İstihdam dünyasında yeni bir kariyer yolculuğuna çıkma teminatıyla eski pozisyonundan ayrılan fakat sonunda hüsrana uğrayan emekçiler için yargıdan muazzam bir koruma kalkanı geldi. Yargıtay tarafından tesis edilen bu yeni içtihat, "Seni işe alacağız" diyerek insanları mağdur eden müesseselerin artık ağır mali yükümlülüklerle yüzleşeceğini gösteriyor. SGK Başuzmanı İsa Karakaş vesilesiyle kamuoyuna yansıyan bu olayda, bir dış ticaret yetkilisine istihdam garantisi sunan ancak sonrasında ödemeleri gerçekleştirmeyerek irtibatı kesen şirket, yargı önünde hesap vermek durumunda kaldı.
Hukuki Süreçteki Dönemeçler
Söz konusu vakada, taze bir kurumla ön mutabakat sağlayan çalışan, bu itimada dayanarak mevcut vazifesinden feragat etti. Lakin yeni yönetici, mecburi harçları yatırmayarak personeli açıkta bıraktı. İlk aşamada iş mahkemesi "Sözleşme yürürlüğe girmediği için fesih de olmaz" gerekçesiyle talebi reddetti. Fakat dosyanın üst mahkemeye taşınmasıyla beraber adalet terazisinin yönü tamamen farklılaştı. Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, hukuk dünyasında yankı uyandıran bir tespitte bulundu. "Sözleşme imzalanmamış olabilir ama sen bu kişiye güven verdin" ifadelerini kullanan daire, mevzuyu "Sözleşme Öncesi Sorumluluk" (Culpa in Contrahendo) çerçevesinde değerlendirdi.

Dürüstlük Kuralı ve Tazminat
Yüksek yargı organı, kararın gerekçesinde patronun dürüstlük kuralına aykırı bir tutum sergilediğinin altını çizdi. Yargıtay 3. Hukuk Dairesi tarafından da kesinleştirilen bu hükümle birlikte, mağdurun yoksun kaldığı kıdem tazminatı ile çalışmadığı müddetteki kazanç noksanlığının tamamı, sözünde durmayan taraftan faiziyle beraber alındı. Bu gelişme, "Haklar sadece imzayla değil, verilen sözle başlar" kaidesini Türk hukuk sistemine perçinlemiş oldu.
İşverenler İçin Uyarılar
Yaşanan bu süreç, sermaye sahipleri için üç mühim ikazı beraberinde getiriyor. Öncelikle, personelin işini terk etmesine yol açacak derecede teminat verip sonradan caymak mümkün olmayacak. Ayrıca, kontrat resmen aktifleşmese bile, ferdin uğradığı tazminat zararı patronun kasasından karşılanacak. İsa Karakaş, kaleme aldığı makalede bu hükmün iş sahası adına kritik bir milat teşkil ettiğini belirterek, “Haklar sadece imzayla değil, verilen sözle de başlar” cümlesiyle durumu özetledi. Netice itibarıyla, verilen vaatler artık sadece ahlaki değil, aynı zamanda ciddi birer hukuki sorumluluk halini aldı.


