Küresel piyasalar, ons altının 3.400 doların üzerine çıkmasıyla tarihi bir dönemece girdi. 1996 yılından bu yana ilk kez merkez bankalarının döviz rezervlerinde altının payı, ABD tahvillerini geride bıraktı. Bu gelişmeyle birlikte, Morgan Stanley, Goldman Sachs ve Bank of America gibi küresel finans devleri yeni altın tahminlerini açıklayarak yatırımcıları uyardı.
FED'İN FAİZ İNDİRİMİ BEKLENTİSİ BÜYÜYOR
Fed’in faiz indirimi beklentisi, Beyaz Saray’ın merkez bankasına yönelik baskıları ve artan jeopolitik riskler, ons altının son haftalarda güçlenmesini sağladı. Özellikle Washington’un Hindistan’a uyguladığı yüzde 50 gümrük vergisi gibi hamleler, küresel ticaret dengelerini etkilerken altına olan talebi artırdı. Nisan ayından bu yana yükselişini sürdüren ons altın, son olarak 3.430 dolar seviyesine kadar çıktı.
Merkez bankalarının portföy tercihlerinde yaşanan değişim dikkat çekti. Son veriler, altının toplam rezervler içindeki oranının yüzde 25’e yükseldiğini, ABD tahvillerinin ise yüzde 20’ye düştüğünü gösterdi. Bu tablo, altının küresel finans sistemindeki güvenli liman pozisyonunu daha da pekiştirmiş durumda.
Analistler, 3.430 dolar seviyesinin aşılması durumunda altın fiyatlarında güçlü bir kırılmanın yaşanabileceğine dikkat çekiyor. Ancak bu eşiğin üzerinde kalıcılık sağlanmadan yapılan alımların riskli olabileceği yönünde uyarılar yapılıyor.
Morgan Stanley, altının 2025’in son çeyreğinde 3.800 dolara çıkabileceğini öngörüyor. Bankanın raporunda zayıflayan dolar, Çin’in olası teşvikleri ve artan ETF talebi fiyat artışını destekleyen unsurlar arasında gösteriliyor.
Goldman Sachs ise daha iyimser bir senaryo çiziyor. Bankanın baz tahminine göre, 2025 sonunda altın 3.700 dolara ulaşacak. 2026 ortası için ise 4.000 dolar hedefleniyor. Resesyon ihtimaliyle fiyatların 3.880 dolara çıkabileceği, daha ekstrem koşullarda ise yıl sonunda 4.500 dolarlık seviyelerin görülebileceği ifade ediliyor.
Bank of America da altın tahminlerini yukarı yönlü güncelledi. Banka, 2026’nın ilk yarısında altının 4.000 doları göreceğini öngörüyor. Raporda, ABD’de Donald Trump’ın başkanlık dönemine geri dönme ihtimali ve Fed üzerindeki etkisi ile artan kurumsal belirsizliklerin fiyatlar üzerinde belirleyici olacağı vurgulandı