Biyografi

Biyografi / Öne Çıkanlar

Biyografi / Yeni Eklenenler

Yakup Satar
Yakup Satar

Son Gazi’nin son yılları  

İstiklal Savaşı gazisi Yakup Satar’ın son beş yılına tanıklık eden Cihan Yıldırım yazdı. Başta Yakup Satar olmak üzere bize bu toprakları emanet eden tüm şehit ve gazilerimizin anısına saygıyla…

Son Kahraman’dı
2001 yılında Eskişehir’in düşman işgalinden kurtuluşu dolayısıyla düzenlenen törene katılanlar kamyonet kasasındaki koltuğa gururla oturmuş sevimli bir dede gördüler. O dede, İstiklal Savaşı’nın son gazilerinden Eskişehirli Yakup Satar’dı. Sağlığı el vermediği için bir daha törene katılamadı. Daha doğrusu evinden çıkamadı. O tarihten sonra Gazi'yi pek gören, arayan, soran olmadı. Ne zamana kadar? 2004 yılında Hürriyet’in ‘Son Kahramanlar’ isimli çalışmasını yapana kadar…
Yakup Satar ve üç silah arkadaşı o günden sonra gündemimizde hayli yer tuttu.

Ziyaretçilere engel olamadılar
Gazi Satar, 74 yaşındaki kızı Zekiye Tali ile birlikte Hacı Seyit Mahallesi Duatepe Caddesi'nde yaşıyordu. Son on yılını ev de geçirdi. Hava Hastanesi’nden ve İl Sağlık Müdürlüğünden görevlendirilen sağlık ekipleri rutin kontrollerini yapardı. Doktorlar her seferinde ailesine ziyaretçi kabul etmemeleri konusunda uyarılarda bulunuyordu. Ama bu durumu Türkiye’nin, hatta dünyanın dört bir yanından gelen ziyaretçilere anlatmak pek mümkün olmuyordu. Gazi’nin evine gelen giden eksik olmazdı. Toplumun her kesiminden, her yaştan ve meslek örgütünden insanlar, Atatürk’ün son askerini görmek, konuşmak, o günleri dinlemek istiyordu.

Basra’da esir düştü
Şanlı mücadelenin son kahramanlarından biri olan Yakup Satar, 1895 yılında Kırım'da doğdu. Ailesiyle Eskişehir'e göç eden Satar, 1915 yılında Osmanlı'nın Birinci Dünya Savaşına katılmasıyla Basra cephesinde İngilizlere karşı savaştı. Alman askerleri tarafından toksit gazlarla mücadele için kurulan özel birimde görevlendirildi. Savaşta esir alınan Satar, daha sonra esir değiş tokuşunda serbest kaldı. 1919-1922 yılları arasın da da Mustafa Kemal'in askeri olma şerefini elde etti. Sakarya Meydan Muharebesi'ne katılan Satar'ın altı çocuğu, elliye yakın torunu ve torunun torunu vardı.

Elinizden silahı bırakmayın
25 Mart 2007’de silah arkadaşı Veysel Turan'ın vefatı nedeniyle kendisini ziyaret ettik. Bizi ''hoş geldiniz'' diyerek karşılayan Satar, şöyle konuşmuştu: ''Ey gençler hepiniz bir olun. Sakın birbirinize darılmayın, küsmeyin. Atatürk bize böyle 'Düşmanla dost olmak isterseniz elinizden silahı bırakmayın' derdi. Bu vatanın nasıl kurtulduğunu siz bilmezsiniz, biz biliyoruz. Türk Bayrağı'na dikkatli bakın.'' Kızı Zekiye Tali de Veysel Turan'ın vefat ettiğini babası Yakup Satar'a söyleyemediklerini ifade etmişti.

Başbakan da ziyaret etmişti
Yakup Satar'ın üst düzey ziyaretçileri de oldu. Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım, Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer adına Cumhurbaşkanlığı Deniz Yaveri Binbaşı Noyan Özçelik, Vali Kadir Çalışıcı, Büyükşehir Belediye Başkanı Yılmaz Büyükerşen, Maliye Bakanı Kemal Unakıtan Yakup Satar'ı ziyaret edenlerden bazılarıydı.

Randevu vermeye başladılar
Yakup Satar'ın yaşadığı ev, Başbakan, Bakanlar, milletvekilleri, valiler, generaller, belediye başkanları, öğrenciler ve yurt dışında yaşayan Türk vatandaşları gibi her kesimden ziyaretçiyi ağırladı. Konyalı Gazi Veysel Turan'ın vefatının ardından Yakup Satar’ın evi vefat ettiği güne kadar ziyaretçi akınına uğradı. Ziyaretçi sayısı artınca ailesi randevu vermeye başladı. Satar, ilerleyen yaşına rağmen ziyaretçilerin karşısına madalyalı ceketini giymeden çıkmıyordu. Doktorların konuşma yasağına rağmen ziyaretçileri görünce dayanamıyor, anılarını anlatmaya başlıyordu. Ev dolup dolup taşıyordu. Ziyaretçiler eve sığmıyordu. Ziyarete gelenleri bazen komşuda beklettiler. Eve gelen gidenler nedeniyle evin düzeni tamamen değişmişti. Kızları yemek yapmaya, yetiştirmeye fırsat bulamaz ol muştu. Son yıllarda yemekleri Orduevi’nden getirdiler. Kızları onca gelen gidene rağmen misafirlerini ikramsız geri çevirmezlerdi. Sonuçta maddi imkanları kısıtlı insanlardı. Gazetecilerin durumu haber verdiği Vali Kadir Çalışıcı eve ikramlık gönderdi.
  
Tıp Fakültesi'nde 16 gün
Haziran 2007’de kalp ritminde düzensizlik tespit edilince Tıp Fakültesi yoğun bakım ünitesinde tedavi altına alındı. Rahmetli nedendir bilinmez hastaneleri hiç sevmezdi. Hastanede canının sıkıldığını söyler, evine dönmek isterdi. 16 gün sonra taburcu edildi. Oğlu Fevzi Satar, başta Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer olmak üzere pek çok kişinin arayarak babasının sağlık durumu hakkında bilgi aldığını söyledi.

Hastane yatağında öldü
Rahatsızlığı nedeniyle Tıp Fakültesinde tedavi gören Gazi Satar, 16 gün taburcu edildi. Evindeki ilk gecenin ardından kızı Zekiye Tali'den ilginç bir istekte bulundu. Hastanedeki yatakta çok rahat ettiğini, iyi uyuduğunu söyleyen Satar, o yatağın aynısını istemişti. Son Gazi’nin isteğini kim geri çevirebilir? Hastane yetkilileri o yatağı eve gönderdi. Gazi'nin Yaklaşık bir yıl kullandığı söz konusu yatak vefatının ardından kızının isteği üzerine kas hastası birine verildi. Satar, hastanedeki yatak gelene kadar kanepeden bozma bir yatakta yatıyordu.
 
Haberleri kaçırmıyordu
Biz gazetecilerin ziyaretlerinden sıkılan Yakup Satar, haberleri her gün takip ederdi. Bir kızı bağırarak gazete okurdu kulağına, torunu haberleri izleyip anlatırdı. Genellikle Irak, askerler ve terör haberlerine ilgi gösterirdi. Türk Silahlı Kuvvetlerinin teröristlere yönelik başarılı operasyonlarını duyunca çok mutlu oluyordu. Askerlerin mağaraları bombaladığı anlatılınca o kadar heyecanlanırdı ki sanki kalkıp askerlerin yanına gidecek gibi olurdu.


 
General odasında kaldı
Şubat 2008’de, 110 yaşındayken yine rahatsızlandı. TSK Eskişehir Asker Hastanesinde tedavi altına alındı. Askeri yetkililer Atatürk'Ün emanetine sahip çıktılar. Gaziyi, hastanede generaller için ayrılan odaya yatırdılar. 10 günlük tedavinin ardından taburcu edilen Satar, 2 Nisan 2008’de evinde vefat etti. 3 Nisan 2008’de Reşadiye Camisi'nde kılınan namazın ardından düzenlenen askeri törenle asri mezarlığa defnedildi. Törene Gazi Satar'ın oğlu Fevzi Satar, kızları Zekiye Tali, Safiye Çorakbaş, Meliha Işıkada, Necmiye Işıkada ve Bedriye Kalas'ın yanı sıra çok sayıda kişi katıldı.

Erdoğan'ın saatini çalmak istediler
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, eşi Emine Erdoğan ile vefatından bir yıl önce Yakup Satar'ı ziyaret etmişti. Başbakan ziyaret anısına Satar'a köstekli altın saat hediye etmişti. O saate göz koyan bazı hainler aileye zor anlar yaşatmıştı. Saati çalmak isteyenler 74 yaşındaki kızı ile yaşayan Gazi'nin evini bir kaç kez yoklamıştı. Kimi kapıyı zorladı, kimi satıcı kılığında eve girmek istemişti. Çelik kapı yaptı ran aile, saati İstanbul'da yaşayan oğlunun evine yollamakta bulmuştu.

Hayranları vardı
Her geçen gün ünü yayılan Yakup Satar ziyaretçi akınına uğradı. Pek çok kişi bir fırsatını bulup Gazi'yi görmek istiyordu. Görme imkanı bulamayanlar ise mektup yazıyor, kart atıyordu. Evde 'Yakup Dedeciğim' diye başlayan o kadar çok mektup var ki... Mektup yazanlar hal hatır sorduktan sonra Gazi'nin fotoğrafını istemeyi de ihmal etmiyordu. Hatta bazı hayranları kullandığı bir eşyasını göndermesini istiyordu. Son yıllarda eve gelenlerin duygu ve düşüncelerini yazmaları için anı defteri oluşturulmuştu.

Gelenlere tavsiyeler
''Kurtuluş Savaşı çok zor şartlar altında kazanıldı. İşgale karşı direnen Mustafa Kemal ve arkadaşları bir mucizeyi gerçekleştirdi. Atatürk'ün askeri imkanı yoktu. Ordu harp tecrübesi olmayan, çocuk denecek yaşta insanlardan kuruluydu. Vatanı zor şartlar altında kurtarıp, tertemiz size emanet ettik. Kıymetini bilin. Atat ürk, bize 'Herkesle dost olun. Herkese merhaba deyin' derdi. Bunu size iletiyorum. Düşmanlar dost gibi görünüp sürekli Türkiye'yi bölmeye çalıştı. Özellikle gençler düşmanın oyununa gelip birbirine düşmemelidir. Bizler gibi gençler de ülkeye dört elle sarılmalıdır. Bu vatan elden giderse bir daha geri getirilemez. Gençler bu vatanı sonuna kadar korumalıdır.''

El-pais’e haber oldu
Yakup Satar'ın ölümü, İspanya'nın en yüksek tirajlı gazetesi El Pais'e de haber oldu. Gazete, Yakup Satar'ı, "Birinci Dünya Savaşından sağ kalan son Osmanlı" olarak tanıttı ve "Savaşlarla dolu hayatındaki en büyük başarısı yaşlanmak oldu. Satar'ın ölümünün ardından Birinci Dünya Savaşından sağ kalan dünyada sadece 12 kişi kaldı. Avustralya ve İngiltere'de
üçer, İtalya ve ABD'de ikişer, Almanya ve Kanada'da birer kişi hayatta" diye yazdı. 
 
‘Son Buluşma’ film olmuştu
Kurtuluş Savaşı'nın son 3 gazisi Eskişehirli Yakup Satar, Çorumlu Ömer Küyük ve Konyalı Veysel Turan, yönetmen Nesli Çölgeçen'in hazırladığı ''Son Buluşma'' isimli belgesel yapımla ölümsüzleşti. Eskişehir gösterimi sırasında salondakiler gözyaşlarına hakim olamadı.

Dört yıl unutuldu
Gazi Satar, vefatının ardından unutuldu. Ne öldüğü Nisan ayında, ne de Gaziler Günü'nde kimsenin aklına gelmedi. 2009, 2010, 2011'de ve ne de sonraki yıllarda ne resmi ne sivil hiçbir etkinlik düzenlenmedi. Doğru adı bir caddeye verilmişti ama Gazi elbette bundan daha fazlasını hak ediyordu. Nihayet bu yıl bir grup gazi, 19 Eylül Gaziler Günü dolayısıyla kabrini ziyaret etti.

-2°
sisli