Habertürk'ün haberine göre, BMW tarafından yapılan açıklamada, gönüllü ayrılık programının ağırlıklı olarak idari birimler ile araştırma ve geliştirme (Ar-Ge) departmanlarında görev yapan çalışanları kapsayacağı belirtildi. Üretim hatlarında çalışan personelin ise bu planın dışında tutulacağı ifade edildi.
Reuters'a konuşan konuya yakın kaynaklar, program kapsamında işten ayrılacak çalışan sayısının yaklaşık 8 bine ulaşmasının beklendiğini aktardı.
Kararın arkasında maliyet baskısı var
BMW'nin iş gücünü azaltma kararı, şirketin haziran ayında Çin pazarındaki talep daralması nedeniyle 2026 yılı kâr beklentisini aşağı yönlü revize etmesinin ardından başlatılan tasarruf programının önemli adımlarından biri olarak değerlendiriliyor.
Şirket, daha önce yayımladığı yıllık raporunda da küresel iş gücünde yüzde 5'e varan küçülme hedeflediğini açıklamıştı. BMW'nin dünya genelinde yaklaşık 150 bin çalışanı bulunuyor.
Çin pazarı otomotiv devlerini zorluyor
Dünyanın en büyük otomobil pazarı olan Çin'de satışların yavaşlaması, artan fiyat rekabeti ve yükselen üretim maliyetleri, BMW'nin kârlılığı üzerinde baskı oluşturmaya devam ediyor. Şirket yönetimi, bu süreçte verimliliği artıracak ve maliyetleri kalıcı şekilde düşürecek adımlara hız vermeyi amaçlıyor.
Sektörde işten çıkarma dalgası büyüyor
BMW'nin kararı, Alman otomotiv sektöründe son dönemde açıklanan yeniden yapılanma planlarına bir yenisini ekledi. Daha önce Volkswagen CEO'su Oliver Blume, şirket içi mesajında maliyet baskılarının sürdüğünü belirterek ilave istihdam azaltımı planlarını doğrulamıştı. Volkswagen'de toplam işten çıkarmaların 100 bin kişiye kadar ulaşabileceği ve bazı fabrikaların geleceğinin de yeniden değerlendirildiği ifade ediliyor.
Volkswagen Grubu bünyesinde faaliyet gösteren Porsche AG de benzer bir adım atarak, Çin pazarındaki zayıf talep ve elektrikli araç dönüşümünün oluşturduğu maliyet baskıları nedeniyle 2035 yılına kadar yaklaşık 9 bin çalışanıyla yollarını ayırmayı planladığını açıkladı.
Alman otomotivinde dönüşüm hızlandı
Uzmanlar, Çinli üreticilerle artan rekabet, elektrikli araçlara geçiş sürecinin yüksek maliyeti, küresel talepteki yavaşlama ve jeopolitik belirsizliklerin Alman otomotiv sektörünü yeniden yapılanmaya zorladığını belirtiyor. Sektörde maliyet azaltma ve istihdam düzenlemelerine yönelik adımların önümüzdeki yıllarda da devam etmesi bekleniyor.





