2005'te göreve gelen Birsen, aradan geçen 21 yılda esnafın ekonomik sorunlarını çözmek yerine, koltuğunu bırakmamak için her seçimi “huzur ve istikrar” sloganıyla geçiştirdi. Bugün geldiğimiz noktada, enflasyonun çift haneli seyrettiği, girdi maliyetlerinin katlandığı, birçok esnafın kepenk kapattığı bir dönemde, Birsen'in hala “Esnaf Huzurevi ve Mesleki Eğitim Merkezi” gibi projeleri dillendirmesi, gerçekçi olmaktan çok uzak görünüyor.

Yıllardır aynı isim, aynı yönetim anlayışıyla devam eden Birlik, esnafın sesini ne kadar duyabiliyor? Ve duyurabiliyor? İnönü Esnaf Odası seçimlerinde Birsen'in desteklediği listenin kaybetmesi bile, tabanda biriken rahatsızlığın somut göstergesi değil mi?

Bazı odalarda “ahbap-çavuş ilişkileri” ve “oldubittiye getirme” eleştirileri yükselirken, Birsen'in yeniden adaylık yoklaması, “koltuk sevdası” olarak yorumlanıyor. Esnaf ve sanatkarlar pandemi, zamlar, vergi yükü ve rekabet koşulları altında ayakta kalmaya çalışırken, 21 yıllık bir yönetimin hala “daha yapacak çok işimiz var” demesi samimiyetsiz bulunuyor.

Gerçekten esnafın yaralarına merhem olacak yenilikçi fikirler mi var, yoksa sadece koltuğu koruma refleksi mi devrede? Eskişehir esnafı artık sormaya başladı: 21 yıl yetmedi mi? Yeni yüzler, yeni soluklar neden engelleniyor? Birlik, gerçekten esnafın mı, yoksa bir kişinin mi emaneti?

Demokrasi ve yenilenme adına, koltukların ömür boyu işgal edilmemesi gerektiği açıktır. Ekrem Birsen'in nabız yoklaması, esnaf camiasında “yeter artık” seslerini daha da yükseltecek gibi görünüyor. Esnafın hakkı olan değişim ve taze kan, 2026 seçimlerinde sandığa yansıyacak mı, yoksa 21 yıllık ‘tek adamlık’ 26 yıla mı uzayacak?

Kaynak: Eskisehir.net Haber Merkezi