Deneyimli uzman, küresel varlıkların rotasını değiştirecek yepyeni öngörülerini aktardı. Döviz kurlarının sahip olması gereken asıl değerden kıymetli madenlerin yukarı ivmesine dek uzanan sunumda çarpıcı tespitler yer aldı.

Sarı Metalin Gelecekteki Taban Noktası

Yabancı para biriminin endekste yukarı tırmandığı, petrolün 100 dolar bariyerini zorladığı süreçte sarı metalin 5.000 dolar seviyesindeki hareketini detaylandıran uzman, izleyenlere önemli uyarılarda bulundu. Toplumdaki düşüş beklentisinin tam aksine, değerli materyalin yepyeni dip seviyesi yarattığını aktaran deneyimli isim, bahsi geçen durumun arkasındaki gerekçeleri "Altın şu anda tavan değil, taban noktasında. Kendine yeni bir zemin kuruyor. Neden? Çünkü belirsizlikler ve jeopolitik riskler var. Merkez bankaları dolara olan güvenini tamamen kaybetti. Doların ve Amerika'nın finansal hegemonyasından kurtulmak isteyen merkez bankaları, rezervlerini altın standardına uygun hale getiriyor. Hikayeyi böyle okumak lazım." sözleriyle dile getirdi.

Çarpıcı Döviz Kuru Değerlendirmesi

Yabancı para üzerindeki baskıya değinen Selçuk Geçer, ekrandaki rakamların sahadaki reel tabloyu yansıtmadığını savundu. Kur cephesindeki 100 TL hedefine yönelik net konuşan ekonomist, "Ben doların şu an itibarıyla 80 lira olduğunu söylüyorum." diyerek beklentisini paylaştı. Ardından cümlelerine "normal koşullarda kurun 90 ile 100 lira arasında gezmesi gerekiyor." şeklinde devam ederek hedeflenen zirveyi açıkça belirledi.

Alternatif Madenlerdeki Büyük Yükseliş İhtimali

Dinleyicilere gümüş varlığı hakkında yepyeni ufuklar açan analist, teknolojik hamlelerin gri metale duyulan ihtiyacı zirveye taşıyacağını savundu. Uzman, "Sadece petrol bağımlılığı bitti. Nükleer, güneş ve yenilenebilir enerji yatırımları artıyor. Yapay zeka yatırımlarındaki artış, gümüşün endüstriyel kullanımını tetikliyor. Savaşlar sanayiyi, özellikle savunma sanayini besler. Gümüş 80 doların üzerinde boşuna durmuyor; gümüşün yükselişi altından çok daha sert olacak” diyerek piyasadaki değişime vurgu yaptı. Yatırımcılara sadece etiketlere odaklanmamalarını salık veren uzman, "Kazandığınız parayı harcadıktan sonra kalanla biriktirme yapmayın. Önce yatırım miktarını (örneğin yüzde 20) kafadan ayırın, kalanla yaşayın. Portföyünüzde altın, gümüş, platin, paladyum gibi değerli madenler yüzde 30-40 oranında yer almalı. Altını fiziki aldığınızda sürekli ekrana bakma ihtiyacınız yok olur. Kasanıza koyar unutursunuz, fiyat algınız yok olur" tavsiyesiyle sözlerini sonlandırdı.

Not: Burada yer alan değerlendirmeler yatırım kapsamında değildir. Haberimizde kesinlikle yatırım tavsiyesi verilmemiştir.

Kaynak: Yeniçağ TV