Üniversitenin ve şehrin geleceğini hiçe saymanın mânâsını kavrayabilmiş değilim

MHP Eskişehir İl Başkanı İsmail Candemir Açıköğretim fakülterinin gelirlerinin YÖK Başkanlığına aktarılmasını sağlayacak olan kanun teklifi ile alakalı bir basın açıklaması yayımladı.

Eskişehir 12.04.2020, 14:07
Üniversitenin ve şehrin geleceğini hiçe saymanın mânâsını kavrayabilmiş değilim

İsmail Candemir  yazılı olarak yayımladığı basın açıklamasında şu ifadeleri kullandı;

“8 Nisan 2020 tarihinde AK Parti milletvekilleri, Yükseköğretim kanunu ile bazı Kanunlarda değişiklik yapılmasına dâir kanun teklifini Meclis Başkanlığına sundu.

Bu teklifin 19. maddesinde şehrimizi yakından ilgilendiren bir hususu siz değerli kamuoyu ile paylaşmak istiyorum;

Açıköğretim hizmeti veren yükseköğretim kurullarının döner sermaye işletmelerinin açıköğretim fakültelerine ait alt hesaplarında oluşan gelirler, münhasıran bu faaliyetlerin gerektirdiği giderlerde kullanılacak. Bu hesaplarda 3'er aylık dönemler itibarıyla oluşacak gelir fazlalarının yüzde 80'i her 3 ayda bir izleyen ayın 15'ine kadar YÖK Başkanlığı muhasebe birimi hesabına aktarılacak. Aktarılan bu tutar, Başkanlık bütçesine kaydedilecek ve devlet, yükseköğretim kurullarına kaynak aktarmak suretiyle doktoralı bilim insanı ve araştırmacı yetiştirilmesi için kullanılacak.

Bildiğiniz üzere kentimizde Anadolu Üniversitesi Açıköğretim Fakültesi şehrimizin omurgası, bel kemiği ve yapı taşlarından biri konumundadır. Şehrin istikbâlini, eğitimini, sosyokültürel ve ekonomik bağlamda kaderini etkileyen köklü bir üniversitedir.

Ekonomik açıdan sağlanan bir husus ise Anadolu Üniversitesi ve Açıköğretim Fakültesi sermayesi ile Türkiye'ye ve şehir ekonomisine katkı sağlamış, geniş ölçekteki katkılarla saygınlık kazanmış uluslararası rekabette başarılara imza atmıştır. Sektör temsilcisi kuruluşlara yönelik insan kaynağı geliştirme projeleri aracılığıyla toplumumuzun eğitim düzeyinin artmasına büyük katkıda bulunan çağdaş bir eğitim kurumudur. Eskişehir'de yüzlerce kişi Anadolu Üniversitesi'nin varlığı ile istihdam edilmiş, onlara hatrı sayılır bir oranda iş olanağı sağlanmıştır.

Bir başka husus da Anadolu Üniversitesi sosyokültürel bağlamda önemli bir role sahiptir. Üniversitenin üstlenmiş olduğu projeler şehrimizi, ülkemizi ve hatta dünyayı yakından ilgilendirmektedir. Dünyayı etkileyen eğitim, işletme ekonomi, küçük ve orta boy işletmeler, nanoteknoloji, yenilebilir enerji, atık yönetimi, tasarım, gıda ve arkeoloji gibi konularda olduğu kadar, Eskişehir ve çevresini yakından ilgilendiren boraks, mermer, seramik, havacılık, atık su, Porsuk çayı, termal enerji ve Frig gibi konularda da yoğunlaştığı görülmektedir.

Size çok daha basit bir örnek vermek istiyorum, Anadolu Üniversitesi'nde okuyan öğrenciler öğün başına sadece 1,5 liralık makul bir ücret karşılığında yemek yiyorlar. Bu da Üniversitenin öğrencilerine sağlamış olduğu imkanlardan biri. Bu Türkiye'nin birçok Üniversitesinde daha yüksek rakamlarda. Bu saydıklarım Anadolu Üniversitesi'nin ülkemize ve şehrimize sağladığı katkılardan yalnızca birkaçı.

Gelelim asıl konuya;  8 Nisan 2020 tarihinde alınan düzenlemenin ülkemiz yükseköğretimine getirecekleri ve götürecekleri konusunda kamuoyuna da yansıyan tartışmalar vardır. Bilindiği üzere Eskişehir’in Yükseköğretim Kurulu’nda yürütme kurulu üyesi iki temsilcisi mevcuttur. Anadolu Üniversitesi Eski Rektörü Prof. Dr. Naci Gündoğan ve Prof. Dr. Mehmet Şişman. Şehrimiz adına önem teşkil eden bu hususun onlara danışıp danışılmadığı konusu bilinmezlik içindedir. Eğer danışılmamış ise Üniversite bünyesinde söz sahibi olan kişilere neden danışılmadığını merak ediyorum veyahut danışılıp bu teklif meclis başkanlığına sunulmuş ise Üniversitenin ve şehrin geleceğini hiçe saymanın mânâsını kavrayabilmiş değilim. Söz konusu değişiklikte ya Eskişehir’in iki temsilcisi şehrimiz adına etkin değillerdir ya da Eskişehir’in kazanımlarını koruyacak bir karar alınmasını sağlayacak pozisyonda bulunmamaktadırlar. Unutulmamalıdır ki Anadolu Üniversitesi şehrimizin yarattığı büyük bir değer olarak bayrağımızı dünyanın dört bir yanında gururla dalgalandıran, her yaş ve sosyal kesimden insanın nitelikli yükseköğretim hizmeti almasını sağlayan, şehrin sosyokültürel ve ekonomik bağlamda kaderini etkileyen Türkiye’nin köklü ve kaliteli üniversitesidir. Bu gerçeğin unutulmaması gerektiğini hatırlatıyor ve hemşehrilerimiz olan Yükseköğretim Kurulu’ndaki temsilcilerimizi, şehrimiz ve ülkemizin göz bebeği olan üniversitemizin kazanımlarına sahip çıkmaya davet ediyorum.”

Yorumlar (1)
Osman 7 ay önce
Üniversite ikiye bölünürken kimsenin sesi çıkmadı.Estu de kalanlarin maddi kaybi düşünülmedi.Sıra Anadolu ya ve diğer açıköğretim fakültesi olan üniversitelere geldi demekki.Belkide daha iyi olur Yök e aktarılan para da üniversitelere esit bir şekilde bilimsel araştırma için dağıtılır.
21°
açık

Gelişmelerden Haberdar Olun

@