08.02.2021, 15:42

Sağlık hakkı ve Covid-19 döneminde hasta hakları

Anayasamıza göre devlet, sağlık hizmetlerini herkesin beden ve ruh sağlığını koruyarak hayatını sürdürebileceği şartları sağlayacak şekilde sunmakla yükümlüdür.

Sağlık hakkı; güvenli ve içilebilir su kaynaklarına erişim ve yeterli sağlık koruma koşulları, güvenli yiyecek arzı, beslenme, konut, işle ilgili ve çevresel şartların sağlıklı olması ve cinsel sağlık ile üreme sağlığı da dâhil olmak üzere geniş bir çerçeveyi kapsar. Sağlıkla ilgili eğitimlere erişim gibi sağlığın belirleyici etmenlerini de içeren kapsayıcı bir haktır.

Sağlık hizmetlerinden yararlanma hakkı ise bir ekonomik ve sosyal haktır.

Modern tıbbi bilgi ve teknolojinin gereklerine uygun olarak hastalık durumunda teşhis konulmasını, tedavisinin yapılmasını ve gerekli bakımı isteme hakkına sahipsiniz.

Hastalığınız hakkında yeterli bilgilendirmeyi alma hakkına sahipsiniz.

Sağlık durumumuz ile ilgili bilgiler bulunan dosyayı ve kayıtları, doğrudan veya vekil ya da kanuni temsilci vasıtasıyla inceleyebilirsiniz.

Halk sağlığını tehdit eden salgın hastalık hallerinde bazı temel hak ve hürriyetlerimiz kısıtlanabilir.

Bununla birlikte aşağıdaki haklar hiçbir hal ve şart altında kısıtlanamaz:

  1. İşkence ve eziyete maruz bırakılmama, köle edilmeme, düşünce, vicdan ve din hürriyeti gibi haklar her zaman korunmalıdır.
  2. Halk sağlığını koruma temelinde sınırlamalara izin verildiği durumlarda bile bu kısıtlamalar yalnızca belli sürelerde geçerli olmalı ve periyodik gözden geçirmeye tabi tutulmalıdır.
  3. Salgınlar sırasında hasta bilgilerinin gizliliği kolayca ihlal edilebilmektedir. Sağlık kuruluşlarının sır saklama yükümlülüğü kapsamındaki kişisel sağlık verileri, kişinin izni olmadan hiçbir şekilde paylaşılmamalıdır.

COVİD-19 DÖNEMİNDEKİ BAZI UYGULAMALARIN HUKUKİ DEĞERLENDİRMESİ

HES KODU UYGULAMASI:COVID-19 salgını ile ilgili olarak Sağlık Bakanlığı, bu salgına maruz kaldığı tespit edilen ve hatta, mazur kalma tehlikesi bulunan kişilerle ilgili bazı bilgileri kaydetmektedir. Bu kayıt işlemi, sağlık durumuna ilişkin kişisel verilerin yanı sıra, kişilerin örneğin seyahatlerine, bulundukları yere ilişkin bilgileri de kapsamaktadır. Bu kayıt işlemi, kamu sağlığını korumak amacıyla yapılmaktadır. Bu yönü itibarıyla, ilgili kişilerin rızasının olup olmadığına bakılmaksızın, bu kayıt işlemi hukuka uygundur.

GÖRÜNTÜ-BİLGİ PAYLAŞIMI: Kişisel verilerin ihlali ile haber paylaşmak yani hastanın rızası olmadan görüntüsünü veya kimlik bilgilerini paylaşmak hak ihlali sayılabilmektedir. Tedavi, korunma konularındaki bilgilerin ve hasta sayılarının yanlış verilmesi de hak ihlali niteliğinde kabul edilmektedir. Örneğin bitkisel bir ilacın covid 19’u önlediği ya da tedavi ettiğini iddia etmek, bunun reklamını yapmak cezai yaptırımları gerektirir.

HASTALIĞIN DEKLARE EDİLMESİ: Covid 19 hastasının yaşadığı binanın asansörüne ve bina içine şu daire sakini hastadır şeklinde uyarı yazıldığı vb. paylaşımlar, sosyal medya üzerinden gündeme gelmiştir. Bu uygulamalar, normal şartlarda hastanın mahremiyet hakkına aykırıdır. Kimse hasta olduğunu deklare etmek zorunda değildir. Ancak, Covid 19’da bulaşma riski yüksek olduğundan kamu sağlığı, hastaların bireysel haklarından üstün tutulmaktadır.

COVİDLİ OLUP EVDE/HASTANEDE TEDAVİ GÖREN HASTALARIN HAKLARI VE DURUMLARI NELERDİR?

Bilgilendirilme(aydınlatılma), kayıtları inceleme, sağlık kuruluşunu seçme ve değiştirme, tıbbi gereklere uygun teşhis, tedavi ve bakım, tıbbi özen gösterilmesini talep etme, mahremiyete saygı gösterilmesini talep etme gibi hastaların Hasta Hakları Yönetmeliği’nde de belirtilen temel hakları vardır.

yine diğer hastalıkların teşhis ve tedavisinde olduğu gibi Covid-19’la ilgili olarak uygulanan tedavinin kapsamı ve olası yan etkileri konusunda bilgilendirilmesi ve rızalarının alınması bir hasta hakkı gereğidir ve zorunludur. Ancak fiziki şartlara uygun olduğu oranda uygulanabilmektedir. Örneğin; Covid 19 tanısı almış hastaların mekanik solunum desteği sağlayabilecek multidisipliner hastanelerde takip ve tedavi edilmeleri gerekir. Aynı ilde referans hastane bulunması halinde ve hastane şartları uygun ise, referans hastane tercih edilir. Yine örneğin aslolan hastaların tek kişilik, özel banyosu ve tuvaleti olan, kapatılabilir kapı içeren bir odada tedavi edilmeleridir. Ancak bu sağlanamıyorsa aradaki mesafeyi korumak koşulu ile çoklu odalarda da kalabilmekteler.

Hastaların da uygulanan karantina tedbirlerine riayet etmesi ve karantina süresince durumları hakkında doğru bilgileri sağlık çalışanları ile paylaşmaları gerekmektedir. Covid-19 teşhisi konan kişinin karantina altına alınması ve hastanın da bu karantina tedbirlerine uyması kanuni bir zorunluluk olup Türk Ceza Kanunu’nun 195. maddesinde bulaşıcı hastalıklardan birine yakalanmış kimsenin karantina tedbirlerine uymaması suç olarak düzenlenmiştir. Bu tedbire aykırı davranan hastalar hakkında adli ve idari yaptırımların uygulanması söz konusu olabilmektedir.

PANDEMİ SÜRECİNİ HASTA HAKLARI BAZINDA YORUMLAYACAK OLURSAK;

Salgının yoğun olduğu, seyahat kısıtlaması ve sokağa çıkma yasağı gibi tedbirlerin uygulandığı dönemde kronik hastalık ya da nadir hastalık sahibi kişilerin tedavi süreçlerinde aksamalar da yaşanmıştır. Bu süreçte kişilerin Covid-19 şüphesi veya teşhisiyle sağlık kuruluşlarına başvurduklarında kendilerinden ücret tahsil edilip edilmeyeceği, özel hastanelerin bu konudaki tutumları da uzunca süre gündemi meşgul etmiş ve tartışılmıştır. Özel hastanelerde tedavi olup yüksek faturalarla karşılaşanlar da olmuştur. Ancak bugün net bir şekilde söylemek mümkün ki özel hastanelerde pandemi olgularına yönelik olarak yapılacak işlemlerden ücret alınmaması gerekmektedir. Sağlık Uygulama Tebliği’nde yapılan değişiklikle pandemi süresince pandemi olgularına yönelik tanı ve tedaviler acil hal kapsamına alınmıştır. Dolayısıyla benzer durumda ödeme yapmış bulunan kişilerin para iadesi talep etme ve olumsuz bir yanıt almaları halinde de yargıya başvurma hakları bulunmaktadır.

Ayrıca son yapılan açıklamalarda, belirlenen ücretten yüksek ücret talep edilen hastaneler hakkında yasal işlem başlatılacağı belirtilmiştir.

Hastalar, spesifik olarak pandemi nedeniyle bir hak ihlali yaşarlarsa;

Pandemiyle bağlantılı pek çok konu bu sorun kapsamında değerlendirilebilmektedir. Örneğin Covid-19 hastalığına yakalanan kişinin kimliğinin ifşa edilmesi bir kişisel veri ihlalidir. Bu ihlalin adli anlamda hem cezai hem de oluşacak zararların tazmini şeklinde sonuçları olacaktır. Bu verileri ihlal eden kişi ve kurumlar hakkında Kişisel Verileri Koruma Kurulu’nun idari yaptırım uygulaması da mümkündür.

Yine Covid-19 tedavileri sürecinde kendilerinden ücret tahsil edilen kişilerin bu ücretlerin iadesiyle ilgili yasal süreç başlatmaları mümkündür.

Bunun haricinde çalışanlar bakımından pandemiyle bağlantılı gerekli tedbirleri almak işverenlerin yükümlülükleri arasındadır. İşveren işyerinde gerekli sosyal mesafeyi temin edecek tedbirleri almalı ve çalışanların hijyenik ve sağlıklı bir ortamda çalışmalarını sağlamalıdır. Pandemiyle ilgili gerekli tedbirlerin alınmaması, hijyen koşullarına aykırı şartlarda çalışmaya zorlanılması işçi bakımından iş akdini haklı nedenle feshetme sebebi olarak kabul edilebilecektir.

Bir de tartışmalı bir konu olarak Covid-19’un iş kazası veya meslek hastalığı sayılıp sayılmayacağı konusu vardır ve son gelişmelerde meslek hastalığı olarak kabul edildiği görülmektedir. 22/11/2020 tarihinde Sağlık ve Sosyal Hizmet Emekçileri Sendikası, TBMM Sağlık Komisyonu'ndaki tüm partilerin Covid-19’un sağlık emekçileri için meslek hastalığı sayılması kabul edildiğini duyurmuştur. Hastalığa yakalanıp zarar görenlerin ya da bu hastalık sebebiyle hayatını kaybeden çalışanların alacağı tazminatı etkileyecek bir konu olduğundan bu durum büyük önem arz etmektedir.

Sağlık Hizmetleri ile ilgili şikâyetlerde Sağlık Bakanlığı'nın (SABİM) ALO 184 hattı veya http://sabim.saglik.gov.tr/ adresinden, Cumhurbaşkanlığı İletişim Merkezi’ne (CİMER), Alo 150 hattı veya https://www.cimer.gov.tr/ adresinden, Başbakanlık İletişim Merkezi’ne (BİMER) Alo 150 hattı veya http://www.bimer.gov.tr/ adresinden başvurulabilmektedir. Başvuruya rağmen cevap alınamazsa hukuki yollara başvurulması, hak kaybının önüne geçilmesi için önem arz etmektedir.

Yorumlar (0)
-0°
açık

Gelişmelerden Haberdar Olun

@