Küresel finans devi BBVA Research, Türkiye ekonomisinin mevcut durumu ve gelecek projeksiyonlarına ilişkin detaylı bir analiz raporu hazırladı. Yatırımcıların ve piyasa aktörlerinin yakından takip ettiği değerlendirmede, büyüme rakamlarından enflasyon beklentilerine kadar kritik başlıklar ele alındı. Kurum analistleri, Türkiye'nin uyguladığı ekonomi politikalarının sonuçlarını ve olası riskleri masaya yatırdı. Raporda, Kısa vadede enflasyonist baskının azaltılması için daha güçlü bir TL ve yüksek faiz oranları gerektiğini vurgulayan ifadeler dikkat çekti. BBVA Research, 2025 ve 2026 sonu dolar/TL tahminlerini güncelleyerek piyasalara yeni bir perspektif sundu. Ekonomik istikrarın sağlanması adına atılması gereken adımların da sıralandığı raporda, para politikasının seyri konusunda önemli tespitler yer alıyor.

Büyüme Beklentileri ve Çıktı Açığı

Kurumun raporunda Türkiye'nin büyüme potansiyeline ilişkin öngörüler korundu. Raporda, GSYH büyüme tahminleri önceki öngörülerle uyumlu şekilde 2025 için yüzde 3,7 olarak belirlendi. Gelecek yıl içinse daha iyimser bir tablo çizilerek, 2026 için yüzde 4 olarak korundu. Analistlerin söz konusu tahminleri oluştururken dayandığı temel varsayımlar da paylaşıldı. Bu tahminler, 2026 boyunca çıktı açığının negatif kalacağı varsayımına dayandırıldı. Ekonomik aktivitedeki yavaşlamanın bir süre daha devam edeceği ancak toparlanma emarelerinin görüleceği belirtiliyor. BBVA, Türkiye’de kısa vadede nispeten sıkı bir politika karışımı öngören bir yaklaşım sergiliyor. Ancak risklerin de göz ardı edilmemesi gerektiği vurgulanıyor. Kurum, "Riskler sürecin uzaması ve enflasyon beklentilerindeki sınırlı kazanımlar nedeniyle daha kalıcı bir enflasyon eğilimine işaret ediyor" uyarısında bulunuyor.

Para Politikası ve Mali Denge

BBVA'nın değerlendirmelerinden öne çıkanlar arasında Merkez Bankası'nın stratejisi de yer aldı. Para politikası açısından Merkez Bankası’nın faiz indirimine eğilimli olduğu tespiti yapıldı. Bankanın, faiz aracı yerine makro ihtiyati önlemlere ağırlık vereceği ve enflasyon hedeflerini yakalama konusunda risklerin sürdüğü belirtiliyor. Maliye politikasının etkisi de analiz edildi. Bu yılki olumsuz mali teşvik yaklaşık 1 puan GSYH etkisiyle 2026’da nötr hale gelecek. Kamu maliyesindeki dengelenme sürecinin devam edeceği öngörülüyor. Ayrıca vergi ve idari fiyat düzenlemeleri sınırlı destek sağlayabilir ifadesiyle, kamunun fiyat artışları üzerindeki kontrol gücüne değinildi.

Enflasyon ve Kur Tahminlerinde Revizyon

Enflasyonla mücadele sürecindeki zorluklar, kurumun tahminlerini güncellemesine neden oldu. İlgili raporda, ağustos ayından bu yana artan enflasyon eğilimi nedeniyle yıl sonu TÜFE beklentisi yüzde 32 olarak güncellendi. Gelecek yıla dair beklentilerde de yukarı yönlü bir düzeltme yapıldı. 2026 yılı tahmini yüzde 25’e revize edildi (önceki yüzde 23). Enflasyonist baskının kırılması için reçete sunan raporda, kısa vadede enflasyonist baskının azaltılması için daha güçlü bir TL ve yüksek faiz oranları gerektiği vurgulandı. Döviz kuru cephesinde ise çarpıcı rakamlar telaffuz edildi. Bu kapsamda analistler, Dolar/TL kuru için 2025 sonunda 43 seviyesini işaret etti. Daha uzun vadeli projeksiyonda ise 2026 sonunda ise 52 TL seviyesini hedeflediklerini açıkladı. Söz konusu tahminler, kurda kademeli bir yükseliş beklentisini yansıtıyor.

Not: Burada yer alan değerlendirmeler yatırım kapsamında değildir. Haberimizde kesinlikle yatırım tavsiyesi verilmemiştir.

Kaynak: Haber Merkezi