<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/" xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/" version="2.0">
  <channel>
    <title>Eskisehir.Net | Eskişehir Haber - Eskişehir Son Dakika Haberleri</title>
    <link>https://www.eskisehir.net</link>
    <description>Eskişehir haber, güncel Eskişehir haberleri, Eskişehir son dakika haberleri, Eskişehirspor haberleri ve Eskişehir iş ilanları Eskişehir.Net'te</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.eskisehir.net/rss/saglik" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>Copyright © 2026. Her hakkı saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Sat, 18 Jul 2026 10:50:39 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.eskisehir.net/rss/saglik"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item>
      <title><![CDATA[Türkiye’ye örnek dijital sağlık hamlesi Eskişehir’de hayata geçiyor]]></title>
      <link>https://www.eskisehir.net/turkiyeye-ornek-dijital-saglik-hamlesi-eskisehirde-hayata-geciyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.eskisehir.net/turkiyeye-ornek-dijital-saglik-hamlesi-eskisehirde-hayata-geciyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Dijital İletişim Merkezi ile sağlık hizmetleri, sağlık kuruluşları ve resmî iletişim kanalları tek noktada buluşuyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Eskişehir İl Sağlık Müdürlüğü, vatandaşların sağlık hizmetlerine, resmî kurum bağlantılarına ve iletişim kanallarına daha hızlı, kolay ve güvenli şekilde ulaşabilmesi amacıyla hazırlanan <i><strong>Dijital İletişim Merkezi</strong></i>’ni hayata geçiriyor.</p>

<p>Eskişehir İl Sağlık Müdürlüğü Basın ve Halkla İlişkiler Birimi tarafından geliştirilen projeye <a href="http://dijital.ismeskisehir.org.tr" rel="nofollow">dijital.ismeskisehir.org.tr</a> adresinden erişilebilecek.</p>

<p>Mobil uyumlu ve vatandaş odaklı olarak tasarlanan platformda; Eskişehir İl Sağlık Müdürlüğünün resmî internet sitesi, sosyal medya hesapları, telefon numaraları, kurum adresleri ve bağlı sağlık kuruluşlarının iletişim bilgileri tek ekranda sunulacak.</p>

<h2><strong>Sağlık hizmetlerine tek noktadan erişim</strong></h2>

<p>Vatandaşlar, farklı internet sitelerinde arama yapmak zorunda kalmadan MHRS, 112 Acil Sağlık Hizmetleri, Evde Sağlık Hizmetleri, MUSAB ve diğer resmî dijital sağlık hizmetlerine tek dokunuşla ulaşabilecek.</p>

<p>Platformda ayrıca hastaneler, Aile Sağlığı Merkezleri, İlçe Sağlık Müdürlükleri ve Sağlıklı Hayat Merkezlerinin adres, telefon ve konum bilgileri yer alacak. Tıklanabilir telefon ve konum bağlantıları sayesinde ilgili sağlık kuruluşlarıyla doğrudan iletişim kurulabilecek ve yol tarifi alınabilecek.</p>

<h2><strong>Sağlıklı Hayat Merkezleri için akıllı rehber</strong></h2>

<p>Dijital İletişim Merkezi’nin öne çıkan bölümlerinden biri de Sağlıklı Hayat Merkezlerine yönelik hazırlanan akıllı yönlendirme ekranı olacak.</p>

<p>Vatandaşların yaş, cinsiyet, ilçe ve ihtiyaç duyduğu hizmete ilişkin verdiği cevaplar doğrultusunda; diyetisyen, psikolog, fizyoterapist, sigara bırakma danışmanlığı, kronik hastalık risk danışmanlığı ve kanser taramaları gibi ücretsiz koruyucu sağlık hizmetleri hakkında bilgilendirme sunulacak.</p>

<p>Sistem üzerinden önerilen hizmetlerin sunulduğu Sağlıklı Hayat Merkezleri görüntülenebilecek; merkezlerin adres, telefon ve konum bilgilerine doğrudan ulaşılabilecek.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>Doğru ve güncel bilgi güvenli şekilde sunulacak</strong></h2>

<p>Platformda yer alan bağlantılar, Sağlık Bakanlığı ve Eskişehir İl Sağlık Müdürlüğünün resmî dijital kanallarına yönlendirme sağlayacak. Böylece vatandaşların güncelliğini kaybetmiş veya hatalı bilgi içeren kaynaklar yerine doğru ve güvenilir bilgilere ulaşması amaçlanıyor.</p>

<p>Sağlık hizmetlerini, kurum bilgilerini ve koruyucu sağlık yönlendirmelerini tek merkezde buluşturan Dijital İletişim Merkezi’nin, kamu kurumlarında dijital iletişim ve vatandaş yönlendirmesi alanında Türkiye’ye örnek olması hedefleniyor.</p>

<p>Eskişehir İl Sağlık Müdürlüğü Dijital İletişim Merkezi’ne <a href="http://dijital.ismeskisehir.org.tr" rel="nofollow">dijital.ismeskisehir.org.tr</a> adresinden ulaşabilirsiniz.</p>

<p><img alt="Dijital Kopru1" height="1440" src="https://eskisehirnet.teimg.com/eskisehir-net/uploads/2026/07/dijital-kopru1.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="1092" /></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Eskişehir, Sağlık</category>
      <guid>https://www.eskisehir.net/turkiyeye-ornek-dijital-saglik-hamlesi-eskisehirde-hayata-geciyor</guid>
      <pubDate>Fri, 17 Jul 2026 14:35:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://eskisehirnet.teimg.com/crop/1280x720/eskisehir-net/uploads/2024/09/eskisehir-il-saglik-mudurlugu-4.png" type="image/jpeg" length="17684"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Ebeveynler dikkat: Çocukların geleceğini tehdit eden sessiz tehlike]]></title>
      <link>https://www.eskisehir.net/ebeveynler-dikkat-cocuklarin-gelecegini-tehdit-eden-sessiz-tehlike</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.eskisehir.net/ebeveynler-dikkat-cocuklarin-gelecegini-tehdit-eden-sessiz-tehlike" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Çocuk Hastalıkları ve Cerrahisi Eğitim ve Araştırma Hastanesi Diyetisyeni Buse Uzun Özdemir, çocukluk çağı obezitesinin yalnızca fazla kilo sorunu olmadığını, çocukların bugünkü ve gelecekteki sağlıklarını tehdit eden önemli bir halk sağlığı problemi olduğunu söyledi. Obeziteyle mücadelede katı diyetler ve yasakların çözüm olmadığını belirten Özdemir, ailelerin sağlıklı yaşam konusunda çocuklarına örnek olması gerektiğini vurguladı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>[related-posts id="188680" color="bg-primary"][/related-posts]</p>

<p>Çocukluk çağı obezitesinin oluşumunda genetik faktörlerin etkili olabileceğini belirten Dyt. Buse Uzun Özdemir, çevresel etkenlerin de belirleyici rol oynadığını ifade etti. Özdemir, enerji yoğun ve besin değeri düşük gıdaların sık tüketilmesi, şekerli içeceklerin günlük yaşamın bir parçası haline gelmesi, fiziksel aktivitenin azalması ve ekran başında geçirilen sürenin artmasının obeziteyi tetikleyen başlıca nedenler arasında yer aldığını söyledi.</p>

<h2>ÇOCUKLUKTA BAŞLAYAN OBEZİTE YETİŞKİNLİĞE TAŞINIYOR</h2>

<p>Obezitenin yalnızca dış görünüşü etkilemediğine dikkat çeken Özdemir, çocukluk döneminde obez olan bireylerin önemli bölümünün yetişkinlikte de kilo problemi yaşamaya devam ettiğini belirtti. Bu durumun tip 2 diyabet, hipertansiyon, yüksek kolesterol, karaciğer yağlanması ile kalp ve damar hastalıkları gibi kronik rahatsızlıkların görülme riskini artırdığını ifade eden Özdemir, obezitenin aynı zamanda özgüven, akademik başarı, sosyal ilişkiler ve yaşam kalitesi üzerinde de olumsuz etkiler oluşturabileceğini dile getirdi.</p>

<p><img alt="Prof Dr Nevzat Tarhan Obezite Alzheimer Riskini Artiriyor 3218571" class=" detail-photo img-fluid" height="720" src="https://eskisehirnet.teimg.com/eskisehir-net/uploads/2025/11/prof-dr-nevzat-tarhan-obezite-alzheimer-riskini-artiriyor-3218571.webp" width="1280" /></p>

<h2>KATI DİYETLER YERİNE SAĞLIKLI ALIŞKANLIKLAR</h2>

<p>Çocukların sağlıklı büyüme ve gelişmesi için düzenli beslenme alışkanlıklarının kazandırılması gerektiğini belirten Özdemir, kahvaltının atlanmaması, öğün düzeninin korunması, her gün yeterli miktarda sebze ve meyve tüketilmesi, tam tahıllı ürünlerin tercih edilmesi ile yumurta, et, tavuk, balık, süt ve süt ürünleri gibi kaliteli protein kaynaklarının dengeli şekilde tüketilmesinin önem taşıdığını söyledi. Beslenmenin yanı sıra düzenli fiziksel aktivitenin de çocuk sağlığının vazgeçilmez unsurlarından biri olduğunu kaydetti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2>AİLELER ÇOCUKLARINA ROL MODEL OLMALI</h2>

<p>Sağlıklı yaşam alışkanlıklarının aile içinde benimsenmesi gerektiğini vurgulayan Dyt. Buse Uzun Özdemir, çocukların söylenenden çok gördüklerini örnek aldığını ifade etti. Evde sağlıksız beslenme alışkanlıklarının ve hareketsiz yaşamın hakim olduğu bir ortamda çocuklardan farklı davranmalarının beklenemeyeceğini belirten Özdemir, çocukların sağlıklı beslenmeyi tek başına öğrenemeyeceğini, bu süreçte aile, okul ve sağlık profesyonellerinin birlikte hareket etmesinin büyük önem taşıdığını söyledi.</p>

<p>Özdemir, sağlıklı nesiller yetiştirmenin yolunun çocuklara katı diyetler uygulamaktan değil, doğru beslenme alışkanlıkları ve aktif yaşam kültürü kazandırmaktan geçtiğini belirterek, sağlıklı bir geleceğin çocukluk döneminde atılan küçük ama doğru adımlarla şekillendiğini sözlerine ekledi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İhlas Haber Ajansı</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.eskisehir.net/ebeveynler-dikkat-cocuklarin-gelecegini-tehdit-eden-sessiz-tehlike</guid>
      <pubDate>Fri, 10 Jul 2026 16:59:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://eskisehirnet.teimg.com/crop/1280x720/eskisehir-net/uploads/2024/07/cocukluk-cagi-obezitesi-1.png" type="image/jpeg" length="27360"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Estetik işlem sonrası dudağı çürüdü]]></title>
      <link>https://www.eskisehir.net/estetik-islem-sonrasi-dudagi-curudu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.eskisehir.net/estetik-islem-sonrasi-dudagi-curudu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Antalya'da estetik işlem sonrası dudağında doku kaybı yaşadığını öne süren 47 yaşındaki aşçı Songül Uzunoğlu'nun 7 yılı aşkın süredir devam eden hukuk mücadelesinde ceza davası beraatle sonuçlanırken, Tüketici Mahkemesi yaklaşık 994 bin lira tazminata hükmetti. Dosyanın istinaf süreci ise devam ediyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>[related-posts id="188339" color="bg-primary"][/related-posts]</p>

<p>Üç çocuk annesi Songül Uzunoğlu, 2019 yılının Şubat ayında arkadaş tavsiyesiyle Antalya'nın Muratpaşa ilçesindeki özel bir güzellik ve estetik merkezine başvurdu. İddiaya göre kendisine, göz altı torbaları için göbek bölgesinden alınacak yağ dokusunun yüzüne dolgu olarak uygulanacağı, işlemin kalıcı, ekonomik ve iki yıl garantili olduğu söylendi.</p>

<p>Mart ayında yapılan ilk işlemin ardından dolgunun kısa sürede eridiğini belirten Uzunoğlu, aynı merkeze yeniden başvurdu.</p>

<h2>AYNI YIL İÇİNDE 4 KEZ İŞLEM UYGULANDI</h2>

<p>Uzunoğlu'na 2019 yılı içerisinde dört ayrı işlem uygulandı. İlk üç işlemin ardından yüzündeki dolguların kalıcı olmadığını belirten Uzunoğlu, son işlem sırasında alt dudağına da dolgu yapıldığını ifade etti. Toplam 7 bin 500 lira ödediğini söyleyen Uzunoğlu, dördüncü işlemin ardından şiddetli ağrı, morarma ve doku kaybı yaşadığını öne sürdü.</p>

<h2>"DUDAĞIMI BESLEYEN ANA DAMAR TIKANDI"</h2>

<p>Yaşadığı süreci anlatan Uzunoğlu, son işlem sırasında dudağını besleyen ana damarın tıkandığını öğrendiğini ve dudak dokusunu kaybettiğini iddia etti.</p>

<p>Defalarca ameliyat geçirdiğini belirten Uzunoğlu, yanağının iç kısmından alınan dokularla dudağının yeniden oluşturulmaya çalışıldığını, buna rağmen sağlık sorunlarının devam ettiğini söyledi. Hâlâ yeni operasyonlara ihtiyaç duyduğunu dile getiren Uzunoğlu, hem fiziksel hem de psikolojik olarak yıprandığını ifade etti.</p>

<h2>CEZA DAVASINDA BERAAT KARARI VERİLDİ</h2>

<p>Olayla ilgili Antalya 24. Asliye Ceza Mahkemesi'nde görülen davada doktorlar, "taksirle bir kişinin yaralanmasına neden olma" suçlamasıyla yargılandı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Mahkeme, Adli Tıp Kurumu raporunda hiperbarik oksijen tedavisinin geç başlamasının tıbben uygun olmadığının belirtildiğini, ancak zamanında tedavi uygulanmış olsa dahi dudakta nekroz gelişebileceğinin ifade edildiğini kaydetti. Sanıkların eylemleriyle meydana gelen zarar arasında kesin illiyet bağı kurulamadığı gerekçesiyle doktorlar hakkında beraat kararı verildi.</p>

<h2>TÜKETİCİ MAHKEMESİ TAZMİNATA HÜKMETTİ</h2>

<p>Antalya 1. Tüketici Mahkemesi ise aynı olaya ilişkin açılan maddi ve manevi tazminat davasında farklı bir değerlendirme yaptı.</p>

<p>Mahkeme, uygulamaların tıp biliminin genel kabul görmüş ilke ve kurallarına uygun olmadığı kanaatine vararak Uzunoğlu lehine 244 bin 331 lira maddi, 750 bin lira manevi olmak üzere faiz hariç toplam 994 bin 331 lira tazminata hükmetti.</p>

<p>21 Mart 2025 tarihli kararın ardından taraflar istinaf başvurusunda bulundu. Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi ise dosyada harç ve tebligat eksiklikleri bulunduğunu belirleyerek, esasa ilişkin inceleme yapmadan dosyayı eksiklerin tamamlanması için ilk derece mahkemesine gönderdi. Bu nedenle tazminat dosyasındaki istinaf incelemesi henüz sonuçlanmadı.</p>

<h2>"ADALETİN YERİNİ BULMASINI İSTİYORUM"</h2>

<p>Sürecin uzamasından dolayı mağduriyetinin devam ettiğini belirten Uzunoğlu, ceza davasında doktorların beraat ettiğini, tazminat kararına rağmen henüz herhangi bir ödeme yapılmadığını öne sürdü.</p>

<p>Hâlâ tedavi ve yeni operasyonlara ihtiyaç duyduğunu ifade eden Uzunoğlu, "Gülüşüm yok, yemek yemek problem. Ben artık adaletin yerine gelmesini istiyorum. Bir insanın hayatını hiçe saydılar. Benim hakkımı kim arayacak?" sözleriyle yaşadığı mağduriyeti dile getirdi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İhlas Haber Ajansı</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.eskisehir.net/estetik-islem-sonrasi-dudagi-curudu</guid>
      <pubDate>Sun, 05 Jul 2026 10:08:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://eskisehirnet.teimg.com/crop/1280x720/eskisehir-net/uploads/2026/07/estetik-islem-sonrasi-dudagi-curudu.jpg" type="image/jpeg" length="69138"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Eskişehir'de sigarayı bırakacaklara devletten ücretsiz ilaç]]></title>
      <link>https://www.eskisehir.net/eskisehirde-sigarayi-birakacaklara-devletten-ucretsiz-ilac</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.eskisehir.net/eskisehirde-sigarayi-birakacaklara-devletten-ucretsiz-ilac" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın imzasıyla Resmî Gazete'de yayımlanan karara göre, sigarayı bırakma tedavisi alan 1 milyon kişiye, herhangi bir sosyal güvencesi olup olmadığına bakılmaksızın ücretsiz ilaç ve nikotin replasman desteği sunulacak.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Resmî Gazete'nin bugünkü sayısında yayımlanan 11502 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile kamu kurum ve kuruluşlarının ürettikleri bazı mal ve hizmetlerden ücretsiz veya indirimli yararlanacakların tespitine ilişkin karara ek yapıldı.</p>

<p>Karara göre, tütün bağımlılığı tedavisi gören hastalar, sayıları 1 milyon kişiyi aşmamak kaydıyla, herhangi bir sosyal güvenceleri olup olmadığına bakılmaksızın destekten faydalanabilecek.</p>

<p>Uygulama kapsamında, Sağlık Bakanlığınca temin edilerek birinci, ikinci ve üçüncü basamak sağlık kurum ve kuruluşlarına dağıtımı yapılacak olan Nikotin Replasman Preparatları ile Bupropion HCI, Vareniklin ve Sitizin içerikli ilaçlar, hastalara tütün bağımlılığı tedavi ve eğitim birimleri vasıtasıyla ücretsiz olarak ulaştırılacak.</p>

<p>Söz konusu karar, 4736 sayılı Kanun'un birinci maddesinin birinci fıkrası hükmünden muaf tutularak yürürlüğe girdi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Yayımı tarihinde yürürlüğe giren kararın hükümlerini Sağlık Bakanı yürütecek.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Eskisehir.net Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Eskişehir, Sağlık</category>
      <guid>https://www.eskisehir.net/eskisehirde-sigarayi-birakacaklara-devletten-ucretsiz-ilac</guid>
      <pubDate>Sat, 04 Jul 2026 10:13:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://eskisehirnet.teimg.com/crop/1280x720/eskisehir-net/uploads/2026/03/sigara-6.jpg" type="image/jpeg" length="69123"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Yürüyemeyen çocuklar için robotik tedavi: Eskişehir’de minik adımlara büyük destek]]></title>
      <link>https://www.eskisehir.net/yuruyemeyen-cocuklar-icin-robotik-tedavi-eskisehirde-minik-adimlara-buyuk-destek</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.eskisehir.net/yuruyemeyen-cocuklar-icin-robotik-tedavi-eskisehirde-minik-adimlara-buyuk-destek" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Eskişehir İl Sağlık Müdürlüğü, Yunus Emre Devlet Hastanesi'nde çocuk hastalara yönelik Pediatrik Robotik Yürüme Rehabilitasyon Cihazını hizmete aldı. Yeni sistem sayesinde yürüme güçlüğü yaşayan çocukların tedavi süreçlerinde ileri teknoloji kullanılacak.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Eskişehir İl Sağlık Müdürlüğü, sağlık hizmetlerinde teknolojik altyapıyı güçlendirmeye yönelik yatırımlarına bir yenisini daha ekledi. Yunus Emre Devlet Hastanesi'nde erişkin hastalar için kullanılan Robotik Yürüme Rehabilitasyon Sistemi'ne ek olarak, çocuk hastalara yönelik Pediatrik Robotik Yürüme Rehabilitasyon Cihazı da hizmet vermeye başladı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Yeni sistemle birlikte Eskişehir'de hem erişkin hem de çocuk hastalara robotik rehabilitasyon hizmeti ileri teknolojiyle sunulurken, özellikle nörolojik ve ortopedik rahatsızlıkları bulunan çocukların tedavi süreçlerinin daha etkin yürütülmesi hedefleniyor.</p>

<h2>Çocuk Hastalara Umut Olacak</h2>

<p>Yunus Emre Devlet Hastanesi Ek Hizmet Binası'nda hizmet veren robotik rehabilitasyon sistemi, serebral palsi, travmatik beyin hasarı ve çeşitli nörolojik hastalıklar nedeniyle yürüme güçlüğü yaşayan çocuklara yönelik tedavi imkânı sağlıyor.</p>

<p>Çocuklara özel geliştirilen pediatrik aparatlarla donatılan sistem, güvenli ve konforlu bir rehabilitasyon süreci sunarken, doğal yürüyüş paterninin yeniden kazanılmasına katkı sağlamayı amaçlıyor.</p>

<h2>Motor Becerilerin Gelişimi Desteklenecek</h2>

<p>Tedavi sürecinde uygulanan tekrarlayan yürüyüş egzersizleriyle beyin ve sinir sistemi uyarılarak çocukların motor becerilerinin geliştirilmesi hedefleniyor. Robotik rehabilitasyon sayesinde denge, koordinasyon ve bağımsız hareket kabiliyetinin artırılması amaçlanıyor.</p>

<p>Tedavi programları ise uzman fizik tedavi ve rehabilitasyon ekibi tarafından her çocuğun ihtiyaçlarına göre bireysel olarak planlanıyor. Hastaların gelişim süreçleri düzenli olarak takip edilerek tedavi programları buna göre şekillendiriliyor.</p>

<h2>"Teknolojik Sağlık Hizmetlerini Yaygınlaştırıyoruz"</h2>

<p>Eskişehir İl Sağlık Müdürlüğü'nden yapılan açıklamada, sağlık hizmetlerinde kaliteyi artırmaya ve teknolojik imkânları vatandaşların hizmetine sunmaya yönelik çalışmaların sürdüğü belirtilerek, robotik rehabilitasyon hizmetlerinin hem erişkin hem de çocuk hastalar için önemli bir kazanım olduğu vurgulandı.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Aslıhan Gezer</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Eskişehir, Sağlık</category>
      <guid>https://www.eskisehir.net/yuruyemeyen-cocuklar-icin-robotik-tedavi-eskisehirde-minik-adimlara-buyuk-destek</guid>
      <pubDate>Sat, 04 Jul 2026 09:13:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://eskisehirnet.teimg.com/crop/1280x720/eskisehir-net/uploads/2026/07/whatsapp-image-2026-07-04-at-094156.jpg" type="image/jpeg" length="21195"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Resmi Gazete’de yayımlandı! O ürünler artık sadece eczanelerde satılacak]]></title>
      <link>https://www.eskisehir.net/resmi-gazetede-yayimlandi-o-urunler-artik-sadece-eczanelerde-satilacak</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.eskisehir.net/resmi-gazetede-yayimlandi-o-urunler-artik-sadece-eczanelerde-satilacak" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Resmi Gazete’de yayımlanan düzenleme ile bitki çayları ruhsatlandırılacak ve sadece eczanelerde satışa sunulacak.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Resmi Gazete’de yayımlanan yeni düzenleme ile birlikte Türkiye’de tıbbi bitki çaylarının üretimi, ruhsatlandırılması ve satışı tamamen değişti. Sağlık Bakanlığı tarafından hayata geçirilen yönetmelik, özellikle bitkisel ürünlerin kontrolsüz satışına karşı yeni bir güvenlik sistemi getiriyor.</p>

<p>Yeni düzenlemeyle birlikte tıbbi bitki çayları artık yalnızca eczanelerde satılabilecek ve bu ürünler Sağlık Bakanlığı’na bağlı Türkiye İlaç ve Tıbbi Cihaz Kurumu (TİTCK) tarafından bilimsel olarak değerlendirilecek.</p>

<h2>Bitkisel çaylarda sıkı denetim dönemi başladı</h2>

<p>Yönetmelik kapsamında tıbbi bitki çaylarının üretiminden satışına kadar tüm süreçler yeniden düzenlendi. Ürünler artık ruhsatlandırma sürecinden geçmeden piyasaya sunulamayacak.</p>

<p>Başvuruların 90 gün içinde sonuçlandırılması hedeflenirken, tüm ürünler karekod sistemi ile Ürün Takip Sistemi’ne (ÜTS) kaydedilecek. Böylece her ürünün üretimden eczane rafına kadar tüm hareketi dijital olarak izlenecek.</p>

<h2>Eczanelerde özel hazırlama dönemi</h2>

<p>Yeni düzenleme ile birlikte eczanelerde “majistral” yani kişiye özel bitkisel çay hazırlama süreci de yeniden şekillendirildi. Kullanılacak ürünlerin yalnızca Sağlık Bakanlığı onaylı ve farmakope kalitesinde olması şartı getirildi.</p>

<p><img alt="Bitki Caylari" height="596" src="https://eskisehirnet.teimg.com/eskisehir-net/uploads/2026/07/bitki-caylari.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="900" /></p>

<p>Ruhsat başvurusu yapacak kişiler için de önemli kriterler getirildi. Buna göre:</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<ul>
 <li>Lisans mezunu olma şartı</li>
 <li>Şirketlerde uzman personel bulundurma zorunluluğu</li>
 <li>Tıp, eczacılık, kimya veya biyoloji alanında uzman raporları</li>
 <li>Fitoterapi sertifikası şartı</li>
</ul>

<p>Bu kriterleri sağlamayan üreticilerin piyasaya ürün sunması mümkün olmayacak.</p>

<h2>Marketlerde satılan çaylarla karıştırılmayacak</h2>

<p>Yeni düzenleme en çok dikkat çeken ayrımı da netleştirdi. Marketlerde ve aktarlarda satılan bitki çayları “gıda ürünü” olarak sınıflandırılmaya devam edecek.</p>

<p>Ancak tıbbi amaçla kullanılan ve ruhsatlı bitki çayları sadece eczanelerde bulunabilecek.</p>

<p>Düzenleme yalnızca iç piyasayı değil, uluslararası pazarı da kapsıyor. Türkiye’ye özgü endemik bitkilerin kontrollü şekilde kullanılması sağlanırken, kalite standartlarını karşılayan ürünlerin ihracatının da artırılması hedefleniyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Takvim</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.eskisehir.net/resmi-gazetede-yayimlandi-o-urunler-artik-sadece-eczanelerde-satilacak</guid>
      <pubDate>Thu, 02 Jul 2026 15:54:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://eskisehirnet.teimg.com/crop/1280x720/eskisehir-net/uploads/2026/03/eczane-3-1.jpg" type="image/jpeg" length="16526"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Bu çeşmeler 4 ayrı derde deva: Yüzyıllardır şifa dağıtıyor]]></title>
      <link>https://www.eskisehir.net/bu-cesmeler-4-ayri-derde-deva-yuzyillardir-sifa-dagitiyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.eskisehir.net/bu-cesmeler-4-ayri-derde-deva-yuzyillardir-sifa-dagitiyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Bilecik'in Osmaneli ilçesinde bulunan Prof. Dr. Yunus Söylet Tesisleri'ndeki yan yana 4 ayrı çeşmeden 1400 yıldır akan ve her birinin tadı farklı olan şifalı sular, böbrekten egzamaya kadar pek çok rahatsızlığa çare arayan ziyaretçilerin akınına uğruyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Bilecik’in Osmaneli ilçesinde bulunan tarihi ‘İçmeler’ bölgesi, bin yılı aşkın süredir gizemini koruyan ve şifa dağıtan kaynak sularıyla ziyaretçilerini ağırlamaya devam ediyor. İstanbul-Antalya kara yolu üzerinde, ilçe merkezine sadece 8 kilometre uzaklıkta yer alan Prof. Dr. Yunus Söylet Tesisleri, hem yeşil doğası hem de barındırdığı eşsiz doğa mucizesiyle büyük ilgi görüyor. Tesis içerisinde yan yana duran 4 ayrı musluktan tam 14 asırdır kesintisiz su akıyor. Bu kaynakları asıl gizemli kılan unsur ise aynı noktadan çıkmalarına rağmen her bir musluktan akan suyun tadının, lezzetinin ve mineral yapısının birbirinden tamamen farklı olması olarak öne çıkıyor.</p>

<p>Yüzyıllardır akan bu gizemli suların her birinin farklı kronik sağlık sorunlarına iyi geldiğine inanılıyor. Bölgeyi ziyaret eden yerli ve yabancı turistler, bu kaynakların özellikle böbrek rahatsızlıklarına, mide ve sindirim sistemi sorunlarına, safra kesesi şikayetlerine ve egzama gibi çeşitli cilt problemlerine şifa olduğunu belirtiyor. Yan yana duran çeşmeler, sundukları bu çok yönlü faydalarla tam anlamıyla bir doğal reçete işlevi görüyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Geçmiş yıllarda sadece bölge halkı tarafından bilinen saklı bir kaynak alanı olan bu bölge, 2017 yılında Osmaneli Belediyesi tarafından gerçekleştirilen kapsamlı yatırımlarla modern bir çehreye kavuşturuldu. Prof. Dr. Yunus Söylet Tesisleri adıyla tescillenen alan, o günden bu yana hem şifa arayanların uğrak noktası haline geldi hem de yol üstü seyahat edenler için vazgeçilmez bir mola merkezi oldu. Doğa ile iç içe vakit geçirirken asırlık şifalı sulardan tatmak isteyenlerin akınına uğrayan bölge, Türkiye'nin en özgün doğal turizm merkezlerinden biri olarak dikkat çekiyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Eskisehir.net Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.eskisehir.net/bu-cesmeler-4-ayri-derde-deva-yuzyillardir-sifa-dagitiyor</guid>
      <pubDate>Fri, 26 Jun 2026 17:44:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://eskisehirnet.teimg.com/crop/1280x720/eskisehir-net/uploads/2026/06/aw716385-03-1.jpg" type="image/jpeg" length="89837"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[DSÖ açıkladı: Yeni virüs alarmı verildi! Salgında 304 kişi hayatını kaybetti]]></title>
      <link>https://www.eskisehir.net/dso-acikladi-yeni-virus-alarmi-verildi-salginda-304-kisi-hayatini-kaybetti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.eskisehir.net/dso-acikladi-yeni-virus-alarmi-verildi-salginda-304-kisi-hayatini-kaybetti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[15 Mayıs'tan bu yana süren Ebola salgınında can kaybı 304’e, doğrulanmış toplam vaka sayısı ise 1155’e yükseldi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Kongo Demokratik Cumhuriyeti’nde (KDC) 15 Mayıs'tan bu yana etkili olan Ebola salgınında bilanço ağırlaşıyor. KDC İletişim Bakanlığı tarafından yapılan resmi açıklamada, halk sağlığını ciddi şekilde tehdit eden salgına dair güncel epidemiyolojik veriler ve tedavi süreçleri kamuoyuyla paylaşıldı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Bakanlığın yayımladığı son rapora göre, ülke genelinde yürütülen yoğun tarama faaliyetleri ve laboratuvar testleri sonucunda kesinleşen (doğrulanmış) Ebola vaka sayısı 1155’e yükseldi. Salgının başlangıcından bu yana virüs nedeniyle hayatını kaybedenlerin sayısı ise 304 olarak kayıtlara geçti.</p>

<p>Açıklamada, salgınla mücadele kapsamında sevindirici gelişmelere de yer verildi. Sağlık merkezlerinde izolasyon altında tutulan ve tedavileri başarıyla tamamlanan 138 kişinin sağlığına kavuşarak taburcu edildiği bildirildi.</p>

<p>Öte yandan yetkililer, virüs bulaşan ve halen sağlık kurumlarında gözetim altında tutulan 318 hastanın tıbbi tedavi ve takip süreçlerinin kararlılıkla devam ettiğini aktardı. Bölgede salgının kontrol altına alınması için yürütülen çalışmalar sürüyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Eskisehir.net Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.eskisehir.net/dso-acikladi-yeni-virus-alarmi-verildi-salginda-304-kisi-hayatini-kaybetti</guid>
      <pubDate>Fri, 26 Jun 2026 15:53:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://eskisehirnet.teimg.com/crop/1280x720/eskisehir-net/uploads/2026/06/virus-3.jpg" type="image/jpeg" length="30567"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Kenelerin en uzak durduğu kan grubu hangisi?]]></title>
      <link>https://www.eskisehir.net/kenelerin-en-uzak-durdugu-kan-grubu-hangisi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.eskisehir.net/kenelerin-en-uzak-durdugu-kan-grubu-hangisi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Doğadaki kenelerin kurbanlarını yalnızca kokularıyla değil kan gruplarına göre seçtiği ve belli kişilere nadiren saldırdığı laboratuvarda kanıtlandı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Doğada geçirdiğimiz vakitleri kabusa çevirebilen kenelerle ilgili yapılan son çalışmalar, bu canlıların hedeflerini nasıl belirlediğine dair şaşırtıcı veriler sunuyor. Görünüşe göre taşıdıkları hastalık riskleriyle bilinen bu ufak örümceğimsilerin saldırı stratejileri, tamamıyla kurbanlarının biyolojik kodlarına dayanıyor.</p>

<h2><strong>Koku Duyuları ve Seçim Kriterleri</strong></h2>

<p>Fiziksel yetenekleri incelendiğinde kenelerin büsbütün sağır ve kör yapıya sahip oldukları görülüyor; ancak bu büyük eksikliklerini inanılmaz derecede gelişmiş koku alma organlarıyla telafi ediyorlar. Araştırmacıların geçmiş dönemdeki incelemelerinde, bu canlıların özellikle insan teri esansına ve cilde sürülen yoğun, tatlı, çiçeksi parfümlere hızla yöneldikleri doğrulanmıştı. Oysa günümüzdeki laboratuvar çalışmaları, hedefe doğru ilerleme sürecinde yalnızca cilde uygulanan kokuların değil, kan niteliklerinin de süreci etkilediğini vurguluyor.</p>

<p><img alt="Kan 4" height="450" src="https://eskisehirnet.teimg.com/eskisehir-net/uploads/2026/04/batu-han-haber-gorsel/kan-4.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="800" /></p>

<h2><strong>Yüz Kişi Üzerindeki Özel Çalışma</strong></h2>

<p>Geliştirilen deneysel faaliyetlerde, çeşitli biyolojik yapılara sahip olan toplam yüz kişi detaylı incelemeye alındı. Bu grubun değerlendirilmesi sonucunda ulaşılan oranlar, kenelerin kurbanını avlarken açıkça taraf seçtiğini kesinleştirdi. Hazırlanan bilimsel analizlere göre, söz konusu böceklerin vakaların %36'sı oranında direkt A kan grubu insanlarını amaç edindiği belirlendi. Zıt yönden bakıldığında, parazitlerin en çok kaçındığı profil vakaların %15'i civarındaki ölçümüyle B kan grubu çıktı. Geriye kalan tablodaki AB ve O (Sıfır) kan grupları ise risk düzeyinde nispeten orta sıralara yerleşti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>Hastalık Riskine Karşı Güvenlik Adımları</strong></h2>

<p>Veriler sayesinde bazı grupların istatistiksel üstünlüğü tespit edilse de asıl tehdidin evrenselliği varlığını koruyor. Biyolojik türünüzden bağımsız biçimde her birey, kene kaynaklı ensefalit (beyin iltihabı) veya oldukça yıpratıcı Lyme hastalığı gibi etkenlere açıktır. Bilim insanları, tehlikeli ağaçlık, çayırlık gibi coğrafyalarda yürüdükten sonra ten üzerinde her noktanın mutlaka denetlenmesi gerektiğini söylerken, ek güvenlik bariyeri sağlamak amacıyla kene kaynaklı ensefalite karşı aşı adımının atlanmamasını hatırlatıyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Eskisehir.net Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.eskisehir.net/kenelerin-en-uzak-durdugu-kan-grubu-hangisi</guid>
      <pubDate>Wed, 24 Jun 2026 15:30:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://eskisehirnet.teimg.com/crop/1280x720/eskisehir-net/uploads/2026/06/kene-1.jpg" type="image/jpeg" length="46167"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Uzmanlardan zehirlenme uyarısı: 'Başvurularımız arttı, ölüme götürebilir']]></title>
      <link>https://www.eskisehir.net/uzmanlardan-zehirlenme-uyarisi-basvurularimiz-artti-olume-goturebilir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.eskisehir.net/uzmanlardan-zehirlenme-uyarisi-basvurularimiz-artti-olume-goturebilir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Sıcak havaların etkisini artırdığı yaz aylarında gıda zehirlenmeleri de ciddi bir sağlık sorunu haline geldi. Acil Tıp Bölümü İdari Sorumlusu Prof. Dr. Mehmet Özgür Erdoğan, özellikle tavuk ve deniz ürünlerinden kaynaklanan zehirlenmelerde belirgin artış yaşandığını belirterek vatandaşları dikkatli olmaya çağırdı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>[related-posts id="187588" color="bg-primary"][/related-posts]</p>

<p>Prof. Dr. Mehmet Özgür Erdoğan, artan hava sıcaklıklarının bakterilerin çoğalmasını hızlandırdığını ve bu durumun gıda zehirlenmesi riskini yükselttiğini söyledi. Özellikle deniz ürünleri, tavuk yemekleri ve uzun süre açıkta bekleyen gıdaların büyük risk taşıdığına dikkat çeken Erdoğan, soğuk zincirin bozulmasının ciddi sonuçlara yol açabileceğini vurguladı.</p>

<p>Sokak lezzetlerinde tüketilen midyelerin de dikkatle seçilmesi gerektiğini belirten Erdoğan, tavuk tüketiminin ardından birkaç saat içinde ortaya çıkan bulantı ve kusmanın, ilerleyen saatlerde ateş, ishal, baş dönmesi ve tekrarlayan kusmalarla birlikte besin zehirlenmesine işaret edebileceğini ifade etti.</p>

<h2>BELİRTİLER CİDDİYE ALINMALI</h2>

<p>Besin zehirlenmesinin belirtileri arasında bulantı, kusma, ateş, ishal ve baş dönmesi bulunduğunu belirten Erdoğan, şikâyetlerin özellikle 48 ila 72 saat sonra ortaya çıkması halinde daha ciddi ve sistemik bir zehirlenme söz konusu olabileceğini söyledi. Bu durumda vakit kaybetmeden sağlık kuruluşuna başvurulması gerektiğini vurguladı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2>ZEHİRLENME ÖLÜMCÜL SONUÇLARA YOL AÇABİLİR</h2>

<p>Besin zehirlenmelerinin yalnızca geçici rahatsızlıklara neden olmadığını belirten Prof. Dr. Erdoğan, bazı vakalarda hayati risk oluşabileceğini ifade etti. Özellikle tavuk etinin yeterince pişirilmemesi halinde salmonella ve kampilobakter gibi bakterilerin çoğalabileceğini belirten Erdoğan, etin iç sıcaklığının en az 75 dereceye ulaşmasının büyük önem taşıdığını söyledi.</p>

<p>Basit görünen bir mangal keyfinin bile ciddi enfeksiyonlara, hatta tifoya neden olabileceğini dile getiren Erdoğan, çocuklar, hamileler, kronik hastalığı bulunanlar, bağışıklık sistemi baskılanmış kişiler ve kanser tedavisi gören hastaların daha yüksek risk altında olduğuna dikkat çekti.</p>

<h2>ACİL SERVİSLERE BAŞVURULAR ARTTI</h2>

<p>Yaz döneminde besin zehirlenmesi nedeniyle acil servislere yapılan başvuruların belirgin şekilde arttığını belirten Erdoğan, Tarım ve Orman Bakanlığı ile Sağlık Bakanlığı’nın denetimlerini sürdürdüğünü söyledi. Vatandaşların tükettikleri gıdaların tazeliğine ve hijyen koşullarına dikkat etmeleri gerektiğini ifade eden Erdoğan, tedavi sürecinin hastanın genel durumuna göre değiştiğini belirtti.</p>

<p>Sıvı kaybı yaşayan hastalara serum tedavisi uygulanabildiğini, bazı vakalarda ise tedavi yönteminin zehirlenmeye neden olan besine göre farklılık gösterdiğini kaydeden Erdoğan, mantar zehirlenmelerinde hastaların diyalize kadar gidebilen ağır tablolarla karşılaşabileceğini söyledi.</p>

<p>En sık tavuk ve midye kaynaklı zehirlenmelerle karşılaştıklarını ifade eden Prof. Dr. Erdoğan, her yıl yaz aylarında vakalarda belirgin bir artış yaşandığını sözlerine ekledi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İhlas Haber Ajansı</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.eskisehir.net/uzmanlardan-zehirlenme-uyarisi-basvurularimiz-artti-olume-goturebilir</guid>
      <pubDate>Mon, 22 Jun 2026 16:54:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://eskisehirnet.teimg.com/crop/1280x720/eskisehir-net/uploads/2026/06/gida-zehirlenmesi-zehirlenme-bulanti.jpg" type="image/jpeg" length="75645"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Uzmanlar havalar ısınınca uyardı: Bu 5 belirti varsa aman dikkat]]></title>
      <link>https://www.eskisehir.net/uzmanlar-havalar-isininca-uyardi-bu-5-belirti-varsa-aman-dikkat</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.eskisehir.net/uzmanlar-havalar-isininca-uyardi-bu-5-belirti-varsa-aman-dikkat" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Sıcak havaların kalp sağlığı üzerindeki olumsuz etkilerine karşı kardiyologlar uyarıda bulunarak dikkat edilmesi gereken o kuralları tek tek sıraladı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Yaz aylarında artış gösteren sıcaklıklar ve yüksek nem oranları, özellikle kardiyovasküler rahatsızlıkları olan bireyler için ciddi riskler barındırıyor. Konuyla ilgili önemli açıklamalarda bulunan Kardiyoloji Uzmanı Dr. Mehmet Gültekin Ercan, "Aşırı sıcak ve nemli havalar, vücudun serinlemek için damarları genişletmesine ve terlemesine neden olur. Bu durum kalbin atım hızını ve pompaladığı kan miktarını artırarak kalbin iş yükünü yükseltir. Bu nedenle, başta kalp hastaları olmak üzere öğle saatleri ve öğleden sonra saat 15.00’e kadar olan sürede açık havada bulunulmamalıdır" dedi.</p>

<h2><strong>Tansiyon Dalgalanmaları ve Kriz Riski</strong></h2>

<p>Sıcaklığın ani tansiyon düşüşlerini tetikleyebileceğini belirten Uzm. Dr. Mehmet Gültekin Ercan, sıvı kaybına bağlı olarak kanın yoğunlaşmasının enfarktüs riskini artırdığını söyledi. Uzm. Dr. Ercan, "Sıcak havalarda vücut ısısını düşürmek için gelişen terleme ile vücudumuzdan çok fazla sıvı ve elektrolit kaybı olur. Buna bağlı olarak tansiyon düşer ve kalbimiz bunu kompanse etmek için çok hızlı atmaya başlar. Bu durum, koroner damar hastalığı olan kimselerde kalp krizi ve ciddi ritim bozukluklarını tetikler" uyarısında bulundu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><img alt="Termometre 4" height="450" src="https://eskisehirnet.teimg.com/eskisehir-net/uploads/2026/04/termometre-4.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="800" /></p>

<h2><strong>İlaç Dozları Yeniden Ayarlanmalı</strong></h2>

<p>Sıvı kaybının dengelenmesi gerektiğini vurgulayan Uzm. Dr. Ercan, aşırı sıcaklarda vücuttaki terleme oranının en üst düzeye ulaştığını ifade etti. Bu nedenle hastaların sıcak saatlerde açık alanda bulunmaması gerektiğini hatırlatan uzman, kullanılan ilaçların etkilerinin sıcak havalarda değişebileceğine dikkat çekti. Hastaların hekimlerine danışmadan ilaç dozlarında değişiklik yapmaması ya da tedaviyi yarıda kesmemesi gerektiği önemle belirtildi.</p>

<h2><strong>Yaz Sıcaklarında Koruyucu Önlemler</strong></h2>

<p>Güneşli günlerde dışarı çıkarken bol su tüketilmesi, pamuklu ve açık renkli kıyafetlerin tercih edilmesi gerekiyor. Fiziksel aktivitelerin sınırlandırılmasını ve egzersiz öncesi sıvı alınmasını öneren uzmanlar, alkollü ile kafeinli içeceklerden uzak durulmasını tavsiye ediyor. Kalp hastalarının acil durumlar için yanlarında mutlaka cep telefonu bulundurması ve gölge alanlarda dinlenmesi de hayati önem taşıyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İhlas Haber Ajansı</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.eskisehir.net/uzmanlar-havalar-isininca-uyardi-bu-5-belirti-varsa-aman-dikkat</guid>
      <pubDate>Mon, 22 Jun 2026 10:49:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://eskisehirnet.teimg.com/crop/1280x720/eskisehir-net/uploads/2026/04/termometre-1-2.jpg" type="image/jpeg" length="10629"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Özel hastanelerde acil serviste hangi durumlarda ücret alınmaz? İşte vatandaşın bilmediği haklar]]></title>
      <link>https://www.eskisehir.net/ozel-hastanelerde-acil-serviste-hangi-durumlarda-ucret-alinmaz-iste-vatandasin-bilmedigi-haklar</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.eskisehir.net/ozel-hastanelerde-acil-serviste-hangi-durumlarda-ucret-alinmaz-iste-vatandasin-bilmedigi-haklar" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Özel hastanelerin acil servislerinde alınan ücretler yeniden tartışma konusu oldu. Sosyal medyada paylaşılan bir videoda, 39 derece ateşle özel bir hastanenin acil servisine başvuran bir vatandaşın kendisinden 8 bin lira muayene ücreti talep edildiğini öne sürmesi üzerine konu kamuoyunun gündemine taşındı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>[related-posts id="187326" color="bg-primary"][/related-posts]</p>

<p>Hasta Hakları Aktivistleri Derneği Başkanı Orhan Demir, yüksek ateş vakalarının nasıl değerlendirildiğine ilişkin açıklamalarda bulundu. Demir, 38 derecenin üzerindeki ateşin hastanın şikâyetleriyle birlikte değerlendirilmesi gerektiğini belirterek, “38 derece üstü ateş varsa ve aynı zamanda hastanın yakınması bulunuyorsa sağlık kuruluşları bu hastayı acil olarak değerlendirir. 39 derece ve üzeri ateşi olan bir kişi, ek bir şikâyeti bulunmasa bile acil vaka olarak kabul edilir” dedi.</p>

<h2>TIBBİ MÜDAHALE YAPILAN HASTADAN EK ÜCRET ALINAMAZ</h2>

<p>Demir, ateşin nedenini belirlemek amacıyla yapılan tetkiklerin ardından hastanın durumuna göre yeşil veya sarı alan kapsamında değerlendirildiğini ifade etti. Birden fazla tetkik yapılması ve tıbbi müdahalede bulunulması halinde ise mevzuat gereği hastadan ilave ücret talep edilemeyeceğini söyledi.</p>

<h2>ACİL SERVİSTE HANGİ HİZMETLER ÜCRETSİZ?</h2>

<p>Mevzuata göre hastanın müşahede altına alınması, yatışının yapılması, tıbbi müdahalede bulunulması veya başka bir sağlık kuruluşuna sevk edilmesi durumlarında vaka acil olarak kabul ediliyor. Bu kapsamda sunulan sağlık hizmetleri için hastalardan ek ücret alınmaması gerekiyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Ateş düşürmek amacıyla yapılan soğuk uygulamalar, ağrı kesici enjeksiyonlar ve solunum ya da dolaşımı destekleyici müdahaleler de tıbbi müdahale kapsamında değerlendiriliyor. Bu işlemlerin uygulanması halinde hastanın acil vaka statüsünde kabul edilmesi gerektiği belirtiliyor.</p>

<h2>HER BAŞVURU ACİL VAKA ANLAMINA GELMİYOR</h2>

<p>Uzmanlar, özel hastanenin acil servisine başvurmanın tek başına hastayı acil vaka yapmadığını vurguluyor. Aciliyet durumunun hekim tarafından değerlendirilmesi gerektiğini belirten Demir, acil bir sağlık sorunu bulunmayan kişilerin poliklinik hastası olarak işlem görebileceğini ifade etti. Bu durumda alınan ücretlerin poliklinik hizmetleri kapsamında değerlendirildiği kaydedildi.</p>

<h2>ACİL DURUMUN SONA ERMESİYLE ÜCRETLENDİRME BAŞLAYABİLİYOR</h2>

<p>Demir'e göre, hastanın hayati tehlikesi veya vücut bütünlüğünü tehdit eden risk ortadan kalkıncaya kadar acil sağlık hizmetleri ücretsiz olarak sunuluyor. Ancak acil durumun sona ermesinin ardından, hastaya gerekli bilgilendirme yapılarak tedavinin devamı için ücretlendirme süreci başlatılabiliyor.</p>

<h2>“FORM İMZALATILMASI DOĞRU DEĞİL”</h2>

<p>Özellikle ağır yaralı veya bilinci kapalı şekilde özel hastaneye getirilen hastalara, durumlarının stabil hale gelmesinden sonra “acil halin sona erdiğine ilişkin bilgilendirme formu” imzalatılmasının doğru olmadığını savunan Demir, bu tür uygulamaların sosyal devlet anlayışı ve sosyal güvenlik hukuku ilkeleriyle bağdaşmadığını ifade etti.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Türk</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.eskisehir.net/ozel-hastanelerde-acil-serviste-hangi-durumlarda-ucret-alinmaz-iste-vatandasin-bilmedigi-haklar</guid>
      <pubDate>Wed, 17 Jun 2026 21:44:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://eskisehirnet.teimg.com/crop/1280x720/eskisehir-net/uploads/2025/11/acil.jpg" type="image/jpeg" length="58499"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Bu belirtilere dikkat: Her yıl 13-14 bin bebek doğuştan kalp hastalığıyla dünyaya geliyor]]></title>
      <link>https://www.eskisehir.net/bu-belirtilere-dikkat-her-yil-13-14-bin-bebek-dogustan-kalp-hastaligiyla-dunyaya-geliyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.eskisehir.net/bu-belirtilere-dikkat-her-yil-13-14-bin-bebek-dogustan-kalp-hastaligiyla-dunyaya-geliyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Çocuk Kardiyolojisi Uzmanı Prof. Dr. Cemşit Karakurt, doğuştan kalp hastalıklarının yenidoğan döneminde en sık görülen doğumsal anomaliler arasında yer aldığını belirterek, erken tanının bebeklerin yaşam şansını önemli ölçüde artırdığını söyledi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Doğuştan kalp hastalıklarının yenidoğanlarda en sık karşılaşılan doğumsal anomalilerin başında geldiğini ifade eden Prof. Dr. Karakurt, her bin canlı doğumun yaklaşık 10’unda kalp hastalığı görüldüğünü belirtti.</p>

<p>Türkiye’deki doğum oranları dikkate alındığında her yıl yaklaşık 13-14 bin bebeğin doğuştan kalp hastalığıyla dünyaya geldiğini vurgulayan Karakurt, “Bu bebeklerin yaklaşık yüzde 35-40’ı yaşamın ilk günlerinde tanı ve tedavi gerektiren ciddi kalp hastalıklarıyla doğmaktadır. Bu nedenle erken tanı büyük önem taşımaktadır” dedi.</p>

<h2>FETAL EKOKARDİYOGRAFİ ERKEN TANI SAĞLIYOR</h2>

<p>Ciddi kalp hastalıklarının bir bölümünün anne karnında yapılan fetal ekokardiyografi ile tespit edilebildiğini belirten Karakurt, bu yöntemin doğuştan kalp hastalıklarının erken tanısında önemli bir rol oynadığını söyledi.</p>

<p>Fetal ekokardiyografinin; annede veya fetüste doğuştan kalp hastalığı riskini artıran durumların bulunması, gebeliğin özellikle ilk üç ayında kalp gelişimini etkileyebilecek hastalıkların geçirilmesi, teratojen ilaçlara maruz kalınması, genetik sorunların varlığı ya da ayrıntılı ultrasonografide kalp ve diğer organlarda anomali saptanması halinde uygulandığını ifade etti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2>İDEAL DÖNEM 18-22. HAFTALAR ARASI</h2>

<p>Fetal ekokardiyografinin ideal olarak gebeliğin 18 ila 22. haftaları arasında yapıldığını belirten Karakurt, erken tanının tedavi sürecine önemli katkı sağladığını kaydetti.</p>

<p>Karakurt, “Erken tanı konulan hastalarda zamanında başlanan ilaç tedavileri, girişimsel kardiyoloji uygulamaları ve gerekli durumlarda gerçekleştirilen cerrahi müdahaleler sayesinde bebeklerin yaşam şansı önemli ölçüde artırılabilmektedir” diye konuştu.</p>

<h2>YENİDOĞAN TARAMALARI KRİTİK ÖNEM TAŞIYOR</h2>

<p>Yenidoğan döneminde ayrıntılı fizik muayene ve nabız oksimetre taramasının büyük önem taşıdığını vurgulayan Karakurt, kalp hastalığından şüphelenilen durumlarda çocuk kardiyolojisi uzmanı tarafından detaylı değerlendirme yapılması gerektiğini söyledi.</p>

<h2>BESLENİRKEN ÇABUK YORULAN BEBEKLERE DİKKAT</h2>

<p>Doğuştan kalp hastalıklarının yalnızca doğumdan hemen sonra değil, erken bebeklik döneminde de çeşitli belirtilerle ortaya çıkabileceğine dikkat çeken Karakurt, aileleri şu belirtiler konusunda uyardı:</p>

<p>“Bebeklerde yetersiz kilo alımı, emzirme veya beslenme sırasında çabuk yorulma, aşırı terleme, morarma ve sık alt solunum yolu enfeksiyonu geçirilmesi doğuştan kalp hastalığının habercisi olabilir. Ayrıca kalp hastalıklarıyla birlikte görülebilen kalıtsal hastalıkların varlığında da çocukların çocuk kardiyolojisi uzmanı tarafından değerlendirilmesi büyük önem taşımaktadır.”</p>

<h2>ŞÜPHELİ DURUMLARDA UZMAN DESTEĞİ ALINMALI</h2>

<p>Erken tanı ve zamanında müdahalenin birçok bebeğin hayatını kurtardığını vurgulayan Prof. Dr. Cemşit Karakurt, ailelerin şüpheli durumlarda vakit kaybetmeden uzman görüşüne başvurması gerektiğini belirtti.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İhlas Haber Ajansı</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.eskisehir.net/bu-belirtilere-dikkat-her-yil-13-14-bin-bebek-dogustan-kalp-hastaligiyla-dunyaya-geliyor</guid>
      <pubDate>Mon, 15 Jun 2026 16:57:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://eskisehirnet.teimg.com/crop/1280x720/eskisehir-net/uploads/2023/04/kalp.jpg" type="image/jpeg" length="93315"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Kene teması varsa bunu yapın! Uzmanlar gün gün açıkladı]]></title>
      <link>https://www.eskisehir.net/kene-temasi-varsa-bunu-yapin-uzmanlar-gun-gun-acikladi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.eskisehir.net/kene-temasi-varsa-bunu-yapin-uzmanlar-gun-gun-acikladi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Malatya Yeşilyurt Hasan Çalık Devlet Hastanesi uzmanı, ısınan havayla aktifleşen kenelerin yaydığı ölümcül KKKA virüsüne karşı mühim uyarılar yaptı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Mevsimsel sıcaklıkların yükselmesiyle birlikte, doğada canlanan haşerelerin taşıdığı enfeksiyon riskleri yeniden gündeme geldi. Açık alanlarda vakit geçiren vatandaşlar için hayati önem taşıyan tedbirlerin alınması, ölümcül bulaşıcı rahatsızlıklardan korunmada en etkili yöntem olarak gösteriliyor.</p>

<h2><strong>Aşısı ve Özel Tedavisi Olmayan Tehdit</strong></h2>

<p>Malatya Yeşilyurt Hasan Çalık Devlet Hastanesi Enfeksiyon Hastalıkları Uzmanı Dr. Münevver Şen Korkmaz, kene temasının tetiklediği Kırım Kongo Kanamalı Ateşi (KKKA) hastalığı hususunda halkı temkinli olmaya davet etti. Bu enfeksiyonun yüksek ateş, bitkinlik ve istifrayla başlayıp ölüme uzanabileceğini kaydeden Korkmaz, vakaların yüzde 5 düzeyinde hayati kayıpla sonuçlanabildiğini bildirdi. Uzman, "Kırım Kongo Kanamalı Ateşi'nin şu an için herhangi bir aşısı ya da özel bir tedavisi bulunmuyor. Tedavisi destek tedavisidir. Bu nedenle korunma büyük önem taşıyor" dedi. Piknik alanlarında açık renkli giysiler giyilmesini önerdi.</p>

<p><img alt="Kene (1)" height="689" src="https://eskisehirnet.teimg.com/eskisehir-net/uploads/2025/06/kene-1.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="453" /></p>

<h2><strong>Vüyut Kontrolünün Hayati Önemi</strong></h2>

<p>Haşerenin tutunma esnasında salgıladığı sıvılar nedeniyle his kaybı yarattığını aktaran Korkmaz, "Kenenin salgıladığı enzimler nedeniyle kişi ısırıldığını hissetmeyebilir. Bu nedenle eve dönüldüğünde kişinin kendisini ve aile bireylerini mutlaka kontrol etmesi gerekiyor. Özellikle saçlı deri, koltuk altı ve diz arkası gibi bölgeler dikkatlice incelenmeli" uyarısını yaptı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>Doğru Müdahale ve Belirtiler</strong></h2>

<p>Parazitin gövdeden hızla uzaklaştırılmasının virüs aktarımını zayıflattığını belirten Korkmaz, "Kene çıplak elle tutulmamalı. Eldiven, poşet ya da temiz bir bez yardımıyla deriye en yakın noktadan kavranarak dikkatlice çıkarılmalı. Bunu yapamayan vatandaşlarımız ise vakit kaybetmeden en yakın sağlık kuruluşuna başvurmalı" dedi. Haşerenin üzerine alkol veya sigara gibi yakıcı ögeler sürülmemeli. Türkiye coğrafyasında KKKA vakalarının daha çok İç Anadolu'nun kuzeyi, Doğu Anadolu'nun kuzeyi ve Orta Karadeniz havzasında görüldüğünü, Malatya genelinde de vakalar çıktığını anlatan uzman; parazit temasından sonra belirtilerin 1 ila 3 gün arasında, en fazla ise 9 güne kadar çıkabileceğini söyledi. Korkmaz, "Bu süreçte ateş, halsizlik, bulantı, kusma ya da herhangi bir kanama belirtisi gelişen vatandaşlarımız vakit kaybetmeden en yakın sağlık kuruluşuna başvurmalıdır. Özellikle ateş belirtisi ciddiye alınmalıdır" uyarısında bulundu.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İhlas Haber Ajansı</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.eskisehir.net/kene-temasi-varsa-bunu-yapin-uzmanlar-gun-gun-acikladi</guid>
      <pubDate>Sun, 14 Jun 2026 13:30:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://eskisehirnet.teimg.com/crop/1280x720/eskisehir-net/uploads/2024/04/sdf-kene-12.jpg" type="image/jpeg" length="45164"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Sağlık Bakanlığı'ndan LGS öncesi öğrencilere uyarı]]></title>
      <link>https://www.eskisehir.net/saglik-bakanligindan-lgs-oncesi-ogrencilere-uyari</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.eskisehir.net/saglik-bakanligindan-lgs-oncesi-ogrencilere-uyari" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Sağlık Bakanlığı, Liselere Geçiş Sistemi (LGS) öncesinde öğrencilerin yaşadığı sınav kaygısına ilişkin önemli değerlendirmelerde bulunarak çeşitli öneriler paylaştı. Bakanlık, sınav dönemlerinde ortaya çıkan kaygının dikkat dağınıklığı, odaklanma sorunları ve özgüven kaybı gibi olumsuz sonuçlara yol açabileceğine dikkat çekti.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Yapılan açıklamada, sınav dönemlerinde belirli düzeyde hissedilen kaygının öğrencilerin dikkatini ve motivasyonunu artırabileceği belirtildi. Ancak kaygının kontrol edilememesi durumunda dikkat dağınıklığı, odaklanma güçlüğü, özgüven eksikliği ve çeşitli fiziksel belirtilerin ortaya çıkabileceği vurgulandı. Özellikle sınav sonucuna aşırı odaklanmanın, olumsuz düşüncelerin ve kişinin kendi yeterliliğini sorgulamasının kaygıyı artırdığı ifade edildi.</p>

<h2>PSİKOLOJİK HAZIRLIK DA EN AZ DERS ÇALIŞMAK KADAR ÖNEMLİ</h2>

<p>Bakanlık, sınav sürecinde yalnızca akademik bilginin değil, öğrencilerin dikkatlerini sürdürebilmeleri, motivasyonlarını koruyabilmeleri ve kaygılarını yönetebilmelerinin de başarı üzerinde belirleyici rol oynadığını belirtti. Bu nedenle öğrencilerin çalışma programlarını planlı ve sürdürülebilir şekilde hazırlamaları, zamanı etkili kullanmaları ve hedef odaklı hareket etmeleri gerektiği kaydedildi. Planlı çalışmanın öğrencilerin kontrol hissini güçlendirdiği, bunun da kaygıyı azaltarak özgüveni artırdığı belirtildi.</p>

<h2>SAĞLIKLI YAŞAM ALIŞKANLIKLARI KAYGIYI AZALTIYOR</h2>

<p>Sınav döneminde fiziksel ve ruhsal sağlığın korunmasının önemine dikkat çekilen açıklamada, düzenli ve yeterli uyku, dengeli beslenme, yeterli su tüketimi, ekran süresinin sınırlandırılması ve düzenli fiziksel aktivitenin kaygı yönetimine katkı sağladığı vurgulandı. Ayrıca derin nefes alma teknikleri, gevşeme egzersizleri, dikkati mevcut işe yönlendirme ve olumlu iç konuşmaların da sınav kaygısını azaltmada etkili yöntemler arasında yer aldığı ifade edildi.</p>

<h2>ÇOCUK VE ERGENLERE DANIŞMANLIK DESTEĞİ SUNULUYOR</h2>

<p>Sağlık Bakanlığı, çocukluk ve ergenlik döneminin fiziksel, duygusal ve sosyal gelişim açısından kritik bir süreç olduğuna işaret etti. Bu kapsamda Sağlıklı Hayat Merkezlerinde sunulan Çocuk ve Ergen Sağlığı Danışmanlığı hizmetleriyle çocukların gelişim süreçlerinin takip edildiği, ruhsal ve sosyal iyilik hallerinin desteklendiği bildirildi. Ayrıca ailelere çocukların yaş dönemlerine uygun gelişim özellikleri, etkili iletişim yöntemleri ve sağlıklı ebeveynlik yaklaşımları konusunda rehberlik sağlandığı belirtildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2>AİLE VE ÖĞRETMEN DESTEĞİ BÜYÜK ÖNEM TAŞIYOR</h2>

<p>Açıklamada, ailelerin ve öğretmenlerin sınav sürecindeki tutumlarının öğrencilerin psikolojik dayanıklılıkları üzerinde önemli etkisi olduğu vurgulandı. Anlayışlı, destekleyici ve güven veren yaklaşımların öğrencilerin öz güvenlerini artırdığı ve süreci daha sağlıklı yönetmelerine yardımcı olduğu ifade edildi.</p>

<p>Öğrencilere sınavların bireyin değerini belirleyen bir unsur olmadığı, yalnızca bilgi ve becerilerin ölçülmesine yönelik bir değerlendirme aracı olduğunun hatırlatılması gerektiği belirtilirken, aile ve öğretmen desteğinin sınav öncesindeki kaygıyı azaltarak öğrencilerin kendilerini psikolojik açıdan daha hazır hissetmelerine katkı sağladığı kaydedildi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İhlas Haber Ajansı</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.eskisehir.net/saglik-bakanligindan-lgs-oncesi-ogrencilere-uyari</guid>
      <pubDate>Fri, 12 Jun 2026 16:57:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://eskisehirnet.teimg.com/crop/1280x720/eskisehir-net/uploads/2025/11/sinav-3.png" type="image/jpeg" length="24976"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Vücut direncini saatler içinde düşürüyor! Özellikle çocuklar tehlikede]]></title>
      <link>https://www.eskisehir.net/vucut-direncini-saatler-icinde-dusuruyor-ozellikle-cocuklar-tehlikede</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.eskisehir.net/vucut-direncini-saatler-icinde-dusuruyor-ozellikle-cocuklar-tehlikede" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Çocuklarda son aylarda görülen ishal ve kusma vakalarında belirgin bir artış yaşanıyor. Uzmanlar, bu vakaların büyük bölümünün viral enfeksiyonlardan kaynaklandığına dikkat çekiyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Alıya Javadova, çocuklarda sık görülen gastroenteritlerin en önemli nedenleri arasında rotavirüs, norovirüs ve adenovirüs gibi virüslerin bulunduğunu belirtti. Bu virüslerin özellikle kreş ve okul gibi toplu yaşam alanlarında hızla yayılarak zaman zaman salgınlara neden olabildiğini ifade etti.</p>

<h2>BELİRTİLER ANİ BAŞLIYOR</h2>

<p>Hastalığın genellikle ani başlayan kusma ve sulu ishal ile ortaya çıktığını söyleyen Dr. Javadova, karın ağrısı, iştahsızlık ve bazı çocuklarda ateşin de tabloya eşlik edebildiğini belirtti. Vakaların büyük çoğunluğunun birkaç gün içinde düzeldiğini kaydeden uzman doktor, özellikle süt çocukları ve küçük yaş grubunda sıvı kaybının ciddi sağlık sorunlarına yol açabileceği uyarısında bulundu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2>SIVI KAYBI BELİRTİLERİNE DİKKAT</h2>

<p>Ailelerin çocuklarda susuzluk belirtilerini yakından takip etmesi gerektiğini vurgulayan Dr. Javadova, ağız kuruluğu, gözyaşında azalma, idrar miktarında düşüş, halsizlik, uykuya eğilim ve gözlerde çöküklük gibi belirtilerin sıvı kaybının önemli işaretleri olduğunu söyledi. Bu bulguların görülmesi halinde vakit kaybetmeden bir sağlık kuruluşuna başvurulması gerektiğini ifade etti.</p>

<h2>TEDAVİDE EN ÖNEMLİ NOKTA SIVI DESTEĞİ</h2>

<p>Tedavinin temelini sıvı kaybının yerine konulmasının oluşturduğunu belirten Dr. Javadova, anne sütü alan bebeklerde emzirmenin sürdürülmesi gerektiğini söyledi. Çocuklara yaşlarına uygun şekilde ve sık aralıklarla sıvı verilmesinin önemine dikkat çeken uzman doktor, gereksiz antibiyotik kullanımından kaçınılması ve hekim önerisi olmadan ilaç başlanmaması gerektiğini vurguladı.</p>

<h2>HİJYEN KURALLARINA UYUM ŞART</h2>

<p>Hastalığın yayılımını önlemek için hijyen kurallarının büyük önem taşıdığını ifade eden Dr. Javadova, el hijyenine dikkat edilmesi, ortak kullanılan yüzeylerin düzenli olarak temizlenmesi ve hasta çocukların iyileşene kadar okul veya kreş ortamlarından uzak tutulmasının bulaşın önlenmesinde etkili olacağını söyledi.</p>

<p>Çocuklarda ishal ve kusmanın çoğu zaman hafif seyirli olsa da küçük yaş grubunda sıvı kaybının hızla gelişebileceğini hatırlatan Dr. Alıya Javadova, ailelerin belirtileri dikkatle takip etmeleri ve gerekli durumlarda tıbbi destek almalarının büyük önem taşıdığını sözlerine ekledi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İhlas Haber Ajansı</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.eskisehir.net/vucut-direncini-saatler-icinde-dusuruyor-ozellikle-cocuklar-tehlikede</guid>
      <pubDate>Tue, 09 Jun 2026 16:58:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://eskisehirnet.teimg.com/crop/1280x720/eskisehir-net/uploads/2026/06/cocuk-hastalik-karin-agrisi.jpg" type="image/jpeg" length="86207"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Türkiye'de her 3 kişiden biri risk altında]]></title>
      <link>https://www.eskisehir.net/turkiyede-her-uc-kisiden-biri-risk-altind</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.eskisehir.net/turkiyede-her-uc-kisiden-biri-risk-altind" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Günümüzün en önemli halk sağlığı sorunlarından biri olarak kabul edilen obezite, Türkiye'de hızla yaygınlaşmaya devam ediyor. Son veriler, ülkede her üç yetişkinden birinin obezite sorunu yaşadığını ortaya koyarken, Türkiye'nin Avrupa'da obezite oranının en yüksek olduğu ülke konumuna yükseldiğini gösteriyor. Uzmanlar, obezitenin yalnızca fazla kilo problemi olmadığını, birçok ciddi hastalığın temel nedenlerinden biri olan kronik bir sağlık sorunu olduğunu vurguluyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>[related-posts id="186767" color="bg-primary"][/related-posts]</p>

<p>Türkiye Sağlık Araştırması 2025 sonuçlarını değerlendiren uzmanlar, obezitenin kadınlarda erkeklere göre daha sık görüldüğüne dikkat çekiyor. Araştırmaya göre kadınların yüzde 24,8'i obez sınıfında yer alırken, erkeklerde bu oran yüzde 18,7 seviyesinde bulunuyor. Fazla kilolu bireylerin oranı ise kadınlarda yüzde 32,2, erkeklerde yüzde 43,1 olarak kaydedildi. Uzmanlar, fazla kilolu kişi sayısının yüksek olmasının gelecekte obezite oranlarında daha büyük artışlara yol açabileceği uyarısında bulunuyor.</p>

<h2>ÇOCUKLARDAKİ ARTIŞ GELECEK İÇİN RİSK OLUŞTURUYOR</h2>

<p>Çocukluk çağında görülen obezite de uzmanların dikkat çektiği önemli konular arasında yer alıyor. Dünya Sağlık Örgütü ve Çocukluk Çağı Obezite İzleme Girişimi verilerine göre, Türkiye'de ilkokul çağındaki çocukların yaklaşık yüzde 10'u obez, yüzde 15'ten fazlası ise fazla kilolu durumda. Yapılan araştırmalar, çocukluk döneminde obez olan bireylerin büyük bölümünün yetişkinlikte de bu sorunla yaşamaya devam ettiğini ortaya koyuyor. OECD verilerine göre Türkiye, Avrupa bölgesinde çocukluk çağı obezitesinde ilk sırada bulunuyor. Bazı araştırmalar ise Türkiye'deki obezite oranlarının ABD seviyelerine yaklaştığını gösteriyor.</p>

<h2>OBEZİTE PEK ÇOK HASTALIĞI TETİKLİYOR</h2>

<p>Uzmanlara göre obezite, yaşam kalitesini düşürmekle kalmıyor, aynı zamanda ciddi sağlık sorunlarının gelişme riskini de artırıyor. Obez bireylerde Tip 2 diyabet görülme ihtimali normal kilodaki kişilere göre 3 ila 7 kat daha fazla. Bunun yanı sıra kalp ve damar hastalıkları, karaciğer rahatsızlıkları, solunum problemleri, felç ve çeşitli kanser türleriyle de doğrudan bağlantılı olduğu belirtiliyor. Genel değerlendirmelerde, obez bireylerin ölüm riskinin yüzde 20 ila 40 oranında arttığı ifade ediliyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2>EKONOMİYE MİLYARLARCA LİRALIK YÜK</h2>

<p>Obezitenin etkileri yalnızca sağlık alanıyla sınırlı kalmıyor. Tedavi giderleri, iş gücü kayıpları ve kronik hastalıkların oluşturduğu ekonomik yük nedeniyle ülkeler de önemli maliyetlerle karşı karşıya kalıyor. Uzmanlar, sağlık harcamalarının yüzde 5 ila 10'luk bölümünün obezite ve buna bağlı hastalıklardan kaynaklandığını belirtiyor. OECD verileri, obezitenin ülkelerin gayrisafi yurt içi hasılasında yüzde 1 ila 3 arasında kayba neden olabileceğini ortaya koyuyor.</p>

<h2>OBEZİTEYLE MÜCADELE TOPLUMSAL BİR SORUMLULUK</h2>

<p>Uzmanlar, obezitenin yalnızca bireysel irade eksikliği olarak değerlendirilmemesi gerektiğini vurguluyor. Kronik bir hastalık olarak ele alınması gereken obeziteyle mücadelede sağlık kuruluşlarının yanı sıra ailelere, okullara, yerel yönetimlere ve gıda sektörüne de önemli görevler düşüyor. Sağlıklı beslenme alışkanlıklarının yaygınlaştırılması ve fiziksel aktivitenin teşvik edilmesiyle obezitenin önlenmesinin, ortaya çıkardığı onlarca hastalığın tedavisinden çok daha kolay olduğu ifade ediliyor. Uzmanlara göre obeziteyle mücadele artık bir tercih değil, toplum sağlığını korumak için zorunlu bir adım haline gelmiş durumda.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İhlas Haber Ajansı</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.eskisehir.net/turkiyede-her-uc-kisiden-biri-risk-altind</guid>
      <pubDate>Mon, 08 Jun 2026 16:44:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://eskisehirnet.teimg.com/crop/1280x720/eskisehir-net/uploads/2025/11/prof-dr-nevzat-tarhan-obezite-alzheimer-riskini-artiriyor-3218571.webp" type="image/jpeg" length="49817"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Hanta virüs yeniden gündemde: Uzmanlardan uyarı geldi]]></title>
      <link>https://www.eskisehir.net/hanta-virus-yeniden-gundemde-uzmanlardan-uyari-geldi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.eskisehir.net/hanta-virus-yeniden-gundemde-uzmanlardan-uyari-geldi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Dünyada yeniden gündeme gelen hanta virüsü vakaları kamuoyunda endişe yaratırken, uzmanlar hastalığın yeni ortaya çıkan bir salgın olmadığını ve uzun yıllardır bilinen bir enfeksiyon olduğunu belirtiyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>[related-posts id="186678" color="bg-primary"][/related-posts]</p>

<p>Özellikle bir gemide görülen toplu vakaların dikkat çekmesiyle yeniden konuşulmaya başlanan hanta virüsünün farklı türlerinin bulunduğuna işaret eden uzmanlar, Türkiye'de görülen vakaların gemide tespit edilen türle aynı olmadığını vurguluyor.</p>

<h2>TÜRKİYE'DEKİ VAKALAR DAHA FARKLI SEYREDİYOR</h2>

<p>Karadeniz Teknik Üniversitesi Farabi Hastanesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Gürdal Yılmaz, hanta virüsünün dünyanın birçok bölgesinde uzun yıllardır görülen bir enfeksiyon olduğunu söyledi.</p>

<p>Türkiye'de daha çok böbrekleri etkileyen ve böbrek yetmezliğine yol açabilen türlerin görüldüğünü belirten Yılmaz, bu vakaların tedaviye yanıt verme olasılığının daha yüksek olduğunu ifade etti. Gemide görülen vakaların ise ağırlıklı olarak akciğerleri etkileyen, solunum sıkıntısına neden olan ve ölüm oranı daha yüksek türlerden oluştuğunu kaydetti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2>"YENİ BİR SALGIN DEĞİL"</h2>

<p>Hanta virüsüne ilişkin değerlendirmelerde bulunan Prof. Dr. Yılmaz, dünya genelinde bildirilen vakaların yeni bir salgın olarak değerlendirilmemesi gerektiğini belirtti.</p>

<p>Gemide görülen vakalar nedeniyle hastalığın yeniden gündeme geldiğini ifade eden Yılmaz, Türkiye'de hanta virüsünün uzun yıllardır tanı konulan bir enfeksiyon olduğunu söyledi. Türkiye'de görülen türlerin Balkanlar ve Karadeniz bölgesinde rastlanan, daha hafif seyirli formlar olduğunu dile getiren Yılmaz, Kuzey Avrupa ve Amerika'da görülen bazı türlerin ise daha ağır klinik tablolara yol açabildiğini belirtti.</p>

<h2>VİRAL ENFEKSİYONLAR HER ZAMAN RİSK TAŞIYOR</h2>

<p>Viral enfeksiyonların her zaman dikkatle takip edilmesi gerektiğini vurgulayan Yılmaz, hanta virüsünün büyük çaplı bir salgına neden olabilecek hastalıklar arasında değerlendirilmediğini ifade etti.</p>

<p>Dünyada farklı bölgelerde görülen çeşitli virüslerin küresel hareketlilik nedeniyle ülkeler arasında taşınabildiğine dikkat çeken Yılmaz, uluslararası seyahatlerin bu konuda önemli bir faktör olduğunu söyledi.</p>

<h2>ENFEKSİYONLARDAN KORUNMAK İÇİN NELER YAPILMALI?</h2>

<p>Uzmanlar, enfeksiyon hastalıklarından korunmak için temel hijyen kurallarına uyulmasının büyük önem taşıdığını belirtiyor. Özellikle kalabalık ortamlarda maske kullanımı, sık el yıkama ve kişisel hijyene dikkat edilmesi gerektiği ifade ediliyor.</p>

<p>Yılmaz ayrıca, son yıllarda Türkiye'de görülmeye başlayan Batı Nil ensefaliti gibi bazı viral hastalıkların da yakından takip edildiğini belirterek, toplumun bulaşıcı hastalıklara karşı bilinçli davranmasının önemine dikkat çekti.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İhlas Haber Ajansı</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.eskisehir.net/hanta-virus-yeniden-gundemde-uzmanlardan-uyari-geldi</guid>
      <pubDate>Sun, 07 Jun 2026 10:52:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://eskisehirnet.teimg.com/crop/1280x720/eskisehir-net/uploads/2026/06/hanta-virus-yeniden-gundemde-uzmanlardan-uyari-geldi.jpg" type="image/jpeg" length="39991"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Hayvancılığı ilgilendiriyor: Tehlikeli parazit yayılma riskiyle gündemde]]></title>
      <link>https://www.eskisehir.net/hayvanciligi-ilgilendiriyor-tehlikeli-parazit-yayilma-riskiyle-gundemde</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.eskisehir.net/hayvanciligi-ilgilendiriyor-tehlikeli-parazit-yayilma-riskiyle-gundemde" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[ABD genelinde yaklaşık 60 yıl sonra yeniden görülen screwworm paraziti, Teksas sınırlarında bir buzağıda saptanınca yetkililer hemen alarma geçti.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Sıcak kanlı hayvanların bünyesinde hızla yayılarak canlı dokularla beslenen parazit türü, Teksas eyaletinde yer alan bir buzağıda saptandı. USDA, Meksika hududuna yakın olan La Pryor bölgesinde doğrulanan bu durumun şimdilik ülkede tekil bir vaka olduğunu açıkladı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>Hayvan Sağlığını İçeriden Tehdit Ediyor</strong></h2>

<p>"Yeni Dünya vida kurdu" adıyla da anılan screwworm parazitik sinekleri, larvalarını açık yaralara bırakıyor. Yumurtadan çıkan yavrular canlı dokuların iç kısımlarına nüfuz ederek buralardan beslenmeye başlıyor. Müdahale edilmeyen durumlar maalesef sığırların ölümüyle sonuçlanıyor. ABD Tarım Bakanı Brooke Rollins, Teksas’taki bu vakanın eyalette 1966 yılından bu yana saptanan ilk vaka olduğunu belirtti. Sığır varlığının düşüşte olduğu dönemde uzmanlar, salgının 1,8 milyar dolara varan devasa mali kayıplara yol açabileceğini ifade etti.</p>

<p><img alt="parazit" height="533" src="https://eskisehirnet.teimg.com/eskisehir-net/uploads/2026/06/cnn-l19jb21wb25lbn-rz-l2lt-y-wdl-l2luc3-rhbm-nlcy9jb-w-vy-o-w-vz-n-h-uw-m-d-ay-m2-i2bm-zrd-w1n-n296-l19jb21wb25lbn-rz-l2-fyd-gljb-g-uva-w5zd-g-fu-y2-vz-l2-nt-z-x-i5-z-wxvdz-aw-y-t-ay-n3-fm-nz-bo-nz-nne-hc-300-1.webp" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="800" /></p>

<h2><strong>Evcil Hayvanlara ve İnsanlara Bulaşma</strong></h2>

<p>Zararlının evcil hayvanlar ile insanlara da bulaşabileceği fakat insan vakalarının son derece seyrek görüldüğü bildirildi. Tedavi aşaması hayli zahmetli olan parazitin larvalarının yaralardan tek tek cımbızlanması gerektiği ifade ediliyor.</p>

<h2><strong>Sınır Bölgesinde Alınan Tedbirler</strong></h2>

<p>Teşhisin ardından yetkililer, bulaşma noktasının çevresindeki 20 kilometrelik çemberde hayvan sevklerini tamamen durdurdu. Bölgede kısırlaştırılmış sinek salınımı başlatılırken Dudley Hoskins, “Hayvancılık sektörümüzü korumak ulusal güvenlik meselesidir” değerlendirmesinde bulundu. Parazitin Meksika üzerinden kuzeye tırmandığı bilinirken, bu ülkede Kasım 2024’ten bu yana 27 binden fazla vaka görüldü, bunlardan 2 bin kadarı aktif durumda bulunuyor. 1960'lı yıllarda steril erkek sinek tekniğiyle kökü kazınan bu tehdide karşı kurulacak tesisin ise ancak 2027 yılı sonunda aktifleşebileceği kaydediliyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.eskisehir.net/hayvanciligi-ilgilendiriyor-tehlikeli-parazit-yayilma-riskiyle-gundemde</guid>
      <pubDate>Thu, 04 Jun 2026 17:30:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://eskisehirnet.teimg.com/crop/1280x720/eskisehir-net/uploads/2023/06/sdf-bagirsaktaki-parazitlere-dikkat.png" type="image/jpeg" length="10632"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Eskişehir Şehir Hastanesi'nde 20 yataklı yeni yoğun bakım ünitesi açıldı]]></title>
      <link>https://www.eskisehir.net/eskisehir-sehir-hastanesinde-20-yatakli-yeni-yogun-bakim-unitesi-acildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.eskisehir.net/eskisehir-sehir-hastanesinde-20-yatakli-yeni-yogun-bakim-unitesi-acildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Eskişehir Şehir Hastanesi’nde 20 yataklı yeni 3. basamak yoğun bakım ünitesi açıldı; toplam kapasite 217 yatağa çıkarıldı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Eskişehir’de sağlık altyapısını güçlendirecek önemli bir yatırım daha hizmete girdi. Eskişehir Şehir Hastanesi bünyesinde açılan 20 yataklı yeni 3. basamak yoğun bakım ünitesiyle hastanenin toplam yoğun bakım kapasitesi 217 yatağa ulaştı.</p>

<h2><strong>Vali Erdinç Yılmaz: “Sağlık alanındaki yatırımlar büyük önem taşıyor”</strong></h2>

<p>Açılış töreninde konuşan Eskişehir Valisi Erdinç Yılmaz, sağlık alanındaki yatırımların vatandaşlara daha kaliteli hizmet sunulması açısından büyük önem taşıdığını belirterek, "Eskişehir'imize böyle anlamlı yatırımların yapılması ve bunların kıymetli hemşerilerimizin hizmetine sunulmasından büyük mutluluk duyuyoruz. Bugün açacağımız 3. basamak 20 yataklı ünite, son teknoloji ve en üst düzeyde hizmet verecek bir niteliktedir.</p>

<p>Sağlık alanında baktığımızda her alanda olduğu gibi devletimiz, milletimiz, ülkemiz muhteşem bir atılım içindedir. Düşünün, pandemiyi yaşadık. 100 yılda, 1000 yılda belki hiç yaşanmayacak bir salgını yaşadık ve dünyanın en iyi sınav veren ülkelerinden biri olduk. Burada gerçekten en büyük hak sahibi tabii ki başta doktorlarımız, hemşirelerimiz, ebelerimiz, sağlık çalışanlarımızdır.</p>

<p><img alt="0C51Ccae Bd3C 4Eef 99Ba 4Aa6632B0Feb" height="675" src="https://eskisehirnet.teimg.com/eskisehir-net/uploads/2026/06/0c51ccae-bd3c-4eef-99ba-4aa6632b0feb.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="900" /></p>

<p>Ama bunlara ek olarak tabii ki Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan'ın liderliğinde şehir hastanelerimizin varlığının ne kadar lazım, gerekli olduğunu ve o pandemide ne büyük hizmetler yaptığına hepimiz şahit olduk. Yine 6 Şubat depreminde şehir hastanelerinin varlığının ne kadar kıymetli olduğunu gördük. Bunu 6 Şubat'ta Adana Şehir Hastanesinin nasıl çalıştığına çok yakından şahit olduk.</p>

<p>Dolayısıyla sağlık olmadan hiçbir şey olmaz, bunu çok iyi biliyoruz. Sağlığımız yoksa hayatın da bir anlamı yoktur. Dolayısıyla sağlığımızın iyi olmasını sağlayacak ve bize bu alanda her türlü imkanı sunacak hastanelerimiz, altyapının varlığı hepimiz için olmazsa olmazımızdır. Hamdolsun, bu konudaki çalışmalarımız geldiğimiz nokta gurur vericidir.”</p>

<h2><strong>“Yüzde 85’in üzerinde doluluk oranıyla çalışıyoruz”</strong></h2>

<p>Türkiye’nin yoğun bakım kapasitesi açısından Avrupa Birliği ve OECD ülkeleri arasında üst sıralarda yer aldığını ifade eden Eskişehir İl Sağlık Müdürü Doç. Dr. Yaşar Bildirici ise, “Burada sadece bir kurdele kesimi veya bir tesis açılışı yapmakla kalmayacağız. Dünyadaki demografik değişimlerin, bölgesel ihtiyaçların ve küresel sağlık trendinin iyi bir analizini yaparak Eskişehir’imize kazandırdığımız son derece stratejik bir yatırım hamlesini de hep birlikte ziyaret edeceğiz.</p>

<p>Dünyada ve ülkemizde ulaşılabilir sağlık hizmetinin en önemli göstergelerinden birisi sadece hasta yatak sayısı değil. Artık dünya bunu satın almıştır. Aslında en önemli hamlelerden birisi giderek yaşlanan nüfusunuzun artan hastalık yükünü nasıl yönettiğiniz. Bu bağlamda aslında dünyaya Türkiye bir rol model ülke olarak ortaya çıkıyor.</p>

<p><img alt="2Cbec61A 24Ac 4A40 B5A4 1D755867B6A1" class="" height="675" src="https://eskisehirnet.teimg.com/eskisehir-net/uploads/2026/06/2cbec61a-24ac-4a40-b5a4-1d755867b6a1.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="900" /></p>

<p>Sayın Cumhurbaşkanımızın vizyoner liderliğinde ülkemizin değişik sathı mahallinde kazandırılan şehir hastaneleriyle şu an Türkiye hem Avrupa Birliği ülkeleri içerisinde hem de OECD ülkeleri içerisinde 100 bin kişiye düşen yoğun bakım yatak sayısı en yüksek ildir, en yüksek ülkedir. Ama bu, bugün böyle olmamız yerimizde sayacağımız anlamına gelmiyor. Mevcut durumumuzu daha da güçlendirerek devam ettirmemiz gerekiyor.</p>

<p>Aslında Eskişehir’in kamusal anlamda yani Eskişehir Şehir Hastanesi ile Yunus Emre Devlet Hastanemizi esas aldığımızda yaklaşık 250 civarında erişkin yoğun bakım yatağımız var. Bunun yaklaşık 150 tanesi de 3. basamak yoğun bakım yatağı. Ama hal böyleyken biz hâlâ %85’in üzerinde doluluk oranıyla çalışıyoruz.</p>

<p><img alt="B3Fb9D1C 0Ddd 4760 9A1A 9B6Dae3Cb1F4" height="675" src="https://eskisehirnet.teimg.com/eskisehir-net/uploads/2026/06/b3fb9d1c-0ddd-4760-9a1a-9b6dae3cb1f4.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="900" /></p>

<p>Bunun başlıca nedenlerinden birisi Eskişehir sadece kendi il nüfusuna değil, bölge illerine de sağlık taleplerini yöneten, yönlendiren bir il olmasından kaynaklanıyor. Eskişehir’de bugün, bugün anitibarıyla aylık il dışına sevk sayısı ortalama 10, 11 civarındadır. Bu, Türkiye’de inanılmaz iyi bir rakamdır. Bunlar da sadece son derece farklı, özellik arz eden hastalardır.</p>

<p>Bu mevcut birazdan gezeceğimiz tesis göreceksiniz, yüksek bir donanıma sahip. İçerisinde 7/24 hastanın monitörize edilebildiği, yaşam solunum ünitelerinin olduğu, çok ciddi diyaliz altyapısının olduğu bir tesis. Bu tesisin bize kazandırılmasında büyük katkıları olan Akfen Holding’e, Akfen Holding’in CEO’su Uğur Kılınç Bey’e de huzurlarınızda teşekkür ederim. Umarım bu yeni tesisimiz hem bölgemize hem de ilimize hayırlara vesile olur” diye konuştu.</p>

<h2><strong>“Yüksek teknolojik cihazlarla donatıldı”</strong></h2>

<p>Hastanenin gelişim süreci hakkında bilgi veren Şehir Hastanesi Başhekimi Fatih Alper Ayyıldız ise, “Hastanemizde erişkin, çocuk, yenidoğan ve yanık yoğun bakım olmak üzere birçok yoğun bakım ünitesi bulunmaktadır. Hastanemiz, 27 Ekim 2018 tarihinde 112 yoğun bakım yatağı ile hizmet vermeye başlamıştır. Bugün ise son açılan yoğun bakım ünitemizle birlikte 217 yoğun bakım yatak kapasitesine ulaşmıştır.</p>

<p>Çocuk, erişkin, postoperatif, kalp damar cerrahisi, yanık ve inme yoğun bakım ünitelerimiz aktif olarak hizmet vermektedir. Hastanemizin açıldığı günden bu yana yoğun bakım kapasitemizi sürekli artırmayı ve geliştirmeyi planladık. Bu hedefimizi de başarıyla gerçekleştirdik.</p>

<p>Son açılan A Blok 3. Basamak 20 Yataklı Yoğun Bakım Ünitemiz, ilimize, bölgemize ve hastanemize önemli bir kapasite artışı sağlayacaktır. Daha önce yenidoğan yoğun bakım ünitemizde yaptığımız tadilat çalışmalarıyla kapasiteyi 2024 yılında 67 yatağa çıkardık ve bölgemize bu şekilde hizmet vermeye başladık.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><img alt="Dd259E97 22C6 450D Ac54 Efaa22901E41" height="675" src="https://eskisehirnet.teimg.com/eskisehir-net/uploads/2026/06/dd259e97-22c6-450d-ac54-efaa22901e41.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="900" /></p>

<p>Aynı dönemde yoğun bakım ihtiyacının artacağını öngörerek hastanemizdeki rezerv alanları yoğun bakım ünitesi olarak düzenledik. A Blok Yoğun Bakım Ünitesi'nin hikâyesi ise farklı bir süreçtir. Kısaca bundan bahsetmek istiyorum.</p>

<p>Bu alan ilk olarak 2020 yılında hizmet vermeye başladı. Pandemi döneminde 60 yataklı açık yoğun bakım olarak hizmet verdi. Daha sonra 2023 yılında 20 yataklı olarak kullanılmaya devam edildi. Çağın gerekliliklerine uygun araç, gereç, donanım ve izolasyon koşullarını sağlamak amacıyla 2026 yılında kapsamlı bir tadilat gerçekleştirildi.</p>

<p>Son haliyle ünite, 20 yataklı 3. basamak yoğun bakım standardına ulaştı. Burası pandemi döneminde kullandığımız yoğun bakım alanının önceki halidir. Oldukça geniş ve rezerv olarak ayrılmış bir alandı. Görsellerde tadilat öncesi durumu yer almaktadır.</p>

<p>Ardından tadilat süreci başladı. Yaklaşık 3 ila 3,5 ay süren yoğun bir çalışma gerçekleştirildi. Tadilat sonrasında ise çağın gerekliliklerine uygun, son teknoloji donanımlarla oluşturulmuş bir yoğun bakım ünitesi ortaya çıktı” ifadelerini kullandı.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Seren Çatalçam</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Eskişehir, Sağlık</category>
      <guid>https://www.eskisehir.net/eskisehir-sehir-hastanesinde-20-yatakli-yeni-yogun-bakim-unitesi-acildi</guid>
      <pubDate>Tue, 02 Jun 2026 16:45:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://eskisehirnet.teimg.com/crop/1280x720/eskisehir-net/uploads/2026/06/b1625294-e1de-469e-82cb-4893faa6de13.jpg" type="image/jpeg" length="39884"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
