Eskisehir.net’te yayınlanan “20 Dakika” programında konuşan Adıgüzel, “1988 yılıyla 1996 yılları arasında, o zamanlar bizim Türkiye'de meslek odalarının hepsi dernekti. Mesela odamızın adı Eskişehir Elektrikçiler Derneği'ydi. 1988 yılında genel kurulla geldim. 1996 yılına kadar o dönemin oda başkanıyla beraber çalışmamız da oldu. 1996 yılında dernek başkanımız bana ‘Artık sahaya çıkmanı istiyorum’ dedi. Bende ‘Başkanım, benim yaşım daha küçük, benden oda başkanı olur mu?’ dedim. Velhasıl o zamanlar 3 adayla seçime katıldık. En çok oyu bizim ekibimiz aldı. O zamanlar oda başkanı oldum. 2022 yılına kadar oda başkanı olarak görevimize devam ettik. Meslektaşlarımızın her sorunlarıyla ilgilenen, onların dertleriyle dertlenen, yani biz onlara sadece oda başkanlığı değil, onların bir hizmetkarı olarak hizmet ettik bu kadar dönem içinde. Dolayısıyla arkadaşlarımız her genel kurulda bizlerin oylarını hep artırarak yönetimde, genel kurulları bize tevdi ettiler ve oda başkanı olarak da görevimize bu şekilde devam ettik” ifadelerini kullandı.
“En büyük sorun eleman bulamamak”
Eskişehir’de inşaat sektörünün hareketli olmasına rağmen elektrik sektöründe ciddi bir ara eleman sıkıntısı yaşandığını söyleyen Adıgüzel, “Eskişehir'de inşaat sektörü hızlı. Fakat bizim meslektaşlarımızın çok ciddi bir şekilde eleman sıkıntıları var. Eleman bulamıyoruz. Meslek liselerinde okuyup da stajlarını bizde yapan öğrencilerimiz var. Bu kardeşlerimiz de stajları bittiği zaman meslekleri bırakıyorlar. Farklı bir işlerde çalışıyorlar. Dolayısıyla mesleğimizin devamını ettirecek eleman sayısı az, personelimiz az. Genç nesil çok kolay iş istiyor. ‘Benim cebimde param olsun, kullanmış olduğum telefon en iyisi olsun’ bunun peşinde. ‘Ben bu mesleğime devam edip çok para kazanayım, iyi yerlerde olayım’ düşüncesi yok. Rahat iş arıyorlar. Bizim mesleğimiz inşaat sektörüyle ilgili olduğu için dolayısıyla biraz diğer işlerden farklı, onlara zor geliyor. Aslında zor değil, kolay. Ben 13 yaşımda başladım. Ortaokulu bitirdikten sonra bu mesleğe çırak olarak başladım. Meslekte bu sene benim tam 54. yılım” diye konuştu.
“Teknolojiyi entegre ediyoruz”
Adıgüzel, “Teknoloji hep ilerliyor artık evlerde akıllı ev sistemi oluyor, otomasyon oluyor. Çok da zorluğu yok. Eğer ki o işi severek yapıyorsanız bir sefer yapmış olduğunuz işi, bir sefer yaparsanız ondan sonraki işlerde de hiç zorlanmadan çok kolay bir şekilde yapabiliyorsunuz. Uzaktan kumanda erişimli oluyor. Mesela siz Antalya'ya tatile gittiniz, eviniz boş. Dışarıdan hırsıza karşı kontrol etmek istiyorsunuz. Kamera sistemi var ayrıca, onu görebiliyorsunuz ama bir de ışık sistemiyle dışarıdan girecek olan hırsıza karşı da sanki bu evde birisi yaşıyormuş imajı verebiliyorsunuz. Akşamüstü mesela ne yapıyoruz? Mutfakta yemek yiyoruz değil mi? Antalya'dan mutfağınızın lambasını yakıp söndürebiliyorsunuz. Sonra nereye geçeceksiniz? Oturma odasına geçeceksiniz. Oturma odasının lambasını yakıp söndürebiliyorsunuz. İlerleyen zamanlarda artık yatmak istiyorsunuz, yatak odanızın lambasını yakıp söndürebiliyorsunuz. Kötü niyetli olan kişilere göre sanki bu evde birisi yaşıyormuş imajı verebiliyorsunuz. Akıllı ev sistemleri çok rahat artık, çok kolay. Günümüzde de çok ilerledi” dedi.
“Kablo fiyatları altınla yarışıyor”
Adıgüzel, “Maliyetler esnafı zorluyor. Bizi en çok etkileyen kablo mesela. Bizim tesisatlarda kullanmış olduğumuz kablolarımız sanki altınmış gibi değer kazandı. Altınla yarış yapıyor. Biz bugün bir eğer kablo siparişi verip alacaksak, saat 2 olmadan biz fiyat alamıyoruz. Çünkü bizim bakırımız Londra Borsası'na bağlı. Londra Borsası açıldıktan sonra bize kablo fiyatı veriyor İstanbul'daki imalatçı firmalar, toptancı firmalar” diye konuştu.
“Kayıt dışına mücadelemiz sürecek”
Adıgüzel, “Biz görevdeyken Eskişehir'deki kayıt dışı olanları yok denilecek seviyeye kadar indirmiştik. O zamanlar çok ciddi bir şekilde mücadelemiz vardı. Şimdi elektrik tesisatını yapıyorsunuz, yapmış olduğunuz o binanın abone sicil dosyaları var. Bizim onlarda evraklarımızla, iş başlama iş bitimi evraklarımız var. İşe başladığımız zaman ilk önce başlama bildirimimiz var, onu veriyoruz. Sonra iş bitiyor, onların bir abone sicil dosyası içinde toparlayıp kuruma veriyoruz. Kuruma vermek için de o dosyayı hazırlayan kişinin yetkili olması lazım. Bu kişinin ustalık belgesi olması lazım, vergi mükellefiyeti olması lazım, Eskişehir Elektrikçiler Odası'na kayıtlı olması lazım ve ayrıca da Osmangazi Elektrik Dağıtım A.Ş.'ye kayıtlı olması lazım. Şimdi olmayan arkadaşlarımız işlerini de bizim meslektaşlarımızın, bu saymış olduğum vasıfları yerinde olan arkadaşlarımız, onların evraklarını hazırlayıp sanki o işi kendisi yapmış gibi kuruma götürüp veriyor. Aslında o çok yanlış. Eğer ki dışarıdaki kayıt dışı olan kişinin yanlış ve eksik yapmış olduğu işten dolayı o evde can ve mal güvenliğinde bir sorun olduğu zaman oraya dosyayı hazırlayıp kuruma veren arkadaşımız sorumlu. Bizim mesleğimizde bizim sorumluluğumuz 2 yıl, 5 yıl değil, ömrümüzün sonuna kadar o binadaki sorumluluğumuz devam ediyor. Mesleğimiz çok tehlikeli bir meslek. Maalesef elektrik gözle görülmez ama hissettiğin an çok geç kalmış olursun. Onun için bu işlerin mutlaka ve mutlaka ehil kişilere yaptırılmalı, yetkili olan kişilere yaptırılmalı. Dolayısıyla bizim dönemimizde biz çok ciddi bir şekilde kontroller yapıyorduk. İnşaatları gidip kontrol ediyorduk. Sonra o işi kim yapıyor diye müteahhitlerle olan iş sözleşmelerini kontrol ediyorduk. Ama şu 4 yıllık zaman zarfında bizim başlatmış olduğumuz o sistemi yok edip gitmişler. Şimdi şu andaki Eskişehir'deki kayıt dışı olan elektrikçilerin sayısı kayıtlı olanlardan fazla. Tekrar yine tabii ki o eski günlere geri döneceğiz. Çizmeleri giyeceğiz, sahaya ineceğiz. Bütün inşaatları tek tek kontrol edeceğiz. Eğer ki o inşaatın elektrik tesisatını yapan bizim oda üyemiz değilse gerekli işlemleri yapacağız. Ne yapacağız? Gideceğiz maliyeye şikayet edeceğiz. Sosyal Sigortalar Kurumu İl Müdürlüğü'ne şikayet edeceğiz. Çünkü başka türlü bunun önüne geçemeyeceğiz” ifadelerini kullandı.
“Proje olursa katılırız”
Adıgüzel, “Geçmiş zamanda yapmış olduğumuz 4 tane projemiz vardı Avrupa Birliği'ne. O 4 tane projeyi de çok başarılı bir şekilde bitirdik ve teslim ettik. Avrupa Birliği'nden de onunla ilgili bir teşekkür almıştık. Şu anda artık o projeler yok ama tekrar yine açılıp gündeme gelirse, tabii ki yaparız. Meslektaşlarımızı yurt dışına götürerek yurt dışındaki bizim mesleğimizle ilgili olan tüm işlemleri yerinde görme fırsatımız oluyor” dedi.
“Mevcut yönetimle yola devam”
Eskişehir Esnaf ve Sanatkârlar Odaları Birliği seçimine değinen Adıgüzel, “Esnaf Odalar Birliği önceki dönemki başkanı Ekrem Birsen tam 22 yıl Eskişehir Esnaf Odaları Birliği başkanlığı yaptı. İlk seçime de beraber girdik. Onun ilk seçiminde aday olup, ilk seçimi kaybetti. Sonraki 4 yıl sonrasında tekrar yine aday oldu ve onun ekibinde yine ben vardım. O zamanlar beraber seçimi kazanmıştık. Dolayısıyla ben 3 dönem kendisinin yanında görev yaptım. İki dönemim yönetim kurulu üyeliği, son dönemimde 18-22 tarihlerinde de yapılan genel kurulda başkan vekili olarak görev yapmıştım. Ama Ekrem Birsen, yanındaki kişiyi eğer ki kendisinden menfaati bittiyse senin için o bitmiştir. Çok özür diliyorum; bir selpak mendili nasıl kirletip çöpe atarsanız Ekrem Birsen'in yanında da sizin durumunuz o durumdadır. Onda ahde vefa denen hiçbir şey yoktur. Dolayısıyla son dönem biraz sıkıntılı bir süreç yaşadık Ekrem Birsen'le. 4 yıl Adnan Karamanlı'yla beraberdim. Onunla beraber çalıştık ve sonunda da genel kurulu biz aldık. Şu anda da Adnan Karamanlı'nın denetim kurulu başkanlığında görev alan birisiyim. Onunla beraber yolumuza devam ediyoruz” ifadelerini kullandı.





