Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, Uluslararası Islah ve Ceza İnfaz Kurumları Birliği’nin 27’nci Yıllık Konferansı’nda önemli açıklamalarda bulundu. Ceza infaz sisteminin temel taşı olan personelin özverili emeğine dikkat çeken Tunç, bu kapsamda 6 Haziran’ın resmi olarak “Cezaevi Personeli Günü” ilan edildiğini duyurdu. Son bir yılda 20 bin adalet personelinin kademeli olarak sisteme kazandırılacağını belirten Bakan Tunç, ilk aşamada 5 bin personelin göreve başlayacağını ve bunların 3 bin 500’ünün ceza infaz kurumlarında istihdam edileceğini söyledi. Tunç ayrıca, cezaevlerinde yürütülen eğitim, rehabilitasyon ve manevi çalışmalar kapsamında 8 yıl içinde 145 tutuklu ve hükümlünün hafız olduğunu açıkladı.
"ÖNÜMÜZDEKİ 1 YIL İÇERİSİNDE YAKLAŞIK 10 BİN SÖZLEŞMELİ PERSONELİ SİSTEME KAZANDIRMIŞ OLACAĞIZ"
2002 yılında 25 bin 407 olan Ceza İnfaz Kurumu personel sayısını 84 bin 343'e çıkardıklarını ifade eden Bakan Tunç, "Son yıllarda hem ceza infaz kurumlarımızın fiziki kapasitesini güçlendirdik, hem de bu kurumların ruhunu yaşatan insan kaynağımızı nitelik, eğitim ve liyakat yönünden destekledik. Fiziki koşulları yetersiz 409 cezaevi kurumunu kapattık. Yerlerine insan hakları standartlarına uygun, çağdaş ve rehabilitasyon odaklı infaz kurumları oluşturduk. 2002 yılında 25 bin 407 olan Ceza İnfaz Kurumu personelimizin sayısını, bugün 84 bin 343'e çıkardık. Ayrıca ceza infaz kurumlarımız için insan kaynağımızı güçlendirecek önemli adımlar attık. Son 1 yılda 20 bin adalet personelimizi kademeli olarak adalet sistemine kazandıracağız. İlk 5 bin personelin 3 bin 500'ü ceza infaz personelinden oluşacak. Önümüzdeki 1 yıl içerisinde yaklaşık 10 bin sözleşmeli personeli sisteme kazandırmış olacağız" diye konuştu.
"343 BİN PERSONELE EĞİTİM VERDİK"
Ceza İnfaz Kurumlarında okuma yazma, sosyal ve kültürel kurslar, manevi eğitim ve mesleki eğitim alanlarında kurslar düzenlediklerini anlatan Bakan Tunç, şu ifadeleri kullandı:
"Hükümlülerin psikolojik iyileştirilmesine verdiğimiz önemin sonucu olarak, psiko-sosyal hizmet servislerinin gelişimini destekledik. 2002 yılında 77 olan psiko-servis uzmanı personel sayısını, öğretmen, psikolog, sosyal çalışmacı, sosyolog ve eğitim uzmanı branşlarında geliştirdik. Bu sayıyı bugün 3 binin üzerine çıkardık. Ayrıca personelimize nitelikli eğitim verilebilmesi için 2002 yılında faaliyete geçirdiğimiz ve 5 farklı ilimizde bulunan personel eğitim merkezleri aracılığıyla 2024 yılı sonuna kadar 343 bin personele eğitim verdik. Ceza infaz sisteminin başarısı güçlü personel yapısının yanında, hükümlülerin yeniden topluma kazandırılmasına yönelik politikalarla da anlam kazanır. Bu anlayışla, ıslahın ayrılmaz bir parçası olarak mahkumların eğitimine, meslek edinmelerine ve sağlık hizmetlerine erişimine özel önem veriyoruz. Ceza İnfaz Kurumlarında okuma yazma, sosyal ve kültürel kurslar, manevi eğitim ve mesleki eğitim alanlarında kurslar düzenliyoruz. 2025 yılı içerisinde bin 366 kişi ceza infaz kurumuna girdikten sonra okuryazar hale gelmiştir. İlkokul, ortaokul, lise, lisans, yüksek lisans ve doktora düzeylerinde 81 bin 726 hükümlü ve tutuklu eğitim ve öğrenimlerine devam etmektedir. Ceza ve İnfaz Kurumlarımızda 8 yıl içinde toplam 145 tutuklu ve hükümlü hafız olmuştur. Cezaevleri aynı zamanda sınav merkezleri olarak faaliyet göstermektedir. Cezaevlerindeki kitap okuma faaliyetleri hükümlülerin eğitimi alanında büyük öneme sahip. Mesleki Eğitim Merkezleri ile Adalet Halk Kütüphanelerinin açılışına ağırlık verdik. Bu kapsamda, 58 Mesleki Eğitim Merkezi ve 6 Çok Programlı Anadolu Lisesinde birçok alanda verilen mesleki eğitimler sayesinde, 16 bin hükümlü ve tutuklu kalfalık, ustalık ve usta öğreticilik belgesi almaya hak kazandı. 2025 yılının ilk 9 ayında yaklaşık 4 bin mesleki ve teknik kurs açıldı, bu kurslara 75 binden fazla hükümlü ve tutuklu katılım sağladı"
"İLGİLİ KURUM VE KURULUŞLARLA İŞ BİRLİĞİ HALİNDE FAALİYETLERİMİZİ SÜRDÜRÜYORUZ"
Madde kullanımını bırakmaya yönelik çalışmalara dikkat çeken Bakan Tunç, "Madde bağımlılığıyla mücadelemizi de etkin bir şekilde sürdürüyoruz. Ceza infaz kurumlarımızda ve denetimli serbestlik birimlerimizde, 1 buçuk milyondan fazla yükümlüye iyileştirme çalışması gerçekleştirildi. Bağımsızlık Köyü projesi adıyla İstanbul'da yenilikçi bir model ortaya konuldu. Bu proje, Türkiye'de tarımla terapi yönteminin resmi kurumlarda kullanıldığı ilk proje olma özelliğini taşımaktadır. Bağımsızlık Köyü projesiyle drama, müzik, beden dili, seramik, yemek yapımı, bahçe bakımı, organik tarım ve meyve-sebze fidesi üretimi konularında eğitim ve atölye çalışmaları yapıldı. Bu çalışmalarla kişilerin madde kullanımını bırakmaya yönelik olarak davranışlarını disipline ettiği görüldü. Bunların yanında sağlık kuruluşları, gençlik, spor il ve ilçe müdürlükleri, Yeşilay, belediyeler, üniversiteler başta olmak üzere ilgili kurum ve kuruluşlarla iş birliği halinde faaliyetlerimizi sürdürüyoruz" dedi.





