Bilim insanları, Kahramanmaraş merkezli depremler sonrasında yer kabuğundaki değişimleri yakından izlemeyi sürdürüyor. Mart 2026’da yayımlanan araştırma, bölgedeki fay sistemine dair önemli bulgular içeriyor. Çalışmaya göre, Amanos Dağları’nın sert ve dayanıklı yapısı deprem dalgalarının yayılımını kısmen engelledi. Bu nedenle enerji, daha zayıf ve kırıklı yapıya sahip Karasu Vadisi’ne yöneldi. Bu durum, sarsıntının özellikle Amik Ovası ve Hatay çevresinde daha yıkıcı hissedilmesine neden oldu.
1500 YILDIR DEPREM ÜRETMİYOR
Habertürk'ten Kenan Butak'ın haberine göre, ancak uzmanlar, enerjinin bu bölgeye yönelmiş olmasının tehlikenin ortadan kalktığı anlamına gelmediğini vurguluyor. Yaklaşık 1500 yıldır büyük bir deprem üretmeyen Türkoğlu–Osmaniye fay hattında önemli bir gerilim biriktiği ifade ediliyor. Yapılan hesaplamalar, bu fayda yaklaşık 7 metrelik bir enerji birikimi olduğunu gösteriyor. Ayrıca 2023 depremlerinin bu hattaki stresi artırarak olası bir kırılmayı daha erken bir tarihe çekmiş olabileceği değerlendiriliyor. Özellikle İskenderun Körfezi çevresindeki yoğun nüfus ve sanayi bölgeleri, olası büyük bir deprem karşısında ciddi risk altında bulunuyor.

DEPREM POTANSİYELİ TAŞIYOR
Öte yandan, deprem riski yalnızca güney bölgelerle sınırlı değil. Doğu Anadolu Fay Hattı’nın kuzey kesiminde, Yedisu bölgesi de dikkatle izleniyor. Bingöl’de meydana gelen 4,4 büyüklüğündeki son deprem, bu alandaki endişeleri artırdı. Uzmanlar, yaklaşık 240 yıldır büyük bir kırılma yaşamayan bu fayın yüksek büyüklükte bir deprem üretme potansiyeline sahip olduğunu belirtiyor. Son sarsıntıların bölgedeki gerilimi daha da artırmış olabileceği düşünülüyor.
Bilim insanları, Hatay’dan Bingöl’e uzanan geniş fay hattı boyunca hareketliliği izlemeye ve riskleri değerlendirmeye devam ediyor.





