yalnız hissettirdi. Bu yalnızlığa son vermek için senin odan senin gücünle ortaya çıktık. Özellikle hukuki rehberlik komisyonumuzda teknik danışmanlık hizmetlerimizde meslektaşlarımızın arkasında gerçek bir dağ olacağız” ifadelerini kullandı.
“Genç meslektaşlarımıza akademi ortamı sunacağız”
Aydınmakina, “Genç meslektaşlarımız maalesef geleceğe ve mesleğe büyük ekonomik kaygılarla büyük tecrübe açlığıyla başlıyor. Çoğu dev yapının içinde emeklerinin karşılığını alamadan çalışmak zorunda kalıyor. Biz odayı gençlerimiz için yaşayan bir gelişim merkezine dönüştürmeyi amaçlıyoruz. Düzenli cerrahi eğitimler, güncel tedavi yaklaşımları ve seminerlerle akademi ortamı sunacağız. klinik açmak isteyen gençlerimize ücretsiz teknik ve mevzuat danışmanlığı vererek bürokrasi yüklerini omuzlarından alacağız” dedi.
“Mücadele edeceğiz”
“Özel ve kamu arasında bir denge değil iki taraf içinde tükenmişlik söz konusu” diyen Aydınmakina, “Kamudaki meslektaşlarımızda inanılmaz bir hasta yükü ve performans baskısı ve mobbing altında eziliyor. Özel sektördeki hekimlerimizde haksız rekabet ve ayakta kalma savaşı veriyor. Oda bu iki kutbu ayıran değil birleştiren bir çatı olmalı bence. Kamudaki hekimimiz özlük hakları ve çalışma standartları içinde özeldeki hekimimizinde haksız rekabete karşı korunması içinde aynı sertlikte mücadele edeceğiz” diye konuştu.
“Eşit düzeyde adalet istiyoruz”
Aydınmakina, şu ifadeleri kullandı: “Bizim anlayışımızda muhalefet karalamak değil daha iyisini talep etmektir. En temel eleştirimiz odanın kurumsal yapıdan ziyade küçük bir zümrenin konfor alanına dönüşmüş olmasıdır. Şeffaflıktan uzak bütçe yönetimi, Kütahya ve Bilecik’teki meslektaşlarımızın ihmal edilmesi ve en önemlisi odanın üyesini koruyan bir yapıdan ziyade denetleyen ceza kesen devlet dairesi gibi soğuklaşmasıdır. Biz bu buzları eritmeye odayı gerçek sahibine yani meslektaşlarımıza geri vermek için geliyoruz. İlk katıldığımda bu yarışa demokratik ortamda olması için elimden gelen her şeyi yaptım. Her ziyaret ettiğim meslektaşımda etik kuralları koruyarak açıkcası seçim çalışmalarını gerçekleştirdim. Lakin gördüğüm şu, yönetimdeki arkadaşlarımız duyumlarım ve bazı şahit olduğum olaylar karşısında bunu net söyleyebilirim ki: ‘Sinem Hanım’ın yanında duruyorsanız eğer o zaman biz seçilirsek bundan sonra ona göre daha farklı olur’ gibi mobbing uygulamaları, aba altından sopa göstermeleri, bunlar tabii meslektaşlarımızı üzen şeyler. Hepimiz diş hekimiyiz, hepimizin sorunları aynı, sektörde hepimizin birbirine ihtiyacı var. O gün sandık açıldığında ben kazansam da bana oy vereni de vermeyenide kucaklayacağım. Bu bir ayrım ikilem değil. Ben kesinlikle bu anlayışla yola çıktım. Birlik ve beraberliği bütün haline getirmek için. Adaylığımı koymamdaki en büyük amaç buydu. Adalet istiyoruz herkese eşit düzeyde. Seçilsem de seçilmesem de yine meslektaşlarımı aynı şekilde kucaklayacağım. Şu an yönetimdeki arkadaşlardanda demokratik anlamda bu anlayışı beklerdim. Yönetimimi yarın açıklayacağım. Mesleğimizi bir adım öne götürmek için buradayız. Bu gönüllülük meselesi manevi olgunlukla yapılabilecek bir şey. Herkese başarılar diliyorum.”





