Eskişehir’de, Büro Emekçileri Sendikası ile Tüm Emeklilerin Sendikası temsilcileri, ekonomik koşullara ve TÜİK verilerine ilişkin açıklamalarda bulundu.

Eskişehir Emekli (2)

“TÜİK’in sahte rakamlarını tanımıyoruz”

Büro Emekçileri Sendikası Eskişehir Şube Başkanı Ayhan Gürler, kamu emekçilerinin üretilen her değerde emeği olduğunu vurgulayarak, kamu hizmetini ayakta tutan emekçilerin yoksulluğa ve güvencesizliğe mahkûm edilmesini reddettiklerini söyledi. Gürler, ücretlerin enflasyon karşısında hızla eridiğini, alım gücünün bilinçli politikalarla yok edildiğini ifade etti.

“TÜİK’in sahte rakamlarını tanımıyoruz” diyen Gürler, pazarda, markette ve faturalarda hissedilen hayat pahalılığı ile açıklanan enflasyon verileri arasında ciddi fark olduğunu söyledi. TÜİK verileriyle yapılan maaş artışlarını meşru kabul etmediklerini belirten Gürler, kamu emekçilerinin sefalet ücreti değil, insanca yaşam koşulları talep ettiğini dile getirdi. Gürler, yoksulluk sınırının üzerinde ücret, ek ödemelerin emekliliğe yansıtılması, vergide adalet, güvenceli istihdam ve grevli toplu sözleşme hakkı çağrısında bulundu.

Eskişehir Emekli (3)

“Sadaka değil, gasp edilen haklarımızı istiyoruz”

Tüm Emeklilerin Sendikası Eskişehir Şubesi Başkanı Ali Paşa Şanlı ise emeklilerin 25 ila 40 yıl çalışarak prim ve vergilerini ödediğini belirterek, yaşanan ekonomik krizin faturasının emeklilere ve emekçilere kesildiğini söyledi. Şanlı, BESAR’ın Aralık ayı verilerine göre açlık sınırının 40 bin liraya, yoksulluk sınırının ise 100 bin liraya yaklaştığını aktardı.

Emekli maaşlarının ve asgari ücretin açlık sınırının altında kaldığını ifade eden Şanlı, “Emekli maaşı 16 bin 881 lira, asgari ücret ise açlık sınırının altına kilitlenmiştir. Cumhurbaşkanı, bakanlar, milletvekilleri ve üst bürokratların maaşları ise bir emekli maaşının 10–14 katıdır. Bu veriler, yaşanan adaletsiz gelir dağılımını açık ve net biçimde göstermektedir” dedi.

TÜİK’in açıkladığı enflasyon oranlarını eleştiren Şanlı, farklı kurumların verileri arasında büyük farklar bulunduğunu kaydetti. Şanlı, en düşük emekli aylığının en düşük memur maaşına eşitlenmesini ve yoksulluk sınırının üzerine çıkarılmasını talep ederek, adaletli gelir dağılımı sağlanana kadar üst düzey kamu yöneticilerinin maaşlarına artış yapılmaması gerektiğini dile getirdi.


Şanlı, son olarak şu ifadeleri kullandı:
“Hiçbir bakanın yetkisi yoktur. Bütün yetki Cumhurbaşkanındadır ve iki dudağı arasındadır. Eğer gerçekten istiyorsa, kararı alsın; açlığı ve yoksulluğu ortadan kaldırsın. Sadaka değil, gasp edilen haklarımızı istiyoruz. 17 milyonu aşkın emeklinin insanca yaşam hakkı ve demokratik Türkiye talepleri yok sayılamaz. Eğer hâlâ “olmaz” diyorsanız; 2026 yılında tüm emekliler ve emekçi kesimler olarak birleşik mücadelemizi büyüterek ve yükselterek alanlarda olacağız. Mutlaka bizler kazanacağız. TÜİK, elini cebimizden çek. Kurtuluş yok tek başına; ya hep beraber ya hiçbirimiz."

Kaynak: Eskisehir.net Haber Merkezi