Türkiye’de birçok kırsal yerleşim genç nüfusun azalması ve göç dalgasıyla üretim gücünü kaybederken, Eskişehir şehir merkezine sadece 27 kilometre uzaklıktaki Yörükkırka Mahallesi, geçmişiyle geleceği arasında köprü kuracak dev bir projenin öznesi olmaya hazırlanıyor. Germiyanoğulları dönemine, İran-Horasan’dan gelen Kara Keçili Yörüklerine kadar uzanan köklü bir geçmişe sahip olan köy, bugün hem kültürel mirası hem de özgün coğrafyasıyla agro-turizm ve ekoturizmin yeni adresi olmaya aday.
2000 YILDIR BU TOPRAKLARDA
Yörükkırka’nın tarımsal geçmişi sadece birkaç yüzyılla sınırlı değil. Ulluk Vadisi’nde bulunan ve M.S. 2. yüzyıla tarihlenen Zeus Bronton ve Dionysos’a adanmış mezar taşları, bölgede tam 2000 yıl önce de sistemli bir tarım ve bağcılık yapıldığını kanıtlıyor. "Kırkyörük" adından evrilerek bugünkü halini alan yaklaşık 60 haneli bu köy, şimdi bu tarihi derinliği ekonomik bir avantaja dönüştürmek istiyor.
Yörükkırka sadece kültürüyle değil, jeolojik yapısıyla da büyülüyor. Bölgedeki peri bacalarını andıran kaya oluşumları, doğal oyuklar ve sedimanter doku, doğaseverler için eşsiz bir peyzaj sunuyor. Yaklaşık 1,5 kilometrelik yürüyüş rotaları ekoturizm için harika bir zemin hazırlarken, nadide bir tür olan arı kuşu üreme alanları ise bölgeyi kuş gözlemciliği meraklılarının radarına sokuyor.
Çalışmasında Yörükkırka'nın bütüncül bir kalkınma sürecine girmesi için yapılması gerekenleri sıralayan Ziraat Yüksek Mühendisi Gizem Avar Menge, şu önerilerde bulundu,
"Yörükkırka, lojistik olarak Eskişehir merkezine yakınlığı ve toplu taşıma ulaşımıyla çok büyük bir avantaja sahip. Bu potansiyelin sürdürülebilir olması için tarımsal üretim deseninin yeniden planlanması, yerel ürünlerin markalaştırılması ve özellikle kadın üreticilerin destekleneceği bir kooperatifleşme modelinin kurulması gerekiyor. Profesyonelce tasarlanacak agro-turizm rotaları ve altyapı iyileştirmeleri sayesinde Yörükkırka; ziraat, sosyoloji, peyzaj ve turizmin kesiştiği örnek bir kırsal kalkınma modeli olacaktır."





