Eskişehir’de “Sütçü Tezenegil” olarak tanınan 23 yaşındaki Sema Mihaliç, kendi işini bırakıp başladığı sütçülükte, günlük 400 litreye kadar verim alarak üretimin kıymetini tüm Türkiye’ye gösteriyor.

Eskişehir Tepebaşı İlçesi Eğriöz Mahallesinde ikamet eden Sema Mihaliç, genç yaşına rağmen kararlılığı ve doğaya bağlılığı ile kendi yolunu çiziyor. Henüz 23 yaşındaki genç, merkezdeki işinden istifa ederek şehirden uzakta babasının çiftliğinde sütçülük yapmaya başladı. İlk zamanlarda ailesinin de bu işe karşı çıktığını söyleyen genç, zamanla bayrağı babasından devralarak üretimin her anında çalışmaya başladı. Hayvanların bakımından ahırdaki işlere, sağımdan dağıtıma kadar tüm zor işler ile ilgilenen genç, çevrede “Sütçü Tezenegil” olarak tanınıyor. Hayvanlarıyla arasında çok özel bir bağ olan Sütçü Tezenegil, 5 litre ile başladığı işte günlük 400 litreye kadar verim alıyor.

“Karşılarında böyle kasketli göbekli yaşı bir amca bekliyorlar”
Gelecek planlarıyla uyuşmadığı için eski işini bıraktığından bahseden Mihaliç, ilk başlarda farklı tepkilerle karşılaştığını anlattı. Müşterilerin sütü bir kız çocuğunun getirmesini beklemediklerini söyleyen Mihaliç, “Merkezde çalışıyordum, çokta sevdiğim bir işim vardı fakat gelecek planlarım farklı olduğu için işimden istifa ettim ertesi gün sütçü olarak Eskişehir sokaklarında gezmeye başladım. Sütçü tezene olarak tanıyorlar beni. Kız geliyor işte süt getiriyor vs. diye. İlk başlarda tabii ki karşılarında böyle kasketli göbekli yaşı bir amca bekliyorlar, konu sütçü olunca. Beni gördükleri zaman çok şaşırıyorlar ancak sonradan tepkileri çok olumlu oluyor. Her doğan yeni bir yavru bizim ailemizin çocuğu gibi oluyor. Bebek gibi bakıyoruz onlara öyle söyleyeyim” dedi.

“Köyde genellikle kız çocuklarının doğup büyüyüp evlenmesini beklerler”
Köy ortamında genellikle kız çocuklarının evlenmesi beklenirken, kendisinin yaptığı bu girişimin ilk başlarda ailesi tarafından bile desteklenmediğini söyleyen Mihaliç, zamanla her şeyin yoluna girdiğini belirtti. Gelecek hedeflerinden de bahseden Mihaliç, karşısına çıkan zorluklardan bahsederken şöyle konuştu:

“Başta ailem bu duruma çok karşı çıktı. Babamla epey bir sürtüştük aslında. Ben kaçak köçek böyle 5 litre 10 litre arabanın arkasına atıp atıp kaçarak başladım bu işe. Şimdi ortalama günlük 100-150 litre kadar hatta bazen 200 litreye kadar çıkıyor dağıtımım. Köyde genellikle kız çocuklarının doğup büyüyüp evlenmesini beklerler. Benden de beklenilen aslında oydu. Bu düzene bir nevi karşı koyduğum için başta onlar hiç kabullenemediler. Aslında hala köyde kalıp hayvancılık yapmamı çok istemiyorlar. Ama ben babamdan bayrak alıp bu işi götürebildiğim kadar ileriye ve iyiye götürmek istiyorum. Kendi eğitim ve üretim modeli çiftliğimi kurabilmek istiyorum. Şu anda çok büyük bir yol engeline takıldım. Elimdeki tek çiftlik yapabileceğim arsaya yapı ruhsatı verilmiyor. Ben oraya çiftlik kurup hayvancılığı başka bir boyuta taşımak istiyorum”

“Minimum 100 hayvan hedefim var”
Sabahın ilk ışıklarıyla başladığı işinde zaman zaman zorlandığını anlatan Mihaliç, yardıma ihtiyacı olduğunda aile üyelerinin imdadına yetiştiğini söylüyor. Toplamda 70 tane büyükbaş hayvanın bakımını üstlenen Mihaliç, “Sağımda da varım, hayvan bakımında da varım, dağıtımında da varım. Hepsinde varım yani öyle söyleyebilirim. Zorlanıyorum kesinlikle zorlanıyorum ama ailemle birlikte yaptığım için bir şekilde herkes birbirini destekliyor ve o şekilde gidiyor. Şu an benim 32 tane sağmal hayvanım var. Sütümüz yazın 400 litreleri kadar buluyor. Ama şu an kış. Hem artık kuru döneme giriyoruz hem de meradan yararlanamıyoruz, süt üretimimiz düşüyor. Totale baktığımızda bizim yetmiş tane büyükbaş hayvanımız var. Hedeflerimdeki çiftliğe geçtiğimizde daha düzenli olacağı için hayvan sayısını arttırmayı düşünüyorum. Orada minimum 100 hayvan hedefim var” şeklinde konuştu.