Türkiye Büyük Millet Meclisi gündemine gelen yeni yasa teklifi sosyal güvenlik sisteminde köklü bir temizlik vadediyor. AK Parti grubu tarafından hazırlanan ve meclis başkanlığına sunulan 11. Yargı Paketi içerisinde milyonları ilgilendiren maddeler yer alıyor. Hazırlanan taslak metne göre Genel Sağlık Sigortası sistemine dahil olan vatandaşların geçmişe dönük yükümlülükleri mercek altına alındı. Yasa koyucular, uzun süredir ödenmeyen prim borçlarının tahsilatından vazgeçilmesi yönünde irade ortaya koydu. Teklifin yasalaşması durumunda devlet ile vatandaş arasındaki mali ihtilafların önemli bir kısmı tarihe karışmış olacak.

Tarih Sınırı ve Silinecek Borçlar

Düzenlemenin merkezinde 1 Ocak 2016 tarihinden önceki dönemlere ait finansal yükümlülükler bulunuyor. Belirtilen tarihten önce tahakkuk etmiş ancak ödenmemiş asıl alacakların tamamının silinmesi öngörülüyor. Sadece ana para değil, söz konusu borçlara işletilen gecikme zammı ve cezaları da af kapsamına alınıyor. Yapılan düzenleme sayesinde birikmiş faiz yükü tamamen ortadan kaldırılarak vatandaşın sicili temizlenecek. Mevcut borçların tahsilinden vazgeçilmesi kararı, yasal sürecin tamamlanmasının ardından yürürlüğe girecek. Kamu idaresi, eski tarihli alacakların takibini sonlandırarak sistemi rahatlatmayı hedefliyor. Vatandaşların e-Devlet üzerinden borç dökümlerini kontrol etmeleri ve tarihleri teyit etmeleri önem arz ediyor. Yeni dönemde 2016 öncesine ait herhangi bir takibat işlemi yapılmayacağı belirtiliyor. Silinen borçlar için herhangi bir başvuru şartı aranıp aranmayacağı ise kanun metninde netleşecek. Sosyal güvenlik sistemindeki veri tabanı güncellenerek eski kayıtlar sistemden düşülecek.

Milyonlara Ulaşan Etki ve Maliyet

Hazırlanan kanun teklifinin etki analizi raporları, düzenlemenin ne kadar geniş bir kitleye ulaşacağını somut verilerle ortaya koyuyor. Yetkililer, hazırlanan paketten yaklaşık 1,5 milyon kişinin doğrudan faydalanacağını hesaplıyor. Söz konusu vatandaşların üzerindeki mali baskı, yasanın kabulüyle birlikte son bulacak. Devletin vazgeçtiği alacak miktarı ise toplamda 3 milyar lira tutarındaki GSS primi ve ferilerine tekabül ediyor. Vazgeçilen tutar, kamu maliyesi açısından bir kayıp gibi görünse de tahsil kabiliyeti düşük alacaklardan oluşuyor. Milyonlarca haneyi ilgilendiren af, ekonomik açıdan dar gelirli kesime can suyu olacak. Oluşan kamu zararı yerine toplumsal barışın sağlanması öncelikli hedef olarak belirlenmiş durumda. Hazine ve Maliye Bakanlığı ile Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı verileri ortak bir havuzda değerlendiriliyor. Rakamların büyüklüğü, sorunun ne kadar kronikleştiğini gözler önüne seriyor.

Kimler Kapsam Dahilinde?

Yasa tasarısı, özellikle gelir testi yaptırmayı ihmal eden veya unutan vatandaşları kapsama alanına alıyor. Gelir seviyesi asgari düzeyin altında olmasına rağmen test yaptırmadığı için borçlu duruma düşenler listede yer alıyor. Geçmiş yıllarda çıkarılan yapılandırma kanunlarından yararlanamayanlar da söz konusu haktan faydalanabilecek. Ödeme güçlüğü çektiği için primlerini yatıramayan geniş bir kesim, düzenlemenin hedef kitlesini oluşturuyor. Ancak kanun koyucu, daha önce ödeme yapmış vatandaşlar için bir iade mekanizması öngörmüyor. Yani 1 Ocak 2016 öncesine ait borçlarını zamanında ödeyenlere herhangi bir geri ödeme yapılmayacak. Mahsup işlemi gibi bir seçenek de tasarı metninde yer almıyor. Kapsam dışı kalan güncel borçların ise ödenmeye devam edilmesi yasal bir zorunluluktur. Vatandaşların güncel prim borçlarını sözü edilen düzenlemeyle karıştırmaması gerekiyor. Sadece belirtilen milat tarihinden önceki kayıtlar silinecek.

Sağlık Hizmetlerine Erişim ve Gelecek

Borç yükü nedeniyle hastane kapısından dönen vatandaşlar için yeni bir dönem başlıyor. Sosyal güvenlik sistemine kayıtlı olmasına rağmen prim borcu yüzünden sağlık hizmeti alamayanlar rahatlayacak. Gecikme zammı ve cezaların silinmesiyle birlikte provizyon alma engelleri ortadan kalkıyor. Bireylerin sağlık hizmetlerine erişimindeki finansal bariyerler, yapılan düzenlemeyle yıkılmış olacak. Geçmişe dönük borç stresinden kurtulan vatandaşlar, sisteme yeniden entegre edilecek. Sağlık güvencesi, anayasal bir hak olarak daha işlevsel hale getiriliyor. Devlet hastaneleri ve eczanelerden yararlanma konusunda yaşanan aksaklıklar son bulacak. Genel Sağlık Sigortası sisteminin sürdürülebilirliği açısından temiz bir sayfa açılıyor. Yargı paketinin meclisten geçmesiyle birlikte uygulama usul ve esasları netleşecek. Sosyal devlet ilkesi gereği atılan adım, vatandaşın yaşam kalitesini artırmayı hedefliyor. Türkiye Büyük Millet Meclisi'ndeki görüşmelerin ardından düzenleme Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girecek.

Kaynak: Haber Merkezi