'Yalakalık yapmak zorunda kalıyoruz'

Zincirlikuyu Mahallesi Muhtarı Ali Erdal Karakaya, Muhtar Saati’ne konuk oldu ve sorularımızı yanıtladı. OEDAŞ’a yüklenen Karakaya, kurumun altı aydır arızalı aydınlatma direklerinin tamirini yapmadığını öne sürdü. Karakaya, ‘Çarşıda olsa aynı şey olur mu?’ sorusunu yönelterek ‘Çözüm bulamıyoruz, gidip başka tarafa yalakalık yapmak zorunda kalıyoruz’ dedi.

Eskişehir 15.10.2021, 21:28 15.10.2021, 22:46
'Yalakalık yapmak zorunda kalıyoruz'
banner11

Haber: Atahan Gezer

İşte programdaki ilgili bölümden öne çıkan konu başlıkları;

Yanmayan lambaları kar sayıyorlar

OEDAŞ yanmayan direk lambalarını kar sayıyor. Artık ben böyle düşünüyorum… Yapmıyorlar. Geliyor, direk numarasını veriyorsun; yaptıramıyoruz yani… Telefon açıyorum; muhtar olduğumuz için bize özel hat verdiler. En son mesela muhtarlığın adresini verdim. ‘Sen burada mı oturuyorsun?’ diyor. Artık biz onlara göre cevap veriyoruz. ‘Tamam, burada oturuyorum’ diyorum. ‘Sorun ne?’ diyorlar.”

‘Ya müdürüm, buraya adam gönderir misin?’

“Direk diyorum; iki gün sonra yine aynı… Şuradaki sokakta elektrik lambasını altı aydır yaptıramadım. ‘Tamam, gelip bakacağız, yapacağız ilgileneceğiz…’ Çözüm bulamıyoruz. Gidip başka tarafa yalakalık yapmak zorunda kalıyoruz. ‘Ya müdürüm, buraya adam gönderir misin?’ Yok… Aynı şey çarşıda olsa; merkezde sokak lambası aydınlatma yapmasa aynı şey olur mu? Yan taraftaki direk bozuk diye buraya geliyorlar, rica ediyorum; ‘Ben o direğe bakmaya buraya gelmedim’ diyorlar. Ya o direk başka yere bağlı değil; Ankara, İstanbul veya Edirne’ye bağlı değil. O da Tepebaşı’na, Zincirlikuyu’ya bağlı…

48 SAATTİR SIRA BEKLİYORUM

Karakaya, Tepebaşı Tapu Müdürlüğünü eleştirmesinin yanı sıra, mahalledeki diğer sıkıntılardan da bahsetti;

İnsanlara ‘Tanıdığın var mı?’ diye sormaya utanıyorum

“Tapu’da işler yürümüyor. Düzeltilmesi gereken bir şey vardı. İşler hızlı olsun diye takipçiye verdik. Takipçiye dedik ki; ikisi de düzelsin. Odunpazarı benim işimi yaparken; 48 saattir Tepebaşı Tapu Müdürlüğü benim işimi yapmadı. Yer alacağım adam şehir dışından geldi, adamı misafir ediyorsun. Dedim; bari tapu müdürüne gideyim de ricada bulunayım, belki olur diye… Tapu müdürünün önünde beklerken; sigara paketini alan aşağıya iniyor… Millet iş yapmıyor. Orada bir saat bekledim, aynı insanı dört kere sigara içmeye çıkarken gördüm. Böyle iş olmaz ki… 62 saattir sıra gelmedi. Sorduğum zaman da; ‘E bu işler böyle…’ Bir de fırça yiyoruz insanlardan. Sene olmuş 2021; ben ‘Tapu’da tanıdığın var mı?’ diye insanlara sormaya utanıyorum ya… Hakikaten sormaya utanıyorum. Olacak şey mi bu?

EN MASRAFSIZ ALT GEÇİT BURAYA YAPILIR

Ticarethane mi kuruyoruz buraya?

“Benim mahallemle Batıkent yan yana. Üst geçit yapılması için müracaat ettik. Karayollarından gelen eleman bana diyor ki; ‘Üç kişi geçer, beş kişi geçer.’ Hayırdır? Ticarethane mi kuruyoruz buraya? Sen bunu böyle hesaplayamazsın ki... Bak orada iki tane ölümlü kaza oldu, yok…”

Kaç tane ölümlü kaza oldu

“UKOME kararları… İçler acısı… Şurada kaç tane ölümlü kaza oldu. Soruyorsun; UKOME kararlarında çıkmıyor. Polis geliyor buraya; ‘UKOME’ye yazıyı böyle yaz’ diyor. E tamam yazayım, öyle yazayım. Belediye geliyor; ‘Böyle yaz’ diyor. Yazıyorum, UKOME’den karar alamıyoruz biz… UKOME’den karar alamayınca da ölümlü kaza oluyor. Bu sefer de vatandaş diyor ki; ‘Muhtar ne oldu? Bir dilekçe yaptıramadın sen buraya.’ E ben yaptırmıyorum ki bunu; UKOME’den çıkmıyor.

Bir tane sonuç yok

“Batıkent’teki Ümit Hastanesi hemen yanımızda. Burada insanlar bir dakikayla can kaybı… Kalp krizi var, şu var bu var… Kapattılar burayı… Eskişehir’in en masrafsız alt geçidi buraya yapılır. Ya Ümit Hastanesinin orası dolgu toprak ya… Şurayı kazıp da bir tünelle şuraya geçirseler benim mahalleme… Bana imza topla dediler. Batıkent, Zincirlikuyu, Uluönder, Şirintepe… Hepsinin imzasını da aldık; bir tane sonuç yok.”

BEN Mİ DÜŞÜNEYİM BUNU DA?

Çarşıdakiyle buradaki insan eşit değil

(İnternet sıkıntısıyla alakalı) “Burada port yok diyorlar. Bir de burada insanlarımız pandemi döneminde evden ders çalışıyorlar. Evden çalışan insanlar da var. 12 tane aynı yerden kablo çalınmış; internet gelmedi buraya… Telefon açıyoruz; ‘Kablo çalınmış.’ E arkadaş bunu yerin altına al; ben mi düşüneyim bunu da? Sen burada vatandaşı mağdur ediyorsun. İnsanlar ders çalışamıyorlar. Çarşıda oturan insanla burada oturan insan eşit değil… O insan dört dörtlük internetle ders çalışırken; burada insanlar interneti kullanamıyor. Parasını ödüyor… Burada internet kullanamayan bir ton öğrenci var. ‘Muhtar biz ne yapacağız?’ diyorlar. İnsanlara ben diyecek laf bulamıyorum… 12 tane aynı yerden çalınmış. Yerin altına alın o zaman. Çözümü sen üret; ben mi üreteyim bunu?

Yorumlar (0)

Gelişmelerden Haberdar Olun

@