Ülke genelinde iş gücünü desteklemek ve küresel ölçekli şirketlerin yönetim üslerini Türkiye sınırlarına çekebilmek maksadıyla çalışan hak edişlerine yönelik tarihi nitelikte bir vergilendirme muafiyeti hayata geçirildi.
Nitelikli Personel Kriterleri
4875 Sayılı Doğrudan Yabancı Yatırımlar Kanunu çerçevesinde hayata geçirilen Nitelikli Hizmet Merkezleri ile İstanbul Finans Merkezi'nde görev yapan kadroları kapsayan yasal düzenleme, çalışan başına yıllık bazda 386 bin TL'yi buna devasa bir finansal kalkan oluşturuyor. Bu haktan yararlanabilmek için en az 3 farklı ülkede ticari faaliyeti olan ve yıllık hasılatının en az yüzde 80'ini yurt dışındaki ilişkili ortaklıklardan elde eden şirketlerde doğrudan görev yapmak gerekiyor.

İki Kademeli Vergi İstisnası
Yeni Gelir Vergisi Kanunu çerçevesinde hayata geçirilen muafiyet modeli iki kademeli olarak uygulanacak. İlk grupta yer alan normal merkezlerdeki personelin brüt asgari ücretin 3 katına kadar, yani 2026 yılı için 99.090 TL olan gelirleri vergiden muaf tutulacak. İkinci gruptaki İFM ve endüstri sahalarındaki personelde ise brüt asgari ücretin 5 katına kadar, yani 2026 yılı için 165.150 TL olan maaşlarından gelir vergisi tahsil edilmeyecek.
Yıllık Net Kazanç Avantajları
Muafiyet kapsamına mesai, ikramiye, prim ve huzur hakları da dahil edilirken bu ödemelerden damga vergisi kesilmeyecek. Cumhurbaşkanı, asgari ücretin 3 ve 5 katı olan limitleri 2 katına kadar yükseltme yetkisine sahip olacak. 2026 yılı brüt asgari ücreti olan 33.030 TL baz alındığında, Nitelikli Hizmet Merkezlerinde yıllık toplam avantaj 183.529 TL olurken, İFM ve endüstri sahalarında bu rakam 386.237 TL olarak hesaplara yansıyacak.



