Artık bir otomobile sahip olmak yalnızca satın alma bedeliyle sınırlı kalmıyor. Yıl boyunca oluşan düzenli harcamalar bütçeleri ciddi şekilde zorlarken, bu durum kullanıcı davranışlarında da belirgin bir değişime yol açıyor. Özellikle orta gelir grubunda araç sahipliğinden uzaklaşma eğilimi dikkat çekiyor.

EN BÜYÜK YÜK ORTA GELİR GRUBUNDA
2026 yılı itibarıyla bir aracın yıllık maliyeti 100 bin TL’den başlayıp 200 bin TL’nin üzerine kadar çıkabiliyor. Uzmanlara göre yüksek gelir grubundaki bireyler bu artışı daha kolay karşılayabilirken, düşük gelir grubunun araç sahibi olması zaten sınırlı. Bu nedenle en büyük ekonomik baskıyı “orta direk” olarak tanımlanan kesim hissediyor.

GİDER KALEMLERİ HIZLA KABARIYOR
Araç sahiplerinin karşılaştığı yıllık masraflar kalem kalem incelendiğinde tablo daha da netleşiyor. Yakıt giderleri 42 bin ile 65 bin TL arasında değişirken, motorlu taşıtlar vergisi 5 bin ila 15 bin TL arasında seyrediyor. Trafik sigortası 8 bin-20 bin TL, kasko 10 bin-30 bin TL, bakım masrafları ise 8 bin-20 bin TL aralığında yer alıyor. Otopark giderleri de 12 bin ile 36 bin TL arasında değişiyor. Bunlara ek olarak köprü ve otoyol ücretleri, lastik değişimi, temizlik ve olası trafik cezaları dahil edildiğinde toplam yıllık maliyet birçok kullanıcı için 150 bin TL’yi aşıyor.
Yükselen maliyetler, ulaşım tercihlerinde de dönüşümü beraberinde getiriyor. Büyük şehirlerde birçok kişi aracını satışa çıkarırken, özellikle ikinci araçların elden çıkarılması hız kazandı. Otomobil sahibi olmak yerine, ihtiyaç duyulduğunda araç kullanımı daha yaygın hale geliyor.

Toplu taşıma seçenekleri, kısa süreli araç kiralama hizmetleri ve mobil ulaşım uygulamalarına olan talep artıyor. Ayrıca paylaşımlı yolculuk sistemleri de daha fazla kullanıcı çekiyor. Kısa mesafelerde scooter ve bisiklet tercih edilirken, bazı kullanıcılar ekonomik olması nedeniyle motosiklete yöneliyor.
Sektör temsilcilerine göre ikinci el otomobil piyasasında da dengeler değişmiş durumda. Önceden araç satın almak için başvuran müşterilerin artık daha çok satış yapmak amacıyla geldiği belirtiliyor. Artan maliyetlerin etkisiyle talep tarafında zayıflama görülürken, satış eğilimi güç kazanıyor.



