Faturaları hafifletme gayretiyle genellikle mutfak reyonlarındaki fırın veya buzdolabı gibi beyaz eşyalar hedef alınsa da, konunun uzmanları asıl enerji tüketicisinin banyo zeminlerinde saklandığını bildirdi. Ev ısıtmasında kullanılan elektrikli petekler ile klimalar hariç tutulduğunda, aylık maliyetlerin esas kaynağının banyolardaki termosifonlar olduğu ispatlandı. Ekolojik Geçiş Ajansı tarafından yayınlanan çarpıcı veriler, bu gizli gerçeği gözler önüne seriyor.
Cihazın Çalışma Prensibindeki Hata
Bu durumun temel sebebi aletlerin çalışma mekanizmasından kaynaklanıyor. Fırın veya ütü gibi araçlar kısa süreliğine yüksek enerji çekse de toplam tüketimleri kısıtlı kalıyor. Ancak termosifonlar içlerindeki 50 ila 80 litrelik dev su kütlesini sürekli sıcak tutmaya kurgulanmıştır. Depolanan su soğudukça sistem, dereceyi muhafaza etmek adına gün boyu sessizce aktifleşerek elektrik akımını sömürüyor.

Termostat Ayarında Altın Nokta
Maliyetlerin önüne geçmek için ilk kural, termostat seviyesini 50 ile 55 derece aralığına kilitlemektir. Isıyı 60 derece ve üzerine taşımak harcamaları katlarken, bu saptanan aralık hem yeterli konforu sunuyor hem de tehlikeli bakterilerin üremesini engelliyor. İkinci adımda ise periyodik kireç temizliği yer alıyor. Şebeke suyundan kaynaklanan kireç tabakası rezistansı sararak yalıtkan bir duvara dönüşüyor ve suyu ısıtma süresini uzatıyor.
Akıllı Zamanlayıcı Kullanımı
Son aşamada ise sistemi haftanın her günü aralıksız açık bırakmak yerine akıllı zamanlayıcılardan faydalanabilirsiniz. Cihazı sadece banyo öncesi ya da sıcak suya ihtiyaç duyulacak anlarda devreye girmesi için programlamak, fuzuli harcamaları kesecek en tesirli yoldur.




