Biyografi

Biyografi / Öne Çıkanlar

Biyografi / Yeni Eklenenler

M. Dündar Ünlü
M. Dündar Ünlü

1970 yılının Ocak ayının 25’inde doğmuşum. İlkokula ağabeyimi mezun eden öğretmenimin ısrarıyla 5 yaşında başladım. İlk ve orta öğrenimimi Mutallip Atatürk İlk ve Orta Okulunda tamamladıktan sonra, rahmetli babamın meslek sahibi olsun diye gönderdiği Yunus Emre Endüstri Meslek Lisesi (O zamanlar 2. Meslek Lisesiydi) Kalıp Bölümü’nde lise eğitimine başladım. Başladım ama ne o meslek bana uygundu ne de ben o mesleğe… Liseyi bitirmek için devam ettiğim bir okul oldu Yunus Emre Endüstri Meslek Lisesi. O yüzden ilkokul eğitimden itibaren çocukların becerilerine göre eğitimlerinin yönlendirilmesini savunuyorum. Üniversite’de seçtiğim bölüm benim becerime ve kişisel yapıma uygundu. Hem üniversite eğitimine hem de çalışma hayatıma atılmamla birlikte mesleğimi sevdim ve benimsedim. İlk günden itibaren mesleğimde yükselmeyi ve hayatımı bu meslekte idame ettirmeyi kendime hedef koydum. 1990 yılında koymuş olduğum hedefi gerçekleştirmenin ve Mali Müşavirlik mesleğini yapmanın mutluluğunu hep yaşadım, yaşıyorum. Mesleğinizi severek yapmanız size sosyal yaşamda da birçok alan ve çevre açıyor. Eskişehirspor’da beş yıl, MÜSİAD’da dört yıl, Pancar Ekicileri Kooperatifi’nde de sekiz yıl yöneticilik yapmış olmam da bunun örnekleridir. Siyaset ise on yaşımdan itibaren hep merakla takip ettiğim bir alan oldu ama 32 yaşıma kadar siyaseti hiç aktif yapmadım. Aktif siyasete başlamak AK Parti’nin Mutallip Kurucu Belde Başkanı olarak nasip oldu. Sonrasında on yıl İl Genel Meclis Üyesi olarak kırsala hizmet etme mutluluğunu yaşadım. Tepebaşı İlçe Başkanı ve ilk defa iki kongre yaparak dört yıl il başkanlığı yapmak benim için gurur vesilesi oldu. 16 yıl boyunca siyaset hesap işi değil, nasip işidir diyerek yürüttüğüm aktif siyaseti milletvekilliği adaylığı ile 2018’de tamamlamış oldum. Siyaset yaparken özellikle il başkanlığı dönemimde, uzak kaldığım güvercinlerime, kalemlerime, kitaplarıma, plaklarıma ve birçok yaşam ve huzur kaynağıma geri döndüm. Şimdi okuduğum kitapların ve yaşanan siyasi güncel olayların değerlendirmelerini dolma kaleme uygun defterlere yazarken, hangi markanın dolma kalemi ve hangi tür uç ile yazmam gerektiğinin sohbetlerini yapıyorum. Ben genellikle ‘Fine(F)’ uçları tercih ediyorum ama her markada uç özellikleri farklılık gösteriyor. O farklılıkları tespit ederken, pikaba biriktirdiğim dönem plaklarından Zeki Müren’in  ‘Susma’ plağını da taktığınızda o işin keyfine diyecek yoktur. Tabi bu arada hangi kalemin hangi renk ve tür mürekkeplerle kullanılması gerektiği de ayrı bir uğraştır. Bunların tespitinden sonra Kemal Tahir’in ‘Kurt Kanunu’ romanında, Balzac’ın ‘Goriot Baba’da ki romanında konuşturdukları karakterlerinin sözlerini o kalem ile defterlere yazmanın keyfi farklıdır. Güncel siyasi kitapların yanında yakın tarih kitapları, tarihe ışık tutan, oradan yola çıkarak insanlara, topluma ahlak ve karakter açısından yol gösteren romanlar tercihimdir. Bu konuda Kemal Tahir’in şu sözü hep aklımdadır; “Ben bu memleketin gerçekçi romancısıyım! Köpoğlu köpeklerin hoşça vakit geçirmeleri, körpe kızların heyecanlanmaları, şimdiye kadar öğrendikleriyle ölmeye karar vermişlerin doğru bildiklerini yeniden tasdikleyerek onları ucuza sevindirmek, güvendirmek için yazmıyorum.”

Balzac ve Dostoyevski de tercihlerim arasındadır. Yaşamımı Allah sağlıklı ömür verdiği sürece ‘Dünyadan kopmadan Müslüman olmak’ düsturu ile devam ettirmeye gayret ediyorum.

                                                                                                                            

parçalı bulutlu