<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/" xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/" version="2.0">
  <channel>
    <title>Eskisehir.Net | Eskişehir Haber - Eskişehir Son Dakika Haberleri</title>
    <link>https://www.eskisehir.net</link>
    <description>Eskişehir haber, güncel Eskişehir haberleri, Eskişehir son dakika haberleri, Eskişehirspor haberleri ve Eskişehir iş ilanları Eskişehir.Net'te</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.eskisehir.net/rss/saglik" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>Copyright © 2026. Her hakkı saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Wed, 03 Jun 2026 02:43:09 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.eskisehir.net/rss/saglik"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item>
      <title><![CDATA[Eskişehir Şehir Hastanesi'nde 20 yataklı yeni yoğun bakım ünitesi açıldı]]></title>
      <link>https://www.eskisehir.net/eskisehir-sehir-hastanesinde-20-yatakli-yeni-yogun-bakim-unitesi-acildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.eskisehir.net/eskisehir-sehir-hastanesinde-20-yatakli-yeni-yogun-bakim-unitesi-acildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Eskişehir Şehir Hastanesi’nde 20 yataklı yeni 3. basamak yoğun bakım ünitesi açıldı; toplam kapasite 217 yatağa çıkarıldı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Eskişehir’de sağlık altyapısını güçlendirecek önemli bir yatırım daha hizmete girdi. Eskişehir Şehir Hastanesi bünyesinde açılan 20 yataklı yeni 3. basamak yoğun bakım ünitesiyle hastanenin toplam yoğun bakım kapasitesi 217 yatağa ulaştı.</p>

<h2><strong>Vali Erdinç Yılmaz: “Sağlık alanındaki yatırımlar büyük önem taşıyor”</strong></h2>

<p>Açılış töreninde konuşan Eskişehir Valisi Erdinç Yılmaz, sağlık alanındaki yatırımların vatandaşlara daha kaliteli hizmet sunulması açısından büyük önem taşıdığını belirterek, "Eskişehir'imize böyle anlamlı yatırımların yapılması ve bunların kıymetli hemşerilerimizin hizmetine sunulmasından büyük mutluluk duyuyoruz. Bugün açacağımız 3. basamak 20 yataklı ünite, son teknoloji ve en üst düzeyde hizmet verecek bir niteliktedir.</p>

<p>Sağlık alanında baktığımızda her alanda olduğu gibi devletimiz, milletimiz, ülkemiz muhteşem bir atılım içindedir. Düşünün, pandemiyi yaşadık. 100 yılda, 1000 yılda belki hiç yaşanmayacak bir salgını yaşadık ve dünyanın en iyi sınav veren ülkelerinden biri olduk. Burada gerçekten en büyük hak sahibi tabii ki başta doktorlarımız, hemşirelerimiz, ebelerimiz, sağlık çalışanlarımızdır.</p>

<p><img alt="0C51Ccae Bd3C 4Eef 99Ba 4Aa6632B0Feb" height="675" src="https://eskisehirnet.teimg.com/eskisehir-net/uploads/2026/06/0c51ccae-bd3c-4eef-99ba-4aa6632b0feb.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="900" /></p>

<p>Ama bunlara ek olarak tabii ki Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan'ın liderliğinde şehir hastanelerimizin varlığının ne kadar lazım, gerekli olduğunu ve o pandemide ne büyük hizmetler yaptığına hepimiz şahit olduk. Yine 6 Şubat depreminde şehir hastanelerinin varlığının ne kadar kıymetli olduğunu gördük. Bunu 6 Şubat'ta Adana Şehir Hastanesinin nasıl çalıştığına çok yakından şahit olduk.</p>

<p>Dolayısıyla sağlık olmadan hiçbir şey olmaz, bunu çok iyi biliyoruz. Sağlığımız yoksa hayatın da bir anlamı yoktur. Dolayısıyla sağlığımızın iyi olmasını sağlayacak ve bize bu alanda her türlü imkanı sunacak hastanelerimiz, altyapının varlığı hepimiz için olmazsa olmazımızdır. Hamdolsun, bu konudaki çalışmalarımız geldiğimiz nokta gurur vericidir.”</p>

<h2><strong>“Yüzde 85’in üzerinde doluluk oranıyla çalışıyoruz”</strong></h2>

<p>Türkiye’nin yoğun bakım kapasitesi açısından Avrupa Birliği ve OECD ülkeleri arasında üst sıralarda yer aldığını ifade eden Eskişehir İl Sağlık Müdürü Doç. Dr. Yaşar Bildirici ise, “Burada sadece bir kurdele kesimi veya bir tesis açılışı yapmakla kalmayacağız. Dünyadaki demografik değişimlerin, bölgesel ihtiyaçların ve küresel sağlık trendinin iyi bir analizini yaparak Eskişehir’imize kazandırdığımız son derece stratejik bir yatırım hamlesini de hep birlikte ziyaret edeceğiz.</p>

<p>Dünyada ve ülkemizde ulaşılabilir sağlık hizmetinin en önemli göstergelerinden birisi sadece hasta yatak sayısı değil. Artık dünya bunu satın almıştır. Aslında en önemli hamlelerden birisi giderek yaşlanan nüfusunuzun artan hastalık yükünü nasıl yönettiğiniz. Bu bağlamda aslında dünyaya Türkiye bir rol model ülke olarak ortaya çıkıyor.</p>

<p><img alt="2Cbec61A 24Ac 4A40 B5A4 1D755867B6A1" class="" height="675" src="https://eskisehirnet.teimg.com/eskisehir-net/uploads/2026/06/2cbec61a-24ac-4a40-b5a4-1d755867b6a1.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="900" /></p>

<p>Sayın Cumhurbaşkanımızın vizyoner liderliğinde ülkemizin değişik sathı mahallinde kazandırılan şehir hastaneleriyle şu an Türkiye hem Avrupa Birliği ülkeleri içerisinde hem de OECD ülkeleri içerisinde 100 bin kişiye düşen yoğun bakım yatak sayısı en yüksek ildir, en yüksek ülkedir. Ama bu, bugün böyle olmamız yerimizde sayacağımız anlamına gelmiyor. Mevcut durumumuzu daha da güçlendirerek devam ettirmemiz gerekiyor.</p>

<p>Aslında Eskişehir’in kamusal anlamda yani Eskişehir Şehir Hastanesi ile Yunus Emre Devlet Hastanemizi esas aldığımızda yaklaşık 250 civarında erişkin yoğun bakım yatağımız var. Bunun yaklaşık 150 tanesi de 3. basamak yoğun bakım yatağı. Ama hal böyleyken biz hâlâ %85’in üzerinde doluluk oranıyla çalışıyoruz.</p>

<p><img alt="B3Fb9D1C 0Ddd 4760 9A1A 9B6Dae3Cb1F4" height="675" src="https://eskisehirnet.teimg.com/eskisehir-net/uploads/2026/06/b3fb9d1c-0ddd-4760-9a1a-9b6dae3cb1f4.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="900" /></p>

<p>Bunun başlıca nedenlerinden birisi Eskişehir sadece kendi il nüfusuna değil, bölge illerine de sağlık taleplerini yöneten, yönlendiren bir il olmasından kaynaklanıyor. Eskişehir’de bugün, bugün anitibarıyla aylık il dışına sevk sayısı ortalama 10, 11 civarındadır. Bu, Türkiye’de inanılmaz iyi bir rakamdır. Bunlar da sadece son derece farklı, özellik arz eden hastalardır.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Bu mevcut birazdan gezeceğimiz tesis göreceksiniz, yüksek bir donanıma sahip. İçerisinde 7/24 hastanın monitörize edilebildiği, yaşam solunum ünitelerinin olduğu, çok ciddi diyaliz altyapısının olduğu bir tesis. Bu tesisin bize kazandırılmasında büyük katkıları olan Akfen Holding’e, Akfen Holding’in CEO’su Uğur Kılınç Bey’e de huzurlarınızda teşekkür ederim. Umarım bu yeni tesisimiz hem bölgemize hem de ilimize hayırlara vesile olur” diye konuştu.</p>

<h2><strong>“Yüksek teknolojik cihazlarla donatıldı”</strong></h2>

<p>Hastanenin gelişim süreci hakkında bilgi veren Şehir Hastanesi Başhekimi Fatih Alper Ayyıldız ise, “Hastanemizde erişkin, çocuk, yenidoğan ve yanık yoğun bakım olmak üzere birçok yoğun bakım ünitesi bulunmaktadır. Hastanemiz, 27 Ekim 2018 tarihinde 112 yoğun bakım yatağı ile hizmet vermeye başlamıştır. Bugün ise son açılan yoğun bakım ünitemizle birlikte 217 yoğun bakım yatak kapasitesine ulaşmıştır.</p>

<p>Çocuk, erişkin, postoperatif, kalp damar cerrahisi, yanık ve inme yoğun bakım ünitelerimiz aktif olarak hizmet vermektedir. Hastanemizin açıldığı günden bu yana yoğun bakım kapasitemizi sürekli artırmayı ve geliştirmeyi planladık. Bu hedefimizi de başarıyla gerçekleştirdik.</p>

<p>Son açılan A Blok 3. Basamak 20 Yataklı Yoğun Bakım Ünitemiz, ilimize, bölgemize ve hastanemize önemli bir kapasite artışı sağlayacaktır. Daha önce yenidoğan yoğun bakım ünitemizde yaptığımız tadilat çalışmalarıyla kapasiteyi 2024 yılında 67 yatağa çıkardık ve bölgemize bu şekilde hizmet vermeye başladık.</p>

<p><img alt="Dd259E97 22C6 450D Ac54 Efaa22901E41" height="675" src="https://eskisehirnet.teimg.com/eskisehir-net/uploads/2026/06/dd259e97-22c6-450d-ac54-efaa22901e41.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="900" /></p>

<p>Aynı dönemde yoğun bakım ihtiyacının artacağını öngörerek hastanemizdeki rezerv alanları yoğun bakım ünitesi olarak düzenledik. A Blok Yoğun Bakım Ünitesi'nin hikâyesi ise farklı bir süreçtir. Kısaca bundan bahsetmek istiyorum.</p>

<p>Bu alan ilk olarak 2020 yılında hizmet vermeye başladı. Pandemi döneminde 60 yataklı açık yoğun bakım olarak hizmet verdi. Daha sonra 2023 yılında 20 yataklı olarak kullanılmaya devam edildi. Çağın gerekliliklerine uygun araç, gereç, donanım ve izolasyon koşullarını sağlamak amacıyla 2026 yılında kapsamlı bir tadilat gerçekleştirildi.</p>

<p>Son haliyle ünite, 20 yataklı 3. basamak yoğun bakım standardına ulaştı. Burası pandemi döneminde kullandığımız yoğun bakım alanının önceki halidir. Oldukça geniş ve rezerv olarak ayrılmış bir alandı. Görsellerde tadilat öncesi durumu yer almaktadır.</p>

<p>Ardından tadilat süreci başladı. Yaklaşık 3 ila 3,5 ay süren yoğun bir çalışma gerçekleştirildi. Tadilat sonrasında ise çağın gerekliliklerine uygun, son teknoloji donanımlarla oluşturulmuş bir yoğun bakım ünitesi ortaya çıktı” ifadelerini kullandı.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Seren Çatalçam</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Eskişehir, Sağlık</category>
      <guid>https://www.eskisehir.net/eskisehir-sehir-hastanesinde-20-yatakli-yeni-yogun-bakim-unitesi-acildi</guid>
      <pubDate>Tue, 02 Jun 2026 16:45:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://eskisehirnet.teimg.com/crop/1280x720/eskisehir-net/uploads/2026/06/b1625294-e1de-469e-82cb-4893faa6de13.jpg" type="image/jpeg" length="91431"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Uzmanlardan 'sigara' uyarısı: 'Alışkanlık değil, beyin bağımlılığı']]></title>
      <link>https://www.eskisehir.net/uzmanlardan-sigara-uyarisi-aliskanlik-degil-beyin-bagimliligi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.eskisehir.net/uzmanlardan-sigara-uyarisi-aliskanlik-degil-beyin-bagimliligi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[31 Mayıs Dünya Tütünsüz Günü dolayısıyla açıklamalarda bulunan Göğüs Hastalıkları Uzmanı Mehmet Aydoğan, sigara kullanımının yalnızca bir alışkanlık olarak görülmemesi gerektiğini, nikotinin beyinde güçlü bir bağımlılık mekanizması oluşturduğunu belirtti.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Uzman görüşüne göre nikotin, beynin ödül ve haz mekanizmasını etkileyerek dopamin salgılanmasını artırıyor. Düzenli kullanım sonucunda beyin bu etkiye alışıyor ve zamanla sigara içme davranışı bir tercih olmaktan çıkıp kişinin biyolojik olarak ihtiyaç duyduğu bir duruma dönüşebiliyor. Bu nedenle sigara bağımlılığı, sadece davranışsal değil aynı zamanda nörolojik bir bağımlılık olarak değerlendiriliyor.</p>

<h2>BAĞIMLILIK MİKTARLA ÖLÇÜLMEZ</h2>

<p>Az sayıda sigara tüketen kişilerin bağımlı olmadığını düşünmesinin yanlış bir yaklaşım olduğunu vurgulayan Aydoğan, bağımlılığın belirlenmesinde içilen sigara sayısından çok beynin nikotine verdiği tepkinin önemli olduğunu ifade etti. Gün içinde birkaç sigara içmek bile bağımlılık döngüsünün devam etmesine neden olabiliyor.</p>

<p>Toplumda yaygın olan "sigara rahatlatır" düşüncesine de değinen uzmanlar, sigaranın aslında stresi azaltmadığını belirtiyor. Sigara içildiğinde kişi, nikotin eksikliğinden kaynaklanan huzursuzluk hissini geçici olarak bastırıyor. Bu durum kısa süreli bir rahatlama hissi yaratsa da sorunun kaynağını ortadan kaldırmıyor.</p>

<h2>'BİR TANEDEN BİR ŞEY' OLMAZ DÜŞÜNCESİ BAĞIMLI YAPIYOR</h2>

<p>Sigarayı bırakan kişiler için en büyük tehlikelerden biri, yalnızca bir sigara içmenin zarar vermeyeceğini düşünmek. Uzmanlara göre tek bir sigara bile beyindeki eski bağımlılık yollarını yeniden harekete geçirebilir ve bırakma sürecini sekteye uğratabilir</p>

<p>Sigarayı bırakan birçok kişi ilk günlerde veya haftalarda çeşitli yoksunluk belirtileri yaşayabiliyor. Uzmanlar, bunun beynin nikotinsiz yaşama uyum sağlama sürecinin doğal bir parçası olduğunu ve zamanla azaldığını belirtiyor.</p>

<p>Elektronik sigaraların bağımlılığı sona erdiren ürünler olmadığına dikkat çeken Aydoğan, bu cihazların da nikotin içerdiğini ve bağımlılık mekanizmasını devam ettirebildiğini ifade etti. Bu nedenle elektronik sigaralar, sigarayı bırakmanın kesin çözümü olarak görülmemeli.</p>

<p>Sigara bırakıldıktan sonra vücut kısa sürede toparlanma sürecine giriyor:</p>

<p>İlk 24 saat içinde kandaki karbonmonoksit seviyesi düşerken oksijen miktarı artıyor.</p>

<p>Birkaç gün içinde nikotin büyük ölçüde vücuttan atılıyor, tat ve koku alma duyuları güçleniyor.</p>

<p>İlk haftalarda dolaşım sistemi iyileşmeye başlıyor ve fiziksel dayanıklılık artıyor.</p>

<p>Bir ay civarında akciğer fonksiyonlarında olumlu gelişmeler görülüyor, öksürük ve nefes darlığı azalabiliyor.</p>

<p>Aylar içinde akciğerlerin kendini temizleme kapasitesi yükselirken enfeksiyon riski düşüyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Bir yılın sonunda kalp-damar hastalıkları riski önemli ölçüde azalıyor.</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İhlas Haber Ajansı</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.eskisehir.net/uzmanlardan-sigara-uyarisi-aliskanlik-degil-beyin-bagimliligi</guid>
      <pubDate>Mon, 01 Jun 2026 16:56:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://eskisehirnet.teimg.com/crop/1280x720/eskisehir-net/uploads/2026/03/sigara-6.jpg" type="image/jpeg" length="40427"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Semptom göstermeden bulaşıyor: Vakalar rekor seviyeye yükseldi]]></title>
      <link>https://www.eskisehir.net/semptom-gostermeden-bulasiyor-vakalar-rekor-seviyeye-yukseldi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.eskisehir.net/semptom-gostermeden-bulasiyor-vakalar-rekor-seviyeye-yukseldi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türk tatilcilerin yaz sezonunda en yoğun ziyaret ettiği ülkelerin başında gelen İspanya başta olmak üzere, Avrupa genelinde bel soğukluğu (gonore) ve frengi vakalarında endişe verici bir artış yaşanıyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>[related-posts id="186122" color="bg-primary"][/related-posts]</p>

<p>Açıklanan resmi verilere göre, Avrupa genelinde toplam vaka sayısı 106 bin 331’e ulaşarak 2015 yılından bu yana yüzde 303’lük rekor bir artış gösterdi.</p>

<p>Aynı dönemde frengi vakaları da iki kattan fazla artarak 45 bin 577’ye yükseldi. İspanya ise 37 bin 169 bel soğukluğu ve 11 bin 556 frengi vakasıyla Avrupa’da enfeksiyonların en yüksek görüldüğü ülkeler arasında yer aldı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2>SEMPTOM GÖSTERMEDEN DE BULAŞABİLİYOR</h2>

<p>Halk sağlığı uzmanları, bu enfeksiyonların en kritik özelliklerinden birinin uzun süre belirti göstermeden ilerleyebilmesi olduğuna dikkat çekiyor.</p>

<p>Birçok kişinin kendisinde veya partnerinde enfeksiyon olup olmadığını dışarıdan anlamasının mümkün olmadığı belirtilirken, semptomsuz vakaların farkında olmadan hastalığın yayılmasına yol açabileceği uyarısı yapılıyor.</p>

<p>Uzmanlar, korunmada en etkili yöntemin dikkatli davranmak, riskli durumlarda gecikmeden test yaptırmak ve sağlık kontrollerini ihmal etmemek olduğunu vurguluyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Türkiye Gazetesi</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.eskisehir.net/semptom-gostermeden-bulasiyor-vakalar-rekor-seviyeye-yukseldi</guid>
      <pubDate>Thu, 28 May 2026 16:38:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://eskisehirnet.teimg.com/crop/1280x720/eskisehir-net/uploads/2024/04/sdf-alerji-1.png" type="image/jpeg" length="59319"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Eskişehir'de uzmanından hayati uyarı: Bayram sofrası sağlığınızı bozmasın!]]></title>
      <link>https://www.eskisehir.net/eskisehirde-uzmanindan-hayati-uyari-bayram-sofrasi-sagliginizi-bozmasin</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.eskisehir.net/eskisehirde-uzmanindan-hayati-uyari-bayram-sofrasi-sagliginizi-bozmasin" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kurban Bayramı yaklaşırken uzmanlardan sağlıklı beslenme uyarıları geliyor. Diyetisyen İpek Bilal, bayram sofralarında özellikle et tüketimi, tatlı tercihleri ve su tüketimine dikkat edilmesi gerektiğini söyledi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>[related-posts id="186046" color="bg-primary"][/related-posts]</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Kurbanlık hayvanların mutlaka veteriner kontrolünden geçmiş olması gerektiğini belirterek, etlerin kesim sonrası hemen tüketilmemesi gerektiğini vurgulayan Diyetisyen İpek Bilal, “Kurban Bayramı'nda özellikle veteriner kontrolünden geçmiş olan hayvanlar kesilmeli ve uygun şartlarda kesilmeli mutlaka. Bulaşıcı bir hastalık olmasın diye. Çok söylüyoruz ama sürekli yapılıyor. Mutlaka etler dinlendirilmeli, ondan sonra sofralara gelmeli. Ama bizde maalesef hemen et hemen kesildikten sonra bir bakıyoruz ocakta, fırında hemen soframıza geliyor. Dinlendirilen etler mide bağırsak rahatsızlıkları olan kişilere daha iyi gelir. O anda tüketildiğinde o an olmasa bile belli bir süre sonra mide bağırsak problemleri yaratabilir. Aynı zamanda kolesterol ve kalp damar hastalıkları olan kişiler daha çok dikkat etmeliler bu konuda. Kızartılarak yapılan etleri istemiyoruz. Haşlanarak, ızgarada, fırında pişirilerek, kendi yağına pişirilen etler istiyoruz. Ama ultra dikkat etmesi gereken hasta kitlemiz varsa da mutlaka etleri yağlarından arındırarak tüketmeleri daha uygun olur. Aslında en az 24 saat dinlendirilmesi gerekiyor. Ondan sonra tüketilmesi daha iyi. Çünkü ölüm katılığı dediğimiz bir olay var; rigor mortis. O geçmeden tüketilince az önce söylediğim gibi mide bağırsak problemleri daha çok yaşanmakta maalesef” diye konuştu.</p>

<h2><strong>“Sütlü tatlı tercih edelim”</strong></h2>

<p>Bayram sofralarında tatlı tüketimine de değinen Bilal, “Geçen bayramda hep tatlı ve sarma gittik. Bu bayramda birazcık daha ete yoğunluklu gidelim ama diğer tarafı azaltalım. Çünkü hepsi beraber olunca hem karbonhidrat hem protein hem yağ, üst levela çıkıp bunun dengelemesi biraz daha zor oluyor. Özellikle sütlü tatlı, fit tatlıları daha çok tercih edelim. Diyorum ki zaten güzel, ağır bir yemek yedik, sağlıklı tatlılar yapalım, hafif tatlılar yapalım. Sütlüye tabii ki daha çok özen gösteriyoruz bu konuda. Şerbetli tatlılar maalesef vazgeçilmezimiz. Porsiyon kontrolü yaparak bir tane, iki tane, bir lokma, iki lokmayla bitirmelerini istiyorum özellikle bu bayramda” dedi.</p>

<h2><strong>“Su tüketimini ihmal etmeyin”</strong></h2>

<p>Artan protein ve karbonhidrat tüketimi nedeniyle su tüketiminin de artırılması gerektiğini söyleyen Bilal, “Özellikle protein tüketimi ve karbonhidrat tüketimi artacağı için kilomuz kadar su içmemiz gerekiyor. Çay, kahveler için de ekstradan bir bardak su içmemiz gerekiyor ama artı bunu yaptığımız için herkese söylüyoruz; mutlaka 1, 2, 3 ne kadar çıkartabilirsek su miktarımızı arttıralım. Mesela 70 kilodaki bir kişi 2 - 2.2 litre gibi bir su içmesi gerekiyor. İçtiği çay, kahveler için artı bir su içmesi gerekiyor. Ben de diyorum ki şerbetli bir tatlı yiyince, bir de proteini biraz fazla tüketince iki bardak daha eklemeniz gerekiyor ki hem o tatlıyı, o karbonhidratı daha az tüketebilelim, iştahımızı birazcık kısalım. Bu anlamda bizim için su çok yardımcı” ifadelerini kullandı.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Eskisehir.net Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Eskişehir, Sağlık</category>
      <guid>https://www.eskisehir.net/eskisehirde-uzmanindan-hayati-uyari-bayram-sofrasi-sagliginizi-bozmasin</guid>
      <pubDate>Wed, 27 May 2026 10:03:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://eskisehirnet.teimg.com/crop/1280x720/eskisehir-net/uploads/2026/05/eskisehirde-uzmanindan-hayati-uyari-bayram-sofrasi-sagliginizi-bozmasin.jpg" type="image/jpeg" length="59463"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Bebek mamalarında alarm: Bir pakette 11 binden fazla parçacık tespit edildi]]></title>
      <link>https://www.eskisehir.net/bebek-mamalarinda-alarm-bir-pakette-11-binden-fazla-parcacik-tespit-edildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.eskisehir.net/bebek-mamalarinda-alarm-bir-pakette-11-binden-fazla-parcacik-tespit-edildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Greenpeace raporu, bebek gıdalarında mikroplastik riskine dikkat çekti. Plastik ambalajlı ürünlerde paket başına 11 bini aşan parçacık bulundu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>[related-posts id="185975" color="bg-primary"][/related-posts]</p>

<p>Greenpeace tarafından hazırlanan yeni bir rapor, plastik ambalajlı bebek gıdalarına ilişkin dikkat çeken bulgular ortaya koydu. Rapora göre bazı plastik ağızlıklı poşetlerde satılan bebek gıdalarında paket başına binlerce mikroplastik parçacığı tespit edildi. Bağımsız testlerde tek bir ürün içinde parçacık sayısının 11 bini aşabildiği belirtilirken, bu parçacıkların bir kısmının doğrudan ambalajdan gıdaya geçebileceği değerlendirildi. Uzmanlar ise bebeklerin bu tür plastik parçacıklara ve kimyasal maddelere karşı yetişkinlere kıyasla çok daha hassas olduğuna dikkat çekiyor.</p>

<h2><strong>RİSKİ ORTAYA KOYDU</strong></h2>

<p>Greenpeace’in “Küçük Plastikler, Büyük Sorun: Bebek Gıdası Plastik Poşetlerinin Gizli Riskleri” başlıklı raporu, plastik ambalajlı ürünlerdeki riskleri yeniden gündeme taşıdı. Raporda, özellikle plastik ağızlıklı poşetlerde satılan bebek gıdalarının detaylı analizlere tabi tutulduğu belirtildi. Çalışma kapsamında elde edilen sonuçlar, ambalaj materyallerinin gıda güvenliği üzerindeki etkisine yönelik tartışmaları yeniden alevlendirdi.</p>

<h2><strong>BİR PAKETTE 11 BİNDEN FAZLA MİKROPLASTİK TESPİTİ</strong></h2>

<p>Raporda öne çıkan bulgular şöyle paylaşıldı:</p>

<p>• Bir poşette 11 binden fazla mikroplastik parçacığı bulunabiliyor: Testler, Danone Happy Baby Organics meyve pürelerinde gram başına ortalama 99’a kadar, Nestlé Gerber yoğurt pürelerinde ise gram başına 54’e kadar mikroplastik parçacığı saptadı. Danone ürünlerinde tek bir poşetteki toplam parçacık sayısı 11 bini, Nestlé ürünlerinde ise 5 bini aşıyor.</p>

<p>• Mikroplastikler doğrudan ambalajdan geçiyor olabilir: Testler, bebek gıdasında bulunan bazı mikroplastikler ile ambalajın iç kaplamasında kullanılan polietilen arasında doğrudan bir bağlantı olduğuna işaret ediyor. Bağımsız araştırmalar, plastik bir kabın yalnızca 3 dakika mikrodalgada ısıtılmasıyla yaklaşık 4 milyon mikroplastik parçacığının gıdaya geçebildiğini gösteriyor.</p>

<p>• Bebekler daha savunmasız: Vücutları ve organları henüz gelişim aşamasında olan bebekler için plastik parçacıklarına ve kimyasallara maruziyetin etkileri, yetişkinlere kıyasla çok daha ağır. Araştırmacılar, bebek gıdası ambalajlarından gıdaya geçen onlarca kimyasal tespit etti; bunların birçoğu potansiyel olarak toksik, içeriğe bilinçli şekilde eklenmemiş maddeler. Endokrin bozucu kimyasallara bebeklik döneminde düşük doz maruziyetin bile üreme sistemi, büyüme ve metabolizma üzerinde kalıcı etkiler bırakabileceği biliniyor.</p>

<p>• Piyasa hızla büyüyor. Esnek plastik ağızlıklı poşetler, 2025 itibarıyla bebek gıdası ambalajları arasında hacim bazında küresel pazarın yüzde 37,15’ini oluşturuyor. 2031’e kadar yıllık yüzde 8,18 büyüme oranıyla bu payın artması bekleniyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3><strong>GREENPEACE’TEN YASAL DÜZENLEME ÇAĞRISI</strong></h3>

<p>Greenpeace Türkiye Sosyal ve Ekonomik Sistemler Kampanya Sorumlusu Berk Butan, konuya ilişkin şunları söyledi:</p>

<p>"Plastik ambalajlar son yıllarda hızla normalleştirdiğimiz gıda paketleri haline geldi. Ancak bu yaygınlaşma gezegeni ve bizlerin sağlığını tehlikeye atan ciddi riskler taşıyor. Bu araştırma bunu somut rakamlarla ortaya koyuyor. Bağımsız testler, bebek gıdası poşetlerinde paket başına 11 bini aşan mikroplastik parçacığı tespit etti, üstelik bu parçacıkların bir bölümü doğrudan ambalaj malzemesinden gıdaya geçiyor. İnceleme yalnızca iki markayı kapsıyor olsa da bulgular, bu tür ambalaj kullanan diğer tüm markaları da etkileyecek nitelikte. Dolayısıyla plastikle temas eden ürün satan her marka, tüketicileri mikroplastiklere ve plastik kimyasallarına maruz bırakmadığını bağımsız testlerle kanıtlama sorumluluğunu üstlenmeli. Bu konuda hükümetlerin de ihtiyatlı davranarak halk sağlığını koruma amaçlı önlemler alması ve bağlayıcı yasal düzenlemeler yapması şart. Bu bulgular ortadayken şirketlerin daha kapsamlı incelemeler yürütmesi ve sonuçlarını kamuoyuyla paylaşması gerek. Plastikler üretildikleri andan itibaren tüm yaşam döngüleri boyunca gezegene ve bize zarar veriyor ve bunu engellemek zorundayız."</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Eskisehir.net Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.eskisehir.net/bebek-mamalarinda-alarm-bir-pakette-11-binden-fazla-parcacik-tespit-edildi</guid>
      <pubDate>Mon, 25 May 2026 20:14:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://eskisehirnet.teimg.com/crop/1280x720/eskisehir-net/uploads/2026/05/bebek-mamasi-bebek-cocuk-beslenme.jpg" type="image/jpeg" length="71858"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Uzmanlardan Kurban Bayramı uyarısı: "Kritik 24 saate dikkat"]]></title>
      <link>https://www.eskisehir.net/uzmanlardan-kurban-bayrami-uyarisi-kritik-24-saate-dikkat</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.eskisehir.net/uzmanlardan-kurban-bayrami-uyarisi-kritik-24-saate-dikkat" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Uzmanlar Kurban Bayramı öncesi vatandaşlara kurbanlık seçimi, kesim hijyeni ve et tüketimi konusunda önemli uyarılarda bulundu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Uzmanlar, kurbanlık hayvan seçerken mutlaka resmi kayıtların kontrol edilmesi gerektiğini söyledi. Gücükoğlu, “Satın alınacak hayvanların mutlaka küpeli olması ve veteriner sağlık raporunun bulunması gerekiyor” dedi.</p>

<h2>YENİ KESİLMİŞ ET SİNDİRİMİ ZORLUYOR</h2>

<p>Uzmanlara göre kesim sonrası ette oluşan “rigor mortis” yani ölüm katılığı nedeniyle et sertleşiyor. Bu durum yalnızca çiğneme zorluğuna değil, mide ve bağırsak problemlerine de yol açabiliyor. Özellikle çocuklar, yaşlılar ve mide rahatsızlığı bulunan kişilerin taze eti hemen tüketmemesi öneriliyor.</p>

<p>Yeni kesilen etin hemen pişirilmesi durumunda; Şişkinlik, hazımsızlık, gaz, mide ağrısı gibi sindirim sorunlarının ortaya çıkabileceği belirtiliyor.</p>

<p><img alt="Kurbanlık 3-5" class="detail-photo img-fluid" height="720" src="https://eskisehirnet.teimg.com/eskisehir-net/uploads/2026/04/kurbanlik-3-5.jpg" width="1280" /></p>

<h2>UZMANLARDAN 24 SAAT KURALI</h2>

<p>Uzmanlar, kurban etinin en az 24 saat dinlendirilmesini tavsiye ediyor. Bu süreçte: Kas yapısı gevşiyor, et yumuşuyor, ğrotein sindirimi kolaylaşıyor, lezzet ve kalite artıyor, besin zehirlenmesi riski azalıyor. Kesim sonrası etin kısa süre serin ortamda bekletildikten sonra parçalanarak buzdolabında muhafaza edilmesi gerektiği ifade ediliyor.</p>

<p>Özellikle yaz aylarında etin oda sıcaklığında uzun süre bırakılması bakteri oluşumunu hızlandırabiliyor. Uzmanlar, etin birkaç saatten fazla dışarıda tutulmaması gerektiğini belirterek hijyen kurallarına dikkat çekiyor. Etlerin hava alabilen kaplarda veya tülbentle örtülerek saklanması önerilirken, plastik poşet içinde uzun süre bekletilmesinin bozulmayı hızlandırabileceği ifade ediliyor.</p>

<p><img alt="Kurbanlik 1 3" class=" detail-photo img-fluid" height="720" src="https://eskisehirnet.teimg.com/eskisehir-net/uploads/2026/04/kurbanlik-1-3.jpg" width="1280" /></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2>EN LEZZETLİ ET BÖLGELERİ HANGİLERİ?</h2>

<p>Uzmanlara göre hayvanın en lezzetli bölgeleri, az çalışan kas gruplarından oluşuyor. Özellikle: Antrikot, Bonfile, Pirzola, Döş gibi bölgeler yumuşak ve aromatik yapılarıyla öne çıkıyor. Antrikotun sığırın sırt bölümünden elde edildiği, bonfilenin ise omurganın iç kısmındaki yumuşak kastan oluştuğu belirtiliyor. Uzmanlar, kurban kesiminde bazı organların kesinlikle tüketilmemesi gerektiğini de hatırlattı. Özellikle: Safra kesesi, idrar kesesi, lenf bezleri, hastalıklı dokular gibi bölümlerin sağlık açısından risk taşıdığı ifade edildi.</p>

<p>Kurban etinin güvenli tüketimi için uzmanların önerileri şöyle sıralandı: Eti hemen tüketmeyin, en az 24 saat dinlendirin, buzdolabında saklayın, hijyen kurallarına dikkat edin, ızgara, haşlama ve fırın gibi sağlıklı pişirme yöntemlerini tercih edin, aşırı kırmızı et tüketiminden kaçının, etin yanında sebze ve lifli gıdalar tüketin.</p>

<p>Uzmanlar, doğru dinlendirilmiş ve uygun koşullarda saklanmış etin hem daha sağlıklı hem de daha lezzetli olduğunu vurguluyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Eskisehir.net Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.eskisehir.net/uzmanlardan-kurban-bayrami-uyarisi-kritik-24-saate-dikkat</guid>
      <pubDate>Thu, 21 May 2026 16:59:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://eskisehirnet.teimg.com/crop/1280x720/eskisehir-net/uploads/2026/04/kurbanlik-2-5.jpg" type="image/jpeg" length="12961"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Sağlık raporu alacaklar dikkat: Yeni dönem başladı]]></title>
      <link>https://www.eskisehir.net/saglik-raporu-alacaklar-dikkat-yeni-donem-basladi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.eskisehir.net/saglik-raporu-alacaklar-dikkat-yeni-donem-basladi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Başkan Erdoğan'ın imzasıyla 19 Mayıs 2026 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanan "Sağlık Raporları Yönetmeliği" yürürlüğe girdi. Yeni düzenlemeyle sağlık raporlarında dijital dönüşüm süreci resmen başlarken, rapor işlemlerinin büyük bölümü e-Devlet ve e-Rapor sistemi üzerinden yürütülecek.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>T.C. Sağlık Bakanlığı tarafından hazırlanan “Sağlık Raporları Yönetmeliği”, Recep Tayyip Erdoğan’ın imzasıyla 19 Mayıs 2026 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girdi.</p>

<p>Yeni yönetmelikle birlikte sağlık raporlarının hazırlanma süreçleri, sağlık kurullarının yapısı, itiraz mekanizmaları ve elektronik rapor sistemi baştan sona yeniden düzenlendi.</p>

<h2>E-RAPOR SİSTEMİ ZORUNLU HALE GELDİ</h2>

<p>Yönetmelik kapsamında sağlık raporlarının büyük bölümünün artık e-Rapor sistemi üzerinden düzenlenmesi zorunlu oldu. Böylece vatandaşlar birçok başvuruyu e-Devlet Kapısı üzerinden yapabilecek, sağlık raporlarına da dijital ortamda kolayca erişebilecek. e-Rapor sistemine aktarılmayan ıslak imzalı raporlar ise yalnızca istisnai durumlarda geçerli sayılacak.</p>

<h2>SAĞLIK KURULLARININ YAPISI DEĞİŞTİ</h2>

<p>Tam teşekküllü sağlık kurullarının yapısı da yeni yönetmelikle yeniden belirlendi. Buna göre sağlık kurullarında şu uzmanlık dallarından hekimlerin bulunması zorunlu olacak:</p>

<p>İç hastalıkları</p>

<p>Genel cerrahi</p>

<p>Göz hastalıkları</p>

<p>Kulak burun boğaz</p>

<p>Nöroloji</p>

<p>Psikiyatri</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Fizik tedavi ve rehabilitasyon veya ortopedi ve travmatoloji Kurul raporları elektronik imza ile hazırlanacak, kararlar ise oy çokluğuyla alınacak.</p>

<h2>İSTİRAHAT RAPORLARINA YENİ SINIRLAR GETİRİLDİ</h2>

<p>Çalışanları yakından ilgilendiren istirahat raporlarında da önemli değişiklikler yapıldı.</p>

<p>Tek hekim, bir defada en fazla 10 gün istirahat raporu düzenleyebilecek. Kontrol muayenesinin ardından bu süre en fazla 10 gün daha uzatılabilecek. 20 günü aşan istirahat durumlarında sağlık kurulu raporu zorunlu olacak. Ayrıca bir kişiye tek hekim tarafından bir yıl içinde verilebilecek toplam istirahat raporu süresi 40 günü geçemeyecek.</p>

<h2>VATANDAŞLAR RAPORLARA DİJİTAL ORTAMDA ULAŞABİLECEK</h2>

<p>Yeni düzenleme ile sağlık raporlarının hazırlanması, saklanması ve paylaşılması süreçleri tamamen dijital ortama taşınacak. Bu sayede hem işlemler hızlanacak hem de raporların doğrulanması ve takibi daha güvenli şekilde gerçekleştirilebilecek.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Eskisehir.net Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.eskisehir.net/saglik-raporu-alacaklar-dikkat-yeni-donem-basladi</guid>
      <pubDate>Tue, 19 May 2026 17:00:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://eskisehirnet.teimg.com/crop/1280x720/eskisehir-net/uploads/2026/05/saglik-raporu.jpg" type="image/jpeg" length="58435"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Ölümcül virüs yeniden ortaya çıktı! Yüzlerce kişi can verdi: DSÖ bugün toplanıyor]]></title>
      <link>https://www.eskisehir.net/olumcul-virus-yeniden-ortaya-cikti-yuzlerce-kisi-can-verdi-dso-bugun-toplaniyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.eskisehir.net/olumcul-virus-yeniden-ortaya-cikti-yuzlerce-kisi-can-verdi-dso-bugun-toplaniyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Demokratik Kongo Cumhuriyeti’nde Ebola salgını nedeniyle 131 kişi hayatını kaybetti. Dünya Sağlık Örgütü bugün toplanacak. İşte detaylar...]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Dünya Sağlık Örgütü Demokratik Kongo Cumhuriyeti’nde hızla yayılan Ebola salgını nedeniyle acil komite toplantısı düzenleme kararı aldı. Toplantının, DSÖ’nün salgını iki gün önce “uluslararası halk sağlığı acil durumu” ilan etmesinin ardından yapılacağı bildirildi.</p>

<h2>CAN KAYBI 131’E ÇIKTI</h2>

<p>Ülkede Sağlık Bakanı Samuel Roger Kamba tarafından yapılan açıklamada, “Bundibugyo” adı verilen nadir Ebola türünün neden olduğu salgında tahmini can kaybının 131’e yükseldiği belirtildi. Yetkililer, şüpheli vaka sayısının ise 513’e ulaştığını, önceki verilerde bu sayının 350 vaka ve 91 ölüm olarak kaydedildiğini açıkladı.</p>

<p>Virüsün ilk olarak 2007-2008 yıllarında Uganda’nın Bundibugyo bölgesinde tespit edildiği, 2012 yılında ise Demokratik Kongo Cumhuriyeti’nde yeniden ortaya çıktığı hatırlatıldı.</p>

<p><img alt="Ebolavirüs" class="detail-photo img-fluid" height="720" src="https://eskisehirnet.teimg.com/eskisehir-net/uploads/2026/05/ebolavirus.png" width="1280" /></p>

<h2>BU BELİRTİLERLE ORTAYA ÇIKIYOR</h2>

<p>DSÖ verilerine göre Ebola virüsü başlangıçta ateş, halsizlik, baş ve kas ağrısı ile boğaz ağrısı gibi grip benzeri belirtilerle ortaya çıkıyor. İlerleyen süreçte ise kusma, ishal, iç ve dış kanama ile çoklu organ yetmezliği gelişebiliyor.</p>

<p>Virüsün, enfekte insan veya hayvanların vücut sıvılarıyla doğrudan temas yoluyla bulaştığı ve bu nedenle sağlık çalışanlarının yüksek risk grubunda yer aldığı belirtiliyor. Son salgında Demokratik Kongo Cumhuriyeti’nde görev yapan bir ABD’li doktorun da enfekte olduğu açıklandı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>DSÖ’nün acil komite toplantısında, salgının seyri ve uluslararası düzeyde alınacak ek önlemlerin ele alınması bekleniyor</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>NTV</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.eskisehir.net/olumcul-virus-yeniden-ortaya-cikti-yuzlerce-kisi-can-verdi-dso-bugun-toplaniyor</guid>
      <pubDate>Tue, 19 May 2026 13:50:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://eskisehirnet.teimg.com/crop/1280x720/eskisehir-net/uploads/2024/05/salgin-2.jpg" type="image/jpeg" length="31984"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Bir lokması bile ölüm getirebilir! Uzmanından kritik uyarı]]></title>
      <link>https://www.eskisehir.net/bir-lokmasi-bile-olum-getirebilir-uzmanindan-kritik-uyari</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.eskisehir.net/bir-lokmasi-bile-olum-getirebilir-uzmanindan-kritik-uyari" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İlkbahar yağışlarının etkisiyle doğada mantar çeşitliliğinin arttığını belirten Prof. Dr. Abdülkadir Gündüz, bilinçsizce toplanan yabani mantarların ciddi sağlık sorunlarına ve hatta ölümcül zehirlenmelere yol açabileceği konusunda uyardı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Prof. Dr. Abdülkadir Gündüz, ilkbahar yağışlarının etkisiyle doğada mantar çeşitliliğinin arttığını belirterek, bilinçsiz şekilde toplanan yabani mantarların tüketilmesinin ciddi sağlık sorunlarına neden olabileceği konusunda uyarılarda bulundu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Türkiye’nin iklim koşulları ve zengin bitki örtüsü sayesinde yabani mantarların yetişmesi için elverişli bir yapıya sahip olduğunu ifade eden Gündüz, özellikle yağışların yoğunlaştığı ilkbahar ve sonbahar dönemlerinde mantar zehirlenmesi vakalarında artış yaşandığını söyledi.</p>

<p>Mantar zehirlenmelerinde ortaya çıkan belirtilerin tüketilen mantarın türüne göre farklılık gösterebildiğini aktaran Prof. Dr. Abdülkadir Gündüz, bazı mantar türlerinde belirtilerin birkaç saat içinde görülebildiğini, ölüm riski taşıyan bazı türlerde ise şikayetlerin 6 ila 24 saat sonra ortaya çıkabildiğini dile getirdi.</p>

<h2>ÖLÜM MELEĞİ ORTAYA ÇIKTI</h2>

<p>Zehirlenme durumlarında geç başlayan belirtilerin daha tehlikeli olabileceğini vurgulayan Gündüz, "Özellikle geç başlayan bulgular ciddi karaciğer hasarıyla ilişkili olabilir. Bazı hastalarda ise belirtiler geçici olarak düzelebilir ancak bu yalancı iyilik hali sonrasında ağır organ yetmezlikleri gelişebilir" diye konuştu.</p>

<p>Gündüz, en sık ölümcül zehirlenmelere yol açan türün halk arasında “ölüm meleği mantarı” olarak bilinen <i>Amanita phalloides</i> olduğunu vurguladı. Bu türün, yenilebilir mantarlarla oldukça kolay karıştırılabildiğine dikkat çekti. Doğadan bilinçsiz şekilde mantar toplanmasının, kulaktan dolma bilgilerle hareket edilmesinin ve yalnızca görünüşe bakılarak mantarların ayırt edilmeye çalışılmasının ciddi riskler oluşturduğunu ifade etti.</p>

<h2>"ÖLÜMCÜL SONUÇLARA YOL AÇIYOR"</h2>

<p>Prof. Dr. Abdülkadir Gündüz konuya ilişkin yaptığı açıklamada şu ifadelere yer verdi:</p>

<p>"Ülkemizde mantar zehirlenmeleri sık karşılaştığımız bir durum. Özellikle ilkbahar ve sonbahar aylarında daha fazla görüyoruz. İlkbahar aylarında fazla görülmesinin en önemli nedeni, yağış ve nem oranının yükselmesidir. Bu ortam, mantar yetişmesi için uygun bir iklim oluşturuyor. Orman altlarında ve meralarda ciddi şekilde mantar yetişmesi oluyor. İnsanlarımız da kültürel olarak komşuları ve akrabalarıyla mantar toplama alışkanlığına sahip. Dolayısıyla ortak toplanan mantarlar nedeniyle, aile bireyleri ya da komşular arasında özellikle kümelenme şeklinde zehirlenmelerle karşılaşıyoruz. Mesela bir aileden 4-5 kişi aynı anda zehirlenmiş olabiliyor. Çünkü beraber mantar toplamışlar, eve getirmişler ve akşam pişirip yemişler. Bu durum toplu, aile içi kümelenme şeklinde zehirlenme olarak karşımıza çıkıyor. Bu tür zehirlenmeleri özellikle sonbahar ve ilkbaharda sık görüyoruz.</p>

<p>Mantar zehirlenmelerinde belirtilerin başlaması, mantarın türüne göre değişebiliyor. Birkaç saat içinde belirti veren mantar türleri olduğu gibi, 6 saat ya da 24 saat sonra belirti veren türler de var. Erken belirti verenler genellikle daha az tehlikeli olsa da geç dönemde belirti veren mantar zehirlenmeleri daha tehlikeli olabiliyor. Bunlar karaciğer ve böbrek yetmezliği gibi çok ciddi sorunlarla karşımıza gelebiliyor. İlk dönemde zehirlenme belirtileri normale dönebiliyor, kişi kendini iyi hissedebiliyor; ancak sonrasında tekrar kötüleşme görülebiliyor. Özellikle zehirli türlerde bu durum daha sık yaşanıyor. Geç dönem belirti veren mantar zehirlenmelerinde daha dikkatli olmamız gerekiyor. Çünkü bunlar daha ölümcül sonuçlarla karşımıza çıkabiliyor. Ormanlık ve yeşillik alanların daha fazla olduğu bölgelerde risk artıyor. En çok Karadeniz Bölgesi'nde görülüyor. Karadeniz Bölgesi ilkbahar ve sonbaharda çok yağış alıyor. Yaylalar ve orman altları oldukça nemli oluyor. Bu nemli ve yağışlı ortam, mantarlar için çok uygun bir yetişme alanı oluşturuyor. Bölgemizde ciddi bir mantar çeşitliliği bulunuyor. Karadeniz Bölgesi'nde yüz yıllardır süregelen bir mantar toplama kültürü ve etkinliği var. Ancak mantarların toplanması uzmanlık gerektiriyor. Çünkü zehirli mantarı ayırt etmek bazen uzmanların bile zorlandığı bir durum olabiliyor. Bu nedenle doğadan topladığımız mantarları uzman kontrolünden geçirmeden tüketirsek ciddi zehirlenme riskiyle karşılaşabiliriz. Özellikle Amanita phalloides olarak bilinen "ölüm meleği" türü mantar, masum ve zehirsiz mantarlarla karışma riski çok yüksek olan bir türdür. Karadeniz Bölgesi'nde de bulunabilen bir mantardır. Bu nedenle çok dikkatli olmak gerekiyor. Uzman kontrolü olmadan doğadan toplanıp tüketilen mantarların tamamı zehirlenme riski taşır. Bu konuda çok dikkatli olmamız gerekiyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İhlas Haber Ajansı</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.eskisehir.net/bir-lokmasi-bile-olum-getirebilir-uzmanindan-kritik-uyari</guid>
      <pubDate>Tue, 19 May 2026 10:54:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://eskisehirnet.teimg.com/crop/1280x720/eskisehir-net/uploads/2026/05/olum-melegi-mantar.jpg" type="image/jpeg" length="23963"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Çocuklarda kalp krizi görülür mü? Uzmandan aileleri rahatlatan açıklama]]></title>
      <link>https://www.eskisehir.net/cocuklarda-kalp-krizi-gorulur-mu-uzmandan-aileleri-rahatlatan-aciklama</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.eskisehir.net/cocuklarda-kalp-krizi-gorulur-mu-uzmandan-aileleri-rahatlatan-aciklama" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Son günlerde çocuklarda “kalp krizi” görüldüğüne yönelik haberler, birçok anne ve babada endişeye yol açtı. Ancak Yunus Emre Sarı, çocukluk çağında erişkinlerde görülen tipik kalp krizinin son derece nadir olduğunu belirterek ailelerin paniğe kapılmaması gerektiğini söyledi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>[related-posts id="185535" color="bg-primary"][/related-posts]</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Çocuk Kardiyolojisi Uzmanı Uzm. Dr. Yunus Emre Sarı, toplumda “kalp krizi” kavramının sıkça yanlış kullanıldığını vurguladı. Tıbbi adıyla miyokard enfarktüsünün, genellikle kalbi besleyen koroner damarların tıkanması sonucu ortaya çıktığını ifade eden Sarı, bu durumun çocuklarda oldukça seyrek görüldüğünü dile getirdi.</p>

<h2>ÇOCUKLARDA HANGİ KALP SORUNLARI GÖRÜLEBİLİR?</h2>

<p>Çocuklarda erişkin tipi kalp krizinin nadir olmasına rağmen bazı ciddi kalp hastalıklarının görülebileceğini belirten Sarı, şu rahatsızlıklara dikkat çekti: Ritim bozuklukları, Kalp kası hastalıkları, doğuştan gelen kalp anomalileri, miyokardit (kalp kası iltihabı), koroner damarlarla ilgili özel hastalıklar.</p>

<p>Ailelerin özellikle aşağıdaki belirtileri ciddiye alması gerektiğini vurgulayan Sarı, şu uyarılarda bulundu. Eforla ortaya çıkan göğüs ağrısı, egzersiz sırasında bayılma veya bayılacak gibi olma, tekrarlayan çarpıntı, morarma, açıklanamayan nefes darlığı, çabuk yorulma, bilinen kalp hastalığında yeni şikayetlerin ortaya çıkması, ailede genç yaşta ani ölüm öyküsü bulunması</p>

<p>Bu belirtilerden biri varsa mutlaka bir sağlık kuruluşuna başvurulması gerektiğini söyledi. Sosyal medyada yayılan bilgi kirliliğine karşı aileleri uyaran Sarı, sağlıkla ilgili konularda güvenilir kaynaklara ve uzman görüşlerine başvurmanın önemine dikkat çekti.</p>

<p>“Çocuklarda erişkin tipi kalp krizi çok nadir görülen bir durumdur. Kaygı verici haberler karşısında paniğe kapılmadan, ancak uyarıcı belirtileri de göz ardı etmeden bilinçli hareket edilmelidir” diyen Sarı, düzenli sağlık kontrollerinin ihmal edilmemesi gerektiğini sözlerine ekledi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İhlas Haber Ajansı</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.eskisehir.net/cocuklarda-kalp-krizi-gorulur-mu-uzmandan-aileleri-rahatlatan-aciklama</guid>
      <pubDate>Mon, 18 May 2026 17:02:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://eskisehirnet.teimg.com/crop/1280x720/eskisehir-net/uploads/2024/09/kalp-krizi-stok.png" type="image/jpeg" length="62798"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Dünya Sağlık Örgütü'nden kritik uyarı: Acil durum ilan edildi]]></title>
      <link>https://www.eskisehir.net/dunya-saglik-orgutunden-kritik-uyari-acil-durum-ilan-edildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.eskisehir.net/dunya-saglik-orgutunden-kritik-uyari-acil-durum-ilan-edildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Dünya genelinde halk sağlığını yakından ilgilendiren önemli bir gelişme yaşandı. Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ), Kongo Demokratik Cumhuriyeti’nde yeniden ortaya çıkan Ebola salgını nedeniyle uluslararası kamuoyuna “küresel acil durum” ilan edildiğini duyurdu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>[related-posts id="185475" color="bg-primary"][/related-posts]</p>

<p>Örgütün değerlendirmesine göre mevcut tablo “pandemi” kriterlerini tam olarak karşılamasa da, salgının yayılma potansiyelinin ciddi risk taşıdığı vurgulandı. Özellikle yerel ve bölgesel yayılım ihtimalinin yüksek olması, uluslararası sağlık otoritelerini harekete geçirdi.</p>

<h2>KONGO’DA YENİ EBOLA VAKALARI ENDİŞE YARATTI</h2>

<p>Salgının merkez üssü olarak gösterilen Kongo Demokratik Cumhuriyeti’nde bildirilen vaka sayısı endişe verici seviyelere ulaştı. Sağlık otoritelerinden alınan bilgilere göre ülkede yaklaşık 246 şüpheli vaka tespit edilirken, 80 kişinin hayatını kaybettiği açıklandı.</p>

<p>Yetkililer, ilk vakanın bir sağlık çalışanı olan hemşirede görüldüğünü ve virüsün 24 Nisan tarihinde tespit edildiğini bildirdi. Vakaların büyük çoğunluğunun ülke içinde yoğunlaştığı, sınırlı sayıda vakanın ise komşu ülke Uganda’da görüldüğü aktarıldı.</p>

<p><img alt="Salgın Virüs" class="detail-photo img-fluid" height="720" src="https://eskisehirnet.teimg.com/eskisehir-net/uploads/2024/08/salgin-virus.png" width="1280" /></p>

<h2>YENİ VİRÜS TÜRÜ ENDİŞEYİ ARTIRIYOR</h2>

<p>DSÖ’nün açıklamalarında dikkat çeken bir diğer unsur, salgına neden olan virüsün türü oldu. Mevcut vakaların Bundibugyo kaynaklı Ebola virüsüyle ilişkili olduğu belirtildi. Bu tür için henüz onaylanmış bir tedavi ya da koruyucu aşının bulunmaması, sağlık çevrelerinde endişeyi artıran en önemli faktörlerden biri olarak öne çıktı.</p>

<p>Uzmanlar, virüsün kontrol altına alınamaması durumunda daha geniş coğrafyalara yayılma ihtimaline dikkat çekerken, özellikle sağlık altyapısının zayıf olduğu bölgelerde riskin daha yüksek olduğu değerlendiriliyor.</p>

<h2>EBOLA’NIN TARİHSEL SEYRİ VE ÖLÜM ORANLARI</h2>

<p>Ebola virüsü ilk kez 1976 yılında Kongo topraklarında tespit edilmiş ve o tarihten bu yana Afrika kıtasında birçok salgına yol açmıştır. Yarasalar aracılığıyla bulaştığı düşünülen virüs, bugüne kadar onlarca ülkede etkisini göstermiştir.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Verilere göre Ebola’nın ortalama ölüm oranı yaklaşık yüzde 50 seviyesindedir. Son 50 yıl içinde Afrika genelinde virüs nedeniyle yaklaşık 15 bin kişinin hayatını kaybettiği tahmin edilmektedir. Kongo Demokratik Cumhuriyeti’nde 2018-2020 yılları arasında yaşanan büyük salgında ise yaklaşık 2 bin 300 kişi yaşamını yitirmiştir.</p>

<p>Ülkede geçtiğimiz yıl kayda geçen son salgında 45 kişinin hayatını kaybettiği biliniyor. Bu tablo, yeni salgının ciddiyetini daha da artırırken, uluslararası sağlık kuruluşlarının bölgeye yönelik desteğini yoğunlaştırmasına neden oldu.</p>

<h2>ULUSLARARASI MÜDAHALE VE RİSK DEĞERLENDİRMESİ</h2>

<p>DSÖ, mevcut veriler ışığında salgının kontrol altına alınmaması durumunda daha geniş bir yayılım gösterebileceği uyarısında bulunuyor. Bu nedenle hem bölgesel hem de küresel ölçekte sağlık ekiplerinin koordinasyonunun artırılması gerektiği ifade ediliyor.</p>

<p>Örgüt, sahadaki vaka takibi, temaslı izleme ve izolasyon süreçlerinin kritik önem taşıdığını belirtirken, uluslararası iş birliğinin güçlendirilmesinin salgının seyrini belirleyeceğini vurguluyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İhlas Haber Ajansı</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.eskisehir.net/dunya-saglik-orgutunden-kritik-uyari-acil-durum-ilan-edildi</guid>
      <pubDate>Sun, 17 May 2026 20:26:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://eskisehirnet.teimg.com/crop/1280x720/eskisehir-net/uploads/2024/08/maymun-cicegi-virusu-1.png" type="image/jpeg" length="80477"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Türkiye'de her 3 erişkinden 1'inde görülüyor: Sessiz ilerleyen hastalığa karşı uyarı]]></title>
      <link>https://www.eskisehir.net/turkiyede-her-3-eriskinden-1inde-goruluyor-sessiz-ilerleyen-hastaliga-karsi-uyari</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.eskisehir.net/turkiyede-her-3-eriskinden-1inde-goruluyor-sessiz-ilerleyen-hastaliga-karsi-uyari" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Tıp Fakültesi Aile Hekimliği Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Erdinç Yavuz, hipertansiyonun çoğu zaman belirti vermeden ilerlediğini ve ciddi sağlık sorunlarına yol açabildiğini vurguladı. Yavuz, kontrol altına alınmayan yüksek tansiyonun kalp krizi, felç ve böbrek yetmezliği riskini önemli ölçüde artırdığını belirtti.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Türkiye’nin 24 ilinden yaklaşık 300 hekim ve akademisyenin katıldığı kongrede; hipertansiyon, yapay zekânın aile hekimliğindeki kullanımı ve birinci basamak sağlık hizmetlerinin geleceği gibi güncel konular ele alındı. Kongre, Samsun Üniversitesi Tıp Fakültesi ile Türkiye Aile Hekimleri Uzmanlık Derneği (TAHUD) iş birliğiyle gerçekleştirildi.</p>

<p>17 Mayıs Dünya Hipertansiyon Günü kapsamında değerlendirmelerde bulunan Prof. Dr. Yavuz, Türkiye’de her üç erişkinden birinin hipertansiyon hastası olduğunu, ancak hastaların önemli bir bölümünün bu durumun farkında olmadığını söyledi. Araştırmalara göre hipertansiyon hastalarının yalnızca yarısına yakını tanı aldığını, tedavi görenlerin de ancak yarısında tansiyonun kontrol altında tutulabildiğini ifade etti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2>DÜZENLİ TANSİYON ÖLÇÜLMELİ</h2>

<p>Yavuz, hipertansiyonun erken tanısı için düzenli tansiyon ölçümünün büyük önem taşıdığını belirterek, özellikle aile sağlığı merkezlerinde yıllık kontrollerin ihmal edilmemesi gerektiğini vurguladı. Evde tansiyon aleti bulunan kişilerin de ölçümlerini düzenli yapmaları ve yüksek değerlerle karşılaşmaları halinde aile hekimlerine başvurmaları gerektiğini söyledi.</p>

<p>Türkiye’de tuz tüketiminin hâlâ yüksek seviyelerde olduğunu hatırlatan Yavuz, tuzun azaltılması, düzenli yürüyüş ve egzersiz yapılması ile sağlıklı beslenmenin tansiyon kontrolünde temel unsurlar olduğunu kaydetti. Hipertansiyonun yalnızca ileri yaşlarda değil, obezitenin artmasıyla birlikte 30’lu yaşlarda da sık görülmeye başladığını dile getirdi.</p>

<p>Kongrenin ana temasının “Yapay Zekâ Çağında Aile Hekimliği” olduğunu belirten Prof. Dr. Yavuz, sağlık hizmetlerinde dijital dönüşümün etkilerini ve yapay zekâ uygulamalarının aile hekimliğindeki yerini bilimsel açıdan değerlendirdiklerini söyledi. Katılımcılara klinik uygulamalarında doğrudan fayda sağlayacak güncel ve uygulanabilir bilgiler sunmayı hedeflediklerini ifade etti.</p>

<p>Alanında uzman 30 hekimin sunum yaptığı kongre, 18 Mayıs’ta sona erecek.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İhlas Haber Ajansı</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.eskisehir.net/turkiyede-her-3-eriskinden-1inde-goruluyor-sessiz-ilerleyen-hastaliga-karsi-uyari</guid>
      <pubDate>Sun, 17 May 2026 16:00:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://eskisehirnet.teimg.com/crop/1280x720/eskisehir-net/uploads/2025/01/yuksek-tansiyon-1.jpg" type="image/jpeg" length="75889"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Beslenme uzmanından ezber bozan yöntem! Yemek yediğiniz tabağın rengi kilo vermenize yardımcı oluyor]]></title>
      <link>https://www.eskisehir.net/beslenme-uzmanindan-ezber-bozan-yontem-yemek-yediginiz-tabagin-rengi-kilo-vermenize-yardimci-oluyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.eskisehir.net/beslenme-uzmanindan-ezber-bozan-yontem-yemek-yediginiz-tabagin-rengi-kilo-vermenize-yardimci-oluyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kilo vermek ve porsiyonları küçültmek isteyenler için ezber bozan yöntem uzmanından geldi. Beslenme ve Diyet Uzmanı Ayşegül Akkaya Erden, sadece tabak rengini maviyle değiştirerek kalori alımını yüzde 30 azaltmanın mümkün olduğunu söyledi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Kilo kontrolü sağlamak ve porsiyonları küçültmek isteyenler için ezber bozan bir yöntem uzmanından geldi.Beslenme ve Diyet Uzmanı Ayşegül Akkaya Erden, sadece yemek yenen tabağın rengini maviyle değiştirerek kalori alımını yüzde 30 oranında azaltmanın mümkün olduğunu belirtti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2>"Yaklaşık yüzde 30 daha az kalori tükettiği gösterilmiştir"</h2>

<p>Mavi tabağın psikolojik etkileri anlatan Erden, "Mavi renk sakinlik hissi verir ve nabzı yavaşlatır. Bu durum yemek yeme hızını düşürerek daha farkındalıklı beslenmeye yardımcı olur. Hızlı yemek yendiğinde tokluk hissi beyne geç ulaşır, bu da gereğinden fazla kalori alımına neden olur. Bazı araştırmalarda mavi ışık altında yemek yiyen kişilerin kırmızı veya sarı ortamlara göre yaklaşık yüzde 30 daha az kalori tükettiği gösterilmiştir. Koyu mavi tabaklar kullanmak, atıştırmalıkları mavi kaselerde sunmak ve ortam ışığını buna göre düzenlemek porsiyon kontrolüne destek olabilir. Kırmızı ve sarı iştahı artırırken, mavi renk doğanın ‘yavaşla ve dikkat et’ mesajıdır. Kilo verme sürecinde küçük çevresel değişiklikler bile önemli farklar oluşturabilir" dedi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İhlas Haber Ajansı</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Eskişehir, Sağlık</category>
      <guid>https://www.eskisehir.net/beslenme-uzmanindan-ezber-bozan-yontem-yemek-yediginiz-tabagin-rengi-kilo-vermenize-yardimci-oluyor</guid>
      <pubDate>Sat, 16 May 2026 09:55:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://eskisehirnet.teimg.com/crop/1280x720/eskisehir-net/uploads/2025/05/tabak.jpg" type="image/jpeg" length="85758"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Hantavirüs'ün tedavisi var mı? Merak edilen açıklama geldi]]></title>
      <link>https://www.eskisehir.net/hantavirusun-tedavisi-var-mi-merak-edilen-aciklama-geldi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.eskisehir.net/hantavirusun-tedavisi-var-mi-merak-edilen-aciklama-geldi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Covid 19 vakası sonrası yıllar sonra ortaya çıkan hantavirüs vatandaşları tedirgin etmeye başladı. Hantavirüs'e karşı geliştirilmiş bir tedavi var mı? İşte detaylar...]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Avrupa İlaç Ajansı, hantavirüs enfeksiyonlarına karşı Avrupa Birliği kapsamında onaylanmış herhangi bir aşı ya da antiviral tedavi bulunmadığını açıkladı. Kurum, mevcut vakalarda uygulanan tedavinin erken teşhis ve destekleyici klinik bakım üzerine kurulu olduğunu bildirdi.</p>

<h2>"HALA ERKEN AŞAMALARDA"</h2>

<p>EMA Basın ve Halkla İlişkiler Birimi yetkilisi Yasmina Alcazar, hayvanlardan insanlara bulaşabilen bu virüse yönelik aşı ve bağışıklık sistemini güçlendirmeyi amaçlayan antikor çalışmalarının henüz geliştirme aşamasında olduğunu ifade ederek şu sözlere yer verdi:</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>“Hayvanlardan geçen bu virüs için aşı veya belirli proteinleri hedef alan ve bağışıklık sisteminizin hastalıklarla savaşmasına yardımcı olan antikor geliştirilmesi hala erken aşamalarda”</p>

<p>Alcazar, hantavirüslere karşı etkili olduğu kanıtlanmış ve kullanım için önerilen bir antiviral tedavinin şu an bulunmadığını belirterek, klinik onay alınabilmesi için yeterli bilimsel çalışma ve veri olmadığını vurguladı.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Türkiye Gazetesi</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.eskisehir.net/hantavirusun-tedavisi-var-mi-merak-edilen-aciklama-geldi</guid>
      <pubDate>Fri, 15 May 2026 17:03:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://eskisehirnet.teimg.com/crop/1280x720/eskisehir-net/uploads/2026/01/virus-2-3.jpg" type="image/jpeg" length="26286"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Bakan Memişoğlu Hantavirüs salgını ile ilgili konuştu!]]></title>
      <link>https://www.eskisehir.net/bakan-memisoglu-hantavirusu-salgini-ile-ilgili-konustu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.eskisehir.net/bakan-memisoglu-hantavirusu-salgini-ile-ilgili-konustu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu, Hantavirüse ilişkin açıklama yaptı. İşte detaylar...]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>[related-posts id="185321" color="bg-primary"][/related-posts]</p>

<p>Bakan Kemal Memişoğlu, TVNET canlı yayınında gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu, soruları yanıtladı.</p>

<p>Hantavirüs hakkındaki soru üzerine Memişoğlu, Türkiye'nin özellikle COVID-19 salgını sürecinde sağlık sisteminin direncini ve kapasitesini dünyaya gösterdiğini söyledi.</p>

<h2>2 TÜRK VATANDAŞI KARANTİNADA</h2>

<p><strong>Bakan Memişoğlu'nun açıklamalarından öne çıkan başlıklar şu şekilde;</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>"2 Türk vatandaşımız gemiden daha önce ayrıldığı için onları da karantinaya aldık. 3 vatandaşımızı da gemiden indikleri andan itibaren kendi uçağımızla izole ettik. Test sonuçları negatif çıktı üçünün de ancak 42 günlük karantina izolasyon süreçleri devam ediyor. Her gün klinik anlamında bulgusu olup olmadığını takip ediyoruz. Toplumumuz bu konuda müsterih olsun, şu anda herhangi bir salgın riski yok. Bizim bilimsel kurulumuz ve komisyonumuz da bizleri bilgilendiriyor ve onların bilgilendirmesi doğrultusunda hareket ediyoruz. Ancak herkes bilsin ki şu an için herhangi bir salgın riski yok. Olduğu durumda da her türlü krizi yönetebilecek müdahale edebilecek kapasiteye sahibiz. Yani her türlü pandemi ve salgın için eylem planımız hazır. Zaten covid-19'da da bunu herkese gösterdik. Şimdi de her şekilde takip ediyoruz.</p>

<p>Bu kadar entegre bu kadar hareketli bir dünyada bu tür bulaşların lokal de olsa olabileceğini herkesin bilmesinde fayda var. Bİr gün o virüs çıkacak bir gün başka bir virüs biz bunların hepsini takip ediyoruz bir risk olması durumunda Sağlık Bakanlığı'nın verilerini dikkate almalarını istirham ediyoruz.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Eskisehir.net Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.eskisehir.net/bakan-memisoglu-hantavirusu-salgini-ile-ilgili-konustu</guid>
      <pubDate>Thu, 14 May 2026 20:45:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://eskisehirnet.teimg.com/crop/1280x720/eskisehir-net/uploads/2024/08/kemal-memisoglu.png" type="image/jpeg" length="81375"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Uzmanından uyarı: Bu belirtiler varsa aman dikkat]]></title>
      <link>https://www.eskisehir.net/uzmanindan-uyari-bu-belirtiler-varsa-aman-dikkat</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.eskisehir.net/uzmanindan-uyari-bu-belirtiler-varsa-aman-dikkat" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Genel Cerrahi Uzmanı Prof. Dr. Ebru Menekşe, çarpıntı, ani kilo değişimleri, halsizlik, saç dökülmesi ve sürekli yorgunluk gibi belirtilerin tiroit hastalıklarının habercisi olabileceğini belirtti.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Genel Cerrahi Uzmanı Prof. Dr. Menekşe, tiroit bezinin boynun ön kısmında yer aldığını ve metabolizmadan kalp ritmine, vücut ısısından kilo kontrolüne kadar pek çok sistemi etkilediğini ifade etti. Tiroit hastalıklarının çoğu zaman yalnızca halsizlik veya kilo sorunları gibi belirtilerle kendini gösterebildiğini vurgulayan Menekşe, bu nedenle erken tanının büyük önem taşıdığını söyledi.</p>

<h2>DOĞRU TEDAVİYLE AMALİYAT GEREKMEYEBİLİR</h2>

<p>Tiroit hastalıklarının değerlendirilmesinde endokrinoloji uzmanlarının önemli bir rol üstlendiğini belirten Menekşe, hipotiroidi, hipertiroidi, tiroititler ve nodüler hastalıklar gibi farklı durumların doğru şekilde analiz edilmesi gerektiğini kaydetti. Uygun ilaç tedavisi ve düzenli takip sayesinde birçok hastada cerrahi müdahaleye ihtiyaç duyulmadığını, gerektiğinde ise hastaların en uygun zamanda ameliyata yönlendirildiğini dile getirdi.</p>

<h2>HAYATİ ÖNEM TAŞIYOR</h2>

<p>Cerrahi müdahale gereken durumlarda uzmanlığın kritik olduğunu vurgulayan Menekşe, tiroit ameliyatlarının ses tellerini kontrol eden sinirler ile kalsiyum dengesini sağlayan paratiroit bezlerinin bulunduğu oldukça hassas bir bölgede gerçekleştirildiğini söyledi. Bu yapıların korunmasının ameliyat başarısı açısından belirleyici olduğunu belirten Menekşe, deneyimli ekipler tarafından yapılan operasyonlarda komplikasyon riskinin önemli ölçüde azaldığını ifade etti.</p>

<p>Tanı sürecinde radyoloji ve patoloji bölümlerinin önemli katkı sağladığını belirten Menekşe, yüksek çözünürlüklü ultrasonografi ve ince iğne biyopsisi sayesinde tiroit nodüllerinin ayrıntılı şekilde değerlendirilebildiğini söyledi. Elde edilen bulguların ilgili uzmanlık alanlarının ortak değerlendirmesiyle yorumlandığını ve hastaya en uygun tedavi planının bu şekilde oluşturulduğunu kaydetti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Tiroit hastalıklarının çoğunlukla uzun dönem izlem gerektirdiğini belirten Menekşe, hormon düzeylerinin düzenli kontrol edilmesi, görüntüleme sonuçlarının karşılaştırılması ve hastaya özgü risklerin yakından takip edilmesinin tedavi başarısını doğrudan etkilediğini ifade etti.</p>

<p>Özellikle tiroit kanseri hastalarında multidisipliner yaklaşımın önemine dikkat çeken Menekşe, cerrahi sonrası endokrinoloji ve nükleer tıp uzmanlarıyla birlikte yürütülen takip sürecinin hastalığın kontrol altında tutulmasında kritik rol oynadığını söyledi.</p>

<p>Multidisipliner yaklaşımın kişiselleştirilmiş tedavi imkânı sunduğunu vurgulayan Menekşe, farklı branşlardan uzmanların ortak değerlendirmesi sayesinde daha doğru kararlar alınabildiğini ve her hasta için en uygun tedavi yönteminin belirlenebildiğini belirtti.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İhlas Haber Ajansı</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.eskisehir.net/uzmanindan-uyari-bu-belirtiler-varsa-aman-dikkat</guid>
      <pubDate>Wed, 13 May 2026 16:59:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://eskisehirnet.teimg.com/crop/1280x720/eskisehir-net/uploads/2024/11/kanser-stok.png" type="image/jpeg" length="83697"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Bir virüs alarmı daha: Bin 700 kişi karantinaya alındı]]></title>
      <link>https://www.eskisehir.net/bir-virus-alarmi-daha-bin-700-kisi-karantinaya-alindi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.eskisehir.net/bir-virus-alarmi-daha-bin-700-kisi-karantinaya-alindi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Fransa’nın Bordeaux Limanı’na demirleyen dev yolcu gemisinde Norovirüs alarmı verildi. 90 yaşındaki bir yolcunun hayatını kaybettiği olay sonrası, gemideki 1700’den fazla kişi karantinaya alındı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Fransa’nın Bordeaux Limanı’na demirleyen dev yolcu gemisinde Norovirüs alarmı verildi. 90 yaşındaki bir yolcunun hayatını kaybettiği olay sonrası, gemideki 1700’den fazla kişi karantinaya alındı.</p>

<p>Fransa’nın batısındaki Bordeaux Limanı’na Salı günü ulaşan Ambassador Cruise Line şirketine ait kruvaziyer gemisinde korku dolu anlar yaşanıyor. Norovirüs şüphesiyle sarsılan gemide, Fransız yetkililer Çarşamba günü itibarıyla karantina kararı aldı.</p>

<p>Yetkililer tarafından yapılan resmi açıklamaya göre, gemide seyahat eden 90 yaşındaki bir yolcu, virüs belirtileri sonrası hayatını kaybetti. Gemide bulunan yaklaşık 50 kişide ise şiddetli mide-bağırsak iltihabı (gastroenterit) bulgularına rastlandığı, bu durumun Norovirüs salgınını işaret ettiği bildirildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Büyük bir kısmı İngiltere ve İrlanda vatandaşlarından oluşan 1.233 yolcu ve yüzlerce mürettebat, gemiden inişlerine izin verilmeyerek karantinaya alındı. Toplamda 1.700’den fazla kişinin bulunduğu gemide, sağlık ekipleri tarama çalışmalarını sürdürüyor.</p>

<p>Bordeaux’daki bu ölümlü vaka, akıllara bir başka gemide ortaya çıkan ve 3 kişinin ölümüne yol açan Hantavirüs salgınını getirdi. Üst üste gelen gemi salgınları, uluslararası deniz turizminde sağlık protokollerinin yeniden tartışılmasına neden oldu.</p>

<h2>NOROVİRÜS NEDİR?</h2>

<p>Norovirüs, mide ve bağırsak sistemini hedef alan, son derece bulaşıcı bir RNA virüsüdür. Özellikle kalabalık ortamlarda (gemiler, okullar, hastaneler) hızla yayılma özelliğiyle bilinir.</p>

<p>Şiddetli kusma, ishal, mide krampları ve halsizlik.</p>

<p>Kontamine gıdalar (yeterince yıkanmamış yeşillikler), kirli sular, virüsün bulunduğu yüzeylere temas ve hasta kişilerle doğrudan iletişim.</p>

<p>Dezenfektanlara ve sıcaklık değişimlerine karşı oldukça dayanıklı olması, kontrol altına alınmasını zorlaştırmaktadır.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Eskisehir.net Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Gündem, Sağlık</category>
      <guid>https://www.eskisehir.net/bir-virus-alarmi-daha-bin-700-kisi-karantinaya-alindi</guid>
      <pubDate>Wed, 13 May 2026 14:50:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://eskisehirnet.teimg.com/crop/1280x720/eskisehir-net/uploads/2026/01/virus-2-3.jpg" type="image/jpeg" length="88993"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Çocuklarda şikayetler artıyor: Hastane başvuruları yükselişe geçti]]></title>
      <link>https://www.eskisehir.net/cocuklarda-sikayetler-artiyor-hastane-basvurulari-yukselise-gecti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.eskisehir.net/cocuklarda-sikayetler-artiyor-hastane-basvurulari-yukselise-gecti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Bahar aylarının gelmesiyle birlikte doğada artan polen yoğunluğu, çocuklarda alerjik hastalıkların daha sık görülmesine yol açıyor. Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Bölümü’nden Uzm. Dr. Cemalettin Güneş, son haftalarda polen alerjisine bağlı başvurularda belirgin bir artış yaşandığını belirterek, ailelerin belirtileri doğru tanımasının ve gerekli önlemleri zamanında almasının önemli olduğunu vurguladı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>[related-posts id="185164" color="bg-primary"][/related-posts]</p>

<p>Uzm. Dr. Güneş, bahar aylarında çocuklarda en sık görülen alerjik hastalıkların başında alerjik rinit, alerjik konjonktivit ve alerjik astımın geldiğini söyledi.</p>

<p>Alerjik rinit (saman nezlesi): Burun akıntısı, burun tıkanıklığı, sık hapşırma ve burun kaşıntısı ile kendini gösterir. Çocuklarda burunu yukarı doğru silme hareketi sık görülür.</p>

<p>Alerjik konjonktivit: Gözlerde kızarıklık, kaşıntı, yanma ve sulanma ile ortaya çıkar. Çocuklar gözlerini sürekli ovalama eğilimindedir.</p>

<p>Alerjik astım: Özellikle gece artan öksürük, eforla ortaya çıkan nefes darlığı ve hırıltı ile kendini gösterir. Bahar aylarında astım atakları daha sık görülebilir.</p>

<p>Bu hastalıkların bir arada görülebileceğini belirten Güneş, çocukların uyku düzeni, okul başarısı ve günlük yaşamlarının bu durumdan olumsuz etkilenebileceğini ifade etti.</p>

<h2>BELİRTİLERİ SOĞUK ALGINLIĞI İLE KARIŞTIRILABİLİYOR</h2>

<p>Ailelerin en sık yaptığı hatalardan birinin alerjik belirtileri soğuk algınlığı sanmak olduğunu belirten Uzm. Dr. Güneş, şu uyarıda bulundu:</p>

<p>“Soğuk algınlığı genellikle 5-7 gün içinde düzelir. Ancak alerjik şikâyetler haftalarca hatta aylarca sürebilir. Bir haftadan uzun süren burun akıntısı, tekrarlayan hapşırık nöbetleri, göz kaşıntısı ve gece artan öksürük varsa çocuğun alerji açısından değerlendirilmesi gerekir.”</p>

<p>Ayrıca, polen yoğunluğunun yüksek olduğu sabah erken saatlerde ve rüzgârlı havalarda çocukların dışarıda geçirdiği sürenin sınırlandırılması öneriliyor.</p>

<p>Alerjik hastalıkların doğru tanı ve uygun tedaviyle etkili bir şekilde kontrol altına alınabileceğini belirten Güneş, gerekli durumlarda alerji testleri yapılarak tetikleyici faktörlerin belirlendiğini söyledi.</p>

<p>Her çocuğun ihtiyacına göre kişiselleştirilen tedavi planlarında şurup, burun spreyi ve inhaler tedaviler kullanılabiliyor. Erken dönemde başlanan tedavi sayesinde hem şikâyetler azalıyor hem de hastalığın ilerlemesi önlenebiliyor.</p>

<p>Aşağıdaki özelliklere sahip çocuklarda alerjik hastalıkların görülme olasılığı daha yüksek:</p>

<p>Ailesinde alerji veya astım öyküsü bulunanlar</p>

<p>Daha önce egzama (atopik dermatit) geçirenler</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Sigara dumanına maruz kalanlar</p>

<p>Bu çocukların özellikle bahar aylarında daha yakından takip edilmesi öneriliyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İhlas Haber Ajansı</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.eskisehir.net/cocuklarda-sikayetler-artiyor-hastane-basvurulari-yukselise-gecti</guid>
      <pubDate>Tue, 12 May 2026 17:00:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://eskisehirnet.teimg.com/crop/1280x720/eskisehir-net/uploads/2026/05/alerji-bahar-cocuk.jpg" type="image/jpeg" length="73329"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Havalar ısındı, tehlike büyüdü! Kene bir can daha aldı]]></title>
      <link>https://www.eskisehir.net/havalar-isindi-tehlike-buyudu-kene-bir-can-daha-aldi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.eskisehir.net/havalar-isindi-tehlike-buyudu-kene-bir-can-daha-aldi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Sivas’ta Kırım Kongo Kanamalı Ateşi (KKKA) şüphesiyle tedavi gören 60 yaşındaki İlhan Cevahir’den acı haber geldi. İstanbul’dan memleketi Sivas’a giden ve köyünde madımak topladıktan sonra rahatsızlanan Cevahir’in durumunun kısa sürede ağırlaştığı öğrenildi. Hastanede günlerdir yaşam mücadelesi veren 2 çocuk babası adamın hayatını kaybetmesi bölgede endişeyi artırdı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>[related-posts id="185133" color="bg-primary"][/related-posts]</p>

<p>Sivas’tan gelen haber korkuttu. İstanbul’dan memleketine giden 60 yaşındaki adam, köyde madımak topladıktan birkaç gün sonra fenalaştı. Hastanede KKKA şüphesiyle tedavi altına alınan 2 çocuk babası adamdan sabah saatlerinde acı haber geldi. Havaların ısınmasıyla birlikte yeniden gündeme gelen 'kene kabusu', bölgede endişeyi yarattı.</p>

<h2>KKKA ŞÜPHESİYLE ÖLÜM</h2>

<p>İstanbul'da yaşayan İlhan Cevahir (60), memleketi Sivas'ın Akıncılar ilçesine gitti. Akıncılar ilçesi Ballıdere köyünde yaşayan evli ve 2 çocuk babası İlhan Cevahir, 10 gün önce köyündeki arazide madımak topladıktan sonra rahatsızlandı. Yakınları tarafından Akıncılar Devlet Hastanesi'ne götürülen Cevahir, durumu ağırlaşınca Sivas Cumhuriyet Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi'ne sevk edildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2>KENE NEDENİYLE HAYATINI KAYBETTİ</h2>

<p>Burada yapılan tetkikler sonucunda KKKA şüphesiyle tedavi altına alınan Cevahir, yapılan tüm müdahalelere rağmen kurtarılamayarak hayatını kaybetti.</p>

<p>2 çocuk babası olan İlhan Cevahir’in cenazesi, işlemlerin ardından yakınlarına teslim edilecek. Cevahir'in cenazesi, köyünde toprağa verilecek.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İhlas Haber Ajansı</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.eskisehir.net/havalar-isindi-tehlike-buyudu-kene-bir-can-daha-aldi</guid>
      <pubDate>Mon, 11 May 2026 22:00:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://eskisehirnet.teimg.com/crop/1280x720/eskisehir-net/uploads/2026/05/havalar-isindi-tehlike-buyudu-kene-bir-can-daha-aldi.jpg" type="image/jpeg" length="47173"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Hantavirüs köyü sardı! Günler içinde hayatları değişti: 11 kişi can verdi]]></title>
      <link>https://www.eskisehir.net/hantavirus-koyu-sardi-gunler-icinde-hayatlari-degisti-11-kisi-can-verdi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.eskisehir.net/hantavirus-koyu-sardi-gunler-icinde-hayatlari-degisti-11-kisi-can-verdi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[MV Hondius gemisinde ortaya çıkan yeni hantavirüs vakaları, Arjantin’in Epuyen köyünde 2018 yılında 11 kişinin hayatını kaybettiği ölümcül salgını yeniden gündeme taşıdı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Arjantin’in Epuyen köyünde 2018 yılında yaşanan ölümcül hantavirüs salgını, MV Hondius adlı kruvaziyer gemisinde ortaya çıkan yeni vakaların ve hastalığın tekrar konuşulmasının ardından yeniden gündeme geldi.</p>

<p>O dönemlerde köyde yaklaşık 2 bin kişi yaşıyordu. Ve hantavirüs sonrası 11 kişi yaşamını yitirirken, bölge uzun süre karantina altında kalmıştı.</p>

<p>Salgının başlangıcının sıradan bir doğum günü kutlamasına dayandığı belirtilirken, köy sakinleri yaşadıkları acı günleri yeniden hatırladı. Salgında babasını ve iki kız kardeşini kaybeden Mailen Valle, virüsün ilk taşıyıcısının babasıyla aynı masada bulunduğunu ifade etti. Valle, kısa süre içerisinde birçok kişinin hastalandığını ve cenaze törenlerinin bile yeni bulaş zincirlerine dönüştüğünü anlattı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2>SAATLER SONRA HAYATINI KAYBETTİ</h2>

<p>Aile fertlerinden birinin, hastalık belirtileri başladıktan sadece saatler sonra hayatını kaybettiği belirtilirken, o dönem doktorların hantavirüsün insandan insana bulaşmadığını söylediği öne sürüldü. Hastalığı atlatan Victor Diaz ise yaşadığı süreci, vücutta oluşan morluklar, ağızda yoğun acı tat ve aşırı halsizlikle tarif etti.</p>

<h2>İNSANDAN İNSANA GEÇTİĞİ TESPİT EDİLDİ</h2>

<p>Normal şartlarda kemirgenlerin dışkı ve idrarı yoluyla bulaştığı bilinen hantavirüsün Andes türünün, Epuyen’de insandan insana geçtiği tespit edilmişti. Bu durum nedeniyle köy halkı çevre bölgelerde dışlanırken, birçok kişi marketlere dahi alınmadı. Salgını kontrol altına almak amacıyla yaklaşık 100 kişi 45 gün boyunca sıkı karantinada tutuldu.</p>

<p>Uzmanlar, hem Epuyen’deki geçmiş vakaların hem de MV Hondius gemisinde görülen son vakaların, insandan insana bulaşabilen Andes hantavirüsü kaynaklı olabileceği ihtimali üzerinde duruyor.</p>

<p></p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Onedio</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.eskisehir.net/hantavirus-koyu-sardi-gunler-icinde-hayatlari-degisti-11-kisi-can-verdi</guid>
      <pubDate>Mon, 11 May 2026 10:56:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://eskisehirnet.teimg.com/crop/1280x720/eskisehir-net/uploads/2026/05/epuyen-city.jpg" type="image/jpeg" length="31654"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
