Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi (BEUN) Harita Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Hakan Kutoğlu, Doğu Anadolu Bölgesi için kritik uyarılarda bulundu. Leeds Üniversitesi iş birliğiyle yürütülen radar interferometri çalışmaları, yer kabuğundaki sismik gerginliğin tehlikeli boyutlara ulaştığını kanıtladı. Radar verileri ışığında hazırlanan haritalar, Van'ın doğusundaki hattın yıllık bazda Türkiye genelindeki en yüksek stres birikimine sahip olduğunu gösterdi.

Uydu Radarı Tehlikeyi Sinyalledi

Radar interferometri adı verilen teknoloji sayesinde Türkiye genelindeki yer kabuğu hareketleri anlık izleniyor. Elde edilen bulgular, 500'den fazla bilinen faya ek olarak keşfedilmemiş kırıkların mevcudiyetine işaret ediyor. Prof. Dr. Hakan Kutoğlu, bölgedeki 250 kilometre uzunluğundaki fay sisteminin homojen bir gerginlik taşıdığını ifade etti. Geçmişte 1647 ve 1976 yıllarında 7.3 büyüklüğünde sarsıntılar üreten Çaldıran Fayı, anılan riskli alanın parçası konumunda bulunuyor. Uzaydan gelen veriler, tektonik plakaların birbirine uyguladığı basıncı milimetrik hassasiyetle ortaya koyuyor.

Hatay Benzeri Bir Felaket Riski

Sismik haritalardaki kırmızı bölgeler, yer altındaki basıncın her geçen yıl katlanarak arttığını simgeliyor. Uzman isim, Çaldıran hattında 250 kilometre uzunluğunda devasa bir alanın henüz kırılmadığını vurguladı. Mevcut durum hakkında Prof. Dr. Hakan Kutoğlu şu uyarıyı yaptı: "Burada baktığımız zaman şu kırmızı bölge homojen bir şekilde yüksek gerilim bölgesini elde ediyor, gerginlik bölgesini. Her yıl bu gerginlik üst üste koyuluyor ve devam ediyor. Çaldıran fayı burada kırılmış ama burada hiçbir büyük deprem kaydı olmayan kocaman bir alan söz konusu. Bu alanın uzunluğu yukarıdan aşağıya kadar 250 km ve bunların homojen bir şekilde kırmızı renkte görünmesi bu sistemin birlikte çalıştığını gösteriyor. Birlikte çalışması da şu anlama geliyor. Biraz korkutucu olacak ama bu 6 Şubat 2023'te Hatay'da görmüş olduğumuz gibi 250 kilometrenin aynı anda çalışması da ihtimal dahilinde bir durum. Buradaki harita bölgenin eşit oranda gerildiğini gösteriyor. Homojen bir gerginlik söz konusu. Biz sürekli tabii nüfusun büyük bir bölümü batıda yaşadığı için sürekli batıdaki faaliyetler üzerinde konuşuluyor ama bizim Türkiye geneli üzerinde yaptığımız çalışmalar bu bölgenin en fazla gelinen bölgelerden bir tanesi olduğunu gösteriyor. Bu bölgeye de dikkat etmek ve gereken tedbirleri almak gerekiyor."

2011 Sarsıntısı Sadece Başlangıçtı

Van'da 1881 ve 2011 yıllarında yaşanan yıkıcı sarsıntılar, bölgenin tektonik gücünü kanıtlamıştı. Ancak 2011 yılında gerçekleşen deprem, enerji birikiminin sadece kısıtlı bir kısmını deşarj edebildi. Prof. Dr. Hakan Kutoğlu, arka planda devasa bir mekanizmanın çalışmaya devam ettiğini belirterek şunları söyledi: "2011'de burada bir deprem oldu. Her şey bittiği anlamına gelmiyor. 2011'de deprem olan yer sadece bu küçük bölgeydi. Ama gördüğünüz gibi burada çok daha büyük bir sistem çalışmaya devam ediyor." Kırmızı bölgelerin homojenliği, sistemin bütünüyle etkileşim halinde olduğunu ve topyekün hareket etme riskini ortaya koyuyor.

Kaynak: İ.H.A.