Eskişehir Diş Hekimleri Odası Başkanı Cenk Ataç ve oda başkan adayı Doç. Dr. Evre Baltalı yaklaşan 20. Olağan Genel Kurul öncesi açıklamalarda bulundu. Eskişehir Diş Hekimleri Odası Başkanı Cenk Ataç, görevden ayrılacağı yönündeki algının doğru olmadığını belirterek, yönetimde bir değişim yaşanacağını ancak sürecin ekip anlayışıyla devam edeceğini söyledi. Oda Başkan Adayı Doç. Dr. Evre Baltalı ise seçim sürecinin meslektaşlarla iletişim açısından önemli bir fırsat olduğunu vurguladı.

“Odadan ayrılmıyorum”

Eskişehir Diş Hekimleri Odası Başkanı Ataç, “20’inci olağan genel kurulumuz olacak. Meslektaşlarımızla bir arada olacağız. Tüm sorunlarımızı konuşacağız iyi bir seçim olacağını düşünüyorum. Şöyle bir algı var Cenk Ataç odadan ayrılıyor gibi ama ayrılmıyorum yine adayım. Yönetim tarzımız sadece başkanlık üzerine kurulu değil bütün üyelerle karar veren bir sistemimiz var ben yine üye olacağım ama başkanlığı Evre’ye devredeceğim. Böyle bir değişiklik olacak. Yine kurulun içinde olacağım. Bizim seçim kampanyamızda da belirttiğimiz gibi ekip işi diyoruz bu iş sadece bir kişinin yaptığı bir iş değil. Biz ekibiz ben başkanım ama ekibimden daha fazla bir şey yapıyorum değil. Taşın altına hepimiz elimizi koyuyoruz. Bu değişime aynı devamlılıkla devam ediyoruz diyelim” dedi.

“Seçimler iletişim için fırsat”

Doç. Dr. Baltalı, “18 yıldır Eskişehir’deyim. Eskişehir’den önce Amerika’da yaşıyordum. Türkiye’ye dönmeye karar verince Eskişehir’i beğendik. Anadolu’nun ilk özel diş hastanesi açılıyordu bende özellikle ameliyatlar yaptığım için orada çalışmak için geldim sonrasında muayenehaneciliğin bana daha uygun olduğunu düşünerek muayenehaneciliğe başladım. İlk geldiğimden beri diş hekimleri odasıyla yakın ilişki içindeyim. Bilimsel komitede çalıştım daha sonra delege oldum sonrasında yönetim kurulunda saymanlık yaptım. Son iki dönemdir cenk ile birlikte yönetimde başkanvekili olarak çalıştım. Seçimler birazda fırsat. Yeni yeni 500 kişi olduk. Üyelerimizle birebir iletişim kurmaya çalışıyoruz geniş ekibimiz var 20-25 kişilik. Diş hekimliği biraz içine kapanık bir meslek herkes kendi kliniğinde çalıştığı için her zaman istediği gibi iletişim kuramıyor bu da fırsat oluyor. Meslektaşlarımız kendini anlatacağı fırsatı buluyor. Odanın yönetimi biraz daha bürokratik bir iş devletle bağlantınız varsa bakanlıkla çalışıyorsunuz bellli politikalar için fikir üretiyorsunuz ilgili komisyonlarda çalışıyorsunuz. Böyle silsileyle devam eden bir şey. Bizde bu grubu iyi işlettiğimiz için yönetim kendi içinde yavaş yavaş değişiyor. Başkanlık değil yönetim kurulu seçiyoruz. 9 tane yönetim kurulu üyemiz var. Bu 9 üye kendi içinde görev dağılımı yapacak. Seçimler sonucunda başkan seçilmiyor. Toplantılara vesaire yönetim kuruluyla birlikte gidiyoruz üyelerimizde hakim olsun diye” diye konuştu.

“Modern oda binası projesi yüzde 80 tamam”

Doç. Dr. Baltalı, “Bizim devan eden birçok projemiz var yine onlara devam edeceğiz. Bir tane büyük bir modern bina için gerekli çalışmaları yaptık finansmanları bulduk. Bunu yapıp Eskişehir’in diş hekimleri odasını Türkiye’deki sayılı odalardan bir tanesi haline getireceğiz. Kendi amfisi, toplantı salonu, lokali, işletmesi olan. Böylece yaptığımız bilimsel ve sosyal aktiviteler için yeni bir alanımız oluşacak. En önemli projemiz bu, yüzde 80 tamamlandı. Komisyonlardaki diş hekimi meslektaşlarımın şehirdeki temsilini artıracağız ki Türkiye’deki diş hekimliği konusunda biraz daha söz sahibi olsun Eskişehir odası. Bilimsel aktivitelerde şöyle avantajımız var pedodonti, ortodonti, ve cerrahi alanında üç arkadaşız bunların hemen hemen çoğu Türkiye’nin önde gelen konuşmacılarıyla ikili ilişkileri var. Mesela kendim dental implant konusunda uluslararası konuşmacıyım. Bu aşamada Eskişehir’de genç meslektaşlar tarafından istenen eğitimleri bir telefonla çözebilecek mesafedeyiz. Bunları devam ettireceğiz” dedi.

“Değişimin ön ayağı olduk”

Ataç, “Aynı zamanda odamız Türk Diş Hekimleri Birliği’nde geçen dönem bir değişimin ön ayağı oldu. Türk Diş Hekimleri Birliği Merkez Yönetim Kurulu’na bir arkadaşımızı gönderdik. Birlikte de bir değişim oldu. Şu an Anadolu ağırlıklı yönetim sergiliyor ve çok iyi işler yapıyor. Bizde bunun bir parçasıyız yine birlikte faal görev alacağız. Gerek sorunlarımızı Sağlık Bakanlığı gerek YÖK’le olan iyi ilişkilerle düzeltmeye çalışacağız” ifadelerini kullandı.

Kurumsal hafızayı sabit tutuyoruz

Baltalı, “Eskişehir özelinde iki sene önce Kütahya diş hekimi saysında 100’ü geçti ve yeni oda kurabilecek yapıya sahip oldu. Bu 2 senede kritik zamanlar var odanın kurulması için. Kütahya’daki meslektaşlarımıza bu konuda bize gelen talepler doğrultusunda tamam dedik destek veriyoruz ama bir iki sene içinde onlarında biraz oda yönetiminde tecrübesizlikleri olduğu için bu konuda biraz yavaş kaldılar. Bu önümüzdeki dönemde Kütahya’yı Eskişehir Diş Hekimleri Odası’ndan ayırıyoruz. Onlara yeni bir oda merkezi oluşturacağız. Ekonomik olarak zor bir durum. Planımızı yapmıştık. Eskişehir odasından sekreterya desteğinde bulunacağız kendi ayakları üzerinde durabilene kadar. Onlarda bu süre içinde odada topladıkları aidatlarla kendilerine ait yeni bir yere geçebilecek konuma gelecekler. Kim gelirse gelsin bunların devamlılık arz etmesi gerekiyor ki kurumsal hafızada kopukluk olmasın o yüzden sürekli değişim içindeyiz. Aslında yönetime değil disiplin ve denetlemeyede yeni arkadaşlar alıyoruz ki onlarda işleyişi görsünler. Komisyonlara yeni arkadaşları alıyoruz delegeleri de aynı şekilde. Böylece Eskişehir’in sahip olduğu kurumsal hafızayı sabit tutuyoruz. Türk Diş Hekimleri Derneği’nde de yerimizi yine sabit tutuyoruz” dedi.

“Genç diş hekimleri asgari ücretle çalışıyor”

Ataç, “Ana konumuz kontenjanlar. Şu an Türkiye’de 50 binin üzerinde diş hekimi var. Her yıl ne yazık ki 10 bin kişi mezun oldu 5 sene öncesine kadar. Kısa sürede bunun iki katına çıkacağız. Biz kontenjanların düşürülmesi için Türk Diş Hekimleri Birliği’ndeki değişimden sonra Sağlık Bakanlığı’yla çok sıkı ilişkiler içinde girdik. YÖK’le aynı şekilde. Kontenjanların yüzde 22 oranında düşürülmesini sağladık. 9 bin küsür olan mezun öğrenci sayısı 7 binlere düştü bu sene ama bu da yeterli değil. Sağlık Bakanlığı ve YÖK’ten dahada düşürüleceğinin sözünü aldık bakalım göreceğiz. En büyük kanayan yaramız, çok fazla mezun olunca çok fazla işsiz diş hekimi oluyor inanın genç diş hekimleri asgari ücretle çalışıyor buda bizi çok üzüyor” dedi.

“Genç hekimler için yeni model: yemekle öğren”

Baltalı, “Bir diğer problemimizde diş hekimliği mesleği teknolojisi ilerleyip halk açısından kabul gördükçe insanlar tarafından çok kazançlı bir meslekmiş gibi algılanmaya başladı. Bu da artan genç diş hekimleri sayısıyla diş hekimi olmayan yatırımcıların diş hekimliği mesleğine girmeye çalışmasına yol açtı ama bu doğru bir şey değil. Normal şartlarda diş hekimi olmayan biri muayenehane açamaz poliklinik açamaz. Merkez açtığınız zaman yüzde 50 ortağının diş hekimi olması lazım. Hastanede şirket kurabiliyorsunuz şirketlerin açtığı hastaneler var. Hastane açmakta çok zor olduğu için şirketleşmeye gidiyor. Bunların denetlenmesi kolay ama biz bunu melek yatırımcı olarak nitelendiriyoruz ama yatırım yapıp diş hekimi üzerinde gösterilen klinikler var asıl büyük problem. Bu klinikler hakkında çalışmaların yapılması gerekiyor bizde bunu yetkimiz dahilinde yapıyoruz. 0-5 yıllık meslektaşlarımızın sayısı yüzde 50’lere geldi. Genç diş hekimlerinin kendi içinde farklı zaman dilimlerinde farklı problemleri var. Çünkü pandemi geçirdik bu dönemde eğitimde bazı aksaklıklar yaşandı. O arkadaşlarımızı mezun etmeseler ayrı haksızlık, mezun etseler ayrı problem o yüzden biz bunu nasıl çözebiliriz diye düşündük ve diş hekimliğinde komisyonlarımızı 3’e böldük. 0-5 yıl arasındaki mezun diş hekimleri, 5-10 yıl arasındaki hekimler ve 10 sene sonrası mezun diş hekimleri olarak. Yapılacak eğitimleri sosyal etkinlikleri buna göre yapıyoruz. Sosyal etkinlikleri neden yapıyoruz? Diş hekimleri arasında organik bağ oluşması gerekiyor buda aynı ortamı soluyarak oluşacak bir şey. Tecrübe aktarımı çok önemli. Hepimiz mesleği okulda öğrendik ama muayenehaneciliği bu işi daha önceden bu işi yapmış abilerimizle sohbet ederek aynı ortamda bulunarak öğrendik. Eskiden bu biraz daha kolaydı çünkü Eskişehir’deki hekim sayısı 100’dü odadan görev aldığınız zaman bu kişilerle bir araya geliyordunuz. Şimdi daha kalabalık. Önümüzdeki dönem bir projem var ‘Yemekle öğren’ diye. mezuniyeti 35 senenin üstünde olan tecrübeli meslektaşlarımızla mezuniyeti yeni olan 0-5 yıl arası meslektaşlarımızla bir öğle yemeğinde ya da bir kahvede bir araya getirerek 5 gence 1 tecrübeli şeklinde bir arada oturtmamız gerekiyor. 3 sene önce Bilecik Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi kurucu öğretim üyesiydim. Orada birinci sınıf öğrencilerle diş hekimliği giriş ve tarihi dersini verirken bir derste diş hekimi meslektaşımızı davet ettik. 30 öğrencimiz vardı. Karşılıklı sohbet ettik o kadar ilginç sorular geldi ve problemlerini anlattılar ki işin komiği eski meslektaşlarımızın yaşadığı problemlerle şimdiki meslektaşlarımızın yaşadığı problemler birbirine çok paralel çok değişiklik yok. Onlar bu problemleri nasıl aştıklarını anlattıkça genç meslektaşlarımızda biraz olsun rahatlıyor” ifadelerini kullandı.

“Tüm meslektaşlarımıza kucak açıyoruz”

Ataç, “Serbest çalışan her meslektaşımızın odaya kayıt yaptırması zorunlu ama kamuda bu yok. Kamuda isteyen meslektaşlarımız yüzde 50 aidatı ödeyerek kayıt olabiliyor. Biz bir kamu kurumu niteliğinde meslek örgütüyüz. Kamuda çalışanlar bizim meslektaşımız değil üye değiller diyemeyiz tüm meslektaşlarımıza kucak açıyoruz. Daha çok diş hekimliği serbest olarak yapılan bir meslek. Ağız ve diş sağlığı merkezlerinin açılmasıyla beraber kamuda da bu oran arttı. Eskişehir’de de yüzde 50 meslektaşımız kamuda çalışıyor” dedi.

“Maliyeti düşürecek şey: koruyucu hekimlik”

Baltalı, “Kamunun diş hekimliğindeki dünyadaki genel yeri koruyucu diş hekimliği aslında. Kamu hastanelerinde birinci basamak dediğimiz hizmet ama Türkiye’de bazı şeyler geriden geliyor. Devlet bu konuda aile diş hekimliği uygulamasını hayata geçirmek istiyor özellikle çocuklardaki ağız ve diş sağlığı için. Bununla hem kamuda hem özelden bazı hizmetler almayı planlıyor aslında kamu ve özel diş hekimliği birbirinden çok farklı değil. Burada diş hekimliğinin kendine özgü bir yapısı var. Bir merkezde ne kadar çok ünite olursa olsun siz hekimin yanına gittiğiniz zaman birebir tedavi alıyorsunuz. Artan maliyetler mesleğimizi etkiliyor bu bir zincir kabul ediliyor. Bazı şeyler ekonomi olarak daha kötüye gittikçe doğal olarak herkes etkilenir. Maliyeti en çok düşürecek şey koruyucu hizmet hem devlet açısından hem bizim açımızdanda. Ağız bakımı ve düzenli diş hekimi ziyaretiyle maliyet sizin içinde düşecektir” diye konuştu.

Kaynak: Seren Çatalçam