Eskişehir’in en işlek noktalarından birinde sürdürülen 8 katlı bina yıkımı sırasında çevredeki yapılarda oluşan hasar genişledi. Dün iş yerlerinde ve bazı binalarda meydana gelen zararların ardından, bugün bir dairenin mutfağının ağır hasar aldığı bildirildi.
Bölgede su borularının patladığı, iç mekânın kullanılamaz hale geldiği öğrenildi. Olay yerine gelen AK Parti Eskişehir İl Başkanı Gürhan Albayrak şu ifadeleri kullandı:
“Zarar gören 9 ev, devamında dükkanlar var. Bakın biz orada esnaf ziyareti de yaptık. Esnafların bazıları dükkanları kapatıp gitmişler. Bazıları gerçekten diyor ki: "Şu an bize hiçbir müşteri gelmedi” diyor. Bir tanesi zaten biliyorsunuz olduğu gibi içeriye yıkılmış, adamın yani esnafın dükkanının içine yıkılmış her şey.
Oradaki esnafımız şunu söylüyor: "Tedbir almıyorlar. Bununla alakalı bir mühendislik noktasında bir ölçüm ya da bunun bir emniyet noktasında bir tedbir alma noktası olmaz mı?" diye soruyor. Esnafımız mağdur olmuş.
Şimdi bunu kim telafi edecek, nasıl telafi edecek? Bu insanlar kira ödüyorlar, sigortasını ödüyor, muhtasarını ödüyor, devlete olan borcunu ödüyor. Ama gelinen noktada şunu görüyoruz; biz her zaman şunu ifade ediyoruz: Beceriksizliğin en büyük göstergesi burada. Yani belediyeler bu işi bilmiyor, belediyeler yönetilemiyor derkenki kastımız bu.
Bugün kalkıp da şöyle bir yıkım dünyanın neresinde var? Hiçbir yerinde yok. Sadece deprem bölgelerinde böyle yıkımlar vardır; deprem olmuştur, bir molozdur, onu kaldırırsınız. Ama kentsel dönüşümdeki anlayış nedir? Yıka yıka inersin, ondan sonra orada molozu toplaya toplaya götürürsün. Ama şurada 3 gün, 4 gün diyorsun, yine beceriksizliklerini burada gösteriyorlar.
Cuma günü bu yolu açacağız demişler, bugün bu yol açılır mı? Devamında yan evlere vermiş olduğu zararlar, onların statik olarak özellikle temellerine verdiği zararlar, kolonlara verdiği zararlar. Bunları kim öngörecek, kim karşılayacak? Buradaki halkı kim mağdur etti, bu mağduriyeti kim telafi edecek?
İşte belediyecilik demek, kalkıp da bir tane parkı temizlemek değildir. Belediyecilik demek çöpü toplamak değildir; onlar senin asil görevin, yapman gerekiyor. İşte belediyecilik böyle kritik noktalarda gündeme gelir ama gerçekten tam bir beceriksizlik, tam bir iş bilmezlik burada en büyük gösterge. Bir sürü halkı mağdur ediyorsun, esnafı mağdur ediyorsun ve kalkıp hiçbir emniyet tedbiri de almadan "Yolları kapattım, oldu bitti" mantığıyla yol yürüyorsun.
İşte biz bunun için diyoruz; Eskişehir’deki belediyeler yönetilemiyor. Bunlar belediyecilik anlayışını çiçek dikmekle, konser vermekle anlıyorlar ama böyle bir şey değil. İnsanların hayatını kolaylaştırma noktasında, konforlarını artırma noktasında bir çaba göstermektir belediyecilik. Ama bakın buradaki en büyük gösterge; yolları kapatarak halkı, esnafı mağdur ederek, dükkanını, evlerini yıkarak iş yaptım sanıyorlar. Tam bir beceriksizlik abideleri, onun için de Eskişehir'de belediyeler yönetilmiyor diyoruz.
Sen genel bir duyuru yaparsın, dersin ki "Şu yolu kapatacağım." O genel bir duyurudur; ben geçmem, sen geçmezsin. Ama buradaki esnafı gelirsin tek tek bilgilendirirsin. Dersin ki: "Ben böyle bir yıkım yapacağım, bu kadar sürecek, bu şekilde bu kadar insan, bu kadar araç çalışacak."
Ve orada dersin ki: "Mağduriyet noktasında bir durum söz konusu olursa biz buradayız, devlet olarak, belediye olarak yanınızdayız." Ama bunu da yapmamışlar. Esnafımızı, halkımızı mağdur ediyorlar. Onun için diyoruz ki belediyeler yönetilemiyor, tam bir beceriksizlik abideleri hepsi karşımızda duruyor.”





